Öneri Formu
Hadis Id, No:
236205, İHS004245
Hadis:
4245 - أَخْبَرَنَا أَبُو خَلِيفَةَ، قَالَ: حَدَّثَنَا الْقَعْنَبِيُّ، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ ثَوْرِ بْنِ زَيْدٍ، عَنْ أَبِي الْغَيْثِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «السَّاعِي عَلَى الْأَرْمَلَةِ وَالْمِسْكِينِ كَالْمُجَاهِدِ فِي سَبِيلِ اللَّهِ»، وَأَحْسِبُهُ قَالَ: «كَالصَّائِمِ لَا يُفْطِرُ، وَكَالْقَائِمِ لَا يَنَامُ»
«أَبُو الْغَيْثِ: سَالِمٌ مَوْلَى ابْنِ مُطِيعٍ قَالَهُ الشَّيْخُ»
Tercemesi:
Bize Ebû Halîfe haber verdi: El-Ka'nebî bize, Mâlik'ten, o da Sevr İbn Zeyd'den, o da Ebu'l-Ğays'tan, o da Ebû Hureyre'den anlattı:
Allâh'ın Elçisi (s.a.v.) şöyle buyurdu: Dul kadına ve yoksula yardım etme gayretinde olan kimse, Allâh yolunda cihat eden gibidir; ravi: sanıyorum şöyle de demişti: İftar etmeksizin oruç tutan ve uyumaksızın ibadet eden kimse gibidir.
Ebu'l-Ğays, İbn Mutî'in azatlı kölesi olan Sâlim'dir; bunu Şeyh (İbn Hibbân) söyledi.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
İbn Hibban, Sahih-i İbn Hibban, Radâ' 4245, 10/55
Senetler:
1. Ebu Hureyre ed-Devsî (Abdurrahman b. Sahr)
Konular:
Öneri Formu
Hadis Id, No:
236206, İHS004246
Hadis:
4246 - أَخْبَرَنَا أَبُو يَعْلَى، حَدَّثَنَا أَبُو خَيْثَمَةَ، حَدَّثَنَا يَعْقُوبُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ بْنِ سَعْدٍ، حَدَّثَنَا أَبِي، عَنِ ابْنِ إِسْحَاقَ، حَدَّثَنِي هِشَامُ بْنُ عُرْوَةَ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ زَيْنَبَ بِنْتِ أُمِّ سَلَمَةَ، عَنْ أُمِّهَا أُمِّ سَلَمَةَ قَالَتْ: قُلْتُ لِرَسُولِ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: هَلْ لِي مِنْ أَجْرٍ فِي بَنِي أَبِي سَلَمَةَ؟، فَإِنِّي أُنْفِقُ عَلَيْهِمْ، وَإِنَّمَا هُمْ بَنِيَّ، فَلَسْتُ بِتَارِكَتِهِمْ هَكَذَا وَهَكَذَا تَقُولُ: كَانَ لِي أَجْرٌ أَوْ لَمْ يَكُنْ؟ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «نَعَمْ لَكِ فِيهِمْ أَجْرٌ مَا أَنْفَقْتِ عَلَيْهِمْ»
Tercemesi:
Bize Ebû Ya'lâ haber verdi: Bize Ebû Hayseme anlattı: Bize Ya'kub İbn İbrâhîm İbn Sa'd anlattı: Babam bize İbn İshâk'tan anlattı: Hişâm İbn Urve bana babasından, o da Zeyneb Bint Ümmü Seleme'den, o da annesi Ümmü Seleme'den anlattı:
Allâh'ın Elçisi (sas)'e şöyle sordum: Ebû Seleme'nin çocuklarına harcama yapıyorum; bundan dolayı bana bir sevap var mı? Zaten onlar benim çocuklarım; onları ortada bırakacak değilim… Bunlarla sormak istiyordu ki: Bana bundan bir sevap var mı yok mu? Bunun üzerine Allâh'ın Elçisi (sas) buyurdu ki: Evet, onlara ne kadar harcama yaparsan, senin için o kadar sevap var.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
İbn Hibban, Sahih-i İbn Hibban, Radâ' 4246, 10/56
Senetler:
1. Ümmü Seleme Zevcü'n Nebi (Hind bt. Huzeyfe b. Muğire)
Konular:
Öneri Formu
Hadis Id, No:
236207, İHS004247
Hadis:
4247 - أَخْبَرَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مُحَمَّدِ بْنِ سَلْمٍ أَبُو مُحَمَّدٍ الْخَصِيبُ، قَالَ: حَدَّثَنَا حَرْمَلَةُ بْنُ يَحْيَى، قَالَ: حَدَّثَنَا ابْنُ وَهْبٍ، قَالَ: أَخْبَرَنِي عَمْرُو بْنُ الْحَارِثِ، أَنَّ هِشَامَ بْنَ عُرْوَةَ حَدَّثَهُ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُتْبَةَ، عَنْ رَيْطَةَ امْرَأَةِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ مَسْعُودٍ أُمِّ وَلَدِهِ، وَكَانَتِ امْرَأَةً صَنَاعًا، وَلَيْسَ لِعَبْدِ اللَّهِ بْنِ مَسْعُودٍ مَالٌ، وَكَانَتْ تُنْفِقُ عَلَيْهِ وَعَلَى وَلَدِهِ مِنْ ثَمَرَةِ صَنْعَتِهَا، وَقَالَتْ: وَاللَّهِ لَقَدْ شَغَلْتَنِي أَنْتَ وَوَلَدُكَ عَنِ الصَّدَقَةِ، فَمَا أَسْتَطِيعُ أَنْ أَتَصَدَّقَ مَعَكُمْ، فَقَالَ: مَا أُحِبُّ إِنْ لَمْ يَكُنْ لَكِ فِي ذَلِكَ أَجْرٌ أَنْ تَفْعَلِي، فَسَأَلَ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ هُوَ وَهِيَ، فَقَالَتْ: يَا رَسُولَ اللَّهِ، إِنِّي امْرَأَةٌ وَلِيَ صَنْعَةٌ فَأَبِيعُ مِنْهَا، وَلَيْسَ لِي، وَلَا لِزَوْجِي، وَلَا لِوَلَدِي شَيْءٌ، وَشَغَلُونِي فَلَا أَتَصَدَّقُ، فَهَلْ لِي فِي النَّفَقَةِ عَلَيْهِمْ مِنْ أَجْرٍ؟، فَقَالَ: «لَكِ فِي ذَلِكَ أَجْرٌ مَا أَنْفَقْتِ عَلَيْهِمْ، فَأَنْفِقِي عَلَيْهِمْ»
Tercemesi:
Bize Abdullâh İbn Muhammed İbn Selm Ebû Muhammed el-Hasîb haber verdi: Bize Harmele İbn Yahyâ anlattı: Bize İbn Vehb anlattı: Bana Amr İbnu'l-Hâris haber verdi, ona da Hişâm İbn Urve babasından, o da Ubeydullâh İbn Abdullâh İbn Utbe'den, o da Abdullâh İbn Mes'ûd'un ümmü veledi olan hanımı Rayta'dan anlattı;
Bu kadın sanatkâr bir kadındı; Abdullâh İbn Mes'ûd'un malı yoktu. Rayta, hem çocuğuna hem de Abdullâh İbn Mes'ûd'a ürettiklerinin gelirinden haracama yapıyordu. Rayta bir gün şöyle dedi: Vallâhi sen ve çocuğun benim sadaka vermeme engel oluyorsunuz; size harcamaktan sadaka verecek para bulamıyorum. Abdullâh İbn Mes'ûd bu söze şöyle cevap verdi: Eğer, bize bu yaptığına karşılık sana bir sevap yoksa, o takdirde bize böyle harcama yapmanı istemiyorum. Abdullâh ve Rayta Allâh'ın Elçisi (s.a.v.) geldiler; Rayta şöyle sordu: Ey Allâh'ın Elçisi, Ben sanatı olan bir kadınım; ürettiklerimi satarak geçiniyorum. Ne benim, ne kocamın ne de çocuğumun bir malı var. Onlara harcamaktan sadaka veremiyorum; onlara yaptığım bu harcamadan dolayı bana bir sevap var mıdır? Bunun üzerine Allâh'ın Elçisi (s.a.v.) buyurdu ki: Onlara yaptığın her harcamanın sana bir sevabı vardır; dolayısıyla onlara harcamada bulunmaya devam et.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
İbn Hibban, Sahih-i İbn Hibban, Radâ' 4247, 10/57
Senetler:
1. Ebu Abdurrahman Abdullah b. Mesud (Abdullah b. Mesud b. Gafil b. Habib b. Şemh)
Konular:
Öneri Formu
Hadis Id, No:
236209, İHS004249
Hadis:
4249 - أَخْبَرَنَا عُمَرُ بْنُ مُحَمَّدٍ الْهَمْدَانِيُّ، قَالَ: حَدَّثَنَا عَبْدُ الْجَبَّارِ بْنُ الْعَلَاءِ الْهَمْدَانِيُّ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، قَالَ: حَدَّثَنِي عَامِرُ بْنُ سَعْدِ بْنِ أَبِي وَقَّاصٍ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ: مَرِضْتُ بِمَكَّةَ عَامَ الْفَتْحِ مَرَضًا أَشْفَيْتُ مِنْهُ عَلَى الْمَوْتِ، فَعَادَنِي رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، فَقُلْتُ لَهُ: أَيْ رَسُولَ اللَّهِ، إِنَّ لِي مَالًا كَثِيرًا وَلَيْسَ يَرِثُنِي إِلَّا ابْنَتِي، أَفَأُوصِي بِثُلُثَيْ مَالِي؟ قَالَ: «لَا»، قُلْتُ: الشَّطْرُ؟ قَالَ: «لَا»، قُلْتُ: الثُّلُثُ؟ قَالَ: «الثُّلُثُ وَالثُّلُثُ كَثِيرٌ، إِنَّكَ إِنْ تَتْرُكَ وَرَثَتَكَ أَغْنِيَاءَ خَيْرٌ مِنْ أَنْ تَتْرُكَهُمْ عَالَةَ، يَتَكَفَّفُونَ النَّاسَ، إِنَّكَ لَنْ تُنْفِقَ نَفَقَةً تُرِيدُ بِهَا وَجْهَ اللَّهِ إِلَّا أُجِرْتَ عَلَيْهَا، حَتَّى اللُّقْمَةَ تَرْفَعُهَا إِلَى فِي امْرَأَتِكَ»، قُلْتُ: يَا رَسُولَ اللَّهِ، أُخَلَّفُ عَنْ هِجْرَتِي، قَالَ: «إِنَّكَ لَنْ تُخَلَّفَ بَعْدِي فَتَعْمَلَ عَمَلًا تُرِيدُ بِهِ وَجْهَ اللَّهِ، إِلَّا ازْدَدْتَ بِهِ رِفْعَةً وَدَرَجَةً، وَلَعَلَّكَ أَنْ تُخَلَّفَ بَعْدِي حَتَّى يَنْتَفِعَ أَقْوَامٌ بِكَ، وَيُضَرَّ بِكَ آخَرُونَ، اللَّهُمَّ امْضِ لِأَصْحَابِي هِجْرَتَهُمْ، وَلَا تَرُدَّهُمْ عَلَى أَعْقَابِهِمْ، لَكِنِ الْبَائِسُ سَعْدُ بْنُ خَوْلَةَ يَرْثِي لَهُ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، أَنْ مَاتَ بِمَكَّةَ»
Tercemesi:
Bize Ömer İbn Muhammed el-Hemdânî haber verdi: Bize Abdülcebbâr İbnu'l-Alâ' el-Hemdânî anlattı: Süfyân bize, ez-Zührî'den anlattı: Âmir İbn Sa'd İbn Ebû Vakkâs bana, babasından anlattı:
Fetih senesi Mekke'de öyle bir hasta oldum ki, ölümden döndüm. Hastalığımda, Allâh'ın Elçisi (s.a.v.) beni ziyarete geldi. Ona dedim ki: Ey Allâh'ın Elçisi, benim çok malım var; kızımdan başka da bir varisim yok. Şu halde malımın üçte ikisini vasiyet edeyim mi? Buyurdu ki:
-Hayır.
-Yarısını?
-Hayır.
-Üçte birini?
-Üçte biri olur, ama yine de çok. Varislerini zengin bırakman, onları insanların ellerine bakar bir halde bırakmandan daha hayırlıdır. Allâh'ın hoşnutluğunu umarak yaptığın her harcamaya karşılık sana sevap verilir; hatta hanımının ağzına götürdüğün lokmaya da.
-Ey Allâh'ın Elçisi, Hicretim boşa mı gidecek?
-Korkma, sen benden sonra geri kalmayacaksın; kalsan bile, burada Allâh'ın hoşnutluğunu elde etmek için yapacağın bir iş, senin sadece dereceni ve makamını artırır. Sanıyorum sen benden sonra uzun yaşayacaksın da, senden çokları faydalanacak, çokları da zarar görecek. Allâh'ım, arkadaşlarımın hicretlerini yarım bırakma; onları Mekke'ye tekrar geri döndürme; Sa'd İbn Havle'nin durumu ise üzüntü verici. Allâh'ın Elçisi (s.a.v.) Mekke'de ölmesinden dolayı ona matem tuttu.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
İbn Hibban, Sahih-i İbn Hibban, Radâ' 4249, 10/60
Senetler:
1. Ebu İshak Sa'd b. Ebu Vakkâs ez-Zührî (Malik b. Vüheyb b. Abdümenaf b. Zühre b. Kilab b. Mürre)
Konular: