6745 Kayıt Bulundu.
Giriş
Açıklama: Hadiste geçen 'lâ v'estağfirullah' ifadesi, daha önce yapılan bir yemini geçersiz kılmak anlamına gelebileceği gibi, (lâ uksimu gibi) takdiri bir yemin olabileceği de söylenmiştir. (Avnu'l-mabud, IX, 66)
Açıklama: Tercümede yer alan "ki ondan [Numan b. Beşir'den] sonra "Rasulullah'tan işittim" diyen başka birine rastlamadım" sözü Şa'bî'ye aittir. Öte yandan Arapça metinde yer alan "Bazen [müştebihât yerine] müştebihe derdi." cümlesi anlama etki etmediğinden dolayı tercümeye yansıtılmamıştır. Nitekim her ikisi de "umur/şeyler" sözcüğünün biri dişil tekil, diğeri dişil çoğul formundaki sıfatıdır.
Bize Ahmed b. Salih, ona Enes b. İyaz, ona Abdurrahman b. Harmele, ona Ümmü Habib bt. Züeyb b. Kays el-Müzeniyye -ki o ilk olarak Eslem'den bir adamla evliydi sonrasında ise Hz. Peygamber'in (sav) eşi Safiyye'nin erkek kardeşinin oğluyla evlendi- (Abdurrahman) b. Harmele şöyle demiştir: "Ümmü Habîb bize bir sa' hibe etti. Bize yine (Ümmü Habib) Safiyye'nin erkek kardeşinin oğlundan, ona Safiyye şöyle haber vermiştir: O hibe edilen sa', Hz. Peygamber'in (sav) sa'ı oldu." [Enes (b. Malik) şöyle demiştir. Ben o sa'ı ölçtüm, Hişam'ın (b. Abdülmelik) müddüyle iki buçuk müd olarak buldum.]
Bize Abdullah b. Mesleme el-Ka'nebî, ona Abdülaziz b. Muhammed, ona Amr b. Ebu Amr, ona İkrime, ona da İbn Abbas şöyle rivayet etmiştir: "Adamın biri kendisine on dinar borcu olan birinin yakasına yapışıp 'Vallahi, borcunu ödeyene veya kendine bir kefil bulana dek seni bırakmayacağım' dedi. Bunun üzerine Rasulullah (sav) onun borcuna kefil oldu. Borçlu adam söz verdiği vakit borcu kadar olan malı getirdi. Hz. Peygamber (sav) 'Nereden buldun bu altınları?' deyince, adam 'Bir maden kaynağından' diye cevapladı. Rasulullah da (sav) 'Bu altınlara ihtiyacımız yoktur. Onlardan hayır da gelmez' buyurdu. Ardından Rasulullah (sav) adamın borcunu kendisi kapattı."