10636 Kayıt Bulundu.
Giriş
Bize Abdan b. Ebu Hamza, ona A'meş, ona Ebu Vâil, ona Mesrûk, ona Abdullah b. Amr (ra) şöyle rivayet etmiştir: Rasulullah, çirkin söz ve davranışlar sergilemez, bu konuda kendini de zorlamazdı. O (sav) şöyle buyurmuştu: "Ahlaken güzel olanlarınız, sizin hayırlılarınızdandır."
Açıklama: Kültürümüzde Hadisler projesini ilgilendiren kısım: خِيَارِكُمْ أَحْسَنَكُمْ أَخْلاَقًا
Bize Kuteybe b. Saîd, ona Bekr b. Mudar, ona Cafer b. Rabîa, ona el-A'rac, ona Abdullah b. Mâlik b. Buhayne el-Esedî (ra) şöyle rivâyet etti: "Hz. Peygamber (sav) namaz kılarken secde ettiği zaman, koltuk altını göreceğimiz derecede kollarını açardı." Bu hadisin râvîlerinden İbn Bukeyr şöyle dedi: "Bekr b. Mudar bize, Koltuk altının beyazlığını görecek derecede kollarını açardı" dedi.
Allah katında insanların en değerlisi, Allah'ı en çok dikkate alandır.
Bize Müsedded, ona Hammad, ona Abdülaziz, ona Enes; (T) Bize Yunus, ona Sabit, ona da Enes (ra) şöyle demiştir: Medîne halkı Rasulullah (sav) zamanında bir kuraklık yaşadı. Bir cuma günü Rasulullah (sav) hutbe verirken bir adam ayağa kalktı ve 'Ey Allah'ın Rasulü! At sürüleri helak oldu, davar sürüleri mahvoldu. Allah'a duâ etsen de bize yağmur yağdırsa!' dedi. Rasulullah (sav) ellerini kaldırdı, dua etti. Enes (ra) şöyle dedi: Gökyüzü cam gibi parlak iken rüzgar esti, bir bulut oluşturdu. Sonra bulut toplandı. Ardından gökyüzünden bardaktan boşanırcasına yağmur yağdı. Çıktık, evlerimize gelene kadar suya bata çıka yürüdük. Öteki cumaya kadar yağmur aralıksız yağıp durdu. Ertesi cuma aynı adam -veya bir başkası- ayağa kalktı, 'Ey Allah'ın Rasulü! Evler yıkıldı, Allah'a dua etsen de yağmur kesilse!' dedi. Rasulullah (sav) gülümsedi, sonra "Üzerimize değil; çevremize yağdır" diye duâ etti. Buluta baktım, parçalanarak Medîne'nin semasını taç misali kuşattığını gördüm.
Bize Ebu Nuaym, ona Abdülaziz b. Ebu Seleme b. Macişûn, ona Abdurrahman b. Ebu Sa'sa, ona da babası (Abdullah b. Abdurrahman), Ebu Said'den şöyle rivayet etmiştir: Ebu Said el-Hudrî bana, 'koyunu sevdiğini ve koyun edindiğini görüyorum. Onlara iyi bak ve ruam (bulaşıcı) hastalıklarını tedavi et. Zira ben Hz. Peygamber'in (sav) şöyle dediğini işitim: "İnsanlar öyle zamanlar yaşayacaklar ki, o dönemde müslümanın en hayırlı malı, dini nedeniyle fitneye düşmekten sakınmak için peşinde dağ başlarında ya da dere boylarında dolaştıkları koyun olacaktır."
Bize Ali b. Abdullah, ona Ezher b. Sa'd, ona İbn Avn, ona da Musa b. Enes'in naklettiğine göre Enes b. Malik (ra) şöyle anlatmıştır: Nebi (sav) (bir ara) Sabit b. Kays'ı göremeyince nerede olduğunu sordu. Bir sahabî 'Ey Allah'ın Rasulü! Ben Sâbit'in durumunu sizin için öğrenirim' dedi ve kalkıp Sâbit'e gitti. Bir de baktı ki Sabit evinde başını önüne eğmiş, üzgün vaziyette oturuyor! Adam 'Hayrola, neyin var?' deyince Sâbit 'Hiç sorma, çok kötüyüm! Hz. Peygamber'in yanında O'nun sesinden daha yüksek sesle konuşuyordum, o yüzden bütün amellerim boşa gitti, cehennemlik oldum!' dedi. Adam hemen gidip durumu Hz. Peygamber'e (sav) arz etti. Ravi Musa b. Enes dedi ki: O zat, tekrar Sâbit'in yanına gelip büyük bir müjde verdi, zira Rasulullah (sav) kendisine şöyle buyurmuştu: 'Sâbit'e git! Ona sen cehennemlik değilsin, bilakis cennet ehlindensin de!”
Bize Hasan b. Mansur Ebu Ali, ona Haccâc b. Muhammed el-A'ver Massîsa'da, ona Şu'be, ona Hakem, ona da Ebu Cuhayfe (ra) şöyle rivâyet etti: "Rasûlullah (sav) bir gün öğle sıcağında Bathâ'ya gitti, abdest aldı, sonra öğle ve ikindi namazlarını ilişer rekât olarak kıldı. O sırada önünde (sütre olarak) bir mızrak konmuştu." Şu'be şöyle dedi: Avn, ona babası Ebu Cuhayfe şu ilaveyi haber verdi: O sütrenin arkasından kadınlar geçiyordu. Namazdan sonra insanlar, Hz. Peygamber'in (sav) ellerini tutmaya, sonra da ellerini yüzlerine sürmeye başladılar. Ebû Cuhayfe dedi ki: "Ben de Rasûlullah'ın (sav) elini tuttum ve onu götürüp yüzüme sürdüm. Baktım ki Rasûlullah'ın (sav) eli kardan daha serin, miskten daha güzel kokulu idi."
Bize Müsedded, ona Hammad, ona Abdülaziz, ona Enes; (T) Bize Yunus, ona Sabit, ona da Enes'in (ra) söylediğine göre Medine halkı Rasulullah (sav) zamanında bir kuraklık yaşadı. Bir cuma günü Rasulullah (sav) hutbe verirken bir adam ayağa kalktı ve 'Ey Allah'ın Rasulü! At sürüleri helak oldu, davar sürüleri mahvoldu. Allah'a dua etsen de bize yağmur yağdırsa!' dedi. Rasulullah (sav) ellerini kaldırdı, dua etti. Enes (ra) şöyle dedi: Gökyüzü cam gibi parlak iken rüzgar esti, bir bulut oluştu. Sonra bulut toplandı. Ardından gökyüzünden bardaktan boşanırcasına yağmur yağdı. Çıktık, evlerimize gelene kadar suya bata çıka yürüdük. Öteki cumaya kadar yağmur aralıksız yağdı. Ertesi cuma aynı adam -veya bir başkası- ayağa kalktı, 'Ey Allah'ın Rasulü! Evler yıkıldı, Allah'a dua etsen de yağmur kesilse!' dedi. Rasulullah (sav) gülümsedi, sonra "Üzerimize değil; çevremize yağdır" diye dua etti. Buluta baktım, parçalanarak Medine'nin semasını taç misali kuşattı.