10265 Kayıt Bulundu.
Giriş
Bize Ebu Bekir b. Ebu Şeybe, ona Süfyan b. Uyeyne, ona Amr, ona Said b. Cübeyr, ona da İbn Abbas (r.anhumâ) Nebi'den (sav) şöyle rivayet etmiştir: "Bir adam devesinden düştü, boynu kırıldı ve öldü. Bunun üzerine Hz. Peygamber (sav) 'Onu su ve sidr otu ile yıkayın. Üzerindeki iki ihram beziyle kefenleyin, başını ise örtmeyin. Şüphesiz Allah (cc) onu kıyamet gününde telbiye getirdiği halde diriltecektir' buyurdu."
Bize Kuteybe b. Said, ona Leys, ona Said b. Ebu Said, ona babası, ona da Ebu Hureyre'nin (ra) rivayet ettiğine göre Rasulullah (sav) şöyle buyurmuştur: "Hiçbir Müslüman kadına, yanında mahremi olan bir erkek olmaksızın bir gecelik bir yolculuğa çıkması helal değildir."
Bize Ebu Bekir b. Ebu Şeybe, ona Ebu Üsâme, ona Ubeydullah, ona Nâfi, ona da İbn Ömer; (T) Bize Ubeydullah b. Said -hadisin lafız ona aittir-, ona Yahya el-Kattân, ona Ubeydullah, ona Nâfi, ona da Abdullah b. Ömer şöyle rivayet etmiştir: "Rasulullah (sav) büyük bir ordu ya da müfreze içinde yahut hac veya umreden (Medine'ye) dönerken, bir tepeye ya da yüksek bir yere tırmandığında, üç kere tekbir getirir ardından da 'Bir olan Allah'tan başka ilah yoktur. Onun hiçbir ortağı yoktur. Mülk O'nundur. Bütün hamdler de O'nadır. O her şeye gücü yetendir. Bizler Allah'a dönen, tövbe eden, kulluk eden, Rabbimize secde eden ve hamd eden kimseleriz. Allah sözünde durmuş, kuluna yardım etmiş ve tek başına orduları hezimete uğratmıştır' buyururdu."
Bize Züheyr b. Harb, ona İsmail b. Uleyye, ona Eyyûb; (T) Bize İbn Ebu Ömer, ona Ma'n, ona Malik; (T) Bize İbn Râfi, ona İbn Ebu Füdeyk, ona Dahhâk, onlara Nâfi, ona da İbn Ömer, Hz. Peygamber'den (sav) benzeri bir nakilde bulunmuş, ancak hadisin Eyyüb tarikinde iki tekbir ifadesi yer almıştır.
Bize Züheyr b. Harb, ona İsmail b. Uleyye, ona Yahya b. Ebu İshak, ona da Enes b. Malik şöyle rivayet etmiştir: "Ben ve Ebu Talha, Nebî (sav) ile (yolculuktan) döndük. Safiyye de Hz. Peygamber'in (sav) devesinin terkisinde idi. Medine'ye yaklaştığımızda Hz. Peygamber (sav) 'Bizler, Allah'a dönen, tövbe eden, Rabbimize kulluk eden ve hamd eden kimseleriz!' buyurdu. Medine'ye gelinceye dek bunları söylemeye devam etti."
Bize Humeyd b. Mes'ade, ona Bişr b. Mufaddal, ona Yahya b. Ebu İshak, ona da Enes b. Malik, Hz. Peygamber'den (sav) bu hadisin benzerini rivayet etmiştir.
Bize Züheyr b. Harb, ona İsmail b. İbrahim; (T) Bize Abd b. Humeyd, ona Muhammed b. Bekir, onlara İbn Cüreyc; (T) Bize Ali b. Haşrem -ki hadisin lafızları ona aittir-, ona İsa, ona İbn Cüreyc, ona Atâ, ona da Safvân b. Ya'lâ b. Ümeyye şöyle rivayet etti: Ya'lâ, Ömer b. Hattab'a (ra), ''keşke, kendisine vahiy indirilirken Nebi'yi (sav) görebilseydim'' derdi. Nebî (sav) Cîrâne’de; üzerinde kendisine gölgelik olan bir örtü varken, beraberinde de ashabından insanların olduğu sırada ki Ömer’de onların içindeydi, üstünde kokuya bulanmış yünden cübbe olan bir adam geldi ve ''Yâ Rasulullah, kokuya bulandıktan sonra umre için ihrama giren bir adam hakkında ne dersin'' dedi. Nebî (sav), ona bir müddet baktı, sonra sessiz kaldı. (Derken) ona vahiy geldi. Ömer, Ya'lâ b. Ümeyye'ye eliyle işaret edip ''gel'' dedi. Ya'lâ da geldi, başını (örtünün altına) soktu; Nebî ise (sav) yüzü kıpkırmızı, bir süredir de horlar vaziyetteydi. Ardından bu hal ondan gitti ve ''az önce, bana umre hakkında soru soran nerede'' buyurdu. Adam arandı ve huzuruna getirildi. Nebî (sav), ona, ''üzerindeki kokuya gelince, onu üç kere yıka; cübbeye gelince, onu çıkar, ardından haccında yaptığını umrende de yap'' buyurdu.