Giriş

Bana Bişr b. Muhammed, ona Abdullah, ona M'mer ve Yunus, onlara Zührî, Übeydullah b. Abdullah, ona da Âişe ve Abdullah b. Abbas (r.anhum) şöyle demiştir: Rasulullah (sav), hastalığı şiddetlendiğinde, kendisine ait yumuşak bir kumaşla yüzünü örtüyor, sonra da nefesi daraldığında yüzünü açıyordu. İşte bu halde iken "Allah'ın laneti Yahudilerin ve Hristiyanların üzerine ol­sun, Onlar peygamberlerinin kabirlerini kendilerine mescit edin­diler" buyurarak, onların yaptıklarından ümmeti sakındırıyordu.


    Öneri Formu
33613 B003454 Buhari, Ehadisü'l-Enbiya, 50

Bize Abdülaziz b. Abdullah, ona İbrahim b. Sa'd, ona babası (Sa'd b. İbrahim), ona Ebu Seleme, ona da Ebu Hureyre'nin (ra) rivayet ettiğine göre Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur: "Sizden önceki ümmetler içinde kendilerine hakikatin il­ham edildiği kimseler vardı. Eğer benim üm­metim içinde böyle bir kimse olsaydı, o Ömer b. Hattâb olurdu."


    Öneri Formu
33691 B003469 Buhari, Ehadisü'l-Enbiya, 54


Açıklama: Ateş yakmayı ve çan çalmayı zikredenlere karşı bir grup da bunların Yahudi ve Hristiyanlar'a ait olduğunu ifade ettiler ve bunlardan vazgeçtiler.

    Öneri Formu
33623 B003457 Buhari, Ehadisü'l-Enbiya, 50


    Öneri Formu
33686 B003466 Buhari, Ehadisü'l-Enbiya, 54

Bize Said b Ebu Meryem, ona Ebu Gassân, ona Zeyd b. Eslem, ona Atâ b. Yesâr, ona Ebu Said'in söylediğine göre Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur: "Sizden öncekilerin yoluna karış karış, arşın arşın uyacaksınız. Onlar bir keler deliğine girecek olsa siz de oraya gireceksiniz." Bizler: Ey Allah'ın Rasulü, (bizden öncekilerken kastınız) Yahudiler ve Hristiyanlar mı? dedik. O da "Başka kim olacak" buyurdu.


    Öneri Formu
33621 B003456 Buhari, Ehadisü'l-Enbiya, 50

Bize Saîd b. Telîd, ona İbn Vehb, ona Cerîr b. Hâzım, ona Eyyûb, ona Muhammed b. Sirîn, ona da Ebu Hureyre'nin (ra) dediğine göre Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur: "İsrail oğulları fa­hişelerinden biri, susuzluktan neredeyse ölecek duruma gelmiş bir köpeğin, bir kuyunun etrafında dolaşıp durduğunu gördü. Hemen ayakkabısını çıkarıp onunla kö­peğe su içirdi. Bundan dolayı onun günahları bağışlandı."


    Öneri Formu
33688 B003467 Buhari, Ehadisü'l-Enbiya, 54

Bize Ali b. Abdullah, ona Sufyân, ona Ebu Zinâd, ona A'rac, ona Ebu Seleme, ona da Ebu Hureyre (ra) şöyle demiştir: Rasulullah (sav) sabah namazını kıl­dırdı, sonra yüzünü insanlara dönüp şöyle buyurdu: "(îsrâîl oğullarından) bir kimse bir öküzünü önüne katıp sürer giderken, birden öküze bindi ve ona değnekle vurdu. Bunun üzerine o hayvan 'biz bunun için yaratılmadık, bizler ancak tarla sür­mek için yaratıldık' dedi." İnsanlar “Subhânallah! konuşan bir sığır” diyerek şaşkınlıklarını dile getirdiler. Bunun üzerine Rasulullah (sav) "Ben hayvanın böyle söylediğine inanıyorum, Ebu Bekir ile Ömer de inanıyorlar" buyurdu. Rasulullah bu kıssayı naklettiği sırada Ebu Bekir ile Ömer orada yoktular. Hz. Peygamber (sav) yine şöyle buyurdu: "Bir adam koyun sürüsü içinde bulunduğu sırada birden kurt hücum ederek sürüden bir koyunu alıp götürdü. Çoban koyunun peşine düşüp onu kurttan kurtardı. Bunun üzerine kurt, o adama 'Sen bu koyunu benden kurtardın, Peki yırtıcı hay­vanların gününde, koyunun benden başka çobanı bulunmadığı o gün­de koyunu benden kim kurtaracak?' dedi." Bu kıssa üzerine insanlar yine “Subhânallah! konuşan bir kurt” dediler. Rasulullah (sav) "Ben kurdun böyle söylediğine inanıyorum, Ebu Bekir ile Ömer de inanıyorlar" buyurdu. Hâlbuki Ebu Bekir ile Ömer orada yoktu. Bize Ali, ona Sufyân, ona ona Mis'ar, ona Sa'd b. İbrahim, ona Ebu Seleme, ona da Ebu Hureyre o da Hz. Peygamber'den (sav) bunun benzerini rivayet etmiştir.


    Öneri Formu
33698 B003471 Buhari, Ehadisü'l-Enbiya, 54

Bize Kuteybe b. Saîd, ona Leys, ona İbn Şihâb, ona Urve, ona da Âişe (r.anha) şöyle rivayet etmiştir: Mahzûm oğullarından, hırsızlık yapan bir kadının durumu Kureyş'i hüzünlendirmişti. Birisi “bu kadının durumunu Rasulullah (sav) ile kim konuşur? ” dedi. Bazıları da “Rasulullah'ın (sav) huzurunda, bu konuyu ancak O'nun sevdiği kişi, Usame b. Zeyd dile getirebilir” dediler. Bunun üzerine Usame, Rasulullah (sav) ile bu hususta konuştu, Rasulullah (sav) da "sen, fenalıkları men' için Allah'ın tayin ettiği cezalardan bir cezanın affı hakkında şefaat mı etmek istiyorsun" buyurdu. Ardından kalkıp bir hutbe okuyarak şöyle buyurdu: "Sizden evvel gelip geçen ümmetler, içlerinde şerefli bir kimse hırsızlık yaptığı zaman, onu cezalandırmaz, fakat güçsüz olan biri çaldığı zaman ona ceza verirlerdi. İşte bu tutumları onları helak etmiştir. Allah'a yemin ederim ki, şayet Muhammed'in kızı Fâtıma hırsızlık etse, hiç tereddüt etmeden onun eli­ni de keserdim."


    Öneri Formu
33710 B003475 Buhari, Ehadisü'l-Enbiya, 54


    Öneri Formu
33668 B003462 Buhari, Ehadisü'l-Enbiya, 50


    Öneri Formu
33699 B003472 Buhari, Ehadisü'l-Enbiya, 54