Giriş

Bize Muhammed, ona Mahled b. Yezîd, ona Amr b. Dînâr, ona da Câbir (ra) şöyle demiştir: Hz. Peygamber’le (sav) birlikte bir gazveye çıkmıştık. Muhacirlerden bir grup da ona katılmış ve sayıları artmıştı. Muhacirler arasında sürekli şaka yapan bir adam vardı. Derken şakayla Ensar’dan birinin arkasına tokat attı. Ensârlı bu davranışa karşısında çok öfkelendi. Birbirleriyle didişmeye başladılar. Ensârlı “yetişin ey Ensâr”, muhacir “yetişin, ey muhacirler” diye bağırdı. Bunun üzerine Hz. Peygamber (sav) oraya çıktı ve "cahiliye ehline mahsus bu yardım çağrıları da neyin nesi?" dedi. Ardından "onların derdi neymiş?" diye sordu. Muhacir birinin, Ensâr'dan birine tokat attığı Hz. Peygamber’e bildirildi. Bunun üzerine Hz. Peygamber (sav) "bırakın bu pis cahiliye adetlerini" buyurdu. (bu olayı duyunca) Abdullah b. Übeyy b. Selûl “Bize karşı birbirlerini çağırdılar öyle mi, eğer Medine’ye dönersek, elbette aziz olan zelil olanı oradan çıkartacaktır” dedi. Hz. Ömer (ra), Abdullah için “ey Allah’ın Rasulü, şu pislik herifi neden öldürmüyoruz?” diye sordu. Bunun üzerine Hz. Peygamber (sav) "İnsanlar, Peygamber ashabını öldürüyor diye konuşmasınlar diye" buyurdu.


    Öneri Formu
30142 B003518 Buhari, Menâkıb, 8

Bize Hafs b. Ömer, ona Şube, ona Ebu İshak es-Sebiî, ona da Bera b. Âzib (r.anhuma) şöyle haber vermiştir: Hz. Peygamber'in (sav) boyu ne uzun ne de kısaydı, mutedil bir boydaydı. İki omzu arası genişti. Kulak memelerine inen saçları vardı. Onu kırmızı bir elbise giymiş olarak gördüm. Ondan daha güzel hiçbir şey görmedim. Yusuf b. Ebu İshak babasından “saçlarını omuzlarına kadardı” diyerek rivayet etmiştir.


    Öneri Formu
33960 B003551 Buhari, Menakıb, 23

Bize Ebu Yeman, ona Şuayb, ona Ebu Zinad, ona Arec, ona da Ebu Hureyre (ra) Hz. Peygamber'in (sav) şöyle buyurduğunu haber vermiştir: "Sizler ayakkabıları kıldan yapılmış bir kavimle savaşmadan kıyamet kopmaz. Gözleri küçük, yanakları kırmızı, basık burunlu, yüzleri sanki deriyle kaplanmış kalkan gibi olan Türklerle savaşmadıkça kıyamet kopmaz."


    Öneri Formu
34270 B003587 Buhari, Menakıb, 25

Bize Ebu Nuaym, ona Abdülvelid b. Eymen, ona babası (Eymen b. Ümmü Eymen), ona Cabir b. Abdullah (r.anhuma) şöyle rivayet etti: "Peygamber (sav) cuma günü bir ağaca yada bir hurma kütüğüne yaslanır (hutbe irad ederdi). Ensar'dan bir kadın yada bir adam, 'Ya Rasulallah!, Sana bir minber yapayım mı?' dedi. Rasulullah (sav) da 'isterseniz yapın' buyurdu. Ona (sav) bir minber yaptılar. Cuma günü olunca Peygamber min­bere çıkarıldı. Bu sırada hurma kütük çocuk gibi feryat etti. Sonra Rasulullah inip onu kucakladı. O sırada kütük, sakinleştirilen çocuk gi­bi inliyordu. Bunun üzerine Rasulullah (sav) 'O, daha önce yanında yapılan zikri işittiği için ağlıyordu' bu­yurdu."


    Öneri Formu
34265 B003584 Buhari, Menakıb, 25

Bize Muhammed b. Ar'are, ona Şu'be, ona Ebu Bişr, ona Saîd b. Cübeyr, ona da İbn Abbâs şöyle demiştir: Ömer b. Hattâb (ra) İbn Abbâs'ı kendi meclisine alır, kendisine yakın oturturdu. Abdurrahman b. Avf, Ömer'e “Bu­nun yaşında bizim oğullarımız var? (Neden bizim meclisimize alıyorsun?)” dedi. Ömer de “O bilgisi sayesinde burada” dedi, ardından İbn Abbâs'a: "İzâ câe nasru'llâhi ve'l-feth" ayetini sordu. İbn Abbâs da “bu ayet Rasulullah'ın ecelidir. Allah, Hz. Peygamber'e (sav) vefatını bildirmiştir” dedi. Bunun üzerine Ömer “ben de bu ayet hakkında sadece senin bildiğini biliyorum” dedi.


    Öneri Formu
34364 B003627 Buhari, Menakıb, 25

Bize Yahya b. Musa, ona Velîd, ona İbn Cabir, ona Büsr b. Übeydullah el-Hadramî, ona Ebu İdris el-Havlânî, ona da Huzeyfe b. Yemân şöyle demiştir: İnsanlar, Rasulullah'a (sav) gelecekte olacak olan hayırlı olayları sorardı, bense bana erişmesinden tedirgin olarak, kötü olayları sorardım. Bu endişe ile bir defasında “Ey Allah'ın Rasulü, biz vaktiyle bir cahiliye ve kötülük ortamında idik. Sonra Allah bize şu hayrı (İslam'ı) getirdi. Bu hayırdan sonra bir kötülük ve fitne var mıdır?” diye sordum. Rasulullah (sav) "evet vardır" buyurdu. Ben “o şer ve fitneden sonra bir hayır var mıdır?” dedim. Rasulullah (sav) "evet, bir hayır vardır. Fakat onun içinde bir duman bulunacak" buyurdu. Ben “o hayrın dumanı nedir?” dedim. Rasulullah (sav) "o devirde bir grup, benim yoluma (sünnetime) aykırı bir yol tutacak. Sen onların tutumlarının bir kısmını onaylayacak, bir kısmını da hoş karşılamayacaksın" buyurdu. Ben “bu karışık hayır devrinden sonra, yine bir kötülük devri gelecek midir?” dedim. Rasulullah (sav) "evet gelecektir. O devirde birtakım davetçiler hal­kı cehennem kapılarına çağıracak. Her kim onların davetine uyarsa, onu cehenneme atacaklar" buyurdu. Ben “ey Allah'ın Rasulü bu davetçileri bize tarif etsen” dedim. Rasulullah (sav) "onlar bizim içimizden birileri olup bizim dilimizle konuşurlar" buyurdu. Ben “o döneme kadar yaşarsam bana nasıl hare­ket etmemi emredersin?” dedim. Rasulullah (sav) "İslam toplumundan ayrılma ve onların devlet başkanlarına itaat et" buyurdu. “Onların bir topluluğu ve başlarında bir devlet reisi yoksa?” dedim. Rasulullah (sav) "bir ağaç kökünü kemirerek yaşamaya mal olsa da o grupların hepsinden ayrıl ve ölüm erişinceye kadar bu ayrılık üzere bulun" buyurdu.


    Öneri Formu
34343 B003606 Buhari, Menakıb, 25

Bize Ebu Nuaym, ona Zekeriya, ona Firâs, ona Âmir, ona Mesruk, ona da Hz. Aişe (r.anha) şöyle haber vermiştir: "Hz. Fatıma yürüyerek geldi. Onun yürüyüşü tıpkı Hz. Peygamber'in (sav) yürüyüşü gibiydi. Hz. Peygamber (sav) ona 'Merhaba kızım' dedi ve onu sağ veya sol tarafına oturttu. Sonra ona gizli bir şeyler söyledi. Hz. Fatıma da ağladı. Ben de ona 'niye ağlıyorsun?' diye sordum (cevap vermedi). Sonra Hz. Peygamber (sav) Hz. Fatıma'ya yine gizli bir şeyler söyledi. Bu sefer Hz. Fatıma güldü. Ben yine ona 'sevincin üzüntüyle bu kadar yakın ve (peş peşe) olduğu bir gün görmedim' dedim ve bu halini sordum, 'Hz. Peygamber'in (sav) sırrını açıklamam' dedi. Hz. Peygamber (sav) vefat edince bu durumu tekrar sordum."


    Öneri Formu
34360 B003623 Buhari, Menakıb, 25

Bana İbrahim b. Münzir, ona İbn Ebu Füdeyk, ona İbn Ebu Zi'b, ona el-Makburî, ona da Ebu Hureyre (ra) şöyle demiştir: Ben Hz. Peygamber'e (sav) “ey Allah'ın Rasulü, Sen'den birçok hadis işittim, ama onları unutuyorum” dedim. Rasulullah (sav) "cübbeni yere ser" buyurdu. Ben de serdim. Hz. Peygamber (sav) eliyle bir şeyi avuçlar gibi yapıp cübbenin içine attı, sonra "topla" buyurdu. Ben cübbemi topladım, ve ondan sonra artık hiçbir hadisi unut­madım.


    Öneri Formu
34536 B003648 Buhari, Menakıb, 28

Bize Abdullah b. Yusuf, ona Malik b. Enes, ona Nâfi, ona da Abdullah b. Ömer (r.anhuma) şöyle rivayet etmiştir: Yahudiler Rasulullah'a gelip içlerinden bir erkekle bir kadının zina ettiğini söylediler. Rasulullah (sav) onlara "Recim hakkında Tevrat'ta ne buluyorsunuz?" diye sordu. Onlar “biz zina edenleri teşhir ederiz ve onlara sopa cezası uygulanır” dediler. Abdullah b. Selâm “yalan söylediniz, Tevrat'ta, recim vardır” dedi. Bunun üzerine Tevrat'ı getirdiler ve kitabı açtılar. Yahudilerden birisi elini recim ayeti üzerine koyup, önceki ve sonraki ayetleri okumağa başladı. Abdullah b. Selâm ona “elini kaldır” dedi. O da elini kaldırınca recim ayeti görünüverdi. Yahudiler “ey Muhammed, Abdullah b. Selâm doğru söylemiştir. Tev­rat'ta recim ayeti vardır” dediler. Ardından zinanın sabit olması üzerine Rasulullah emretti, onlar recmedildiler. Abdullah b. Ömer der ki: Ben o Yahudi erkeğini, taşlardan kadını ko­rumak için kadının üzerine kapanıyor hâlde iken gördüm.


    Öneri Formu
34523 B003635 Buhari, Menakıb, 26


    Öneri Formu
33973 B003555 Buhari, Menakıb, 23