Öneri Formu
Hadis Id, No:
22592, D003463
Hadis:
حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مُحَمَّدٍ النُّفَيْلِىُّ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ عَنِ ابْنِ أَبِى نَجِيحٍ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ كَثِيرٍ عَنْ أَبِى الْمِنْهَالِ عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ قَالَ قَدِمَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَهُمْ يُسْلِفُونَ فِى التَّمْرِ السَّنَةَ وَالسَّنَتَيْنِ وَالثَّلاَثَةَ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم
"مَنْ أَسْلَفَ فِى تَمْرٍ فَلْيُسْلِفْ فِى كَيْلٍ مَعْلُومٍ وَوَزْنٍ مَعْلُومٍ إِلَى أَجَلٍ مَعْلُومٍ."
Tercemesi:
Bize Abdullah b. Muhammed en-Nüfeyl, ona Süfyan (es-Sevrî), ona (Abdullah) b. Ebu Necîh, ona Abdullah b. Kesir, ona Ebu Minhâl (Abdurrahman b. Mut'im), ona da (Abdullah) b. Abbas şöyle haber vermiştir: Hz. Peygamber (sav) Medine'ye geldiği zaman hurma ticaretinde bir, iki veya üç senelik selem akdi yapıyorlardı. Bunun üzerine Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurdu:
"Hurma ticaretinde selem akdi yapan kimse belli bir ölçüde ve belli bir zaman içerisinde yapsın."
Açıklama:
Selem: Nitelikleri belirlenen vadeli malın peşin bedelle satım akdi.
Yazar, Kitap, Bölüm:
Ebû Davud, Sünen-i Ebu Davud, İcâre 57, /806
Senetler:
1. İbn Abbas Abdullah b. Abbas el-Kuraşî (Abdullah b. Abbas b. Abdülmuttalib b. Haşim b. Abdümenaf)
2. Ebu Minhâl Abdurrahman b. Mut'im el-Bünanî (Abdurrahman b. Mut'im)
3. Abdullah b. Kesir ed-Dari (Abdullah b. Kesir)
4. Abdullah b. Ebu Necih es-Sekafi (Abdullah b. Yesar)
5. Süfyan es-Sevrî (Süfyan b. Said b. Mesruk b. Habib b. Rafi')
6. Ebu Cafer Abdullah b. Muhammed el-Kudâ'î (Abdullah b. Muhammed b. Ali b. Nüfeyl)
Konular:
Ticaret, alış verişte risk
Ticaret, elde / malik olmayan, olunmayan malın
Ticaret, meyveyi olgunlaşmadan satmak
Ticaret, selem/selef akdi
Ticaret, ticaret
Ticaret, yasak olan şekilleri
Açıklama: Önceki hadiste Hz. Peygamber (sav) selem akdi yapılan bir alışverişten sonra afet meydana gelirse alınan peşin paranın helal olmayacağını ifade etmiştir. Atâ da bu hadiste afete nelerin dahil olduğunu kendi görüşü olarak açıklamıştır.
Öneri Formu
Hadis Id, No:
22604, D003471
Hadis:
حَدَّثَنَا سُلَيْمَانُ بْنُ دَاوُدَ الْمَهْرِىُّ أَخْبَرَنَا ابْنُ وَهْبٍ أَخْبَرَنِى عُثْمَانُ بْنُ الْحَكَمِ عَنِ ابْنِ جُرَيْجٍ عَنْ عَطَاءٍ قَالَ
"الْجَوَائِحُ كُلُّ ظَاهِرٍ مُفْسِدٍ مِنْ مَطَرٍ أَوْ بَرْدٍ أَوْ جَرَادٍ أَوْ رِيحٍ أَوْ حَرِيقٍ."
Tercemesi:
Bize Süleyman b. Davud el-Mehri, ona (Abdullah) b. Vehb, ona Osman b. Hakem, ona İbn Cüreyc, ona da Ata (b. Ebu Rabah) şöyle haber vermiştir:
"Cevâih; yağmur, soğuk, çekirge, rüzgâr veya yangın gibi, zarar veren, telef eden her şeydir. "
Açıklama:
Önceki hadiste Hz. Peygamber (sav) selem akdi yapılan bir alışverişten sonra afet meydana gelirse alınan peşin paranın helal olmayacağını ifade etmiştir. Atâ da bu hadiste afete nelerin dahil olduğunu kendi görüşü olarak açıklamıştır.
Yazar, Kitap, Bölüm:
Ebû Davud, Sünen-i Ebu Davud, İcâre 61, /807
Senetler:
1. Ebu Muhammed Ata b. Ebu Rabah el-Kuraşî (Ata b. Eslem)
2. Ebu Velid İbn Cüreyc el-Mekkî (Abdülmelik b. Abdülaziz b. Cüreyc)
3. Osman b. Hakem el-Cüzami (Osman b. Hakem)
4. Abdullah b. Vehb el-Kuraşî (Abdullah b. Vehb b. Müslim)
5. Süleyman b. Davud el-Mehri (Süleyman b. Davud b. Hammad b. Sa'd)
Konular:
Ticaret, alış verişte risk
Ticaret, ticaret
Ticaret, ticari ilişkiler
Açıklama: Caiha, afet olarak değerlendirilmiş, parası peşin verilen ve olgunlaşmamış ürün üzerine yapılan selem akdinde ürüne afet vurursa alışveriş geçersiz olması gerektiği ifade edilmiştir. Ancak Yahya'ya göre malın değerinin üçte birinden azına isabet eden zarar uygulama olarak afet olarak değerlendirilmez ve alışveriş bozulmaz.
Öneri Formu
Hadis Id, No:
22605, D003472
Hadis:
حَدَّثَنَا سُلَيْمَانُ بْنُ دَاوُدَ أَخْبَرَنَا ابْنُ وَهْبٍ أَخْبَرَنِى عُثْمَانُ بْنُ الْحَكَمِ عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ أَنَّهُ قَالَ
"لاَ جَائِحَةَ فِيمَا أُصِيبَ دُونَ ثُلُثِ رَأْسِ الْمَالِ - قَالَ يَحْيَى - وَذَلِكَ فِى سُنَّةِ الْمُسْلِمِينَ."
Tercemesi:
Bize Süleyman b. Davud, ona (Abdullah) b. Vehb, ona Osman b. Hakem, ona da Yahyâ b. Saîd, şöyle haber vermiştir:
"Selem akdinde yapılan alışverişteki ürünün üçte birinden azına isabet eden zarar, afet olarak değerlendirilmez. Müslümanların uygulaması bu yöndedir."
Açıklama:
Caiha, afet olarak değerlendirilmiş, parası peşin verilen ve olgunlaşmamış ürün üzerine yapılan selem akdinde ürüne afet vurursa alışveriş geçersiz olması gerektiği ifade edilmiştir. Ancak Yahya'ya göre malın değerinin üçte birinden azına isabet eden zarar uygulama olarak afet olarak değerlendirilmez ve alışveriş bozulmaz.
Yazar, Kitap, Bölüm:
Ebû Davud, Sünen-i Ebu Davud, İcâre 61, /807
Senetler:
1. Ebu Said Yahyâ b. Saîd el-Ensârî (Yahyâ b. Saîd b. Kays b. Amr)
2. Osman b. Hakem el-Cüzami (Osman b. Hakem)
3. Abdullah b. Vehb el-Kuraşî (Abdullah b. Vehb b. Müslim)
4. Süleyman b. Davud el-Mehri (Süleyman b. Davud b. Hammad b. Sa'd)
Konular:
Ticaret
Ticaret, alış verişte risk
Ticaret, Teslim-tesellüm
Ticaret, yasak olan şekilleri
Ticaret, zararı tazmin edilmeyen
Öneri Formu
Hadis Id, No:
22593, D003464
Hadis:
حَدَّثَنَا حَفْصُ بْنُ عُمَرَ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ ح
وَحَدَّثَنَا ابْنُ كَثِيرٍ أَخْبَرَنَا شُعْبَةُ أَخْبَرَنِى مُحَمَّدٌ أَوْ عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مُجَالِدٍ قَالَ
"اخْتَلَفَ عَبْدُ اللَّهِ بْنُ شَدَّادٍ وَأَبُو بُرْدَةَ فِى السَّلَفِ فَبَعَثُونِى إِلَى ابْنِ أَبِى أَوْفَى فَسَأَلْتُهُ فَقَالَ إِنْ كُنَّا نُسْلِفُ عَلَى عَهْدِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَأَبِى بَكْرٍ وَعُمَرَ فِى الْحِنْطَةِ وَالشَّعِيرِ وَالتَّمْرِ وَالزَّبِيبِ - زَادَ ابْنُ كَثِيرٍ - إِلَى قَوْمٍ مَا هُوَ عِنْدَهُمْ. ثُمَّ اتَّفَقَا وَسَأَلْتُ ابْنَ أَبْزَى فَقَالَ مِثْلَ ذَلِكَ."
Tercemesi:
Bize Hafs b. Ömer, ona Şube (b. Haccâc); (T)
Bize (Muhammed) b. Kesîr, ona Şube (b. Haccâc), ona Muhammed veya Abdullah b. Mücalid şöyle haber vermiştir:
"Abdullah b. Şeddad ve Ebu Bürde, selem akdi konusunda ihtilaf ettiler ve beni (Abdullah) b. Ebu Evfâ'ya gönderdiler. Abdullah b. Ebu Evfâ, biz Hz. Peygamber (sav) zamanında, Hz. Ebu Bekir ve Hz. Ömer zamanında arpa, buğday, hurma ve kuru üzüm ticaretinde- (Muhammed) b Kesir şunu ilave etmiştir- bu ürünleri yanlarında bulundurmayan insanlarla selem akdi yapardık. Sonra (Abdullah b. Şeddad ve Ebu Bürde) anlaştılar. İbn Ebzâ'ya da bunu sordum, o da benzerini söyledi."
Açıklama:
Selem akdi, nitelikleri belirlenen vadeli malın peşin bedelle satımı.
Yazar, Kitap, Bölüm:
Ebû Davud, Sünen-i Ebu Davud, İcâre 57, /806
Senetler:
1. Ebu İbrahim Abdullah b. Ebu Evfâ el-Eslemî (Abdullah b. Alkame b. Halid b. Haris)
2. Abdullah b. Ebu Mücalid (Abdullah b. Ebu Mücalid)
3. Şube b. Haccâc el-Atekî (Şu'be b. Haccac b. Verd)
4. Muhammed b. Kesîr el-Abdî (Muhammed b. Kesir)
Konular:
Bilgi, öğrenmek için ehil olanlara sorulmalıdır
Hadis, anlaşılması, yorumu
Sahabe, Hz. Peygamber'den sonraki durumları
Sahabe, İlk Müslüman Nesiller
Sahâbe, sahabilerin sünnete uyma hassasiyetleri
Sahabe, sünneti sorarak öğrenmeleri
Ticaret, elde / malik olmayan, olunmayan malın
Ticaret, meyveyi olgunlaşmadan satmak
Ticaret, selem/selef akdi
Ticaret, ticaret
Ticaret, yasak olan şekilleri
Açıklama: Elinde olmayan malı satmanın yasaklanması, henüz başkasının mülkünde olan bir malı sahibinden habersiz satma anlamına geleceği için uygun görülmemiştir. (Avnu'l-mabud, IX, 291)
Öneri Formu
Hadis Id, No:
22636, D003503
Hadis:
حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ حَدَّثَنَا أَبُو عَوَانَةَ عَنْ أَبِى بِشْرٍ عَنْ يُوسُفَ بْنِ مَاهَكَ عَنْ حَكِيمِ بْنِ حِزَامٍ قَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ يَأْتِينِى الرَّجُلُ فَيُرِيدُ مِنِّى الْبَيْعَ لَيْسَ عِنْدِى أَفَأَبْتَاعُهُ لَهُ مِنَ السُّوقِ فَقَالَ
"لاَ تَبِعْ مَا لَيْسَ عِنْدَكَ."
Tercemesi:
Bize Müsedded (b. Müserhed), ona Ebu Avane (Vazzah b. Abdullah), ona Ebu Bişr (Cafer b. Ebu Vahşiyye), ona Yusuf b. Mâhek, ona da Hakîm b. Hizam şöyle haber vermiştir: Hakîm b. Hizâm, Ey Allah'ın Rasulü! Bir adam bana gelip henüz elimde olmayan bir şeyi satın almak istiyor. Alacağı şeyi (alacak kişiye satmak için) çarşıdan satın alayım mı? diye sordu? Hz. Peygamber (sav), "elinde olmayan şeyi satma!" buyurdu.
Açıklama:
Elinde olmayan malı satmanın yasaklanması, henüz başkasının mülkünde olan bir malı sahibinden habersiz satma anlamına geleceği için uygun görülmemiştir. (Avnu'l-mabud, IX, 291)
Yazar, Kitap, Bölüm:
Ebû Davud, Sünen-i Ebu Davud, İcâre 70, /813
Senetler:
1. Hakîm b. Hizam el-Kuraşî (Hakîm b. Hizam b. Huveylid b. Esed b. Abdüluzza b. Kusay b. Kilab)
2. Yusuf b. Mâhek el-Fârisi (Yusuf b. Mâhek b. Behzâz)
3. Ebu Bişr Cafer b. Ebu Vahşiyye el-Yeşkuri (Cafer b. İyas)
4. Ebu Avane Vazzah b. Abdullah el-Yeşkurî (Vazzah b. Abdullah)
5. Müsedded b. Müserhed el-Esedî (Müsedded b. Müserhed b. Müserbel b. Şerik)
Konular:
Sahabe, sünneti sorarak öğrenmeleri
Ticaret, elde / malik olmayan, olunmayan malın
Ticaret, Teslim-tesellüm
Ticaret, ticaret
Ticaret, yasak olan şekilleri
YASAKLANAN SATIŞ ŞEKİLLERİ
Açıklama: Hadiste geçen Allah'ın ruhu ifadesini Hattâbî, Kur'ân'ı Kerîm olarak tevil etmiştir. (Meâlimü's-sünen, III, 165; Avnu'l-ma'bûd, IX, 322)
Kitâbu'l-büyu'da nakledilen ve bu konuyla doğrudan irtibatı görülmeyen bu rivayet birçok nüshada yer almadığı gibi Münzirî'de de yer almamaktadır. Ayrıca Ebu Davud'un Lü'lüî nüshasında bulunmadığı, İbn Dâse nüshasında olduğu belirtilmiştir.
Öneri Formu
Hadis Id, No:
22660, D003527
Hadis:
حَدَّثَنَا زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ وَعُثْمَانُ بْنُ أَبِى شَيْبَةَ قَالاَ حَدَّثَنَا جَرِيرٌ عَنْ عُمَارَةَ بْنِ الْقَعْقَاعِ عَنْ أَبِى زُرْعَةَ بْنِ عَمْرِو بْنِ جَرِيرٍ أَنَّ عُمَرَ بْنَ الْخَطَّابِ قَالَ قَالَ النَّبِىُّ صلى الله عليه وسلم
"إِنَّ مِنْ عِبَادِ اللَّهِ لأُنَاسًا مَا هُمْ بِأَنْبِيَاءَ وَلاَ شُهَدَاءَ يَغْبِطُهُمُ الأَنْبِيَاءُ وَالشُّهَدَاءُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ بِمَكَانِهِمْ مِنَ اللَّهِ تَعَالَى." قَالُوا يَا رَسُولَ اللَّهِ تُخْبِرُنَا مَنْ هُمْ. قَالَ
"هُمْ قَوْمٌ تَحَابُّوا بِرُوحِ اللَّهِ عَلَى غَيْرِ أَرْحَامٍ بَيْنَهُمْ وَلاَ أَمْوَالٍ يَتَعَاطَوْنَهَا فَوَاللَّهِ إِنَّ وُجُوهَهُمْ لَنُورٌ وَإِنَّهُمْ عَلَى نُورٍ لاَ يَخَافُونَ إِذَا خَافَ النَّاسُ وَلاَ يَحْزَنُونَ إِذَا حَزِنَ النَّاسُ." وَقَرَأَ هَذِهِ الآيَةَ "(أَلاَ إِنَّ أَوْلِيَاءَ اللَّهِ لاَ خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلاَ هُمْ يَحْزَنُونَ)."
Tercemesi:
Bize Züheyr b. Harb ve Osman b. Ebu Şeybe, o ikisine Cerir (b. Abdulhamid), ona Umare b. Ka'ka', ona Ebu Zür'a b. Amr b. Cerir, ona da Hz. Ömer b. el-Hattab, Hz. Peygamber'in (sav) şöyle buyurduğunu nakletmiştir:
"Allah'ın kulları arasında öyle kulları vardık ki nebilerden ve şehitlerden olmadıkları halde kıyamet günündeki konumlarından dolayı nebiler ve şehitler onlara gıpta edeceklerdir." (Orada bulunanlar) Ey Allah'ın Rasulü! Onların kim olduklarını bize haber ver dediler. Hz. Peygamber (sav); "onlar aralarında herhangi bir akrabalık veya karşılıklı alıp verdikleri bir maddi kazanç bağı olmadığı halde Allah'ın ruhu ile birbirlerini sevenlerdir. Allah'a yemin olsun ki onların yüzleri nurdur ve bir nur üstündedirler. İnsanlar korktuğu zaman korkmaz, üzüldükleri zaman da üzülmezler." Sonra şu ayeti okudu. "(Dikkat edin! Allah'ın veli kullarına korku da yoktur, üzüntü de duymazlar.)" (Yunus, 10/62)
Açıklama:
Hadiste geçen Allah'ın ruhu ifadesini Hattâbî, Kur'ân'ı Kerîm olarak tevil etmiştir. (Meâlimü's-sünen, III, 165; Avnu'l-ma'bûd, IX, 322)
Kitâbu'l-büyu'da nakledilen ve bu konuyla doğrudan irtibatı görülmeyen bu rivayet birçok nüshada yer almadığı gibi Münzirî'de de yer almamaktadır. Ayrıca Ebu Davud'un Lü'lüî nüshasında bulunmadığı, İbn Dâse nüshasında olduğu belirtilmiştir.
Yazar, Kitap, Bölüm:
Ebû Davud, Sünen-i Ebu Davud, İcâre 78, /817
Senetler:
1. Ebu Hafs Ömer b. Hattab el-Adevî (Ömer b. Hattab b. Nüfeyl b. Abdüluzza)
1. İnkıta (İnkıta)
2. Ebu Zür'a b. Amr el-Beceli (Herim b. Amr b. Cerir b. Abdullah)
3. Umare b. Ka'ka' ed-Dabbî (Umare b. Ka'ka' b. Şübrüme)
4. Ebu Abdullah Cerir b. Abdulhamid ed-Dabbî (Cerir b. Abdülhamid b. Cerir b. Kurt b. Hilal b. Ekyes)
5. Ebu Hasan Osman b. Ebu Şeybe el-Absî (Osman b. Muhammed b. İbrahim)
Konular:
Kardeşlik, müslümanlar arası ilişkiler
Müslüman, mü'minin kişiliği
Müslüman, vasıfları
MÜSLÜMANLARIN BİRBİRLERİNE KARŞI ÖDEVLERİ
Salih Amel, Allah'ın razı olacağı ameller
Sevgi, Allah için sevmek
Öneri Formu
Hadis Id, No:
275040, D003464-2
Hadis:
حَدَّثَنَا حَفْصُ بْنُ عُمَرَ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ ح
وَحَدَّثَنَا ابْنُ كَثِيرٍ أَخْبَرَنَا شُعْبَةُ أَخْبَرَنِى مُحَمَّدٌ أَوْ عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مُجَالِدٍ قَالَ
"اخْتَلَفَ عَبْدُ اللَّهِ بْنُ شَدَّادٍ وَأَبُو بُرْدَةَ فِى السَّلَفِ فَبَعَثُونِى إِلَى ابْنِ أَبِى أَوْفَى فَسَأَلْتُهُ فَقَالَ إِنْ كُنَّا نُسْلِفُ عَلَى عَهْدِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَأَبِى بَكْرٍ وَعُمَرَ فِى الْحِنْطَةِ وَالشَّعِيرِ وَالتَّمْرِ وَالزَّبِيبِ - زَادَ ابْنُ كَثِيرٍ - إِلَى قَوْمٍ مَا هُوَ عِنْدَهُمْ. ثُمَّ اتَّفَقَا وَسَأَلْتُ ابْنَ أَبْزَى فَقَالَ مِثْلَ ذَلِكَ."
Tercemesi:
Bize Hafs b. Ömer, ona Şube (b. Haccâc); (T)
Bize (Muhammed) b. Kesîr, ona Şube (b. Haccâc), ona Muhammed veya Abdullah b. Mücalid şöyle haber vermiştir:
"Abdullah b. Şeddad ve Ebu Bürde, selem akdi konusunda ihtilaf ettiler ve beni (Abdullah) b. Ebu Evfâ'ya gönderdiler. Abdullah b. Ebu Evfâ, biz Hz. Peygamber (sav) zamanında, Hz. Ebu Bekir ve Hz. Ömer zamanında arpa, buğday, hurma ve kuru üzüm ticaretinde- (Muhammed) b Kesir şunu ilave etmiştir- bu ürünleri yanlarında bulundurmayan insanlarla selem akdi yapardık. Sonra (Abdullah b. Şeddad ve Ebu Bürde) anlaştılar. İbn Ebzâ'ya da bunu sordum, o da benzerini söyledi."
Açıklama:
Selem akdi, nitelikleri belirlenen vadeli malın peşin bedelle satımı.
Yazar, Kitap, Bölüm:
Ebû Davud, Sünen-i Ebu Davud, İcâre 57, /806
Senetler:
1. Ebu İbrahim Abdullah b. Ebu Evfâ el-Eslemî (Abdullah b. Alkame b. Halid b. Haris)
2. Abdullah b. Ebu Mücalid (Abdullah b. Ebu Mücalid)
3. Şube b. Haccâc el-Atekî (Şu'be b. Haccac b. Verd)
4. Ebu Ömer Hafs b. Ömer el-Ezdî (Hafs b. Ömer b. Hâris b. Sehbera)
Konular:
Bilgi, öğrenmek için ehil olanlara sorulmalıdır
Hadis, anlaşılması, yorumu
Sahabe, Hz. Peygamber'den sonraki durumları
Sahabe, İlk Müslüman Nesiller
Sahâbe, sahabilerin sünnete uyma hassasiyetleri
Sahabe, sünneti sorarak öğrenmeleri
Ticaret, elde / malik olmayan, olunmayan malın
Ticaret, meyveyi olgunlaşmadan satmak
Ticaret, selem/selef akdi
Ticaret, ticaret
Ticaret, yasak olan şekilleri
حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ حَدَّثَنَا حَمَّادٌ عَنْ جَمِيلِ بْنِ مُرَّةَ عَنْ أَبِى الْوَضِىءِ قَالَ غَزَوْنَا غَزْوَةً لَنَا فَنَزَلْنَا مَنْزِلاً فَبَاعَ صَاحِبٌ لَنَا فَرَسًا بِغُلاَمٍ ثُمَّ أَقَامَا بَقِيَّةَ يَوْمِهِمَا وَلَيْلَتِهِمَا فَلَمَّا أَصْبَحَا مِنَ الْغَدِ حَضَرَ الرَّحِيلُ فَقَامَ إِلَى فَرَسِهِ يُسْرِجُهُ فَنَدِمَ فَأَتَى الرَّجُلَ وَأَخَذَهُ بِالْبَيْعِ فَأَبَى الرَّجُلُ أَنْ يَدْفَعَهُ إِلَيْهِ فَقَالَ بَيْنِى وَبَيْنَكَ أَبُو بَرْزَةَ صَاحِبُ النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم فَأَتَيَا أَبَا بَرْزَةَ فِى نَاحِيَةِ الْعَسْكَرِ فَقَالاَ لَهُ هَذِهِ الْقِصَّةَ. فَقَالَ أَتَرْضَيَانِ أَنْ أَقْضِىَ بَيْنَكُمَا بِقَضَاءِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم
"الْبَيِّعَانِ بِالْخِيَارِ مَا لَمْ يَتَفَرَّقَا."
[قَالَ هِشَامُ بْنُ حَسَّانَ حَدَّثَ جَمِيلٌ أَنَّهُ قَالَ مَا أُرَاكُمَا افْتَرَقْتُمَا.]
[قال ابو داود: و كان جميل بن مرة يصيب الدراهم تحت رأسه. قال حماد: فعمى ذلك زمانا ثم حدثنا به].
Öneri Formu
Hadis Id, No:
22582, D003457
Hadis:
حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ حَدَّثَنَا حَمَّادٌ عَنْ جَمِيلِ بْنِ مُرَّةَ عَنْ أَبِى الْوَضِىءِ قَالَ غَزَوْنَا غَزْوَةً لَنَا فَنَزَلْنَا مَنْزِلاً فَبَاعَ صَاحِبٌ لَنَا فَرَسًا بِغُلاَمٍ ثُمَّ أَقَامَا بَقِيَّةَ يَوْمِهِمَا وَلَيْلَتِهِمَا فَلَمَّا أَصْبَحَا مِنَ الْغَدِ حَضَرَ الرَّحِيلُ فَقَامَ إِلَى فَرَسِهِ يُسْرِجُهُ فَنَدِمَ فَأَتَى الرَّجُلَ وَأَخَذَهُ بِالْبَيْعِ فَأَبَى الرَّجُلُ أَنْ يَدْفَعَهُ إِلَيْهِ فَقَالَ بَيْنِى وَبَيْنَكَ أَبُو بَرْزَةَ صَاحِبُ النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم فَأَتَيَا أَبَا بَرْزَةَ فِى نَاحِيَةِ الْعَسْكَرِ فَقَالاَ لَهُ هَذِهِ الْقِصَّةَ. فَقَالَ أَتَرْضَيَانِ أَنْ أَقْضِىَ بَيْنَكُمَا بِقَضَاءِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم
"الْبَيِّعَانِ بِالْخِيَارِ مَا لَمْ يَتَفَرَّقَا."
[قَالَ هِشَامُ بْنُ حَسَّانَ حَدَّثَ جَمِيلٌ أَنَّهُ قَالَ مَا أُرَاكُمَا افْتَرَقْتُمَا.]
[قال ابو داود: و كان جميل بن مرة يصيب الدراهم تحت رأسه. قال حماد: فعمى ذلك زمانا ثم حدثنا به].
Tercemesi:
Bize Müsedded (b. Müserhed), ona Hammad (b. Zeyd), ona Cemil b. Mürre, ona da Ebu Vedî (Abbâd b. Nüseyb) şöyle haber vermiştir: Bir savaş için yola çıkmıştık. Bir yerde konakladık. Arkadaşlarımızdan biri bir köle karşılığında bir at sattı. Sonra bir gün ve gecelerini orada geçirdiler. Ertesi gün olunca ordu hazırlandı. Atı satın alan atına eğer vurmak üzere kalkınca satıcı geldi ve alışverişi iptal etmek istedi. Alıcı ise atını geri vermeyi kabul etmedi ve ikimizin arasında Hz. Peygamber'in ashabından olan Ebu Berze hakem olsun, dedi. İkisi ordunun bir kısmında olan Ebu Berze'ye geldiler ve ona olayı anlattılar. Ebu Berze, ikinizin arasında Hz. Peygamber'in (sav) hükmünü vermeme razı mısınız? dedi ve Hz. Peygamber'in (sav) şöyle buyurduğunu nakletti.
"Alıcı ve satıcı birbirlerinden ayrılmadıkça muhayyerdirler."
[Hişam b. Hassan, Cemil'in (b. Mürre) (Ebu Berze'den) şöyle dediğini aktardı. İkinizi ayrılmış olarak görmüyorum.]
[Ebû Davud şöyle demiştir: Cemil b. Mürre sonraları çok zengin oldu. Hammad da şöyle demiştir: Bir müddet unuttu, sonra da bize hadis tahdis ederdi.]
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Ebû Davud, Sünen-i Ebu Davud, İcâre 53, /804
Senetler:
1. Ebu Berze Nadle b. Amr el-Eslemî (Nadle b. Ubeyd b. Hâris b. Hammâl)
2. Ebu Vedî Abbâd b. Nüseyb el-Kaysi (Abbâd b. Nüseyb)
3. Cemîl b. Mürre eş-Şeybânî (Cemîl b. Mürre)
4. Ebu İsmail Hammad b. Zeyd el-Ezdî (Hammad b. Zeyd b. Dirhem)
5. Müsedded b. Müserhed el-Esedî (Müsedded b. Müserhed b. Müserbel b. Şerik)
Konular:
Ticaret, muhayyerlik
Ticaret, ticaret
Ticaret, ticari ilişkiler
Ticaret, yasak olan şekilleri
Yargı, hakemlik, bir olayı çözmek için
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِى شَيْبَةَ عَنْ يَحْيَى بْنِ زَكَرِيَّا عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ عَمْرٍو عَنْ أَبِى سَلَمَةَ عَنْ أَبِى هُرَيْرَةَ قَالَ قَالَ النَّبِىُّ صلى الله عليه وسلم
"مَنْ بَاعَ بَيْعَتَيْنِ فِى بَيْعَةٍ فَلَهُ أَوْكَسُهُمَا أَوِ الرِّبَا."
Öneri Formu
Hadis Id, No:
22589, D003461
Hadis:
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِى شَيْبَةَ عَنْ يَحْيَى بْنِ زَكَرِيَّا عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ عَمْرٍو عَنْ أَبِى سَلَمَةَ عَنْ أَبِى هُرَيْرَةَ قَالَ قَالَ النَّبِىُّ صلى الله عليه وسلم
"مَنْ بَاعَ بَيْعَتَيْنِ فِى بَيْعَةٍ فَلَهُ أَوْكَسُهُمَا أَوِ الرِّبَا."
Tercemesi:
Bize Ebu Bekir b. Ebu Şeybe, ona Yahya b. Zekeriyya, ona Muhammed b. Amr, ona Ebu Seleme, ona da Ebu Hureyre, Hz. Peygamber'in (sav) şöyle buyurduğunu nakletmiştir:
"Kim bir alışverişte iki satış yaparsa ya ucuz olanı kabul eder ya da bu alışveriş onun için faizli olur."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Ebû Davud, Sünen-i Ebu Davud, İcâre 55, /805
Senetler:
1. Ebu Hureyre ed-Devsî (Abdurrahman b. Sahr)
2. Ebu Seleme b. Abdurrahman ez-Zuhrî (Abdullah b. Abdurrahman b. Avf b. Abduavf)
3. Ebu Abdullah Muhammed b. Amr el-Leysî (Muhammed b. Amr b. Alkame b. Vakkas)
4. Yahya b. Zekeriyya el-Hemdani (Yahya b. Zekeriyya b. Halid b. Meymun b. Feyruz)
5. Ebu Bekir İbn Ebu Şeybe el-Absî (Abdullah b. Muhammed b. İbrahim b. Osman)
Konular:
Faiz, Riba
Ticaret, bir satışta iki satış şeklinin yasaklanm.
Ticaret, ticaret
Ticaret, yasak olan şekilleri
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ حَنْبَلٍ حَدَّثَنَا يَحْيَى عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ أَخْبَرَنِى نَافِعٌ عَنِ ابْنِ عُمَرَ قَالَ
"كَانُوا يَتَبَايَعُونَ الطَّعَامَ جُزَافًا بِأَعْلَى السُّوقِ فَنَهَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنْ يَبِيعُوهُ حَتَّى يَنْقُلُوهُ."
Öneri Formu
Hadis Id, No:
22627, D003494
Hadis:
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ حَنْبَلٍ حَدَّثَنَا يَحْيَى عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ أَخْبَرَنِى نَافِعٌ عَنِ ابْنِ عُمَرَ قَالَ
"كَانُوا يَتَبَايَعُونَ الطَّعَامَ جُزَافًا بِأَعْلَى السُّوقِ فَنَهَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنْ يَبِيعُوهُ حَتَّى يَنْقُلُوهُ."
Tercemesi:
Bize Ahmed b. Hanbel, ona Yahya (b. Said el-Kattan), ona Ubeydullah (b. Ömer), ona Nafi', ona da (Abdullah) b. Ömer şöyle haber vermiştir:
"İnsanlar çarşıya girmeden çarşının üst taraflarında götürü usulüyle (ölçüsü ve miktarı belli olmaksızın) alışveriş yapıyorlardı. Hz. Peygamber (sav), o malı (kabz ettikleri belli olsun diye aldıkları yerden başka bir yere) nakledinceye kadar satışını yasakladı."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Ebû Davud, Sünen-i Ebu Davud, İcâre 67, /811
Senetler:
1. İbn Ömer Abdullah b. Ömer el-Adevî (Abdullah b. Ömer b. Hattab)
2. Nafi' Mevlâ İbn Ömer (Ebu Abdullah Nafi')
3. Ubeydullah b. Ömer el-Adevî (Ubeydullah b. Ömer b. Hafs b. Asım b. Ömer b. Hattab)
4. Ebu Said Yahya b. Said el-Kattan (Yahya b. Said b. Ferruh)
5. Ebu Abdullah Ahmed b. Hanbel eş-Şeybanî (Ahmed b. Muhammed b. Hanbel b. Hilal b. Esed)
Konular:
Ticaret, elde / malik olmayan, olunmayan malın
Ticaret, Teslim-tesellüm
Ticaret, ticaret
Ticaret, yasak olan şekilleri