10265 Kayıt Bulundu.
Giriş
Bize İbn Nümeyr, ona babası, ona Ubeydullah b. Ömer, ona Abdurrahman b. el-Kasım, ona el-Kasım'ın rivayetine göre Aişe şöyle dedi: "Sevde'nin Rasulullah'tan (sav) izin istediği gibi ben de ondan izin istemiş olmayı çok arzu ederdim. Böylelikle sabah namazını Mina'da kılar ve Cemreye insanlar gelmeden önce taş atardım. Aişe'ye 'Sevde ondan izin mi istemişti?' diye sorulunca Aişe 'Evet, Sevde ağır, kilolu bir kadın idi. Bundan dolayı o, Rasulullah'tan (sav) izin istedi, o da ona izin verdi' dedi."
Bana Yakub ed-Devrakî, ona İbn Ebu Zaide; (T) Bize İbn Ömer, ona Süfyan, o ikisine A'meş şöyle demiştir: Ben, Haccac'ı "Bakara suresi demeyin" derken işittim. İbn Ebu Zaide ve Süfyan da İbn Müshir'in hadisinin benzerini rivayet etmişlerdir.
Açıklama: Hadisin tam metni için M003132 numaralı rivayete bakınız.
Bize Mincâb Haris et-Temîmî, ona İbn Müshir, ona da A'meş şöyle demiştir: "Haccac b. Yusuf’u minber üzerinde hutbe verirken dinledim, şöyle diyordu: Kur'an'ın surelerini Cebrail'in sıraladığı gibi sıralayın. (Yani) içinde Bakara’nın zikredildiği sûre, sonra içinde Nisâ’nın zikredildiği sûre ve içinde Âl-i İmrân’ın zikredildiği sûre sırasıyla olsun. A'meş der ki: Sonra ben İbrahim ile karşılaştım, ona Haccac'ın söylediğini aktardım. Ona ağır sözler söyledi ve 'Bana Abdurrahman b. Yezid'in anlattığına göre kendisi Abdullah b. Mesud ile birlikte Akabe cemresine geldi, vadinin iç tarafına girip, cemreyi karşısına alarak, vadinin içinden her bir çakıl taşı ile tekbir getirerek ona, yedi taş attı. (İbrahim) der ki: Ben 'Ey Ebu Abdurrahman, insanlar bu cemreye üst tarafından taş atıyorlar' dedim. O da 'Kendisinden başka hiçbir ilah olmayana yemin ederim ki üzerine Bakara suresinin indirildiği o zatın durduğu yer burasıdır' dedi."
Açıklama: Kur'an'da ayetlerin hangi sure içerisine hangi sıralama ile konulacağı Hz. Peygamber (sav) tarafından belirlenmiştir. Ancak surelerin Mushaf'taki sıralaması konusu alimlerin en azından bir kısmına göre içtihadi bir sıralamadır.
Bize Abd b. Humeyd, ona Muhammed b. Bekir, ona İbn Cüreyc, ona Ata'nın rivayet ettiğine göre İbn Abbas şöyle demiştir: "Rasulullah (sav) Müzdelife’den seher vakti, beni, kendi eşyalarının bulunduğu yüklerle birlikte (öncü olarak) gönderdi. Ben (Ata'ya) sordum: İbn Abbas'ın, 'beni uzun bir gecede gönderdi' dediği rivayeti de sana ulaştı mı? O 'Hayır, yalnız bu şekilde seher vakti (dediği haberi) bana ulaştı' dedi. Ben ona yine sordum: İbn Abbas 'Biz cemreye fecirden önce taş attık' demiştir. Peki, sabah namazını nerede kıldı? O 'Hayır, (hadis) ancak böyledir' dedi."
Bize Ebu Bekir b. Ebu Şeybe ve Ebu Küreyb, o ikisine Ebu Muaviye, ona A'meş, ona İbrahim, ona da Abdurrahman b. Yezid şöyle demiştir: "Abdullah b. Mesud, Akabe cemresine, vadinin iç tarafından, her bir taşı attıkça tekbir getirerek yedi küçük çakıl taşı attı. Ona 'Bazı kimseler bu cemreye üst tarafından taş atıyorlar' denilince Abdullah b. Mesud 'Kendisinden başka hiçbir ilah olmayana yemin olsun ki, burası, kendisine Bakara Suresi indirilen zatın durduğu yerdir' dedi."
Bana Ebu Tahir ve Harmele b. Yahya, o ikisine İbn Vehb, ona Yunus, ona İbn Şihab'ın rivayet ettiğine göre Salim b. Abdullah kendisine şunu haber verdi: "Abdullah b. Ömer ailesinin zayıf olanlarını önden gönderir, onlar gece vakti Müzdelife'de, Meşar-i Haram'ın yakınlarında vakfe yapar ve kendilerine nasip olduğu şekilde Allah'ı anarlar, sonra da imam vakfe yapıp ayrılmadan önce onlar (Mina'ya) giderlerdi. Aralarından kimisi Mina'ya sabah namazı vaktinde ulaşır, kimisi bundan sonra ulaşırdı. Mina'ya geldiklerinde de Cemreye taş atarlardı. İbn Ömer 'Rasulullah (sav) buna ruhsat vermiştir' derdi."