Öneri Formu
Hadis Id, No:
237912, İHS004597
Hadis:
4597 - أَخْبَرَنَا الْحَسَنُ بْنُ سُفْيَانَ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمِنْهَالِ الضَّرِيرُ، حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ زُرَيْعٍ، حَدَّثَنَا هِشَامٌ هُوَ الدَّسْتُوَائِيُّ، عَنْ يَحْيَى بْنِ أَبِي كَثِيرٍ، عَنْ أَبِي جَعْفَرٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «أَفْضَلُ الْأَعْمَالِ عِنْدَ اللَّهِ إِيمَانٌ لَا شَكَّ فِيهِ، وَغَزْوٌ لَا غُلُولَ فِيهِ، وَحَجٌّ مَبْرُورٌ»، قَالَ أَبُو هُرَيْرَةَ: «حَجَّةٌ مَبْرُورَةٌ تُكَفِّرُ الْخَطَايَا سَنَةً»
قَالَ أَبُو حَاتِمٍ: «أَبُو جَعْفَرٍ هَذَا هُوَ مُحَمَّدُ بْنُ عَلِيِّ بْنِ الْحُسَيْنِ بْنِ عَلِيِّ بْنِ أَبِي طَالِبٍ»
Tercemesi:
Bize el-Hasen İbn Süfyân haber verdi: Bize Muhammed İbnü'l-Minhâl ed-Darîr anlattı: Bize Yezîd İbn Zurey' anlattı: Destuvâ'lı Hişâm bize Yahyâ İbn Ebû Kesîr'den, o da Ebû Ca'fer'den, o da Ebû Hureyre'den anlattı:
Allâh'ın Elçisi (sas) şöyle buyurdu: Allâh katında ibadetlerin en üstünü; içinde kuşku bulunmayan iman, içinde hainlik bulunmayan savaş ve kabul olunmuş bir hacdır.
Ebû Hureyre dedi ki: Kabul olunmuş bir hac, bir yılın günahlarını örter.
Ebû Hâtim (İbn Hibbân): Buradaki Ebû Ca'fer, Muhammed İbn Alî İbnü'l-Hüseyn İbn Alî İbn Ebû Talib'dir.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
İbn Hibban, Sahih-i İbn Hibban, Siyer 4597, 10/457
Senetler:
1. Ebu Hureyre ed-Devsî (Abdurrahman b. Sahr)
Konular:
Amel, amellerin en faziletlisi
Öneri Formu
Hadis Id, No:
237910, İHS004595
Hadis:
4595 - أَخْبَرَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مُحَمَّدِ بْنِ سَلْمٍ، حَدَّثَنَا حَرْمَلَةُ بْنُ يَحْيَى، حَدَّثَنَا ابْنُ وَهْبٍ، أَخْبَرَنَا عَمْرُو بْنُ الْحَارِثِ، عَنِ ابْنِ أَبِي هِلَالٍ، أَنَّ يَحْيَى بْنَ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ سَالِمٍ حَدَّثَهُ، عَنْ عَوْنِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُتْبَةَ، عَنْ يُوسُفَ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ سَلَامٍ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ: بَيْنَمَا نَحْنُ مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ إِذَ سَمِعَ الْقَوْمَ وَهُمْ يَقُولُونَ: أَيُّ الْأَعْمَالِ أَفْضَلُ يَا رَسُولَ اللَّهِ؟ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «إِيمَانٌ بِاللَّهِ وَرَسُولِهِ، وَجِهَادٌ فِي سَبِيلِهِ، وَحَجٌّ مَبْرُورٌ»، ثُمَّ سَمِعَ نِدَاءً فِي الْوَادِي يَقُولُ: أَشْهَدُ أَنْ لَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ، وَأَنَّ مُحَمَّدًا رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «وَأَنَا أَشْهَدُ، وَأَشْهَدُ لَا يَشْهَدُ بِهَا أَحَدٌ إِلَّا بَرِئَ مِنَ الشِّرْكِ»
Tercemesi:
Bize Abdullâh İbn Muhammed İbn Selm haber verdi: Bize Harmele İbn Yahyâ anlattı: Bize İbn Vehb anlattı: Amr İbnü'l-Hâris bize, İbn Ebû Hilâl'den haber verdi, kendisine Yahyâ İbn Abdullâh İbn Sâlim anlatmış, o da Avn İbn Abdullâh İbn Utbe'den, o da Yûsuf İbn Abdullâh İbn Selâm'dan, o da babasından anlatmış:
Allâh'ın Elçisi (sas)'le birlikteydik; derken halkın şöyle dediğini duydu: İbadetlerin hangisi en üstündür ey Allâh'ın Elçisi! Allâh'ın Elçisi (sas) buyurdu ki: Allâh'a ve Elçisine inanmak, onun yolunda cihat etmek ve kabul olunmuş bir hac. Sonra vadiden yükselen bir ses duydu: Tanıklık ederim ki, Allah'tan başka ilâh yoktur, Muhammed de onun elçisidir (sas). Bunun üzerine Allâh'ın Elçisi (sas) şöyle buyurdu: Ben de tanıklık ederim; ve yine tanıklık ederim ki, böylesi bir tanıklığı dile getiren kişi, kesinlikle şirkten arınır.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
İbn Hibban, Sahih-i İbn Hibban, Siyer 4595, 10/455
Senetler:
1. Ebu Yakub Yusuf b. Abdullah el-İsrailî (Yusuf b. Abdullah b. Selam b. Haris)
Konular:
Öneri Formu
Hadis Id, No:
237911, İHS004596
Hadis:
4596 - أَخْبَرَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مُحَمَّدٍ الْأَزْدِيُّ، حَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، أَخْبَرَنَا عَبْدَةُ بْنُ سُلَيْمَانَ، وَأَبُو مُعَاوِيَةَ، قَالَا: حَدَّثَنَا هِشَامُ بْنُ عُرْوَةَ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أَبِي مُرَاوِحٍ، عَنْ أَبِي ذَرٍّ قَالَ: قُلْتُ: يَا رَسُولَ اللَّهِ، أَيُّ الْعَمَلِ أَفْضَلُ؟ قَالَ: «إِيمَانٌ بِاللَّهِ وَجِهَادٌ فِي سَبِيلِهِ»، قَالَ: قُلْتُ: فَأَيُّ الرِّقَابِ أَفْضَلُ؟، قَالَ: «أَنْفَسُهَا عِنْدَ أَهْلِهَا، وَأَغْلَاهَا ثَمَنًا»، قَالَ: فَإِنْ لَمْ أَفْعَلْ، قَالَ: «تُعِينُ صَانِعًا أَوْ تَصْنَعُ لِأَخْرَقَ»، قُلْتُ: فَإِنْ ضَعُفْتُ عَنْ ذَلِكَ، قَالَ: «فَدَعِ الشَّرَّ، فَإِنَّهَا صَدَقَةٌ تَصَدَّقُ بِهَا عَلَى نَفْسِكَ»
Tercemesi:
Bize Abdullâh İbn Muhammed el-Ezdî haber verdi: Bize İshâk İbn İbrâhîm anlattı: Bize Abde İbn Süleymân ve Ebû Muâviye haber verdiler: Hişâm İbn Urve bize babasından, o da Ebû Murâvih'ten, o da Ebû Zer'den anlattı:
Dedim ki:
-Ey Allâh'ın Elçisi, ibadetlerin hangisi daha üstündür?
-Allâh'a inanmak ve O'nun yolunda cihat etmek.
-Hangi köleyi azat etmek daha üstündür?
-Sahibinin katında en nefis ve pahası en yüksek olan köleyi.
-Eğer bunu yapamazsam?
-Bir ustaya yardım edersin ya da bir beceriksize iş görürsün.
-Bunu da yapamazsam?
-O zaman kötülük etmeyi bırak; çünkü, bu da kendine yaptığın bir sadakadır.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
İbn Hibban, Sahih-i İbn Hibban, Siyer 4596, 10/456
Senetler:
1. Ebu Zer el-Ğıfârî (Cündüb b. Abdullah b. Cünade)
Konular:
Öneri Formu
Hadis Id, No:
237914, İHS004599
Hadis:
4599 - أَخْبَرَنَا حَامِدُ بْنُ مُحَمَّدِ بْنِ شُعَيْبِ الْبَلْخِيُّ، بِبَغْدَادَ، حَدَّثَنَا مَنْصُورُ بْنُ أَبِي مُزَاحِمٍ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ حَمْزَةَ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ الْوَلِيدِ الزُّبَيْدِيِّ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ عَطَاءِ بْنِ يَزِيدَ اللَّيْثِيِّ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ، أَنَّ رَجُلًا أَتَى النَّبِيَّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، فَقَالَ: يَا رَسُولَ اللَّهِ، أَيُّ النَّاسِ أَفْضَلُ؟، قَالَ: «رَجُلٌ جَاهَدَ فِي سَبِيلِ اللَّهِ بِمَالِهِ وَنَفْسِهِ، ثُمَّ مُؤْمِنٌ فِي شِعْبٍ مِنَ الشِّعَابِ يَعْبُدُ اللَّهَ، وَيَدَعُ النَّاسَ مِنْ شَرِّهِ»
Tercemesi:
Bize Hâmid İbn Muhammed İbn Şuayb el-Belhî, Bağdat'ta haber verdi: Bize Mansûr İbn Ebû Müzâhim anlattı: Yahyâ İbn Hamza bize Muhammed İbnü'l-Velîd ez-Zübeydî'den, o da ez-Zührî'den, o da Atâ İbn Yezîd el-Leysî'den, o da Ebû Saîd el-Hudrî'den anlattı:
Bir adam, Peygamber (sas)'e gelerek şöyle dedi: Ey Allâh'ın Elçisi, insanların en üstünü kimdir? Buyurdu ki: Malıyla ve canıyla Allâh yolunda cihat eden kişidir; ondan sonra, dağ yollarından birinde Allâh'a kulluk edip, insanları kendi kötülüğünden koruyan mümin gelir.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
İbn Hibban, Sahih-i İbn Hibban, Siyer 4599, 10/459
Senetler:
1. Ebu Said el-Hudrî (Sa'd b. Malik b. Sinan b. Sa'lebe b. Ebcer)
Konular:
Öneri Formu
Hadis Id, No:
237915, İHS004600
Hadis:
4600 - أَخْبَرَنَا الْحَسَنُ بْنُ سُفْيَانَ، حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، عَنْ أُسَامَةَ بْنِ زَيْدٍ، عَنْ بَعْجَةَ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ الْجُهَنِيِّ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «يَأْتِي عَلَى النَّاسِ زَمَانٌ يَكُونُ خَيْرُ النَّاسِ فِيهِ مَنْزِلَةً رَجُلٌ آخِذٌ بِعِنَانِ فَرَسِهِ فِي سَبِيلِ اللَّهِ كُلَّمَا سَمِعَ بِهَيْعَةٍ اسْتَوَى عَلَى مَتْنِهِ، ثُمَّ طَلَبَ الْمَوْتَ مَظَانَّهُ، وَرَجُلٌ فِي شِعْبٍ مِنْ هَذِهِ الشِّعَابِ يُقِيمُ الصَّلَاةَ، وَيُؤْتِي الزَّكَاةَ، وَيَدَعُ النَّاسَ إِلَّا مِنْ خَيْرِهِ»
Tercemesi:
Bize el-Hasen İbn Süfyân haber verdi: Bize Ebû Bekr İbn Ebû Şeybe anlattı: Vekî bize, Üsame İbn Zeyd'den, o da Ba'ce İbn Abdullâh el-Cühenî'den, o da Ebû Hureyre'den anlattı:
Allâh'ın Elçisi (sas) buyurdu ki: İnsanlara öyle bir zaman gelecek ki, insanların en üstünü, atının dizginini tutup, Allâh yolunda savaşmak üzere bekleyen, bir düşman sesi işitir işitmez de aradığı ölüme kavuşabilmek için atının üzerine sıçrayan kimse olacaktır. Diğeri de, dağ yollarından birinde yerleşip, namaz kılan, zekât veren ve insanlara iyilik etmek dışında onlardan elini çeken kimse olacaktır.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
İbn Hibban, Sahih-i İbn Hibban, Siyer 4600, 10/460
Senetler:
1. Ebu Hureyre ed-Devsî (Abdurrahman b. Sahr)
Konular:
Öneri Formu
Hadis Id, No:
237917, İHS004602
Hadis:
4602 - أَخْبَرَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ أَحْمَدَ بْنِ مُوسَى عَبْدَانُ، حَدَّثَنَا هُدْبَةُ بْنُ خَالِدٍ الْقَيْسِيُّ، حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ سَلَمَةَ، عَنْ ثَابِتٍ، عَنْ أَنَسٍ، قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «لَغَدْوَةٌ فِي سَبِيلِ اللَّهِ، أَوْ رَوْحَةٌ خَيْرٌ مِنَ الدُّنْيَا وَمَا فِيهَا»
Tercemesi:
Bize Abdullâh İbn Ahmed İbn Mûsâ Abdân haber verdi: Bize Hudbe İbn Hâlid el-Kaysî anlattı: Hammâd İbn Seleme bize Sâbit'ten, o da Enes'ten anlattı:
Allâh'ın Elçisi (sas) şöyle buyurdu: Bir sabah ya da bir akşam Allâh yolunda yürümek, dünyadan ve içindeki her şeyden daha hayırlıdır.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
İbn Hibban, Sahih-i İbn Hibban, Siyer 4602, 10/461
Senetler:
1. Enes b. Malik el-Ensarî (Enes b. Malik b. Nadr b. Damdam b. Zeyd b. Haram)
Konular:
Öneri Formu
Hadis Id, No:
237918, İHS004603
Hadis:
4603 - أَخْبَرَنَا خَلَّادُ بْنُ مُحَمَّدٍ الْمُقْرِيُ بْنُ خَالِدٍ الْوَاسِطِيِّ، بِنَهَرِ سَابُسَ عَلَى الدِّجْلَةِ، حَدَّثَنَا عَبَّاسُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ التَّرْقُفِيُّ، حَدَّثَنَا الْمُقْرِئُ، حَدَّثَنَا سَعِيدُ بْنُ أَبِي أَيُّوبَ، حَدَّثَنِي أَبُو الْأَسْوَدِ مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، عَنْ مُجَاهِدٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّهُ كَانَ فِي الرِّبَاطِ، فَفَزِعُوا إِلَى السَّاحِلِ، ثُمَّ قِيلَ: لَا بَأْسَ، فَانْصَرَفَ النَّاسُ وَأَبُو هُرَيْرَةَ وَاقِفٌ، فَمَرَّ بِهِ إِنْسَانٌ، فَقَالَ: مَا يُوقِفُكَ يَا أَبَا هُرَيْرَةَ؟، فَقَالَ: سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يَقُولُ: «مَوْقِفُ سَاعَةٍ فِي سَبِيلِ اللَّهِ خَيْرٌ مِنْ قِيَامِ لَيْلَةِ الْقَدْرِ عِنْدَ الْحَجَرِ الْأَسْوَدِ»
قَالَ أَبُو حَاتِمٍ: «سَمِعَ مُجَاهِدٌ مِنْ أَبِي هُرَيْرَةَ أَحَادِيثَ مَعْلُومَةً بَيْنَ سَمَاعِهِ فِيهَا عُمَرُ بْنُ ذَرٍّ، وَقَدْ وَهِمَ مَنْ زَعَمَ أَنَّهُ لَمْ يَسْمَعْ مِنْ أَبِي هُرَيْرَةَ شَيْئًا لِأَنَّ أَبَا هُرَيْرَةَ مَاتَ سَنَةَ ثَمَانٍ وَخَمْسِينَ فِي إِمَارَةِ مُعَاوِيَةَ، وَكَانَ مَوْلِدُ مُجَاهِدٍ سَنَةَ إِحْدَى وَعِشْرِينَ فِي خِلَافَةِ عُمَرَ بْنِ الْخَطَّابِ، وَمَاتَ مُجَاهِدٌ سَنَةَ ثَلَاثَ وَمِئَةٍ، فَدُلَّ هَذَا عَلَى أَنَّ مُجَاهِدًا سَمِعَ أَبَا هُرَيْرَةَ»
Tercemesi:
Bize Hallâd İbn Muhammed İbn Hâlid el-Vâsıtî, Dicle kenarındaki Nehrisabus'ta haber verdi: Bize Abbâs İbn Abdullâh et-Turkufî anlattı: Bize el-Mukri anlattı: Bize Saîd İbn Ebû Eyyûb anlattı: Ebu'l-Esved Muhammed İbn Abdurrahmân bana Mücahid'den, o da Ebû Hureyre'den anlattı;
Ebû Hureyre nöbetteydi; ansızın insanlar sahile doğru kaçışmaya başladılar; sonra, 'bir tehlike yok' denilince dağıldılar. Ebû Hureyre ise ayakta bekledi. Bir adam kendisine uğrayıp sordu: Neden ayakta bekliyorsun ey Ebû Hureyre? Şöyle cevap verdi: Ben Allâh'ın Elçisi (sas)'i şöyle derken işittim: Allâh yolunda bir saat ayakta beklemek, Kadir Gecesi'ni Hacerülesved'in yanında geçirmekten daha hayırlıdır.
Ebû Hâtim (İbn Hibbân): Mücahid, Ebû Hureyre'den belli bazı hadisler işitmiştir; bunu Ömer İbn Zer belirtmiştir. Mücahid'in Ebû Hureyre'den hiçbir şey duymadığını iddia edenler yanılmışlardır; çünkü Ebû Hureyre, Muâviye döneminde 58 yılında vefat etti. Mücahid'in doğumu ise, Ömer İbnü'l-Hattâb'ın döneminde, 21 yılında olmuştur; ölümü ise 103 yılındadır. Bu da gösteriyor ki, Mücahid Ebû Hureyre'den hadis işitmiştir.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
İbn Hibban, Sahih-i İbn Hibban, Siyer 4603, 10/462
Senetler:
1. Ebu Hureyre ed-Devsî (Abdurrahman b. Sahr)
Konular:
Öneri Formu
Hadis Id, No:
237919, İHS004604
Hadis:
4604 - أَخْبَرَنَا الْحَسَنُ بْنُ سُفْيَانَ، حَدَّثَنَا حَبَّانُ، أَخْبَرَنَا عَبْدُ اللَّهِ، أَخْبَرَنَا عُتْبَةُ بْنُ أَبِي حَكِيمٍ، عَنْ حُصَيْنِ بْنِ حَرْمَلَةَ الْمَهْرِيِّ، حَدَّثَنَا أَبُو الْمُصَبِّحِ الْمَقْرَائِيُّ، قَالَ: بَيْنَمَا نَحْنُ نَسِيرُ بِأَرْضِ الرُّومِ فِي طَائِفَةٍ عَلَيْهَا مَالِكُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ الْخَثْعَمِيُّ إِذْ مَرَّ مَالِكٌ بِجَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ وَهُوَ يَمْشِي يَقُودُ بَغْلًا لَهُ، فَقَالَ لَهُ مَالِكٌ: أَيْ أَبَا عَبْدِ اللَّهِ ارْكَبْ فَقَدْ حَمَلَكَ اللَّهُ، فَقَالَ جَابِرٌ: أُصْلِحُ دَابَّتِي وَأَسْتَغْنِي عَنْ قَوْمِي، وَسَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يَقُولُ: «مَنِ اغْبَرَّتْ قَدَمَاهُ فِي سَبِيلِ اللَّهِ حَرَّمَهُ اللَّهُ عَلَى النَّارِ»، فَأَعْجَبَ مَالِكًا قَوْلُهُ فَسَارَ حَتَّى إِذَا كَانَ حَيْثُ يُسْمِعُهُ الصَّوْتَ نَادَاهُ بِأَعْلَى صَوْتِهِ يَا أَبَا عَبْدِ اللَّهِ ارْكَبْ، فَقَدْ حَمَلَكَ اللَّهُ، فَعَرَفَ جَابِرٌ الَّذِي أَرَادَ بِرَفْعِ صَوْتِهِ، وَقَالَ: أُصْلِحُ دَابَّتِي وَأَسْتَغْنِي عَنْ قَوْمِي، وَسَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يَقُولُ: «مَنِ اغْبَرَّتْ قَدَمَاهُ فِي سَبِيلِ اللَّهِ حَرَّمَهُ اللَّهُ عَلَى النَّارِ»، فَوَثَبَ النَّاسُ عَنْ دَوَابِّهِمْ، فَمَا رَأَيْنَا يَوْمًا أَكْثَرَ مَاشِيًا مِنْهُ
«الْمُقْرِيُّ: قَرْيَةٌ بِدِمَشْقَ، وَالْمَهْرِيُّ: سِكَّةٌ بِالْفُسْطَاطِ قَالَهُ الشَّيْخُ»
Tercemesi:
Bize el-Hasen İbn Süfyân haber verdi: Bize Hibbân anlattı: Bize Abdullâh haber verdi: Utbe İbn Ebû Hakîm bize Husayn İbn Harmele el-Mehrî'den haber verdi: Bize Ebu'l-Musabbih el-Mukrâî anlattı:
Mâlik İbn Abdullâh el-Has'amî komutasında, bir birlik halinde, Rum topraklarında ilerliyorduk. Bir ara Mâlik, Câbir İbn Abdullâh'ın yanına uğradı; Câbir, katırının ardı sıra yaya yürüyordu. Bunu gören Mâlik ona dedi ki: Ey Ebû Abdullâh, binsene, Allâh sana binek vermiş! Câbir şöyle cevap verdi: Hayvanımı dinlendiriyorum, kimseye de yük olmak istemiyorum; hem ayrıca ben, Allâh'ın Elçisi (sas)'i şöyle derken işittim: Allâh yolunda ayakları toza bulanan kimseyi, Allâh Ateş'e haram kılar. Onun bu sözü, Mâlik'in çok hoşuna gitti. Mâlik, sesin işitilebileceği kadar Câbir'den uzaklaştı ve ona en yüksek sesiyle şöyle bağırdı: Ey Ebû Abdullâh, binsene, Allâh sana binek vermiş! Câbir, Mâlik'in sesini yükseltmekle ne yapmak istediğini anladı ve şöyle cevap verdi: Hayvanımı dinlendiriyorum, kimseye de yük olmak istemiyorum; hem ayrıca ben, Allâh'ın Elçisi (sas)'i şöyle derken işittim: Allâh yolunda ayakları toza bulanan kimseyi, Allâh Ateş'e haram kılar. Bunu duyan insanlar, kendilerini bineklerinden aşağı attılar. O günden sonra, bu kadar çok yayayı bir arada görmedik.
El-Mukra, Dımışk'ın bir köyüdür, el-Mehra ise Füstat'ta bir yoldur; bunları eş-Şeyh (1) söyledi.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
İbn Hibban, Sahih-i İbn Hibban, Siyer 4604, 10/463
Senetler:
1. Cabir b. Abdullah el-Ensârî (Cabir b. Abdullah b. Amr b. Haram b. Salebe)
Konular: