Öneri Formu
Hadis Id, No:
237931, İHS004616
Hadis:
4616 - أَخْبَرَنَا الْحَسَنُ بْنُ سُفْيَانَ، حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، عَنِ الْأَعْمَشِ، عَنْ عَمْرِو بْنِ مُرَّةَ، عَنْ سَالِمِ بْنِ أَبِي الْجَعْدِ، عَنْ شُرَحْبِيلَ بْنِ السِّمْطِ، قَالَ: قُلْنَا لِكَعْبِ بْنِ مُرَّةَ: يَا كَعْبُ، حَدِّثْنَا عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ وَاحْذَرْ، فَقَالَ: سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يَقُولُ: «مَنْ بَلَغَ الْعَدُوَّ بِسَهْمٍ رَفَعَ اللَّهُ بِهِ دَرَجَةً لَهُ»، فَقَالَ لَهُ عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ النَّحَّامِ: يَا رَسُولَ اللَّهِ، وَمَا الدَّرَجَةُ؟، قَالَ: «أَمَا إِنَّهَا لَيْسَتْ بِعَتَبَةِ أُمِّكَ مَا بَيْنَ الدَّرَجَتَيْنِ مِائَةُ عَامٍ»
قَالَ أَبُو حَاتِمٍ: قَوْلُهُمْ لِكَعْبِ بْنِ مُرَّةَ: حَدِّثْنَا وَاحْذَرْ يُرِيدُونَ بِقَوْلِهِمْ: وَاحْذَرْ أَنْ لَا تَزِلَّ فَتُزِيدَ أَوْ تَنْقُصَ، وَلَمْ يُرِيدُوا بِقَوْلِهِمْ: وَاحْذَرْ أَنْ لَا تَكْذِبَ لِأَنَّهُمْ كُلُّهُمْ عُدُولٌ رَحِمَهُمُ اللَّهُ وَأَلْحَقَنَا بِهِمْ
Tercemesi:
Bize el-Hasen İbn Süfyân haber verdi: Bize Ebû Bekr İbn Ebû Şeybe anlattı: Ebû Muâviye bize el-A'meş'ten, o da Amr İbn Murre'den, o da Sâlim İbn Ebu'l-Ca'd'dan, o da Şurahbîl İbnü's-Simt'ten anlattı:
Kâ'b İbn Murre'ye dedik ki: Ey Kâ'b, bize Allâh'ın Elçisi (sas)'den anlat ama dikkatli ol! Dedi ki: Allâh'ın Elçisi (sas)'i şöyle derken işittim: Düşmana bir ok isabet ettireni, Allâh bir derece yükseltir. Bunun üzerine Abdurrahmân İbnü'n-Nahhâm şöyle sordu: Ey Allâh'ın Elçisi, derece nedir? Buyurdu ki: Derece dediğin, annenin evindeki merdiven basamağı değil! İki derece arası 100 yıl vardır.
Ebû Hâtim (İbn Hibbân): Kâ'b İbn Murre'ye:Bize hadis anlat ama dikkatli ol! demelerinden maksat, hataya düşüp artırıp ya da azaltma, demektir; yoksa, yalan söyleme! anlamında değildir. Çünkü onların hepsi sağlam, güvenilir insanlardır; Allâh onlara rahmet etsin ve bizleri de onlara kavuştursun.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
İbn Hibban, Sahih-i İbn Hibban, Siyer 4616, 10/477
Senetler:
1. Ka'b b. Mürre el-Behzi (Ka'b b. Mürre)
Konular:
Öneri Formu
Hadis Id, No:
237932, İHS004617
Hadis:
4617 - أَخْبَرَنَا الْحَسَنُ بْنُ سُفْيَانَ الشَّيْبَانِيُّ، حَدَّثَنَا قَطَنُ بْنُ نُسَيْرٍ الْغُبَرِيُّ، حَدَّثَنَا جَعْفَرُ بْنُ سُلَيْمَانَ، حَدَّثَنَا أَبُو عِمْرَانَ الْجَوْنِيُّ، عَنْ أَبِي بَكْرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ قَيْسٍ، قَالَ: [ص:478] سَمِعْتُ أَبِي، يَقُولُ وَهُوَ بِحِصْنِ الْعَدُوِّ أَوْ بِحَضْرَةِ الْعَدُوِّ: قَالَ النَّبِيُّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «إِنَّ أَبْوَابَ الْجَنَّةِ تَحْتَ ظِلَالِ السُّيُوفِ»، فَقَامَ رَجُلٌ رَثَّ الْهَيْئَةِ، فَقَالَ: يَا أَبَا مُوسَى أَنْتَ سَمِعْتَ النَّبِيَّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يَقُولُهُ؟، قَالَ: نَعَمْ، قَالَ: فَجَاءَ إِلَى أَصْحَابِهِ، فَقَالَ: «أَقْرَأُ عَلَيْكُمُ السَّلَامَ»، ثُمَّ كَسَرَ جَفْنَ سَيْفِهِ، فَأَلْقَاهُ، ثُمَّ مَضَى بِسَيْفِهِ قُدُمَا، فَضَرَبَ بِهِ حَتَّى قُتِلَ
Tercemesi:
Bize el-Hasen İbn Süfyân eş-Şeybânî haber verdi: Bize Katan İbn Nüseyr el-Ğuberî anlattı: Bize Ca'fer İbn Süleymân anlattı: Ebû İmrân el-Cevnî bize Ebû Bekr İbn Abdullâh İbn Kays'tan anlattı:
Babamı, düşman kalesinde -ya da, düşman önünde- şöyle derken işittim: Peygamber (sas) buyurdu ki: Kesinlikle Cennet'in kapıları kılıçların gölgesi altındadır. Bunun üzerine, üstü başı perişan bir adam ayağa kalktı ve: Ey Ebû Mûsâ, bunu Peygamber (sas)'in ağzından bizzat sen mi duydun? diye sordu. Babam: Evet, dedi. Bunun üzerine adam, arkadaşlarının yanına gidip: size selam olsun, dedi ve kılıcının kınını kırıp attı. Sonra da kılıcıyla düşmanın üzerine yürüdü; öyle savaştı ki, sonunda öldürüldü.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
İbn Hibban, Sahih-i İbn Hibban, Siyer 4617, 10/477
Senetler:
1. Ebu Musa Abdullah b. Kays el-Eş'arî (Abdullah b. Kays b. Süleym)
Konular:
Öneri Formu
Hadis Id, No:
237933, İHS004618
Hadis:
4618 - أَخْبَرَنَا عُمَرُ بْنُ سَعِيدِ بْنِ سِنَانَ، حَدَّثَنَا الْعَبَّاسُ بْنُ الْوَلِيدِ الْخَلَّالُ، حَدَّثَنَا زَيْدُ بْنُ يَحْيَى بْنِ عُبَيْدٍ، حَدَّثَنَا ابْنُ ثَوْبَانَ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ مَكْحُولٍ، عَنْ كَثِيرِ بْنِ مُرَّةَ، عَنْ مَالِكِ بْنِ يَخَامِرٍ السَّكْسَكِيِّ، أَنَّ مُعَاذَ بْنَ جَبَلٍ، قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «مَنْ قَاتَلَ فِي سَبِيلِ اللَّهِ فُوَاقَ نَاقَةٍ وَجَبَتْ لَهُ الْجَنَّةُ»
Tercemesi:
Bize Ömer İbn Saîd İbn Sinân haber verdi: Bize el-Abbâs İbnü'l-Velîd el-Hallâl anlattı: Bize Zeyd İbn Yahyâ İbn Ubeyd anlattı: İbn Sevbân bize, babasından, o da Mekhûl'dan, o da Kesîr İbn Murre'den, o da Mâlik İbn Yehâmir es-Sek'sekî'den, Muâz İbn Cebel'in şöyle dediğini anlattı:
Allâh'ın Elçisi (sas) buyurdu ki: Allâh yolunda, bir dişi deve sağımı süresi kadar savaşan bir kimse için, Cennet gerekli olur.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
İbn Hibban, Sahih-i İbn Hibban, Siyer 4618, 10/478
Senetler:
1. Ebu Abdurrahman Muaz b. Cebel el-Ensarî (Muaz b. Cebel b. Amr b. Evs b. Âiz)
Konular:
Öneri Formu
Hadis Id, No:
237934, İHS004619
Hadis:
4619 - أَخْبَرَنَا عُمَرُ بْنُ مُحَمَّدٍ الْهَمْدَانِيُّ، بِالصَّغْدِ، قَالَ: حَدَّثَنَا أَبُو الطَّاهِرِ أَحْمَدُ بْنُ عَمْرِو بْنِ السَّرْحِ، حَدَّثَنَا ابْنُ وَهْبٍ، أَخْبَرَنِي أَبُو هَانِئٍ الْخَوْلَانِيُّ، عَنْ عَمْرِو بْنِ مَالِكٍ الْجَنْبِيِّ، أَنَّهُ سَمِعَ فَضَالَةَ بْنَ عُبَيْدٍ الْأَنْصَارِيَّ، يَقُولُ: سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يَقُولُ: «أَنَا زَعِيمٌ، وَالزَّعِيمُ الْحَمِيلُ لِمَنْ آمَنَ بِي وَأَسْلَمَ، وَهَاجَرَ بِبَيْتٍ فِي رَبَضِ الْجَنَّةِ، وَبَيْتٍ فِي وَسَطِ الْجَنَّةِ، وَأَنَا زَعِيمٌ لِمَنْ آمَنَ بِي وَأَسْلَمَ وَجَاهَدَ فِي سَبِيلِ اللَّهِ بِبَيْتٍ فِي رَبَضِ الْجَنَّةِ، وَبَيْتٍ فِي وَسَطِ الْجَنَّةِ، وَبَيْتٍ فِي أَعْلَى غُرَفِ الْجَنَّةِ، فَمَنْ فَعَلَ ذَلِكَ لَمْ يَدَعْ لِلْخَيْرِ مَطْلَبًا، وَلَا مِنَ الشَّرِّ مَهْرَبًا، يَمُوتُ حَيْثُ شَاءَ أَنْ يَمُوتَ»
قَالَ أَبُو حَاتِمٍ: «الزَّعِيمُ لُغَةً: أَهْلُ الْمَدِينَةِ، وَالْحَمِيلُ لُغَةً: أَهْلُ مِصْرَ، وَالْكَفِيلُ لُغَةً: أَهْلُ الْعِرَاقِ، وَيُشْبِهُ أَنْ تَكُونَ هَذِهِ اللَّفْظَةُ الزَّعِيمُ الْحَمِيلُ» مِنْ قَوْلِ ابْنِ وَهْبٍ أُدْرِجَ فِي الْخَبَرِ «
Tercemesi:
Bize Ömer İbn Muhammed el-Hemdânî, Suğd'da haber verdi: Bize Ebu't-Tâhir Ahmed İbn Amr İbnü's-Serh anlattı: Bize İbn Vehb anlattı: Ebû Hâni el-Havlânî bana Amr İbn Mâlik el-Cenbî'den haber verdi, kendisi Fadâle İbn Ubeyd el-Ensârî'yi şöyle derken işitmiş: Ben Allâh'ın Elçisi (sas)'i şöyle derken işittim:
Ben, bana iman edene, teslim olana ve hicret edene, Cennet'in civarında ve Cennet'in merkezinde birer köşk garanti ederim -: vermeyi üstlenirim-. Ben yine, bana iman edene, teslim olana ve Allâh yolunda cihat edene, Cennet'in civarında ve Cennet'in merkezinde ve Guraf Cennet'lerinin en yükseğinde, birer köşk garanti ederim. Kim bunları yaparsa, artık hayır için çalacağı başka bir kapı, kötülük için de kaçacağı başka bir delik bırakmamış demektir; şimdi canı nerede istiyorsa orada ölsün.
Ebû Hâtim (İbn Hibbân): 'الزعيم' (:garanti eden), Medine Halkının kullandığı bir kelimedir; 'الحميل' (:üstlenen), Mısır Halkının kullandığı bir kelimedir; 'الكفيل' (:kefil olan) ise, Irak Halkının kullandığı bir kelimedir. Öyle görünüyor ki: ' الزعيم: الحميل', açıklaması İbn Vehb'e aittir; hadise sonradan sokulmuştur.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
İbn Hibban, Sahih-i İbn Hibban, Siyer 4619, 10/479
Senetler:
1. Fedale b. Ubeyd el-Ensari (Fedale b. Ubeyd b. Nafiz b. Kays b. Süheybe)
Konular:
Öneri Formu
Hadis Id, No:
237935, İHS004620
Hadis:
4620 - أَخْبَرَنَا أَحْمَدُ بْنُ عَلِيِّ بْنِ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنَا أَبُو خَيْثَمَةَ، حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ هَارُونَ، أَخْبَرَنَا ابْنُ عَوْنٍ، وَهِشَامُ بْنُ حَسَّانَ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ سِيرِينَ، عَنْ أَبِي الْعَجْفَاءِ السُّلَمِيِّ، قَالَ: خَطَبَنَا عُمَرُ بْنُ الْخَطَّابِ فَقَالَ: أَلَا لَا تَغْلُوا صَدَاقَ النِّسَاءِ، فَإِنَّهَا لَوْ كَانَتْ مَكْرُمَةً فِي الدُّنْيَا أَوْ تَقْوَى عِنْدَ اللَّهِ لَكَانَ أَوْلَاكُمْ وَأَحَقُّكُمْ بِهَا مُحَمَّدًا صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، مَا أَصْدَقَ امْرَأَةً مِنْ نِسَائِهِ، وَلَا امْرَأَةً مِنْ بَنَاتِهِ، أَكْثَرَ مِنِ اثْنَتَيْ عَشْرَةَ أُوقِيَّةً، وَأُخْرَى تَقُولُونَهَا مَنْ قُتِلَ فِي مَغَازِيكُمْ، مَاتَ فُلَانٌ شَهِيدًا، فَلَا تَقُولُوا ذَاكَ، وَلَكِنْ قُولُوا كَمَا قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، أَوْ كَمَا قَالَ مُحَمَّدٌ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «مَنْ قُتِلَ فِي سَبِيلِ اللَّهِ أَوْ مَاتَ فِي سَبِيلِ اللَّهِ فَهُوَ فِي الْجَنَّةِ»
Tercemesi:
Bize Ahmed İbn Alî İbnü'l-Müsennâ haber verdi: Bize Ebû Hayseme anlattı: Bize Yezîd İbn Hârûn anlattı: İbn Avn ve Hişâm İbn Hassân bize, Muhammed İbn Sîrîn'den, o da Ebu'l-Acfâ es-Sülemî'den haber verdiler:
Ömer İbnü'l-Hattâb bize hutbe verirken dedi ki: Dikkat edin, kadınların mehirlerini abartmayın! Çünkü bu, eğer dünyada bir erdem, Allâh katında da bir takva ölçüsü olsaydı, elbetteki bunu sizden önce Muhammed (sas) yapardı; halbuki o, ne eşlerinden ne de kızlarından birine 12 Ukiyye'den fazla mehir takdir etmemiştir. Bir başka konu da şudur; savaşlarda ölenleriniz hakkında şöyle diyormuşsunuz: Falanca şehit olarak öldü. Bunu artık bir daha söylemeyin. Onun yerine, Allâh'ın Elçisi (sas)'in -ya da Muhammed (sas)'in- dediği gibi deyin: Allâh yolunda öldürülen ya da Allâh yolundayken ölen kimse Cennet'tedir.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
İbn Hibban, Sahih-i İbn Hibban, Siyer 4620, 10/480
Senetler:
1. Ebu Hafs Ömer b. Hattab el-Adevî (Ömer b. Hattab b. Nüfeyl b. Abdüluzza)
Konular:
Öneri Formu
Hadis Id, No:
237936, İHS004621
Hadis:
4621 - أَخْبَرَنَا عُمَرُ بْنُ سَعِيدِ بْنِ سِنَانَ، - وَكَانَ قَدْ صَامَ النَّهَارَ، وَقَامَ اللَّيْلِ ثَمَانِينَ سَنَةً غَازِيًا وَمُرَابِطًا - أَخْبَرَنَا أَحْمَدُ بْنُ أَبِي بَكْرٍ، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ أَبِي الزِّنَادِ، عَنِ الْأَعْرَجِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ: «مَثَلُ الْمُجَاهِدِ فِي سَبِيلِ اللَّهِ كَمَثَلِ الصَّائِمِ الْقَائِمِ الَّذِي لَا يَفْتُرُ مِنْ صِيَامٍ وَصَلَاةٍ حَتَّى يَرْجِعَ»
Tercemesi:
Bize Ömer İbn Saîd İbn Sinân -kendisi 80 yıl gündüzleri oruç tutmuş geceleri ibadetle geçirmiş bir sınır bekçisi ve savaşçıdır- haber verdi: Ahmed İbn Ebû Bekr bize, Mâlik'ten, o da Ebu'z-Zinâd'dan, o da el-A'rec'den, o da Ebû Hureyre'den, Allâh'ın Elçisi (sas)'in şöyle buyurduğunu haber verdi:
Allâh yolunda cihat eden kimse; mücahit savaştan dönünceye kadar, yılmadan sürekli oruç tutan ve her gece ibadet eden kimse gibidir.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
İbn Hibban, Sahih-i İbn Hibban, Siyer 4621, 10/482
Senetler:
1. Ebu Hureyre ed-Devsî (Abdurrahman b. Sahr)
Konular:
Öneri Formu
Hadis Id, No:
237937, İHS004622
Hadis:
4622 - أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ أَحْمَدَ بْنِ أَبِي عَوْنٍ، - وَكَانَ يَخْتِمُ الْقُرْآنَ فِي كُلِّ يَوْمٍ وَلَيْلَةٍ مَرَّتَيْنِ - حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ حُجْرٍ، حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ جَعْفَرٍ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَمْرٍو، عَنْ أَبِي سَلَمَةَ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ: «مَثَلُ الْمُجَاهِدِ فِي سَبِيلِ اللَّهِ كَمَثَلِ الْقَانِتِ الصَّائِمِ الَّذِي لَا يَفْتُرُ صَلَاةً وَلَا صِيَامًا، حَتَّى يَرْجِعَهُ اللَّهُ إِلَى أَهْلِهِ بِمَا يَرْجِعُهُ إِلَيْهِمْ مِنْ غَنِيمَةٍ أَوْ أَجْرٍ أَوْ يَتَوَفَّاهُ فَيُدْخِلُهُ الْجَنَّةَ»
Tercemesi:
Bize Muhammed İbn Ahmed İbn Ebû Avn -kendisi her gün Kur'ânı iki defa hatmederdi- haber verdi: Bize Alî İbn Hucr anlattı: Bize İsmâîl İbn Ca'fer anlattı: Muhammed İbn Amr bize, Ebû Seleme'den, o da Ebû Hureyre'den, Allâh'ın Elçisi (sas)'in şöyle buyurduğunu anlattı:
Allâh yolunda cihat eden kimse; sürekli oruç tutan, namaz kılan ve ne orucundan ne de namazından bir an bile yılmayan ve bu halini, mücahidi Allâh savaştan ailesinin yanına ganimetle veya sevapla geri döndürünceye kadar ya da vefat ettirinceye ve böylece onu Cennet'e sokuncaya kadar sürdüren kimse gibidir.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
İbn Hibban, Sahih-i İbn Hibban, Siyer 4622, 10/482
Senetler:
1. Ebu Hureyre ed-Devsî (Abdurrahman b. Sahr)
Konular:
Öneri Formu
Hadis Id, No:
237938, İHS004623
Hadis:
4623 - أَخْبَرَنَا ابْنُ قُتَيْبَةَ، حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ مَوْهَبٍ، حَدَّثَنِي اللَّيْثُ بْنُ سَعْدٍ، عَنْ أَيُّوبَ بْنِ مُوسَى، عَنْ مَكْحُولٍ، عَنْ شُرَحْبِيلَ بْنِ السِّمْطِ، أَنَّهُ مَرَّ عَلَيْهِ سَلْمَانُ وَهُوَ مُرَابِطٌ، فَقَالَ: مَا تَصْنَعُ هَاهُنَا يَا شُرَحْبِيلُ؟، فَقَالَ شُرَحْبِيلُ: أُرَابِطُ فِي سَبِيلِ اللَّهِ، قَالَ سَلْمَانُ: سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يَقُولُ: «رِبَاطُ يَوْمٍ أَوْ لَيْلَةٍ خَيْرٌ مِنْ صِيَامِ شَهْرٍ وَقِيَامِهِ»
Tercemesi:
Bize İbn Kuteybe haber verdi: Bize Yezîd İbn Mevheb anlattı: El-Leys İbn Sa'd bana Eyyûb İbn Mûsâ'dan, o da Mekhûl'dan, o da Şurahbîl İbnü's-Simt'ten anlattı, kendisi nöbetteyken ona Selmân uğramış ve şöyle sormuş:
Burada ne yapıyorsun ey Şurahbîl? Şurahbîl demiş ki: Allâh yolunda nöbet tutuyorum. Selmân bunun üzerine şöyle demiş: Ben Allâh'ın Elçisi (sas)'i şöyle derken işittim: Bir gün ya da bir gece nöbet tutmak, geceleri ibadetle geçirilen bir aylık oruçtan daha hayırlıdır.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
İbn Hibban, Sahih-i İbn Hibban, Siyer 4623, 10/483
Senetler:
1. Selman el-Farisî (Selman b. İslam)
Konular:
Öneri Formu
Hadis Id, No:
237939, İHS004624
Hadis:
4624 - أَخْبَرَنَا الْحَسَنُ بْنُ سُفْيَانَ، حَدَّثَنَا حَبَّانُ بْنُ مُوسَى، أَخْبَرَنَا عَبْدُ اللَّهِ، أَخْبَرَنَا حَيْوَةُ بْنُ شُرَيْحٍ، حَدَّثَنِي أَبُو هَانِئٍ الْخَوْلَانِيُّ، أَنَّ عَمْرَوَ بْنَ مَالِكٍ الْجَنْبِيَّ أَخْبَرَهُ، أَنَّهُ سَمِعَ فَضَالَةَ بْنَ عُبَيْدٍ يُحَدِّثُ، عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ: «كُلُّ مَيِّتٍ يُخْتَمُ عَلَى عَمَلِهِ إِلَّا الَّذِي مَاتَ مُرَابِطًا فِي سَبِيلِ اللَّهِ، فَإِنَّهُ يَنْمُو لَهُ عَمَلُهُ إِلَى يَوْمِ الْقِيَامَةِ، وَيَأْمَنُ فِتْنَةَ الْقَبْرِ»، قَالَ: وَسَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يَقُولُ: «الْمُ جَاهِدُ مَنْ جَاهَدَ نَفْسَهُ لِلَّهِ عَزَّ وَجَلَّ»
Tercemesi:
Bize el-Hasen İbn Süfyân haber verdi: Bize Hibbân İbn Mûsâ anlattı: Bize Abdullâh haber verdi: Bize Hayve İbn Şureyh haber verdi: Ebû Hâni' el-Havlânî bana anlattı, kendisine Amr İbn Mâlik el-Cenbî haber vermiş, o da Fadâle İbn Ubeyd'i Allâh'ın Elçisi sas'den şöyle anlatırken işitmiş:
Allâh yolunda nöbet tutarken ölen hariç, her ölen kişinin ibadetleri mühürlenir; ancak bu kişinin ibadeti, Kıyâmet gününe kadar nemalanır ve kendisi kabir azabından korunur. Fadâle devamla şöyle dedi: Allâh'ın Elçisi (sas)'i şöyle derken de işittim: Mücahid, Allâh Azze ve Celle için, kendi nefsine karşı cihat eden kimsedir.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
İbn Hibban, Sahih-i İbn Hibban, Siyer 4624, 10/484
Senetler:
1. Fedale b. Ubeyd el-Ensari (Fedale b. Ubeyd b. Nafiz b. Kays b. Süheybe)
Konular: