Bize Süleyman b. Davud el-Mehri, ona (Abdullah) b. Vehb, ona Süleyman b. Bilal; (T)
Bize Ahmed b. Abdulvahid ed-Dımeşkî, ona Mervan b. Muhammed, ona Süleyman b. Bilal veya Abdülaziz b. Muhammed- (hangisi olduğu konusunda) Şeyh (Ebu Davud) şüphe etmiştir- ona Kesir b. Zeyd, ona Velid b. Rabah, ona da Ebu Hureyre, Hz. Peygamber'in (sav) şöyle buyurduğunu haber vermiştir:
"Müslümanlar arasında sulh caizdir."
[Ahmed (b. Abdulvahid) şunu eklemiştir: "Ancak haramı helal eden, helali haram eden sulh caiz değildir."]
[Süleyman b. Davud, Hz. Peygamber'in (sav) şöyle dediğini ilave etmiştir. "Müslümanlar anlaşma şartlarına uymak zorundadırlar."]
Açıklama: Ravinin şekki için bk. D003594-2.
Öneri Formu
Hadis Id, No:
22790, D003594
Hadis:
حَدَّثَنَا سُلَيْمَانُ بْنُ دَاوُدَ الْمَهْرِىُّ أَخْبَرَنَا ابْنُ وَهْبٍ أَخْبَرَنِى سُلَيْمَانُ بْنُ بِلاَلٍ ح
وَحَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ عَبْدِ الْوَاحِدِ الدِّمَشْقِىُّ حَدَّثَنَا مَرْوَانُ - يَعْنِى ابْنَ مُحَمَّدٍ - حَدَّثَنَا سُلَيْمَانُ بْنُ بِلاَلٍ أَوْ عَبْدُ الْعَزِيزِ بْنُ مُحَمَّدٍ - شَكَّ الشَّيْخُ - عَنْ كَثِيرِ بْنِ زَيْدٍ عَنِ الْوَلِيدِ بْنِ رَبَاحٍ عَنْ أَبِى هُرَيْرَةَ قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم :
"الصُّلْحُ جَائِزٌ بَيْنَ الْمُسْلِمِينَ."
[زَادَ أَحْمَدُ "إِلاَّ صُلْحًا أَحَلَّ حَرَامًا أَوْ حَرَّمَ حَلاَلاً."]
[وَزَادَ سُلَيْمَانُ بْنُ دَاوُدَ وَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم "الْمُسْلِمُونَ عَلَى شُرُوطِهِمْ."]
Tercemesi:
Bize Süleyman b. Davud el-Mehri, ona (Abdullah) b. Vehb, ona Süleyman b. Bilal; (T)
Bize Ahmed b. Abdulvahid ed-Dımeşkî, ona Mervan b. Muhammed, ona Süleyman b. Bilal veya Abdülaziz b. Muhammed- (hangisi olduğu konusunda) Şeyh (Ebu Davud) şüphe etmiştir- ona Kesir b. Zeyd, ona Velid b. Rabah, ona da Ebu Hureyre, Hz. Peygamber'in (sav) şöyle buyurduğunu haber vermiştir:
"Müslümanlar arasında sulh caizdir."
[Ahmed (b. Abdulvahid) şunu eklemiştir: "Ancak haramı helal eden, helali haram eden sulh caiz değildir."]
[Süleyman b. Davud, Hz. Peygamber'in (sav) şöyle dediğini ilave etmiştir. "Müslümanlar anlaşma şartlarına uymak zorundadırlar."]
Açıklama:
Ravinin şekki için bk. D003594-2.
Yazar, Kitap, Bölüm:
Ebû Davud, Sünen-i Ebu Davud, Akdiye 12, /830
Senetler:
1. Ebu Hureyre ed-Devsî (Abdurrahman b. Sahr)
2. Velid b. Rabah ed-Devsi (Velid b. Rabah)
3. Ebu Muhammed Kesir b. Zeyd el-Eslemî (Kesir b. Zeyd)
4. Ebu Muhammed Abdülaziz b. Muhammed ed-Derâverdî (Abdülaziz b. Muhammed b. Ubeyd b. Ebu Ubeyd)
5. Mervan b. Muhammed et-Tatarî (Mervan b. Muhammed b. Hassan)
6. Ebu Abdullah Ahmed b. Abdulvahid et-Temimî (Ahmed b. Abdulvahid b. Vakid)
Konular:
Barış, başka topluluklarla ilişkilerde barış esastır
KİRALAMA
Toplumsal barış, problemi insanları bir noktada buluşturarak çözmek
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْعَلاَءِ حَدَّثَنَا أَبُو أُسَامَةَ عَنِ الْوَلِيدِ - يَعْنِى ابْنَ كَثِيرٍ - عَنْ أَبِى مَالِكِ بْنِ ثَعْلَبَةَ عَنْ أَبِيهِ ثَعْلَبَةَ بْنِ أَبِى مَالِكٍ أَنَّهُ سَمِعَ كُبَرَاءَهُمْ يَذْكُرُونَ "أَنَّ رَجُلاً مِنْ قُرَيْشٍ كَانَ لَهُ سَهْمٌ فِى بَنِى قُرَيْظَةَ فَخَاصَمَ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِى مَهْزُورٍ - يَعْنِى السَّيْلَ الَّذِى يَقْتَسِمُونَ مَاءَهُ - فَقَضَى بَيْنَهُمْ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنَّ الْمَاءَ إِلَى الْكَعْبَيْنِ لاَ يَحْبِسُ الأَعْلَى عَلَى الأَسْفَلِ."
Bize Muhammed b. Alâ, ona Ebu Üsame (Hammad b. Üsame), ona Velid b. Kesir, ona Ebu Malik b. Sa'lebe, ona da babası Sa'lebe b. Ebu Malik (ashabın) büyüklerinden şöyle duyduğunu haber vermiştir.
"Kureyş'ten bir adamın Kurayza oğullarının bölgesinde bir hissesi vardı. Mehzûr vadisindeki suyun paylaşımı konusunda aralarında anlaşmazlık çıktı. Onlar da davalarını Hz. Peygamber'e (sav) arz ettiler. Hz. Peygamber (sav) de şöyle hüküm verdi: Su, topuk hizasına gelene dek kullanılır. Suyun yukarısında olan kimse, aşağıda olanın suyunu kesemez."
Öneri Formu
Hadis Id, No:
22892, D003638
Hadis:
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْعَلاَءِ حَدَّثَنَا أَبُو أُسَامَةَ عَنِ الْوَلِيدِ - يَعْنِى ابْنَ كَثِيرٍ - عَنْ أَبِى مَالِكِ بْنِ ثَعْلَبَةَ عَنْ أَبِيهِ ثَعْلَبَةَ بْنِ أَبِى مَالِكٍ أَنَّهُ سَمِعَ كُبَرَاءَهُمْ يَذْكُرُونَ "أَنَّ رَجُلاً مِنْ قُرَيْشٍ كَانَ لَهُ سَهْمٌ فِى بَنِى قُرَيْظَةَ فَخَاصَمَ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِى مَهْزُورٍ - يَعْنِى السَّيْلَ الَّذِى يَقْتَسِمُونَ مَاءَهُ - فَقَضَى بَيْنَهُمْ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنَّ الْمَاءَ إِلَى الْكَعْبَيْنِ لاَ يَحْبِسُ الأَعْلَى عَلَى الأَسْفَلِ."
Tercemesi:
Bize Muhammed b. Alâ, ona Ebu Üsame (Hammad b. Üsame), ona Velid b. Kesir, ona Ebu Malik b. Sa'lebe, ona da babası Sa'lebe b. Ebu Malik (ashabın) büyüklerinden şöyle duyduğunu haber vermiştir.
"Kureyş'ten bir adamın Kurayza oğullarının bölgesinde bir hissesi vardı. Mehzûr vadisindeki suyun paylaşımı konusunda aralarında anlaşmazlık çıktı. Onlar da davalarını Hz. Peygamber'e (sav) arz ettiler. Hz. Peygamber (sav) de şöyle hüküm verdi: Su, topuk hizasına gelene dek kullanılır. Suyun yukarısında olan kimse, aşağıda olanın suyunu kesemez."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Ebû Davud, Sünen-i Ebu Davud, Akdiye 31, /840
Senetler:
1. Küberâehüm (Küberâehüm)
2. Ebu Yahya Sa'lebe b. Ebu Malik el-Kurazî (Sa'lebe b. Ebu Malik el-Kurazî)
3. Ebu Malik Malik b. Sa'lebe el-Kurazi (Malik b. Sa'lebe b. Ebu Malik)
4. Ebu Muhammed Velid b. Kesir el-Kuraşi (Velid b. Kesir)
5. Ebu Üsame Hammâd b. Üsame el-Kuraşî (Hammâd b. Üsame b. Zeyd)
6. Ebu Küreyb Muhammed b. Alâ el-Hemdânî (Muhammed b. Alâ b. Kureyb)
Konular:
Yargı, Müslüman -Yahudi İlişkilerinde hukuk
Açıklama: el-Kâni' kelimesi köle ve hizmetçi gibi bir aileye bağlı olarak geçimini sağlayan kişi demektir. Hadiste böyle bir kişinin o aile hakkındaki şehadetinin adil olmama ihtimalinden dolayı kabul edilmeyeceği ifade edilmiştir. (Avnu'l-ma'bud, X, 7)
Öneri Formu
Hadis Id, No:
22800, D003600
Hadis:
حَدَّثَنَا حَفْصُ بْنُ عُمَرَ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ رَاشِدٍ حَدَّثَنَا سُلَيْمَانُ بْنُ مُوسَى عَنْ عَمْرِو بْنِ شُعَيْبٍ عَنْ أَبِيهِ عَنْ جَدِّهِ
"أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم رَدَّ شَهَادَةَ الْخَائِنِ وَالْخَائِنَةِ وَذِى الْغِمْرِ عَلَى أَخِيهِ وَرَدَّ شَهَادَةَ الْقَانِعِ لأَهْلِ الْبَيْتِ وَأَجَازَهَا لِغَيْرِهِمْ."
[قَالَ أَبُو دَاوُدَ الْغِمْرُ الْحِنَةُ وَالشَّحْنَاءُ.]
[وَالْقَانِعُ الأَجِيرُ التَّابِعُ مِثْلُ الأَجِيرِ الْخَاصِّ.]
Tercemesi:
Bize Hafs b. Ömer, Muhammed b. Raşid, ona Süleyman b. Musa, ona Amr b. Şuayb, ona babası (Şuayb b. Muhammed), ona da dedesi (Abdullah b. Amr), "Hz. Peygamber'in hain erkek ve kadının ve müslüman kardeşine düşmanlık besleyen kimsenin şehadetini kabul etmedi. Yine aynı şekilde geçimini sağladığı aile hakkında şehadette bulunan kimsenin şahitliğini de kabul etmedi. Bu kimselerin aile dışındakiler için yaptığı şehadeti kabul etti."
[[Ebû Davud şöyle demiştir: el-Gımr (düşmanlık), el-Hine (kin gütmek) ve eş-Şahnâ' (düşmanlıktan vazgeçmeyip onu devam ettirmek) manasınadır.]
[el-Kâni' (geçimini bir aileye bağlı olarak sağlayan kişi), ücretli çalıştırılan kimse gibidir.]
Açıklama:
el-Kâni' kelimesi köle ve hizmetçi gibi bir aileye bağlı olarak geçimini sağlayan kişi demektir. Hadiste böyle bir kişinin o aile hakkındaki şehadetinin adil olmama ihtimalinden dolayı kabul edilmeyeceği ifade edilmiştir. (Avnu'l-ma'bud, X, 7)
Yazar, Kitap, Bölüm:
Ebû Davud, Sünen-i Ebu Davud, Akdiye 16, /832
Senetler:
1. Ebu Muhammed Abdullah b. Amr es-Sehmî (Abdullah b. Amr b. Âs b. Vail b. Haşim)
2. Şuayb b. Muhammed es-Sehmi (Şuayb b. Muhammed b. Abdullah b. Amr b. As)
3. Ebu İbrahim Amr b. Şuayb el-Kuraşi (Amr b. Şuayb b. Muhammed b. Abdullah b. Amr b. As)
4. Ebu Eyyub Süleyman b. Musa el-Kuraşî (Süleyman b. Musa)
5. Muhammed b. Raşid el-Huza'i (Muhammed b. Raşid)
6. Ebu Ömer Hafs b. Ömer el-Ezdî (Hafs b. Ömer b. Hâris b. Sehbera)
Konular:
Yargı, Şahitliği kabul edilmeyenler
Öneri Formu
Hadis Id, No:
272151, D003594-2
Hadis:
حَدَّثَنَا سُلَيْمَانُ بْنُ دَاوُدَ الْمَهْرِىُّ أَخْبَرَنَا ابْنُ وَهْبٍ أَخْبَرَنِى سُلَيْمَانُ بْنُ بِلاَلٍ ح
وَحَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ عَبْدِ الْوَاحِدِ الدِّمَشْقِىُّ حَدَّثَنَا مَرْوَانُ - يَعْنِى ابْنَ مُحَمَّدٍ - حَدَّثَنَا سُلَيْمَانُ بْنُ بِلاَلٍ أَوْ عَبْدُ الْعَزِيزِ بْنُ مُحَمَّدٍ - شَكَّ الشَّيْخُ - عَنْ كَثِيرِ بْنِ زَيْدٍ عَنِ الْوَلِيدِ بْنِ رَبَاحٍ عَنْ أَبِى هُرَيْرَةَ قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم
"الصُّلْحُ جَائِزٌ بَيْنَ الْمُسْلِمِينَ."
[زَادَ أَحْمَدُ "إِلاَّ صُلْحًا أَحَلَّ حَرَامًا أَوْ حَرَّمَ حَلاَلاً."]
[وَزَادَ سُلَيْمَانُ بْنُ دَاوُدَ وَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم "الْمُسْلِمُونَ عَلَى شُرُوطِهِمْ."]
Tercemesi:
Bize Süleyman b. Davud el-Mehri, ona (Abdullah) b. Vehb, ona Süleyman b. Bilal; (T)
Bize Ahmed b. Abdulvahid ed-Dımeşkî, ona Mervan b. Muhammed, ona Süleyman b. Bilal veya Abdülaziz b. Muhammed- (hangisi olduğu konusunda) Şeyh (Ebu Davud) şüphe etmiştir- ona Kesir b. Zeyd, ona Velid b. Rabah, ona da Ebu Hureyre, Hz. Peygamber'in (sav) şöyle buyurduğunu haber vermiştir:
"Müslümanlar arasında sulh caizdir."
[Ahmed (b. Abdulvahid) şunu eklemiştir: "Ancak haramı helal eden, helali haram eden sulh caiz değildir."]
[Süleyman b. Davud, Hz. Peygamber'in (sav) şöyle dediğini ilave etmiştir. "Müslümanlar anlaşma şartlarına uymak zorundadırlar."]
Açıklama:
Ravinin şekki için bk. D003594.
Yazar, Kitap, Bölüm:
Ebû Davud, Sünen-i Ebu Davud, Akdiye 12, /830
Senetler:
1. Ebu Hureyre ed-Devsî (Abdurrahman b. Sahr)
2. Velid b. Rabah ed-Devsi (Velid b. Rabah)
3. Ebu Muhammed Kesir b. Zeyd el-Eslemî (Kesir b. Zeyd)
4. Ebu Muhammed Süleyman b. Bilal el-Kuraşi (Süleyman b. Bilal)
5. Mervan b. Muhammed et-Tatarî (Mervan b. Muhammed b. Hassan)
6. Ebu Abdullah Ahmed b. Abdulvahid et-Temimî (Ahmed b. Abdulvahid b. Vakid)
Konular:
Barış, başka topluluklarla ilişkilerde barış esastır
KİRALAMA
Toplumsal barış, problemi insanları bir noktada buluşturarak çözmek
حَدَّثَنَا حَفْصُ بْنُ عُمَرَ عَنْ شُعْبَةَ عَنْ أَبِى عَوْنٍ عَنِ الْحَارِثِ بْنِ عَمْرِو بْنِ أَخِى الْمُغِيرَةِ بْنِ شُعْبَةَ عَنْ أُنَاسٍ مِنْ أَهْلِ حِمْصَ مِنْ أَصْحَابِ مُعَاذِ بْنِ جَبَلٍ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم لَمَّا أَرَادَ أَنْ يَبْعَثَ مُعَاذًا إِلَى الْيَمَنِ قَالَ
"كَيْفَ تَقْضِى إِذَا عَرَضَ لَكَ قَضَاءٌ." قَالَ أَقْضِى بِكِتَابِ اللَّهِ. قَالَ
"فَإِنْ لَمْ تَجِدْ فِى كِتَابِ اللَّهِ." قَالَ فَبِسُنَّةِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم. قَالَ
"فَإِنْ لَمْ تَجِدْ فِى سُنَّةِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَلاَ فِى كِتَابِ اللَّهِ." قَالَ أَجْتَهِدُ رَأْيِى وَلاَ آلُو. فَضَرَبَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم صَدْرَهُ وَقَالَ
"الْحَمْدُ لِلَّهِ الَّذِى وَفَّقَ رَسُولَ رَسُولِ اللَّهِ لِمَا يُرْضِى رَسُولَ اللَّهِ."
Öneri Formu
Hadis Id, No:
22786, D003592
Hadis:
حَدَّثَنَا حَفْصُ بْنُ عُمَرَ عَنْ شُعْبَةَ عَنْ أَبِى عَوْنٍ عَنِ الْحَارِثِ بْنِ عَمْرِو بْنِ أَخِى الْمُغِيرَةِ بْنِ شُعْبَةَ عَنْ أُنَاسٍ مِنْ أَهْلِ حِمْصَ مِنْ أَصْحَابِ مُعَاذِ بْنِ جَبَلٍ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم لَمَّا أَرَادَ أَنْ يَبْعَثَ مُعَاذًا إِلَى الْيَمَنِ قَالَ
"كَيْفَ تَقْضِى إِذَا عَرَضَ لَكَ قَضَاءٌ." قَالَ أَقْضِى بِكِتَابِ اللَّهِ. قَالَ
"فَإِنْ لَمْ تَجِدْ فِى كِتَابِ اللَّهِ." قَالَ فَبِسُنَّةِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم. قَالَ
"فَإِنْ لَمْ تَجِدْ فِى سُنَّةِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَلاَ فِى كِتَابِ اللَّهِ." قَالَ أَجْتَهِدُ رَأْيِى وَلاَ آلُو. فَضَرَبَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم صَدْرَهُ وَقَالَ
"الْحَمْدُ لِلَّهِ الَّذِى وَفَّقَ رَسُولَ رَسُولِ اللَّهِ لِمَا يُرْضِى رَسُولَ اللَّهِ."
Tercemesi:
Bize Hafs b. Ömer, ona Şube (b. Haccâc), ona Ebu Avn (Muhammed b. Ubeydullah), ona Muğira b. Şube'nin kardeşinin oğlu Haris b. Amr, ona Muaz b. Cebel'in öğrencilerinden olan Hıms halkından insanlar, Hz. Peygamber'in (sav) Muaz b. Cebel'i Yemen'e göndermek istediğinde ona şöyle dediğini haber vermiştir:
"Sana bir dava arz edildiğinde nasıl hüküm vereceksin?" Muaz da Allah'ın kitabıyla dedi. Hz. Peygamber (sav), "Allah'ın kitabında bulamazsan?" deyince, Allah Rasulü'nün sünnetiyle, dedi. Hz. Peygamber (sav) de bu sefer, "Allah Rasulü'nün sünnetinde ve Allah'ın kitabında bulamazsan" diye sorunca, kendi görüşümle hüküm veririm, hüküm verme konusunda geri durmam dedi. Hz. Peygamber (sav) Muaz'ın göğsüne vurup "Allah Rasulü'nün elçisini Allah Rasulü'nün rızasına muvaffak kılan Allah'a hamdolsun" dedi.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Ebû Davud, Sünen-i Ebu Davud, Akdiye 11, /830
Senetler:
1. Ünas min Ehli Hıms (Ünas min Ehli Hıms)
2. Haris b. Amr es-Sekafi (Haris b. Amr)
3. Ebu Avn Muhammed b. Ubeydullah es-Sekafi (Muhammed b. Ubeydullah b. Said)
4. Şube b. Haccâc el-Atekî (Şu'be b. Haccac b. Verd)
5. Ebu Ömer Hafs b. Ömer el-Ezdî (Hafs b. Ömer b. Hâris b. Sehbera)
Konular:
İctihad, takip edilecek sıra
İctihad, teşvik edilmesi
Sünnet, dindeki yeri
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ عَبْدَةَ حَدَّثَنَا عَمَّارُ بْنُ شُعَيْبِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ الزُّبَيْبِ الْعَنْبَرِىُّ حَدَّثَنِى أَبِى قَالَ سَمِعْتُ جَدِّىَ الزُّبَيْبَ يَقُولُ بَعَثَ نَبِىُّ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم جَيْشًا إِلَى بَنِى الْعَنْبَرِ فَأَخَذُوهُمْ بِرُكْبَةٍ مِنْ نَاحِيَةِ الطَّائِفِ فَاسْتَاقُوهُمْ إِلَى نَبِىِّ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَرَكِبْتُ فَسَبَقْتُهُمْ إِلَى النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم فَقُلْتُ السَّلاَمُ عَلَيْكَ يَا نَبِىَّ اللَّهِ وَرَحْمَةُ اللَّهِ وَبَرَكَاتُهُ أَتَانَا جُنْدُكَ فَأَخَذُونَا وَقَدْ كُنَّا أَسْلَمْنَا وَخَضْرَمْنَا آذَانَ النَّعَمِ فَلَمَّا قَدِمَ بَلْعَنْبَرُ قَالَ لِى نَبِىُّ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم
"هَلْ لَكُمْ بَيِّنَةٌ عَلَى أَنَّكُمْ أَسْلَمْتُمْ قَبْلَ أَنْ تُؤْخَذُوا فِى هَذِهِ الأَيَّامِ." قُلْتُ نَعَمْ. قَالَ
"مَنْ بَيِّنَتُكَ." قُلْتُ سَمُرَةُ رَجُلٌ مِنْ بَنِى الْعَنْبَرِ وَرَجُلٌ آخَرُ سَمَّاهُ لَهُ فَشَهِدَ الرَّجُلُ وَأَبَى سَمُرَةُ أَنْ يَشْهَدَ فَقَالَ نَبِىُّ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم
"قَدْ أَبَى أَنْ يَشْهَدَ لَكَ فَتَحْلِفُ مَعَ شَاهِدِكَ الآخَرِ." قُلْتُ نَعَمْ . فَاسْتَحْلَفَنِى فَحَلَفْتُ بِاللَّهِ لَقَدْ أَسْلَمْنَا يَوْمَ كَذَا وَكَذَا وَخَضْرَمْنَا آذَانَ النَّعَمِ . فَقَالَ نَبِىُّ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم
"اذْهَبُوا فَقَاسِمُوهُمْ أَنْصَافَ الأَمْوَالِ وَلاَ تَمَسُّوا ذَرَارِيَهُمْ لَوْلاَ أَنَّ اللَّهَ لاَ يُحِبُّ ضَلاَلَةَ الْعَمَلِ مَا رَزَيْنَاكُمْ عِقَالاً." قَالَ الزُّبَيْبُ فَدَعَتْنِى أُمِّى فَقَالَتْ هَذَا الرَّجُلُ أَخَذَ زِرْبِيَّتِى فَانْصَرَفْتُ إِلَى النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم - يَعْنِى فَأَخْبَرْتُهُ - فَقَالَ لِى
"احْبِسْهُ." فَأَخَذْتُ بِتَلْبِيبِهِ وَقُمْتُ مَعَهُ مَكَانَنَا ثُمَّ نَظَرَ إِلَيْنَا نَبِىُّ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَائِمَيْنِ فَقَالَ
"مَا تُرِيدُ بِأَسِيرِكَ." فَأَرْسَلْتُهُ مِنْ يَدِى فَقَامَ نَبِىُّ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ لِلرَّجُلِ
"رُدَّ عَلَى هَذَا زِرْبِيَّةَ أُمِّهِ الَّتِى أَخَذْتَ مِنْهَا." فَقَالَ يَا نَبِىَّ اللَّهِ إِنَّهَا خَرَجَتْ مِنْ يَدِى. قَالَ فَاخْتَلَعَ نَبِىُّ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم سَيْفَ الرَّجُلِ فَأَعْطَانِيهِ. وَقَالَ لِلرَّجُلِ
"اذْهَبْ فَزِدْهُ آصُعًا مِنْ طَعَامٍ." قَالَ فَزَادَنِى آصُعًا مِنْ شَعِيرٍ.
Öneri Formu
Hadis Id, No:
22860, D003612
Hadis:
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ عَبْدَةَ حَدَّثَنَا عَمَّارُ بْنُ شُعَيْبِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ الزُّبَيْبِ الْعَنْبَرِىُّ حَدَّثَنِى أَبِى قَالَ سَمِعْتُ جَدِّىَ الزُّبَيْبَ يَقُولُ بَعَثَ نَبِىُّ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم جَيْشًا إِلَى بَنِى الْعَنْبَرِ فَأَخَذُوهُمْ بِرُكْبَةٍ مِنْ نَاحِيَةِ الطَّائِفِ فَاسْتَاقُوهُمْ إِلَى نَبِىِّ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَرَكِبْتُ فَسَبَقْتُهُمْ إِلَى النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم فَقُلْتُ السَّلاَمُ عَلَيْكَ يَا نَبِىَّ اللَّهِ وَرَحْمَةُ اللَّهِ وَبَرَكَاتُهُ أَتَانَا جُنْدُكَ فَأَخَذُونَا وَقَدْ كُنَّا أَسْلَمْنَا وَخَضْرَمْنَا آذَانَ النَّعَمِ فَلَمَّا قَدِمَ بَلْعَنْبَرُ قَالَ لِى نَبِىُّ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم
"هَلْ لَكُمْ بَيِّنَةٌ عَلَى أَنَّكُمْ أَسْلَمْتُمْ قَبْلَ أَنْ تُؤْخَذُوا فِى هَذِهِ الأَيَّامِ." قُلْتُ نَعَمْ. قَالَ
"مَنْ بَيِّنَتُكَ." قُلْتُ سَمُرَةُ رَجُلٌ مِنْ بَنِى الْعَنْبَرِ وَرَجُلٌ آخَرُ سَمَّاهُ لَهُ فَشَهِدَ الرَّجُلُ وَأَبَى سَمُرَةُ أَنْ يَشْهَدَ فَقَالَ نَبِىُّ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم
"قَدْ أَبَى أَنْ يَشْهَدَ لَكَ فَتَحْلِفُ مَعَ شَاهِدِكَ الآخَرِ." قُلْتُ نَعَمْ . فَاسْتَحْلَفَنِى فَحَلَفْتُ بِاللَّهِ لَقَدْ أَسْلَمْنَا يَوْمَ كَذَا وَكَذَا وَخَضْرَمْنَا آذَانَ النَّعَمِ . فَقَالَ نَبِىُّ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم
"اذْهَبُوا فَقَاسِمُوهُمْ أَنْصَافَ الأَمْوَالِ وَلاَ تَمَسُّوا ذَرَارِيَهُمْ لَوْلاَ أَنَّ اللَّهَ لاَ يُحِبُّ ضَلاَلَةَ الْعَمَلِ مَا رَزَيْنَاكُمْ عِقَالاً." قَالَ الزُّبَيْبُ فَدَعَتْنِى أُمِّى فَقَالَتْ هَذَا الرَّجُلُ أَخَذَ زِرْبِيَّتِى فَانْصَرَفْتُ إِلَى النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم - يَعْنِى فَأَخْبَرْتُهُ - فَقَالَ لِى
"احْبِسْهُ." فَأَخَذْتُ بِتَلْبِيبِهِ وَقُمْتُ مَعَهُ مَكَانَنَا ثُمَّ نَظَرَ إِلَيْنَا نَبِىُّ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَائِمَيْنِ فَقَالَ
"مَا تُرِيدُ بِأَسِيرِكَ." فَأَرْسَلْتُهُ مِنْ يَدِى فَقَامَ نَبِىُّ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ لِلرَّجُلِ
"رُدَّ عَلَى هَذَا زِرْبِيَّةَ أُمِّهِ الَّتِى أَخَذْتَ مِنْهَا." فَقَالَ يَا نَبِىَّ اللَّهِ إِنَّهَا خَرَجَتْ مِنْ يَدِى. قَالَ فَاخْتَلَعَ نَبِىُّ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم سَيْفَ الرَّجُلِ فَأَعْطَانِيهِ. وَقَالَ لِلرَّجُلِ
"اذْهَبْ فَزِدْهُ آصُعًا مِنْ طَعَامٍ." قَالَ فَزَادَنِى آصُعًا مِنْ شَعِيرٍ.
Tercemesi:
Bize Ahmed b. Abde, ona Ammar b. Şuayb b. Abdullah b. ez-Zübeyb el-Anberî, ona babası (Şuayb b. Abdullah) ona da dedesi Zübeyb şöyle haber vermiştir: Hz. Peygamber (sav) Anber oğulları üzerine bir askeri birlik göndermişti. Birlik Taif bölgesinde Rukbe denilen mevkide Anber oğullarını yakalayıp ele geçirdiler ve onları Hz. Peygamber'e (sav) doğru sevk ettiler. Ben de (Zübeyb) bineğime binip onlardan önce Hz. Peygamber'e (sav) geldim ve Allah'ın selamı rahmeti ve bereketi üzerine olsun Ey Allah'ın Nebisi! Senin askerlerin bize geldiler ve bizi ele geçirdiler. Fakat biz daha önce Müslüman olmuştuk ve (Müslüman olduğumuza alamet olarak) hayvanlarımızın kulaklarının uçlarını kesmiştik. Anber oğulları (Medine'ye) geldiklerinde Hz. Peygamber (sav) bana şöyle dedi:
"Şu yakalandığınız günden önce Müslüman olduğunuza dair bir deliliniz var mı?" Ben de evet, dedim. Hz. Peygamber (sav) "delilin (şahit) kimdir?" diye sordu. Ben, Anber oğullarından Semura ile -ismini verdiği- başka bir adam, dedim. Adam şahitlik yaptı ancak Semüra şahitliğe yanaşmadı. Hz. Peygamber (sav) "(Semüra) senin lehine şahitliğe yanaşmadı, diğer şahidinle sen de yemin et" buyurdu. Ben tabi ki, dedim. Hz. Peygamber (sav) benden yemin istedi. Ben de önceki günlerde Müslüman olduğumuza ve (buna işaret olarak) hayvanlarımızın kulağının ucunu kestiğimize dair Allah adına yemin ettim. Hz. Peygamber (sav) (ashabına) şöyle buyurdu:
"Gidin ve mallarının yarısını bu kavme geri verip taksim edin. Ailelerine de dokunmayın. (Anber oğullarına da şöyle hitap etti) Eğer Allah amellerin boşa gitmesini sevmemiş olmasaydı size bir iplik dahi (geri) vermezdim." Zübeyb şöyle devam etti: Annem beni çağırdı ve şu adam benim halımı (kilim) aldı, dedi. Hemen Hz. Peygamber'e (sav) gittim ve ona durumu bildirdim. Bana "adamı yakala" buyurdu. Adamı yakasından tutup olduğumuz yerde onunla ayakta beklemeye başladım. Hz. Peygamber (sav) bize doğru baktı, ikimizin ayakta olduğunu gördü ve bana "yakaladığın adamdan ne istiyorsun?" dedi. Adamı elimden bırakınca Hz. Peygamber (sav) ayağa kalkıp adama şöyle dedi:
"Bu adama annesinden aldığın ve annesinin olan halısını geri ver." Adam, Ey Allah'ın Nebisi! Elimden çıkardım, dedi. Bunun üzerine Hz. Peygamber (sav) adamın kılıcını çıkarıp bana verdi ve adama şöyle dedi:
"Git ve (Zübeyb'e vermek için) bir miktar yiyecek ekle." Zübeyb şöyle dedi: Bana bir miktar da arpa verdi.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Ebû Davud, Sünen-i Ebu Davud, Akdiye 21, /835
Senetler:
1. İbn Ebu Amare Zübeyb b. Sa'lebe et-Temimi (Zübeyb b. Sa'lebe b. Amr)
2. İbn Zeynep Şuayb b. Ubeydullah et-Temimi (Şuayb b. Ubeydullah b. Zeynep Sa'lebe)
3. Ammar b. Şuayb et-Temimi (Ammar b. Şuayb b. Ubeydullah b. Zübeyb b. Sa'lebe)
4. Ahmed b. Abde ed-Dabbî (Ahmed b. Abde b. Musa)
Konular:
Yargı, muhâkeme Usûlü
Öneri Formu
Hadis Id, No:
22850, D003602
Hadis:
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ سَعِيدٍ الْهَمْدَانِىُّ أَخْبَرَنَا ابْنُ وَهْبٍ أَخْبَرَنِى يَحْيَى بْنُ أَيُّوبَ وَنَافِعُ بْنُ يَزِيدَ عَنِ ابْنِ الْهَادِ عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ عَمْرِو بْنِ عَطَاءٍ عَنْ عَطَاءِ بْنِ يَسَارٍ عَنْ أَبِى هُرَيْرَةَ أَنَّهُ سَمِعَ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ
"لاَ تَجُوزُ شَهَادَةُ بَدَوِىٍّ عَلَى صَاحِبِ قَرْيَةٍ."
Tercemesi:
Bize Ahmed b. Said el-Hemdânî, ona (Abdullah) b. Vehb, ona Yahya b. Eyyüb ve Nafi b. Yezid, o ikisine (Yezid) b. Hâd, ona Muhammed b. Amr b. Ata, ona Ata b. Yesar, ona da Ebu Hureyre, Hz. Peygamber'i şöyle buyururken işittiğini nakletmiştir:
"Bedevinin köylü hakkındaki şahitliği geçerli değildir."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Ebû Davud, Sünen-i Ebu Davud, Akdiye 17, /832
Senetler:
1. Ebu Hureyre ed-Devsî (Abdurrahman b. Sahr)
2. Ebu Muhammed Ata b. Yesar el-Hilalî (Ata b. Yesar)
3. Ebu Abdullah Muhammed b. Amr el-Amiri (Muhammed b. Amr b. Ata b. Ayyaş b. Alkame)
4. Ebu Abdullah Yezid b. Hâd el-Leysî (Yezid b. Abdullah b. Üsame b. Hâd)
5. Nafi b. Yezid el-Kelaî (Nafi b. Yezid)
6. Abdullah b. Vehb el-Kuraşî (Abdullah b. Vehb b. Müslim)
7. Ahmed b. Said el-Kurtubî (Ahmed b. Said b. Beşr b. Ubeydullah)
Konular:
Şahitlik, kimin kime yapamayacağı
Yargı, Şahitte aranan özellikler
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ صَالِحٍ حَدَّثَنَا ابْنُ وَهْبٍ أَخْبَرَنِى يُونُسُ عَنِ ابْنِ شِهَابٍ أَخْبَرَنِى عَبْدُ اللَّهِ بْنُ كَعْبِ بْنِ مَالِكٍ أَنَّ كَعْبَ بْنَ مَالِكٍ أَخْبَرَهُ أَنَّهُ تَقَاضَى ابْنَ أَبِى حَدْرَدٍ دَيْنًا كَانَ لَهُ عَلَيْهِ فِى عَهْدِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِى الْمَسْجِدِ فَارْتَفَعَتْ أَصْوَاتُهُمَا حَتَّى سَمِعَهُمَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَهُوَ فِى بَيْتِهِ فَخَرَجَ إِلَيْهِمَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم حَتَّى كَشَفَ سِجْفَ حُجْرَتِهِ وَنَادَى كَعْبَ بْنَ مَالِكٍ فَقَالَ
"يَا كَعْبُ." فَقَالَ لَبَّيْكَ يَا رَسُولَ اللَّهِ . فَأَشَارَ لَهُ بِيَدِهِ أَنْ ضَعِ الشَّطْرَ مِنْ دَيْنِكَ قَالَ كَعْبٌ قَدْ فَعَلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ. قَالَ النَّبِىُّ صلى الله عليه وسلم
"قُمْ فَاقْضِهِ."
Öneri Formu
Hadis Id, No:
22792, D003595
Hadis:
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ صَالِحٍ حَدَّثَنَا ابْنُ وَهْبٍ أَخْبَرَنِى يُونُسُ عَنِ ابْنِ شِهَابٍ أَخْبَرَنِى عَبْدُ اللَّهِ بْنُ كَعْبِ بْنِ مَالِكٍ أَنَّ كَعْبَ بْنَ مَالِكٍ أَخْبَرَهُ أَنَّهُ تَقَاضَى ابْنَ أَبِى حَدْرَدٍ دَيْنًا كَانَ لَهُ عَلَيْهِ فِى عَهْدِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِى الْمَسْجِدِ فَارْتَفَعَتْ أَصْوَاتُهُمَا حَتَّى سَمِعَهُمَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَهُوَ فِى بَيْتِهِ فَخَرَجَ إِلَيْهِمَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم حَتَّى كَشَفَ سِجْفَ حُجْرَتِهِ وَنَادَى كَعْبَ بْنَ مَالِكٍ فَقَالَ
"يَا كَعْبُ." فَقَالَ لَبَّيْكَ يَا رَسُولَ اللَّهِ . فَأَشَارَ لَهُ بِيَدِهِ أَنْ ضَعِ الشَّطْرَ مِنْ دَيْنِكَ قَالَ كَعْبٌ قَدْ فَعَلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ. قَالَ النَّبِىُّ صلى الله عليه وسلم
"قُمْ فَاقْضِهِ."
Tercemesi:
Bize Ahmed b. Salih, ona (Abdullah) b. Vehb, Yunus (b. Yezid el-Eyli), ona İbn Şihab (ez-Zührî), Abdullah b. Ka'b b. Malik, ona da Ka'b b. Malik şöyle haber vermiştir: Ka'b b. Malik, Hz. Peygamber (sav) zamanında İbn Ebu Hadred'de olan alacağını mescitte istemiş. Bu esnada sesleri yükselmiş ve Hz. Peygamber (sav) evinde olduğu halde bu sesleri işitmiş. Hz. Peygamber (sav) İkisinden dolayı kalkıp hücresinin perdesini açarak Ka'b b. Malik'e "Ey Ka'b" diye seslenmiş. Ka'b da buyur Ey Allah'ın Rasulü! diye cevap vermiş. Hz. Peygamber (sav) eliyle alacağının yarısını indirmesini işaret etmiş. Ka'b (dediğiniz gibi) yaptım deyince, Hz. Peygamber (sav) borçluya "kalk ve borcunu öde" buyurmuş.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Ebû Davud, Sünen-i Ebu Davud, Akdiye 12, /830
Senetler:
1. Ka'b b. Malik el-Ensarî (Ka'b b. Malik b. Ebu Ka'b b. Kayn b. Ka'b)
2. Abdullah b. Ka'b el-Ensarî (Abdullah b. Ka'b b. Malik b. Amr b. Kayn)
3. Ebu Bekir Muhammed b. Şihab ez-Zührî (Muhammed b. Müslim b. Ubeydullah b. Abdullah b. Şihab)
4. Yunus b. Yezid el-Eyli (Yunus b. Yezid b. Mişkan)
5. Abdullah b. Vehb el-Kuraşî (Abdullah b. Vehb b. Müslim)
6. Ebu Cafer Ahmed b. Salih el-Mısrî (Ahmed b. Salih)
Konular:
Yargı, hakemlik, bir olayı çözmek için
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ مِنْهَالٍ الضَّرِيرُ حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ زُرَيْعٍ حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِى عَرُوبَةَ عَنْ قَتَادَةَ عَنْ سَعِيدِ بْنِ أَبِى بُرْدَةَ عَنْ أَبِيهِ عَنْ جَدِّهِ أَبِى مُوسَى الأَشْعَرِىِّ
"أَنَّ رَجُلَيْنِ ادَّعَيَا بَعِيرًا أَوْ دَابَّةً إِلَى النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم لَيْسَتْ لِوَاحِدٍ مِنْهُمَا بَيِّنَةٌ فَجَعَلَهُ النَّبِىُّ صلى الله عليه وسلم بَيْنَهُمَا."
Öneri Formu
Hadis Id, No:
22861, D003613
Hadis:
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ مِنْهَالٍ الضَّرِيرُ حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ زُرَيْعٍ حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِى عَرُوبَةَ عَنْ قَتَادَةَ عَنْ سَعِيدِ بْنِ أَبِى بُرْدَةَ عَنْ أَبِيهِ عَنْ جَدِّهِ أَبِى مُوسَى الأَشْعَرِىِّ
"أَنَّ رَجُلَيْنِ ادَّعَيَا بَعِيرًا أَوْ دَابَّةً إِلَى النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم لَيْسَتْ لِوَاحِدٍ مِنْهُمَا بَيِّنَةٌ فَجَعَلَهُ النَّبِىُّ صلى الله عليه وسلم بَيْنَهُمَا."
Tercemesi:
Bize Muhammed b. Minhal ed-Darîr, ona Yezid b. Zürey', ona (Said) İbn Ebu Arûbe, ona Katade (b. Diame), ona Said b. Ebu Bürde, ona babası (Ebu Bürde b. Ebu Musa), ona da dedesi Ebu Musa el-Eş'arî, şöyle haber vermiştir:
"İki adam bir deve veya herhangi bir hayvan konusunda (kendilerine ait olduğunu iddia ettikleri) davalarını Hz. Peygamber'e (sav) arz ettiler. İkisinin de herhangi bir delili (şahidi) olmadığından Hz. Peygamber (sav) devenin mülkiyetini ikisi arasında pay etmiş."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Ebû Davud, Sünen-i Ebu Davud, Akdiye 22, /835
Senetler:
1. Ebu Musa Abdullah b. Kays el-Eş'arî (Abdullah b. Kays b. Süleym)
2. Ebu Bürde b. Ebu Musa el-Eş'arî (Amir b. Abdullah b. Kays b. Süleym)
3. Said b. Ebu Bürde el-Eşari (Said b. Amir b. Abdullah b. Kays)
4. Ebu Hattab Katade b. Diame es-Sedusî (Katade b. Diame b. Katade)
5. Ebu Nadr Said b. Ebu Arûbe el-Adevî (Saîd b. Mihrân)
6. Ebu Muaviye Yezid b. Zürey' el-Ayşî (Yezid b. Zürey' b. Yezid)
7. Ebu Cafer Muhammed b. Minhal ed-Darîr (Muhammed b. Minhal)
Konular:
Yargı, İspatlanamayan davalar
Yargı, muhâkeme Usûlü
Öneri Formu
Hadis Id, No:
22862, D003614
Hadis:
حَدَّثَنَا الْحَسَنُ بْنُ عَلِىٍّ حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ آدَمَ حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحِيمِ بْنُ سُلَيْمَانَ عَنْ سَعِيدٍ بِإِسْنَادِهِ وَمَعْنَاهُ.
Tercemesi:
Bize Hasan b. Ali, ona Yahya b. Adem, ona Abdurrahim b. Süleyman, ona da Said (b. Ebu Arûbe) önceki hadisi aynı isnad ve manayla nakletmiştir.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Ebû Davud, Sünen-i Ebu Davud, Akdiye 22, /835
Senetler:
1. Ebu Nadr Said b. Ebu Arûbe el-Adevî (Saîd b. Mihrân)
2. Ebu Ali Abdurrahim b. Süleyman el-Kinânî er-Razi (Abdurrahim b. Süleyman)
3. Ebu Zekeriyya Yahya b. Adem el-Ümevî (Yahya b. Adem b. Süleyman)
4. Hasan b. Ali el-Hüzeli (Hasan b. Ali b. Muhammed)
Konular:
Yargı, muhâkeme Usûlü