حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى قَالَ قَرَأْتُ عَلَى مَالِكٍ عَنْ نَافِعٍ عَنِ ابْنِ عُمَرَ رضى الله عنهما:
أَنَّ رَجُلاً سَأَلَ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مَا يَلْبَسُ الْمُحْرِمُ مِنَ الثِّيَابِ، فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم:
"لاَ تَلْبَسُوا الْقُمُصَ، وَلاَ الْعَمَائِمَ، وَلاَ السَّرَاوِيلاَتِ، وَلاَ الْبَرَانِسَ، وَلاَ الْخِفَافَ. إِلاَّ أَحَدٌ لاَ يَجِدُ النَّعْلَيْنِ، فَلْيَلْبَسِ الْخُفَّيْنِ، وَلْيَقْطَعْهُمَا أَسْفَلَ مِنَ الْكَعْبَيْنِ. وَلاَ تَلْبَسُوا مِنَ الثِّيَابِ شَيْئًا مَسَّهُ الزَّعْفَرَانُ وَلاَ الْوَرْسُ."
Bize Yahya b. Yahya, ona Malik, ona Nafi', ona da İbn Ömer (r.anhüma) şöyle rivayet etmiştir:
Bir adam, ihramlı bir kişinin ne giyebileceğini Rasulullah'a (sav) sordu. O da (sav) cevap olarak:
"Gömlek giymeyin, sarık sarmayın. Şalvar, bornoz ve mest de giymeyin. Ancak bir kimse nalın (terlik, ayakkabı) bulamayacak olursa mest giysin; (ama) topuklarının altında kalacak şekilde (konçlarını) kessin. Vers (alaçehre, Yemen safranı) yahut safran ile boyanmış bir elbise de giymeyin" buyurdu.
Öneri Formu
Hadis Id, No:
8316, M002791
Hadis:
حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى قَالَ قَرَأْتُ عَلَى مَالِكٍ عَنْ نَافِعٍ عَنِ ابْنِ عُمَرَ رضى الله عنهما:
أَنَّ رَجُلاً سَأَلَ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مَا يَلْبَسُ الْمُحْرِمُ مِنَ الثِّيَابِ، فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم:
"لاَ تَلْبَسُوا الْقُمُصَ، وَلاَ الْعَمَائِمَ، وَلاَ السَّرَاوِيلاَتِ، وَلاَ الْبَرَانِسَ، وَلاَ الْخِفَافَ. إِلاَّ أَحَدٌ لاَ يَجِدُ النَّعْلَيْنِ، فَلْيَلْبَسِ الْخُفَّيْنِ، وَلْيَقْطَعْهُمَا أَسْفَلَ مِنَ الْكَعْبَيْنِ. وَلاَ تَلْبَسُوا مِنَ الثِّيَابِ شَيْئًا مَسَّهُ الزَّعْفَرَانُ وَلاَ الْوَرْسُ."
Tercemesi:
Bize Yahya b. Yahya, ona Malik, ona Nafi', ona da İbn Ömer (r.anhüma) şöyle rivayet etmiştir:
Bir adam, ihramlı bir kişinin ne giyebileceğini Rasulullah'a (sav) sordu. O da (sav) cevap olarak:
"Gömlek giymeyin, sarık sarmayın. Şalvar, bornoz ve mest de giymeyin. Ancak bir kimse nalın (terlik, ayakkabı) bulamayacak olursa mest giysin; (ama) topuklarının altında kalacak şekilde (konçlarını) kessin. Vers (alaçehre, Yemen safranı) yahut safran ile boyanmış bir elbise de giymeyin" buyurdu.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Hac, 2791, /463
Senetler:
()
Konular:
Hac, İhram, giyilebilecek şeyler, giyme biçimi
Bize Muhammed b. Rumh, ona Leys; (T) Bize Kuteybe –bu lafızla-, ona Leys, ona da Nafi şöyle rivayet etmiştir:
İbn Ömer (r.anhumâ) Haccac’ın İbn Zübeyir’i kuşatma altına aldığı sene hac yapmak istedi. Ona “insanlar arasında bir savaş var, bu sebeple onların seni (hac etmekten) alıkoymalarından korkarız” denilince, O da "And olsun ki sizin için Allah’ın Rasulü’nde güzel bir örnek vardır" (Ahzab, 21) ayetini okuyup sonra da “o zaman ben de Rasulullah’ın (sav) yaptığı gibi yaparım. Ben kendim için umre yapmayı vacip kıldığıma sizi şahit tutarım” dedi. Sonra yola koyulup Beydâ sırtlarına varınca “hacc ile umrenin durumu aynıdır. Umre ile birlikte bir haccı yapmayı da kendime vacip kıldığıma şahit olun” İbn Rumh der ki: “sizi şahit tutarım” dedi ve Kudeyd’den satın aldığı bir hayvanı hedy (kurbanlık) olarak beraberinde olduğu halde hem hac hem de umre için ihrama girip Mekke'ye vardı. Kabe'yi tavaf edip sa'y yaptı, fazla da bir şey yapmadı. Kurban Bayramı gününe kadar kurban kesmedi, ihram yasaklarına uyup ne tıraş oldu, ne de saçlarını kısalttı. Kurban Bayramı günü kurbanını kesti, saçlarını tıraş etti ve ilk yaptığı tavafın hem hac hem de umre tavafı yerine geçtiğine hükmetti. İbn Ömer (r.anhumâ) “İşte Rasulullah (sav) da böyle yapmıştı” dedi.
Öneri Formu
Hadis Id, No:
8764, M002992
Hadis:
وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ رُمْحٍ أَخْبَرَنَا اللَّيْثُ ح وَحَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ - وَاللَّفْظُ لَهُ - حَدَّثَنَا لَيْثٌ عَنْ نَافِعٍ أَنَّ ابْنَ عُمَرَ أَرَادَ الْحَجَّ عَامَ نَزَلَ الْحَجَّاجُ بِابْنِ الزُّبَيْرِ فَقِيلَ لَهُ إِنَّ النَّاسَ كَائِنٌ بَيْنَهُمْ قِتَالٌ وَإِنَّا نَخَافُ أَنْ يَصُدُّوكَ فَقَالَ "لَقَدْ كَانَ لَكُمْ فِى رَسُولِ اللَّهِ أُسْوَةٌ حَسَنَةٌ" أَصْنَعُ كَمَا صَنَعَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم إِنِّى أُشْهِدُكُمْ أَنِّى قَدْ أَوْجَبْتُ عُمْرَةً. ثُمَّ خَرَجَ حَتَّى كَانَ بِظَاهِرِ الْبَيْدَاءِ قَالَ مَا شَأْنُ الْحَجِّ وَالْعُمْرَةِ إِلاَّ وَاحِدٌ اشْهَدُوا - قَالَ ابْنُ رُمْحٍ أُشْهِدُكُمْ - أَنِّى قَدْ أَوْجَبْتُ حَجًّا مَعَ عُمْرَتِى. وَأَهْدَى هَدْيًا اشْتَرَاهُ بِقُدَيْدٍ ثُمَّ انْطَلَقَ يُهِلُّ بِهِمَا جَمِيعًا حَتَّى قَدِمَ مَكَّةَ فَطَافَ بِالْبَيْتِ وَبِالصَّفَا وَالْمَرْوَةِ وَلَمْ يَزِدْ عَلَى ذَلِكَ وَلَمْ يَنْحَرْ وَلَمْ يَحْلِقْ وَلَمْ يُقَصِّرْ وَلَمْ يَحْلِلْ مِنْ شَىْءٍ حَرُمَ مِنْهُ حَتَّى كَانَ يَوْمُ النَّحْرِ فَنَحَرَ وَحَلَقَ وَرَأَى أَنْ قَدْ قَضَى طَوَافَ الْحَجِّ وَالْعُمْرَةِ بِطَوَافِهِ الأَوَّلِ. وَقَالَ ابْنُ عُمَرَ كَذَلِكَ فَعَلَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم.
Tercemesi:
Bize Muhammed b. Rumh, ona Leys; (T) Bize Kuteybe –bu lafızla-, ona Leys, ona da Nafi şöyle rivayet etmiştir:
İbn Ömer (r.anhumâ) Haccac’ın İbn Zübeyir’i kuşatma altına aldığı sene hac yapmak istedi. Ona “insanlar arasında bir savaş var, bu sebeple onların seni (hac etmekten) alıkoymalarından korkarız” denilince, O da "And olsun ki sizin için Allah’ın Rasulü’nde güzel bir örnek vardır" (Ahzab, 21) ayetini okuyup sonra da “o zaman ben de Rasulullah’ın (sav) yaptığı gibi yaparım. Ben kendim için umre yapmayı vacip kıldığıma sizi şahit tutarım” dedi. Sonra yola koyulup Beydâ sırtlarına varınca “hacc ile umrenin durumu aynıdır. Umre ile birlikte bir haccı yapmayı da kendime vacip kıldığıma şahit olun” İbn Rumh der ki: “sizi şahit tutarım” dedi ve Kudeyd’den satın aldığı bir hayvanı hedy (kurbanlık) olarak beraberinde olduğu halde hem hac hem de umre için ihrama girip Mekke'ye vardı. Kabe'yi tavaf edip sa'y yaptı, fazla da bir şey yapmadı. Kurban Bayramı gününe kadar kurban kesmedi, ihram yasaklarına uyup ne tıraş oldu, ne de saçlarını kısalttı. Kurban Bayramı günü kurbanını kesti, saçlarını tıraş etti ve ilk yaptığı tavafın hem hac hem de umre tavafı yerine geçtiğine hükmetti. İbn Ömer (r.anhumâ) “İşte Rasulullah (sav) da böyle yapmıştı” dedi.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Hac, 2992, /497
Senetler:
()
Konular:
Hac, engel durumunda ne yapılacağı
Hac, Hacc-ı kıran
وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ رَافِعٍ حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِى فُدَيْكٍ أَخْبَرَنَا الضَّحَّاكُ عَنْ أَبِى الرِّجَالِ عَنْ أُمِّهِ عَنْ عَائِشَةَ - رضى الله عنها - أَنَّهَا قَالَتْ
"طَيَّبْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم لِحُرْمِهِ حِينَ أَحْرَمَ وَلِحِلِّهِ قَبْلَ أَنْ يُفِيضَ بِأَطْيَبِ مَا وَجَدْتُ."
Öneri Formu
Hadis Id, No:
8488, M002831
Hadis:
وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ رَافِعٍ حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِى فُدَيْكٍ أَخْبَرَنَا الضَّحَّاكُ عَنْ أَبِى الرِّجَالِ عَنْ أُمِّهِ عَنْ عَائِشَةَ - رضى الله عنها - أَنَّهَا قَالَتْ
"طَيَّبْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم لِحُرْمِهِ حِينَ أَحْرَمَ وَلِحِلِّهِ قَبْلَ أَنْ يُفِيضَ بِأَطْيَبِ مَا وَجَدْتُ."
Tercemesi:
Bize Muhammed b. Râfi', ona İbn Ebu Fudeyk, ona ed-Dahhâk, ona Ebu Ricâl, ona annesi, ona da Aişe'nin (r.anha) şöyle dediğini rivayet etmiştir:
"Ben Rasulullah’ı (sav) ihrama girdiği zaman ihramı dolayısıyla, ifâda tavafını yapmadan önce de ihramdan çıkacağı için bulabildiğim en güzel koku ile kokuladım."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Hac, 2831, /469
Senetler:
()
Konular:
Hac, İhram, koku sürünerek ihrama girmek veya çıkmak,
Öneri Formu
Hadis Id, No:
8714, M002976
Hadis:
وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى وَابْنُ بَشَّارٍ قَالَ ابْنُ الْمُثَنَّى حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ عَنْ شُعْبَةَ عَنْ قَتَادَةَ عَنْ مُطَرِّفٍ قَالَ
"بَعَثَ إِلَىَّ عِمْرَانُ بْنُ حُصَيْنٍ فِى مَرَضِهِ الَّذِى تُوُفِّىَ فِيهِ فَقَالَ إِنِّى كُنْتُ مُحَدِّثَكَ بِأَحَادِيثَ لَعَلَّ اللَّهَ أَنْ يَنْفَعَكَ بِهَا بَعْدِى فَإِنْ عِشْتُ فَاكْتُمْ عَنِّى وَإِنْ مُتُّ فَحَدِّثْ بِهَا إِنْ شِئْتَ إِنَّهُ قَدْ سُلِّمَ عَلَىَّ وَاعْلَمْ أَنَّ نَبِىَّ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَدْ جَمَعَ بَيْنَ حَجٍّ وَعُمْرَةٍ ثُمَّ لَمْ يَنْزِلْ فِيهَا كِتَابُ اللَّهِ وَلَمْ يَنْهَ عَنْهَا نَبِىُّ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم. قَالَ رَجُلٌ فِيهَا بِرَأْيِهِ مَا شَاءَ."
Tercemesi:
Bize Muhammed b. el-Müsenna ve İbn Beşşâr, o ikisine Muhammed b. Cafer, ona Şube, ona Katade, ona Mutarrif'in şöyle dediğini rivayet etti:
"İmran b. Husayn vefatı ile neticelenen hastalığı sırasında bana birisini göndererek şunları söyledi: Ben sana birtakım hadisler rivayet ediyordum. Umarım benden sonra Allah, o hadislerden yararlanmanı nasip edecektir. Şayet yaşayacak olursam sana naklettiğim o rivayetleri gizle. Eğer ölürsem dilersen onları rivayet edebilirsin. Çünkü bana selam verilmiş olacaktır (ben ölüp gitmiş olacağım). Şunu bil ki; Allah'ın Nebisi (sav) bir hac ve bir umreyi bir arada (temettu' haccı) yapmıştır. Ondan sonra da bu hususta Allah'ın Kitabı'ndan bir hüküm inmediği gibi Allah'ın Nebisi de (sav) onu yasaklamadı. (Fakat) bir adam onun hakkında kendi görüşüyle dilediğini söyledi."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Hac, 2976, /495
Senetler:
()
Konular:
Hac, Hacc-ı temettu
وَحَدَّثَنِيهِ عَبْدُ الْمَلِكِ بْنُ شُعَيْبٍ حَدَّثَنِى أَبِى عَنْ جَدِّى حَدَّثَنِى عُقَيْلٌ عَنِ ابْنِ شِهَابٍ عَنْ عُرْوَةَ بْنِ الزُّبَيْرِ
"أَنَّ عَائِشَةَ زَوْجَ النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم أَخْبَرَتْهُ عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِى تَمَتُّعِهِ بِالْحَجِّ إِلَى الْعُمْرَةِ وَتَمَتُّعِ النَّاسِ مَعَهُ بِمِثْلِ الَّذِى أَخْبَرَنِى سَالِمُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ - رضى الله عنه - عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم."
Öneri Formu
Hadis Id, No:
8731, M002983
Hadis:
وَحَدَّثَنِيهِ عَبْدُ الْمَلِكِ بْنُ شُعَيْبٍ حَدَّثَنِى أَبِى عَنْ جَدِّى حَدَّثَنِى عُقَيْلٌ عَنِ ابْنِ شِهَابٍ عَنْ عُرْوَةَ بْنِ الزُّبَيْرِ
"أَنَّ عَائِشَةَ زَوْجَ النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم أَخْبَرَتْهُ عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِى تَمَتُّعِهِ بِالْحَجِّ إِلَى الْعُمْرَةِ وَتَمَتُّعِ النَّاسِ مَعَهُ بِمِثْلِ الَّذِى أَخْبَرَنِى سَالِمُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ - رضى الله عنه - عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم."
Tercemesi:
Bize Abdülmelik b. Şuayb, ona babası, ona dedesi, ona Ukayl, ona İbn Şihab, ona Urve b. ez-Zübeyr'in rivayet ettiğine göre; "Nebi'nin (sav) zevcesi Aişe kendisine Rasulullah'ın (sav) hac ile umre yaparak temettu'da bulunduğunu, insanların (Ashab-ı Kiram'ın) da onunla temettu' yaptığını, tıpkı bana Salim b. Abdullah'ın, kendisine Abdullah'ın (ra) Rasulullah'tan (sav) diye) haber verdiği gibi haber vermiştir."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Hac, 2983, /496
Senetler:
1. Ümmü Abdullah Aişe bt. Ebu Bekir es-Sıddîk (Aişe bt. Abdullah b. Osman b. Âmir)
2. Urve b. Zübeyr el-Esedî (Urve b. Zübeyr b. Avvam b. Huveylid b. Esed)
3. Ebu Bekir Muhammed b. Şihab ez-Zührî (Muhammed b. Müslim b. Ubeydullah b. Abdullah b. Şihab)
4. Ebu Halid Ukayl b. Halid el-Eylî (Ukayl b. Halid b. Ukayl)
5. Ebu Haris Leys b. Sa'd el-Fehmî (Leys b. Sa'd b. Abdurrahman)
6. Ebu Abdülmelik Şuayb b. Leys el-Fehmî (Şuayb b. Leys b. Sa'd b. Abdurrahman)
7. Ebu Abdullah Abdulmelik b. Şuayb el-Fehmî (Abdulmelik b. Şuayb b. Leys b. Sa'd)
Konular:
Hac, Hacc-ı temettu
Öneri Formu
Hadis Id, No:
8942, M003020
Hadis:
وَحَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَكْرٍ أَخْبَرَنَا ابْنُ جُرَيْجٍ أَخْبَرَنِى عَطَاءٌ قَالَ كَانَ ابْنُ عَبَّاسٍ يَقُولُ لاَ يَطُوفُ بِالْبَيْتِ حَاجٌّ وَلاَ غَيْرُ حَاجٍّ إِلاَّ حَلَّ. قُلْتُ لِعَطَاءٍ مِنْ أَيْنَ يَقُولُ ذَلِكَ قَالَ مِنْ قَوْلِ اللَّهِ تَعَالَى "(ثُمَّ مَحِلُّهَا إِلَى الْبَيْتِ الْعَتِيقِ)" قَالَ قُلْتُ فَإِنَّ ذَلِكَ بَعْدَ الْمُعَرَّفِ. فَقَالَ كَانَ ابْنُ عَبَّاسٍ يَقُولُ هُوَ بَعْدَ الْمُعَرَّفِ وَقَبْلَهُ. وَكَانَ يَأْخُذُ ذَلِكَ مِنْ أَمْرِ النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم حِينَ أَمَرَهُمْ أَنْ يَحِلُّوا فِى حَجَّةِ الْوَدَاعِ.
Tercemesi:
Bize İshak b. İbrahim, ona Muhammed b. Bekir, ona İbn Cüreyc, ona da Ata'nın şöyle dediğini rivayet etti: İbn Abbas; haccı olsun yahut olmasın, Beyt'i tavaf eden bir kimse her durumda ihramdan çıkar derdi. (İbn Cüreyc) dedi ki: Ben Ata'ya acaba (İbn Abbas) bunu neye dayanarak söylüyordu dedim. O: Bunu Yüce Allah'ın; "sonra onların hill (ihramdan çıkacakları) yerleri Beyt-i Atik'tir (Kâbe'dir)" (Hac, 22/33) buyruğuna dayanarak dedi. Ben; ama bu Arafat'ta vakfeden sonra olur dedim. O şöyle dedi: İbn Abbas, bu hem Arafat'ta vakfeden önce hem sonra olabilir derdi. Ayrıca o, bunu Nebi'nin (sav) kendilerine Veda haccında ihramdan çıkmalarını emredişinden çıkartıyordu dedi.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Hac, 3020, /502
Senetler:
()
Konular:
Hac, İhramdan çıkmak
Öneri Formu
Hadis Id, No:
9479, M003195
Hadis:
وَحَدَّثَنِيهِ حَرْمَلَةُ بْنُ يَحْيَى أَخْبَرَنَا ابْنُ وَهْبٍ أَخْبَرَنِى يُونُسُ عَنِ ابْنِ شِهَابٍ بِهَذَا الإِسْنَادِ
[عَنْ عُرْوَةَ بْنِ الزُّبَيْرِ وَعَمْرَةَ بِنْتِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ أَنَّ عَائِشَةَ] مِثْلَهُ [كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يُهْدِى مِنَ الْمَدِينَةِ فَأَفْتِلُ قَلاَئِدَ هَدْيِهِ ثُمَّ لاَ يَجْتَنِبُ شَيْئًا مِمَّا يَجْتَنِبُ الْمُحْرِمُ]
Tercemesi:
Bize Harmele b. Yahya, ona İbn Vehb, ona Yunus, ona İbn Şihab da bu isnad ile rivayet etmiştir. [Urve b. ez-Zübeyr ve Abdurrahman kızı Amre'nin rivayet ettiğine göre Aişe de] aynısını rivayet etmiştir. [Rasulullah (sav) Medine'den (Mekke'ye) hediyelik kurbanlık gönderir, ben de o hediyelik kurbanlıklarının gerdanlıklarını bükerdim, sonra da ihramlı kimsenin uzak durduğu hiçbir şeyden uzak durmazdı.]
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Hac, 3195, /526
Senetler:
()
Konular:
Hac, ihramdan kurbanla çıkmak
Öneri Formu
Hadis Id, No:
9484, M003198
Hadis:
وَحَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مَسْلَمَةَ بْنِ قَعْنَبٍ حَدَّثَنَا أَفْلَحُ عَنِ الْقَاسِمِ عَنْ عَائِشَةَ قَالَتْ
"فَتَلْتُ قَلاَئِدَ بُدْنِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِيَدَىَّ ثُمَّ أَشْعَرَهَا وَقَلَّدَهَا ثُمَّ بَعَثَ بِهَا إِلَى الْبَيْتِ وَأَقَامَ بِالْمَدِينَةِ فَمَا حَرُمَ عَلَيْهِ شَىْءٌ كَانَ لَهُ حِلاًّ."
Tercemesi:
Bize Abdullah b. Mesleme b. Ka'neb, ona Eflah, ona el-Kasım, ona da Aişe'nin şöyle dediğini rivayet etmiştir:
"Rasulullah'ın (sav) develerinin gerdanlıklarını ellerimle büktüm, sonra da o, onları nişanladı ve onlara gerdanlıklarını taktı. Arkasından da onları Beyt'e gönderdi. Kendisi de Medine'de kaldı, önceden kendisine helal olan hiçbir şey de ona haram olmadı."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Hac, 3198, /527
Senetler:
()
Konular:
Hac, ihramdan kurbanla çıkmak
Öneri Formu
Hadis Id, No:
9489, M003200
Hadis:
وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى حَدَّثَنَا حُسَيْنُ بْنُ الْحَسَنِ حَدَّثَنَا ابْنُ عَوْنٍ عَنِ الْقَاسِمِ عَنْ أُمِّ الْمُؤْمِنِينَ قَالَتْ
"أَنَا فَتَلْتُ تِلْكَ الْقَلاَئِدَ مِنْ عِهْنٍ كَانَ عِنْدَنَا فَأَصْبَحَ فِينَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم حَلاَلاً يَأْتِى مَا يَأْتِى الْحَلاَلُ مِنْ أَهْلِهِ أَوْ يَأْتِى مَا يَأْتِى الرَّجُلُ مِنْ أَهْلِهِ."
Tercemesi:
Bize Muhammed b. el-Müsenna, ona Husayn b. el-Hasan, ona İbn Avn, ona el-Kasım, ona da müminlerin annesinin şöyle dediğini rivayet etmiştir:
"O gerdanlıkları kendim bizde bulunan yünden büktüm. Rasulullah (sav) aramızda ihramsız olarak sabahladı. İhramsız olan kimsenin ailesinin yanına gittiği gibi giderdi, -ya da bir erkeğin hanımının yanına gittiği gibi giderdi."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Hac, 3200, /527
Senetler:
()
Konular:
Hac, ihramdan kurbanla çıkmak