6745 Kayıt Bulundu.
Giriş
Bize Abdullah b. Muhammed b. Yahya, ona Yakub b. İshak el-Mukrî el-Hadramî, ona -Hazm el-Kuta'i'nin kardeşi- Süheyl b. Mihran, ona Ebu İmran, ona da Cündüb (el-Becelî) rivayet ettiğine göre Rasulullah (sav) şöyle buyurmuştur: "Her kim Allah'ın kitabı hakkında (sırf kendi görüşüne dayanarak) bir görüş öne sürerse isabet etse bile yine de yanılmış olur."
Açıklama: Bu rivayette gerekli ilmî birikime sahip olmayan kimselerin Kur'an'ı aklına geldiği şekliyle yorumlamaları eleştirilmiştir. Bu kimselerin isabet etmesi halinde bile hatalı sayılmasının nedeni doğruyu bulmak için gerekli gayreti göstermemeleri ve bilinçli hareket etmemeleridir.
Bize İbrahim b. Musa er-Râzî, ona İsa, ona el-Evzaî, ona Abdullah b. Sa'd, ona es-Sunâbihî, ona da Muaviye şöyle rivayet etmiştir: "Hz. Peygamber (sav), mugalatayı, yani insanların aklını karıştıran karmaşık soruları yasakladı."
Bize Said b. Mansur, ona Abdülaziz b. Ebu Hâzım, ona babası (Seleme b. Dînar), ona da Sehl b. Sa'd, Hz. Peygamber'in (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "Vallahi! Senin vesilen ile bir kimsenin hidayete ermesi senin için kırmızı develerden (bile) daha hayırlıdır."
Bize Züheyr b. Harb ve Osman b. Ebu Şeybe, onlara Cerir, ona el-A'meş, ona Abdullah b. Abdullah, ona Said b. Cübeyr, ona da İbn Abbas, Hz. Peygamber'in (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "(Benim sözlerimi dinliyorsunuz. Sizlerden de (bu hadisler) dinlenecek. Sizlerden (bu hadisleri) işitenlerden de (bu hadisler) dinlenecek."
Bize Müsedded, ona Yahya, ona Şube, ona Ömer b. Hattab'ın torunlarından Ömer b. Süleyman, ona Abdurrahman b. Ebân, ona da Zeyd b. Sabit, Hz. Peygamber'in (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "Allah, bizden bir hadis işitip onu (başkasına) ulaştırana dek ezberinde koruyanın yüzünü nurlandırsın! Nice din (fıkıh) bilgisine sahip kimse onu kendisinden daha bilgin (efkah) bir kimseye taşıyabilir. Nice fıkıh bilgini de (aslında) din bilgini (fakîh) değildir."
Bize Ebu Bekir b. Ebu Şeybe, ona Ali b. Müshir, ona Muhammed b. Amr, ona Ebu Seleme, ona da Ebu Hureyre, Hz. Peygamber'in (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "İsrail oğullarından nakilde bulunabilirsiniz. (Bunda) sakınca yoktur."
Bize Muhammed b. Müsenna, ona Abdusselam b. Mutahher Ebu Zafer, ona Musa b. Halef el-Ammi, ona Katade, ona da Enes b. Malik Rasulullah'ın (sav) şöyle söylediğini nakletmiştir: "Sabah namazından sonra güneş doğup da bir mızrak boyu çıkıncaya kadar Allah'ı zikreden bir toplulukla beraber oturmam bana İsmail'in (as) çocuklarından dördünü kölelikten kurtarmamdan daha sevimlidir. İkindi namazından sonra güneş batıncaya kadar Allah'ı zikreden bir cemaatle beraber oturmam ise bana dört insanı kölelikten kurtarmamdan daha sevimlidir."
Bize Osman b. Ebu Şeybe, ona Hafs b. Gıyas, ona A'meş, ona İbrahim, ona Ubeyde, ona Abdullah (b. Mesud) şöyle söylemiştir: Rasulullah (sav), "bana Nisa suresini oku" dedi. Ben de “Kur'an sana indirildiği halde (onu) sana ben mi okuyayım?” dedim. Hz. Peygamber (sav), "ben, Kur'an'ı başkasından dinlemeyi seviyorum" buyurdu. Bunun üzerine kendisine bu sureyi "her ümmetten bir şahit getirdiğimiz zaman (halleri) nasıl olur?" ayetine kadar okudum. Başımı kaldırdığımda, Rasulullah'ın (sav) gözlerinden yaş akıyordu.
Bize Müsedded ve Ebu Bekir b. Ebu Şeybe, onlara Yahya, ona Ubeydullah b. Ahnes, ona Velid b. Abdullah b. Ebu Muğîs, ona Yusuf b. Mâhek, ona da Abdullah b. Amr şöyle rivayet etti: 'Ben, Rasulullah'tan (sav) işittiğim her şeyi ezberlemek için yazıyordum. Kureyş, beni engelleyip 'Rasulullah (sav) (da) gazap ve rıza esnasında konuşabilen bir beşer iken ondan duyduğun her şeyi yazıyor musun' dediler. Ben de yazmaktan geri durdum ve bunu Rasulullah'a (sav) bildirdim. Hz. Peygamber (sav) parmağı ile ağzını işaret edip "sen yaz! Canım elinde olan (Allah'a) yemin olsun ki, buradan sadece hak söz çıkar" buyurdu.'
Bize Müemmel, ona Velid; (T) Bize Abbas b. Velid b. Mezyed, ona babası (Velid b. Mezyed), ona Evzaî, ona Yahya b. Ebu Kesir, ona Ebu Seleme b. Abdurrahman, ona da Ebu Hureyre şöyle rivayet etmiştir: "Mekke fethedildiğinde Hz. Peygamber (sav), kalktı ve hutbe verdi. (Ebu Hureyre), Nebî'nin (sav) verdiği hutbeyi anlattı ve şöyle dedi: Yemen ahalisinden, kendisine Ebu Şâh denilen bir zât kalktı ve 'ey Allah'ın Rasulü, benim için (hutbeyi) yazdırsanız keşke!' dedi. Hz. Peygamber (sav) de '(Hutbeyi) Ebu Şâh için yazın' buyurdu."