10636 Kayıt Bulundu.
Giriş
Bize Muhammed b. Mukâtil, ona Abdullah, ona Musa b. Ukbe, ona Sâlim b. Abdullah, ona da Abdullah b. Ömer (ra) şöyle demiştir: "Hz. Peygamber (sav) “Kibirle elbisesini yerlerde sürüyen kimseye kıyamet günü Allah (rahmet nazarıyla) bakmaz” buyurdu. Bunun üzerine Ebu Bekir “dikkat etmezsem elbisemin bir tarafı yere sürünebiliyor” dedi. Rasulullah (sav) “Sen bunu kibirlenmek için yapıyor değilsin” buyurdu." [Musa der ki: Salim’e “Abdullah "eteğini sürüyen kimse" ifadesini zikretti mi?” diye sordum, o “Sadece "elbisesini" dediğini duydum” diye cevap verdi.]
Bize Hasan b. Muhammed, ona Muhammed b. Abdullah el-Ensârî, ona Abdullah b. Müsennâ, ona Sümâme b. Abdullah b. Enes, ona da Enes (ra) şöyle rivayet etmiştir: Ahali kıtlığa uğradığında Ömer b. Hattâb, Abbâs b. Abdülmuttalib ile yağmur duasına çıkar ve “Allah'ım, bizler Peygamberimiz (sav) hürmetine Senden talep ederdik, Sen de bize yağmur ihsan ederdin. Şimdi de Peygamberimizin amcası hürmetine senden talep ediyoruz, bize yağmur ihsan et” diye dua ederdi. Enes der ki: ve yağmur da yağardı.
Bize Ebu Yemân, ona Şuayb, ona Zührî, ona Ebu Seleme b. Abdurrahman, ona da Ebu Hureyre'nin (ra) Hz. Peygamber'in (sav) şöyle demiştir: "Bir çoban, sürüsünün içinde bulunduğu sırada sürüye kurt saldırdı ve ondan bir koyun aldı. Çoban koyunun ardına düşerek kurtardı. Kurt da ona dönerek 'peki yırtıcı hayvanların gününde, koyunun benden başka çobanı bulunmadığı o günde koyunu benden kim kurtaracak?' dedi. Yine bir adam bir sığırın üzerine yük yüklemiş olarak onu sürüp giderken, sığır ona dönerek 'biz bunun için yaratılmadık, bizler ancak tarla sürmek için yaratıldık' dedi." İnsanlar “Subhânallah!” diyerek (şaşkınlıklarını dile getirdiler). Hz. Peygamber (sav) ise "Ben buna (hayvanların konuştuğuna) inanıyorum, Ebu Bekir ve Ömer b. Hattâb da inanıyor" buyurdu.
Bana İbrahim b. Musa, ona Hişâm b. Yusuf, ona Ma'mer, ona Zührî, ona da Enes; (T) Yine bize Abdurrazzâk, ona Ma'mer, ona Zührî, ona da Enes şöyle demiştir: Hasan b. Ali'den daha fazla Hz. Peygamber'e (sav) benzeyen hiçbir kimse yoktu.
Bize Muallâ ve Musa, onlara Vüheyb, ona da Eyyûb şöyle rivâyet etti: "Eğer kendime bir dost edinecek olsaydım, mutlaka onu (Ebu Bekir'i) dost edinirdim. Fakat İslâm kardeşliği daha üstündür." Bize Kuteybe, ona Abdülvehhâb, ona da Eyyûb bu hadîsin benzerini tahdîs etti.
Bize Yahya b. Maîn ve Sadaka, onlara Muhammed b. Cafer, ona Şu'be, ona Vâkid b. Muhammed, ona babası, ona da İbn Ömer (r.anhuma), Ebu Bekir'in şöyle dediğini rivayet etmiştir: Ey insanlar! Muhammed'e (sav) hürmetinizi, onun ev halkı hususunda da gözetip muhafaza ediniz.
Bize Müsedded, ona Abdülvâris, ona Halid, ona İkrime, ona da İbn Abbâs şöyle rivayet etmiştir: Hz.Peygamber (sav) beni bağrına bastı ve "Allah'ım, ona hikmeti öğret" diye bana dua etti. Bize Ebu Ma'mer, ona da Abdülvâris bu hadisi "Allah'ım, ona Kitabı öğret" şeklinde rivayet etmiştir. Bize Musa, ona Vuheyb, ona da Hâlid el-Hazzâ bu hadisin benzerini rivayet etmiştir.
Bize Adem ve Amr, onlara Şu'be, ona Amr b. Mürre, Mürre, ona da Ebu Musa el-Eş'arî'den (ra) rivayet edildiğine göre Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur: "Erkeklerden çok kimse olgunluğa ulaştı. Kadınlardan ise İmran'ın kızı Meryem ve Firavunun karısı Asiye'den başka kimse kemâl derecesine ulaşmadı. Âişe'nin diğer kadınlara üstünlüğü de şüphesiz, tiridin diğer yemeklere üstünlüğü gibidir."