10636 Kayıt Bulundu.
Giriş
Bize İbrahim b. Münzir, ona Enes b. Iyâd, ona Übeydullah, ona Nâfi, ona da Abdullah b. Ömer (r.anhuma) şöyle rivayet etmiştir: İnsanlar Rasuûlullah (sav) ile birlikte Semûd arazisi olan Hicr'de konakladılar, sonra da oranın kuyusundan su çekip hamur yoğurdular. Rasulullah (sav) onlara, kuyudan aldıkları suyu dökmelerini, o su ile yoğurulan hamuru develere yedirmelerini ve Salih Peygamber'in devesinin su içmeye geldiği olduğu kuyudan su çekmelerini emretti. Bu hadisin Nâfi'den rivayetinde Usâme, (Ubeydullah'a) mutâbaat etmiştir .
Açıklama: Rivayet muallaktır; Buhari ile Üsame b. Zeyd arasında inkıta vardır.
Bize Rabî b. Yahya el-Basrî, ona Zâide, ona Abdülmelik b. Umeyr, ona Ebu Bürde b. Ebu Musa, ona da babası (Ebu Musa el-Eş'arî şöyle rivayet etmiştir: Hz. Peygamber (sav) hastalandı "Ebu Bekir'e emrimi iletin, insanlara namaz kıldırsın" buyurdu. Âişe “Ebu Bekir şöyle şöyle (yufka yürekli) bir adamdır" dedi. Peygamber (sav) aynı emrini tekrarladı, Âişe de aynı cevabı verdi. Bunun üzerine Peygamber (sav) "Ebu Bekir'e emrimi iletin! Sizler Yusuf Peygamber'in etrafındaki kadınlardansınız" buyurdu. Böylece Ebu Bekir, Rasulullah hayatta iken imam oldu. Hüseyin, Zaide'den rivayetinde "yufka yürekli bir adam" demiştir.
Açıklama: Rivayet muallaktır; Buhari ile Hüseyin b. Ali arasında inkıta vardır.
Bize Muhammed b. Sinân, ona Füleyh b. Süleyman, ona Hilal b. Ali, ona Abdurrahman b. Ebu Amra, ona da Ebu Hureyre'nin rivayet ettiğine göre Rasulullah (sav) şöyle buyurmuştur: "Dünya ve ahirette, insanların Meryem oğlu İsa'ya en yakını benim. Peygamberler babaları bir, anaları farklı kardeştirler ve onların dinleri de tektir." Ve yine İbrahim b. Tahmân bu hadisi Mûsâ b. Ukbe'den, o Safvân b. Suleym'den, o Atâ b. Yesâr'dan, o Ebu Hureyre'den (ra) o da Rasulullah'tan (sav) rivayet etmiştir.
Açıklama: Rivayet muallaktır; Buhari ile İbrahim Tahman arasında inkıta vardır.
Bize Yahya b. Musa, ona Abdurrezzak, ona Mamer, ona İbn Tavus, ona da babası (Tâvus b. Keysan'ın) rivayet ettiğine göre Ebu Hureyre (ra) şöyle demiştir: Ölüm Meleği, Hz. Musa'ya (as) gönderildi. Melek yanına geldiğinde Hz. Musa, bir tokat atıp onun gözünü çıkardı. Ölüm Meleği, Rabbine geri döndü ve “beni, ölmeyi istemeyen bir kuluna gönderdin” dedi. Allah, ona gözünü geri verdi ve "Git ve ona, elini bir öküzün sırtının üzerine koymasını, elinin örttüğü her bir kıla karşılık kendisine bir yıl verildiğini söyle" buyurdu. Hz. Musa (as), kendisine bu haber ulaşınca "Ey Rabbim, Peki sonra ne olacak?" diye sordu. Allah "sonrası yine ölüm" buyurdu. Bunun üzerine Hz. Musa "o halde şimdi olsun" dedi ve Allah'tan, kendisini, bir taş atımı mesafe kadar, mukaddes topraklara yaklaştırmasını, oraya yakın bir yere defnedilmesini istedi. Ebu Hureyre der ki: Rasulullah'ın (sav) "eğer orada olsaydım kızıl kum tepesinin yanındaki yolun kenarında bulunan Musa'nın (as) kabrini muhakkak size gösterirdim" buyurmuştur. Ravi der ki: Bize Ma'mer, ona Hemmâm, ona da Ebu Hureyre bu hadisin bir benzerini Peygamber'den (sav) rivayet etmiştir.
Bize Hafs b. Ömer, ona Şu'be, ona Katâde, ona Ebu Âliye Şu'be, ona da İbn Abbâs'ın (r.anhuma) rivayet ettiğine göre Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur: "Hiçbir kula 'ben muhakkak Yunus b. Mettâ'dan daha hayırlıyım' demek yakışmaz." Hz. Peygamber (sav) (Yunus b. Mettâ diyerek) Yunus'u babasına nispet etmiştir.
Bize Abdullah b. Muhammed, ona Abdurrezzâk, ona Ma'mer, ona Hemmâm, ona da Ebu Hureyre'nin (ra) rivayet ettiğine göre Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur: "Davud Peygamber'e (Zebur'u) okumak kolaylaştırıldı. O binek hayvanlarına eğer vurulmasını emreder, sonra da eğer vurulması bitmeden, (Zebur'u baştan sona) okuyup bitirirdi. Davud yalnız kendi el emeğiyle geçinirdi." Yine bu hadisi Mûsâ b. Ukbe, Safvân'dan, o Atâ b. Yesâr'dan, o Ebu Hureyre'den o da Peygamber'den (sav) rivayet etmiştir.
Bize Muhammed b. Yusuf, ona Sufyân, ona A'meş, ona Ebu Duhâ, ona da Mesrûk şöyle rivayet etmiştir: Âişe (r.anha), namaz kılan kimsenin elini kalçasına koymasını çirkin görür ve “Yahudiler bunu yapar” derdi. Şu'be bu hadisin A'meş'ten rivayetinde (Süfyân'a) mutâbaat etmiştir.
Bize Cüveyriye'nin kardeşinin oğlu Abdullah b. Muhammed b. Esmâ, ona Cüveyriye b. Esmâ, ona Malik, ona Zührî, ona Saîd b. Müseyyeb ve Ebu Ubeyde, onlara da Ebu Hureyre'nin (ra) rivayet ettiğine göre Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur: "Allah Lut Peygamber'e rahmet etsin. Şüphesiz o sağlam bir dayanağa sığınıyordu. Eğer ben zindanda Yusuf'un kaldığı kadar uzun zaman kalsaydım, ardından bana, (zindan çıkarmak üzere) elçi gelseydi, hemen elçiye uyardım."
Bize Ebu Yemân, ona Şuayb, ona Zührî, ona Ebu Seleme b. Abdurrahman ve Saîd b. Müseyyeb ona Ebu Hureyre (ra) şöyle demiştir: Müslümanlardan bir adam ile Yahudilerden bir adam karşılıklı birbirlerine sövdüler. Müslüman yemin ederken “Muhammed'i (sav) âlemlere seçkin kılan Allah'a yemin ederim” dedi. Yahudi de “Musa'yı alemlere seçkin kılan Allah'a yemin ederim” dedi. Bu arada Müslüman elini kaldırıp Yahudi'ye bir tokat yapıştırdı. Bunun üzerine Yahudi, Peygamber'e (sav) gidip kendisiyle Müslüman arasında olan biteni anlattı. Bunun üzerine Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurdu: "Beni Musa'dan üstün tutmayınız. Çünkü insanlar kıyamet gününde (korkudan) bayılacaklar ve onlarla birlikte ben de bayılacağım. Ancak ilk ayılan ben olacağım. Bir de ne göreyim Musa, Arş'ın bir tarafından sıkıca tutuyor. O, bayılanlar arasındaydı da benden önce mi ayıldı yoksa Allah'ın (cc) bayılmaktan muaf tuttuğu kullarından mıydı? bilemiyorum."
Bize Müsedded, ona Yahya; (T) bize Ebu Nuaym, o ikisine Süfyân, ona A'meş, ona Ebu Vâil, ona da Abdullah'ın (ra) rivayet ettiğine göre Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur: "Hiçbiriniz benim, Yunus'tan daha hayırlı olduğumu söylemesin." Müsedded rivayetinde "Yunus b. Mettâ" demiştir.