وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى حَدَّثَنَا يَزِيدُ أَخْبَرَنَا الْجُرَيْرِىُّ بِهَذَا الإِسْنَادِ نَحْوَهُ[عَنْ أَبِى الطُّفَيْلِ قَالَ قُلْتُ لاِبْنِ عَبَّاسٍ أَرَأَيْتَ هَذَا الرَّمَلَ بِالْبَيْتِ ثَلاَثَةَ أَطْوَافٍ وَمَشْىَ أَرْبَعَةِ أَطْوَافٍ أَسُنَّةٌ هُوَ فَإِنَّ قَوْمَكَ يَزْعُمُونَ أَنَّهُ سُنَّةٌ. قَالَ فَقَالَ صَدَقُوا وَكَذَبُوا. قَالَ قُلْتُ مَا قَوْلُكَ صَدَقُوا وَكَذَبُوا قَالَ إِنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَدِمَ مَكَّةَ فَقَالَ الْمُشْرِكُونَ إِنَّ مُحَمَّدًا وَأَصْحَابَهُ لاَ يَسْتَطِيعُونَ أَنْ يَطُوفُوا بِالْبَيْتِ مِنَ الْهُزَالِ وَكَانُوا يَحْسُدُونَهُ. قَالَ فَأَمَرَهُمْ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنْ يَرْمُلُوا ثَلاَثًا وَيَمْشُوا أَرْبَعًا. قَالَ قُلْتُ لَهُ أَخْبِرْنِى عَنِ الطَّوَافِ بَيْنَ الصَّفَا وَالْمَرْوَةِ رَاكِبًا أَسُنَّةٌ هُوَ فَإِنَّ قَوْمَكَ يَزْعُمُونَ أَنَّهُ سُنَّةٌ. قَالَ صَدَقُوا وَكَذَبُوا. قَالَ قُلْتُ وَمَا قَوْلُكَ صَدَقُوا وَكَذَبُوا قَالَ إِنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم كَثُرَ عَلَيْهِ النَّاسُ يَقُولُونَ هَذَا مُحَمَّدٌ هَذَا مُحَمَّدٌ. حَتَّى خَرَجَ الْعَوَاتِقُ مِنَ الْبُيُوتِ. قَالَ وَكَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم لاَ يُضْرَبُ النَّاسُ بَيْنَ يَدَيْهِ فَلَمَّا كَثُرَ عَلَيْهِ رَكِبَ وَالْمَشْىُ وَالسَّعْىُ أَفْضَلُ] غَيْرَ أَنَّهُ قَالَ وَكَانَ أَهْلُ مَكَّةَ قَوْمَ حَسَدٍ. وَلَمْ يَقُلْ يَحْسُدُونَهُ.
Öneri Formu
Hadis Id, No:
8978, M003056
Hadis:
وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى حَدَّثَنَا يَزِيدُ أَخْبَرَنَا الْجُرَيْرِىُّ بِهَذَا الإِسْنَادِ نَحْوَهُ[عَنْ أَبِى الطُّفَيْلِ قَالَ قُلْتُ لاِبْنِ عَبَّاسٍ أَرَأَيْتَ هَذَا الرَّمَلَ بِالْبَيْتِ ثَلاَثَةَ أَطْوَافٍ وَمَشْىَ أَرْبَعَةِ أَطْوَافٍ أَسُنَّةٌ هُوَ فَإِنَّ قَوْمَكَ يَزْعُمُونَ أَنَّهُ سُنَّةٌ. قَالَ فَقَالَ صَدَقُوا وَكَذَبُوا. قَالَ قُلْتُ مَا قَوْلُكَ صَدَقُوا وَكَذَبُوا قَالَ إِنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَدِمَ مَكَّةَ فَقَالَ الْمُشْرِكُونَ إِنَّ مُحَمَّدًا وَأَصْحَابَهُ لاَ يَسْتَطِيعُونَ أَنْ يَطُوفُوا بِالْبَيْتِ مِنَ الْهُزَالِ وَكَانُوا يَحْسُدُونَهُ. قَالَ فَأَمَرَهُمْ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنْ يَرْمُلُوا ثَلاَثًا وَيَمْشُوا أَرْبَعًا. قَالَ قُلْتُ لَهُ أَخْبِرْنِى عَنِ الطَّوَافِ بَيْنَ الصَّفَا وَالْمَرْوَةِ رَاكِبًا أَسُنَّةٌ هُوَ فَإِنَّ قَوْمَكَ يَزْعُمُونَ أَنَّهُ سُنَّةٌ. قَالَ صَدَقُوا وَكَذَبُوا. قَالَ قُلْتُ وَمَا قَوْلُكَ صَدَقُوا وَكَذَبُوا قَالَ إِنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم كَثُرَ عَلَيْهِ النَّاسُ يَقُولُونَ هَذَا مُحَمَّدٌ هَذَا مُحَمَّدٌ. حَتَّى خَرَجَ الْعَوَاتِقُ مِنَ الْبُيُوتِ. قَالَ وَكَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم لاَ يُضْرَبُ النَّاسُ بَيْنَ يَدَيْهِ فَلَمَّا كَثُرَ عَلَيْهِ رَكِبَ وَالْمَشْىُ وَالسَّعْىُ أَفْضَلُ] غَيْرَ أَنَّهُ قَالَ وَكَانَ أَهْلُ مَكَّةَ قَوْمَ حَسَدٍ. وَلَمْ يَقُلْ يَحْسُدُونَهُ.
Tercemesi:
Bize Muhammed b. el-Müsenna, ona Yezid, ona el-Cüreyrî bu isnad ile hadisi buna yakın olarak rivayet etti.
[Ebu Tufeyl dedi ki: Ben İbn Abbas'a; bana Beyt'in tavaf edilmesi sırasında üç şavtın hızlıca yürüyerek, dört şavtın da mutedil yürüyerek yapılması sence sünnet midir? Çünkü senin kavmin onun bir sünnet olduğunu ileri sürüyor dedim. O hem doğru söylediler hem değil. Ben hem doğru söylediler hem değil sözün ne demek dedim. O dedi ki: Rasulullah (sav) Mekke'ye geldiğinde müşrikler; şüphesiz Muhammed ve ashabı zayıf ve güçsüz düştüklerinden ötürü Beyt'in etrafında tavaf yapamazlar dedi, onu kıskanıyorlardı. (İbn Abbas) dedi ki: Bu sebeple Rasulullah (sav) onlara ilk üç şavtta remel yapmalarını (hızlıca yürümelerini), dört şavtta da mutedil yürümelerini emretti. (Ebu Tufeyl) dedi ki: Peki, bana Safa ile Merve arasında binekli olarak tavaf etmenin sünnet olup olmadığını haber verir misin? Çünkü senin kavmin onun sünnet olduğunu ileri sürüyor dedim. O hem doğru söylemişlerdir hem de değil dedi. Ben hem doğru söylemişlerdir hem değil, sözün ne demek dedim. O dedi ki: Rasulullah'ın (sav) etrafında insanlar oldukça kalabalık teşkil edip işte Muhammed, işte Muhammed dediler. Hatta evlerindeki genç kızlar dahi dışarı çıkmışlardı. (İbn Abbas devamla) dedi ki: Rasulullah'ın (sav) önündeki insanlar (önünü açsınlar diye) dövülmezlerdi, onun etrafında kalabalık çoğalınca o da (devesine) bindi. Bununla birlikte yürümek ve sa'y etmek daha faziletlidir.] Şu kadar var ki o (rivayetinde); Mekke ahalisi kıskanç bir kavim idiler demiş. Onu kıskanıyorlardı dememiştir.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Hac, 3056, /507
Senetler:
()
Konular:
Strateji, Hac, remel ve hervele
وَحَدَّثَنَا ابْنُ أَبِى عُمَرَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ عَنِ ابْنِ أَبِى حُسَيْنٍ عَنْ أَبِى الطُّفَيْلِ قَالَ قُلْتُ لاِبْنِ عَبَّاسٍ إِنَّ قَوْمَكَ يَزْعُمُونَ
"أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم رَمَلَ بِالْبَيْتِ وَبَيْنَ الصَّفَا وَالْمَرْوَةِ وَهْىَ سُنَّةٌ. قَالَ صَدَقُوا وَكَذَبُوا."
Öneri Formu
Hadis Id, No:
8979, M003057
Hadis:
وَحَدَّثَنَا ابْنُ أَبِى عُمَرَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ عَنِ ابْنِ أَبِى حُسَيْنٍ عَنْ أَبِى الطُّفَيْلِ قَالَ قُلْتُ لاِبْنِ عَبَّاسٍ إِنَّ قَوْمَكَ يَزْعُمُونَ
"أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم رَمَلَ بِالْبَيْتِ وَبَيْنَ الصَّفَا وَالْمَرْوَةِ وَهْىَ سُنَّةٌ. قَالَ صَدَقُوا وَكَذَبُوا."
Tercemesi:
Bize İbn Ebu Ömer, ona Süfyan, ona İbn Ebu Hüseyin, ona Ebu Tufeyl'in şöyle dediğini rivayet etti:
"Ben İbn Abbas'a senin kavmin Rasulullah'a (sav) Beyt'in etrafında tavaf yaparken ve Safa ile Merve arasında remel yaptığını ve bunun sünnet olduğunu ileri sürüyorlar, dedim. O hem doğru söylemişler hem de değil diye cevap verdi."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Hac, 3057, /507
Senetler:
()
Konular:
Strateji, Hac, remel ve hervele
وَحَدَّثَنِى مُحَمَّدُ بْنُ رَافِعٍ حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ آدَمَ حَدَّثَنَا زُهَيْرٌ عَنْ عَبْدِ الْمَلِكِ بْنِ سَعِيدِ بْنِ الأَبْجَرِ عَنْ أَبِى الطُّفَيْلِ قَالَ
"قُلْتُ لاِبْنِ عَبَّاسٍ أُرَانِى قَدْ رَأَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم. قَالَ فَصِفْهُ لِى. قَالَ قُلْتُ رَأَيْتُهُ عِنْدَ الْمَرْوَةِ عَلَى نَاقَةٍ وَقَدْ كَثُرَ النَّاسُ عَلَيْهِ. قَالَ فَقَالَ ابْنُ عَبَّاسٍ ذَاكَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم إِنَّهُمْ كَانُوا لاَ يُدَعُّونَ عَنْهُ وَلاَ يُكْهَرُونَ."
Öneri Formu
Hadis Id, No:
8980, M003058
Hadis:
وَحَدَّثَنِى مُحَمَّدُ بْنُ رَافِعٍ حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ آدَمَ حَدَّثَنَا زُهَيْرٌ عَنْ عَبْدِ الْمَلِكِ بْنِ سَعِيدِ بْنِ الأَبْجَرِ عَنْ أَبِى الطُّفَيْلِ قَالَ
"قُلْتُ لاِبْنِ عَبَّاسٍ أُرَانِى قَدْ رَأَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم. قَالَ فَصِفْهُ لِى. قَالَ قُلْتُ رَأَيْتُهُ عِنْدَ الْمَرْوَةِ عَلَى نَاقَةٍ وَقَدْ كَثُرَ النَّاسُ عَلَيْهِ. قَالَ فَقَالَ ابْنُ عَبَّاسٍ ذَاكَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم إِنَّهُمْ كَانُوا لاَ يُدَعُّونَ عَنْهُ وَلاَ يُكْهَرُونَ."
Tercemesi:
Bize Muhammed b. Râfi', ona Yahya b. Adem, ona Züheyr, ona Abdülmelik b. Said b. el-Ebcer, ona da Ebu Tufeyl'in şöyle dediğini rivayet etti:
"İbn Abbas’a; gördüğüm kadarıyla ben Rasulullah'ı (sav) gördüğümü zannediyorum dedim. O, o halde bana onun niteliklerini söyle edi. (Ebu Tufeyl) dedi ki: Ben onu Merve'nin yakınında, devesi üzerinde, insanlar etrafında kalabalık teşkil etmiş iken gördüm dedim. İbn Abbas dedi ki: İşte o Rasulullah'tı (sav). Çünkü onun etrafında bulunanlar itilip kakılmaz ve azarlanmazlardı."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Hac, 3058, /507
Senetler:
()
Konular:
Strateji, Hac, remel ve hervele
Öneri Formu
Hadis Id, No:
8982, M003060
Hadis:
وَحَدَّثَنِى عَمْرٌو النَّاقِدُ وَابْنُ أَبِى عُمَرَ وَأَحْمَدُ بْنُ عَبْدَةَ جَمِيعًا عَنِ ابْنِ عُيَيْنَةَ - قَالَ ابْنُ عَبْدَةَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ - عَنْ عَمْرٍو عَنْ عَطَاءٍ عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ قَالَ
"إِنَّمَا سَعَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَرَمَلَ بِالْبَيْتِ لِيُرِىَ الْمُشْرِكِينَ قُوَّتَهُ."
Tercemesi:
Bize Amr en-Nakıd, İbn Ebu Ömer ve Ahmed b. Abde, onlara İbn Uyeyne, -İbn Abde dedi ki: Bize Süfyan-, ona Amr, ona Ata, İbn Abbas'ın şöyle dediğini rivayet etmiştir:
"Rasulullah (sav) müşrikler onun gücünü görsünler diye Beyt'in etrafında sa'y etti ve remel yaptı (hızlıca yürüdü)."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Hac, 3060, /507
Senetler:
()
Konular:
Strateji, Hac, remel ve hervele
Öneri Formu
Hadis Id, No:
8981, M003059
Hadis:
وَحَدَّثَنِى أَبُو الرَّبِيعِ الزَّهْرَانِىُّ حَدَّثَنَا حَمَّادٌ - يَعْنِى ابْنَ زَيْدٍ - عَنْ أَيُّوبَ عَنْ سَعِيدِ بْنِ جُبَيْرٍ عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ قَالَ
"قَدِمَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَأَصْحَابُهُ مَكَّةَ وَقَدْ وَهَنَتْهُمْ حُمَّى يَثْرِبَ. قَالَ الْمُشْرِكُونَ إِنَّهُ يَقْدَمُ عَلَيْكُمْ غَدًا قَوْمٌ قَدْ وَهَنَتْهُمُ الْحُمَّى وَلَقُوا مِنْهَا شِدَّةً. فَجَلَسُوا مِمَّا يَلِى الْحِجْرَ وَأَمَرَهُمُ النَّبِىُّ صلى الله عليه وسلم أَنْ يَرْمُلُوا ثَلاَثَةَ أَشْوَاطٍ وَيَمْشُوا مَا بَيْنَ الرُّكْنَيْنِ لِيَرَى الْمُشْرِكُونَ جَلَدَهُمْ فَقَالَ الْمُشْرِكُونَ هَؤُلاَءِ الَّذِينَ زَعَمْتُمْ أَنَّ الْحُمَّى قَدْ وَهَنَتْهُمْ هَؤُلاَءِ أَجْلَدُ مِنْ كَذَا وَكَذَا."
[قَالَ ابْنُ عَبَّاسٍ وَلَمْ يَمْنَعْهُ أَنْ يَأْمُرَهُمْ أَنْ يَرْمُلُوا الأَشْوَاطَ كُلَّهَا إِلاَّ الإِبْقَاءُ عَلَيْهِمْ.]
Tercemesi:
Bize Ebu Rabî' ez-Zehrânî, ona Hammad b. Zeyd, ona Eyyüb, ona Said b. Cübeyr, İbn Abbas'ın şöyle dediğini rivayet etmiştir:
"Rasulullah (sav) ve ashabı, Mekke'ye Yesrib humması kendilerini zayıflatmış olduğu halde gelmişlerdi. Müşrikler de yarın sizin yanınıza sıtmanın takatsiz bıraktığı, bundan dolayı da pek büyük sıkıntılar çekmiş bir topluluk gelecektir dediler. Sonra da Hicr tarafında oturdular. Nebi (sav) ise onlara üç şavt remel yapmalarını (hızlıca yürümelerini) ve iki rükün arasında da mutedil yürümelerini emretti. Böylelikle müşriklerin onların güçlerini görmelerini istemişti. (Bunu yapınca) müşrikler; sıtmanın kendilerini takatsiz bıraktığını ileri sürdüğünüz kimseler bunlar mıdır? Bunlar şundan da şundan da daha güçlü ve sağlamdırlar dediler."
[İbn Abbas dedi ki: Onlara bütün şavtları remel yapmalarını emretmeyişinin tek sebebi ancak onlara acıması olmuştu.]
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Hac, 3059, /507
Senetler:
()
Konular:
Strateji, Hac, remel ve hervele
Öneri Formu
Hadis Id, No:
8986, M003064
Hadis:
وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى وَزُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ وَعُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ سَعِيدٍ جَمِيعًا عَنْ يَحْيَى الْقَطَّانِ - قَالَ ابْنُ الْمُثَنَّى حَدَّثَنَا يَحْيَى - عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ حَدَّثَنِى نَافِعٌ عَنِ ابْنِ عُمَرَ قَالَ
"مَا تَرَكْتُ اسْتِلاَمَ هَذَيْنِ الرُّكْنَيْنِ - الْيَمَانِىَ وَالْحَجَرَ مُذْ رَأَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَسْتَلِمُهُمَا فِى شِدَّةٍ وَلاَ رَخَاءٍ."
Tercemesi:
Bize Muhammed b. Müsenna, Züheyr b. Harb ve Ubeydullah b. Said, onlara Yahya Kattan, -İbn Müsenna dedi ki: Bize Yahya-, ona Ubeydullah, ona Nafi', ona da İbn Ömer şöyle dedi:
"Bu iki rüknü (yani) Rükn-ü Yemani ile Hacer-i Esvedi Rasulullah'ın (sav) istilâm buyurduğunu gördüm göreli ine şiddette ne de serbest zamanda istilâmı terk etmedim."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Hac, 3064, /508
Senetler:
()
Konular:
Dinî semboller, İstilâm
Öneri Formu
Hadis Id, No:
8987, M003065
Hadis:
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِى شَيْبَةَ وَابْنُ نُمَيْرٍ جَمِيعًا عَنْ أَبِى خَالِدٍ - قَالَ أَبُو بَكْرٍ حَدَّثَنَا أَبُو خَالِدٍ الأَحْمَرُ - عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ عَنْ نَافِعٍ قَالَ
"رَأَيْتُ ابْنَ عُمَرَ يَسْتَلِمُ الْحَجَرَ بِيَدِهِ ثُمَّ قَبَّلَ يَدَهُ وَقَالَ مَا تَرَكْتُهُ مُنْذُ رَأَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَفْعَلُهُ."
Tercemesi:
Bize Ebu Bekir b. Ebu Şeybe ve İbni Nümeyr, o ikisine Ebu Halid, -Ebu Bekir dedi ki: Bize Ebu Halid-i Ahmar-, ona Ubeydullah, ona da Nafi' şöyle demiş:
"İbn Ömer'in eliyle Hacer-i Esved'i istilâmda bulunduğunu gördüm. Sonra elini öptü ve ben bunu Rasulullah'ın (sav) yaptığını gördüm göreli terk etmedim dedi."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Hac, 3065, /508
Senetler:
()
Konular:
Dinî semboller, İstilâm
Öneri Formu
Hadis Id, No:
8996, M003074
Hadis:
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِى شَيْبَةَ قَالَ حَدَّثَنَا عَلِىُّ بْنُ مُسْهِرٍ عَنِ ابْنِ جُرَيْجٍ عَنْ أَبِى الزُّبَيْرِ عَنْ جَابِرٍ قَالَ
"طَافَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِالْبَيْتِ فِى حَجَّةِ الْوَدَاعِ عَلَى رَاحِلَتِهِ يَسْتَلِمُ الْحَجَرَ بِمِحْجَنِهِ لأَنْ يَرَاهُ النَّاسُ وَلِيُشْرِفَ وَلِيَسْأَلُوهُ فَإِنَّ النَّاسَ غَشُوهُ."
Tercemesi:
Bize Ebu Bekir b. Ebu Şeybe, ona Ali b. Müshir, ona İbn Cüreyc, ona Ebu Zübeyr, ona da Cabir'den şöyle rivayet etti:
"Rasulullah (sav), Veda Haccında Beyt-i şerifi hayvanı üzerinde tavaf etti. Halk kendisini görsünler de sual sorsunlar diye yüksek yerde bulunmak için Hacer-i Esved'i bastonuyla istilâm etti. Çünkü halk etrafına üşüşmüşlerdi."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Hac, 3074, /509
Senetler:
()
Konular:
Dinî semboller, İstilâm
Öneri Formu
Hadis Id, No:
8997, M003075
Hadis:
وَحَدَّثَنَا عَلِىُّ بْنُ خَشْرَمٍ أَخْبَرَنَا عِيسَى بْنُ يُونُسَ عَنِ ابْنِ جُرَيْجٍ ح
وَحَدَّثَنَا عَبْدُ بْنُ حُمَيْدٍ أَخْبَرَنَا مُحَمَّدٌ - يَعْنِى ابْنَ بَكْرٍ - قَالَ أَخْبَرَنَا ابْنُ جُرَيْجٍ أَخْبَرَنِى أَبُو الزُّبَيْرِ أَنَّهُ سَمِعَ جَابِرَ بْنَ عَبْدِ اللَّهِ يَقُولُ
"طَافَ النَّبِىُّ صلى الله عليه وسلم فِى حَجَّةِ الْوَدَاعِ عَلَى رَاحِلَتِهِ بِالْبَيْتِ وَبِالصَّفَا وَالْمَرْوَةِ لِيَرَاهُ النَّاسُ وَلِيُشْرِفَ وَلِيَسْأَلُوهُ فَإِنَّ النَّاسَ غَشُوهُ."
[وَلَمْ يَذْكُرِ ابْنُ خَشْرَمٍ وَلِيَسْأَلُوهُ فَقَطْ.]
Tercemesi:
Bize Ali b. Haşrem, ona İsa b. Yunus, ona İbn Cüreyc; (T)
Bize Abd b. Humeyd, ona Muhammed b. Bekir, ona İbn Cüreyc, ona Ebu Zübeyr, ona da Cabir b. Abdullah'ı şunu söylerken işitmiş; "Peygamber (sav) Veda Haccında Beyt-i şerifi ve Safa ile Merve arasını, halk kendini görsünler de sual sorsunlar diye yüksekte bulunmak için hayvanı üzerinde tavaf etti. Çünkü halk etrafına üşüşmüş terdi."
[İbn Haşrem yalnız ona sorsunlar diye ifadesini zikretmedi.]
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Hac, 3075, /509
Senetler:
()
Konular:
Hz. Peygamber, veda haccı
وَحَدَّثَنِى أَبُو الطَّاهِرِ أَخْبَرَنَا ابْنُ وَهْبٍ أَخْبَرَنَا عَمْرُو بْنُ الْحَارِثِ أَنَّ قَتَادَةَ بْنَ دِعَامَةَ حَدَّثَهُ أَنَّ أَبَا الطُّفَيْلِ الْبَكْرِىَّ حَدَّثَهُ
"أَنَّهُ سَمِعَ ابْنَ عَبَّاسٍ يَقُولُ لَمْ أَرَ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَسْتَلِمُ غَيْرَ الرُّكْنَيْنِ الْيَمَانِيَيْنِ."
Öneri Formu
Hadis Id, No:
8988, M003066
Hadis:
وَحَدَّثَنِى أَبُو الطَّاهِرِ أَخْبَرَنَا ابْنُ وَهْبٍ أَخْبَرَنَا عَمْرُو بْنُ الْحَارِثِ أَنَّ قَتَادَةَ بْنَ دِعَامَةَ حَدَّثَهُ أَنَّ أَبَا الطُّفَيْلِ الْبَكْرِىَّ حَدَّثَهُ
"أَنَّهُ سَمِعَ ابْنَ عَبَّاسٍ يَقُولُ لَمْ أَرَ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَسْتَلِمُ غَيْرَ الرُّكْنَيْنِ الْيَمَانِيَيْنِ."
Tercemesi:
Bize Ebu Tahir, ona İbn Vehb, ona Amr b. Haris, ona da Katade b. Diame, ona da Ebu Tufeyl Bekri; "İbn Abbas'ı ben Rasulullah'ı (sav) iki rükn-ü yemanîden başkasını istilâm ederken görmedim derken işitmiş."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Hac, 3066, /508
Senetler:
()
Konular:
Dinî semboller, İstilâm