Öneri Formu
Hadis Id, No:
8660, M002954
Hadis:
حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى أَخْبَرَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ عَنْ هِشَامِ بْنِ عُرْوَةَ عَنْ أَبِيهِ عَنْ عَائِشَةَ - رضى الله عنها - قَالَتْ كَانَ قُرَيْشٌ وَمَنْ دَانَ دِينَهَا يَقِفُونَ بِالْمُزْدَلِفَةِ وَكَانُوا يُسَمَّوْنَ الْحُمْسَ وَكَانَ سَائِرُ الْعَرَبِ يَقِفُونَ بِعَرَفَةَ فَلَمَّا جَاءَ الإِسْلاَمُ أَمَرَ اللَّهُ عَزَّ وَجَلَّ نَبِيَّهُ صلى الله عليه وسلم أَنْ يَأْتِىَ عَرَفَاتٍ فَيَقِفَ بِهَا ثُمَّ يُفِيضَ مِنْهَا فَذَلِكَ قَوْلُهُ عَزَّ وَجَلَّ "(ثُمَّ أَفِيضُوا مِنْ حَيْثُ أَفَاضَ النَّاسُ)"
Tercemesi:
Bize Yahya b. Yahya, ona Ebu Muaviye, ona Hişam, ona Urve, ona babası, ona da Aişe'nin (r.anha) şöyle dediğini rivayet etmiştir: Kureyşliler ile onların dinlerinde olanlar Müzdelife'de vakfe yapıyorlar ve onlara el-Hums adı veriliyordu. Sair Araplar ise Arafat’ta vakfe yapıyorlardı. İslâm gelince Aziz ve Celil Allah, Nebî'sine (sav) Arafat'a gidip orada vakfe yapmasını sonra oradan ayrılıp dönmesini emir buyurdu. Bu ayet yüce Allah'ın; "sonra siz de insanların döndüğü yerden (Arafat'tan) dönün" (Bakara, 2/199) ayetidir.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Hac, 2954, /491
Senetler:
()
Konular:
Hac, Arafat
Öneri Formu
Hadis Id, No:
8686, M002963
Hadis:
وَحَدَّثَنِيهِ يَحْيَى بْنُ حَبِيبٍ الْحَارِثِىُّ حَدَّثَنَا خَالِدٌ - يَعْنِى ابْنَ الْحَارِثِ - أَخْبَرَنَا شُعْبَةُ بِهَذَا الإِسْنَادِ مِثْلَهُ.
Tercemesi:
Bize Yahya b. Habib el-Hârisî, ona Halid b. el-Haris- ona Şube bu isnad ile aynısını rivayet etti.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Hac, 2963, /493
Senetler:
()
Konular:
Hac, Hacc-ı temettu
Öneri Formu
Hadis Id, No:
8685, M002962
Hadis:
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى وَابْنُ بَشَّارٍ قَالَ ابْنُ الْمُثَنَّى حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ عَنْ قَتَادَةَ قَالَ قَالَ عَبْدُ اللَّهِ بْنُ شَقِيقٍ
"كَانَ عُثْمَانُ يَنْهَى عَنِ الْمُتْعَةِ وَكَانَ عَلِىٌّ يَأْمُرُ بِهَا فَقَالَ عُثْمَانُ لِعَلِىٍّ كَلِمَةً ثُمَّ قَالَ عَلِىٌّ لَقَدْ عَلِمْتَ أَنَّا قَدْ تَمَتَّعْنَا مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ أَجَلْ وَلَكِنَّا كُنَّا خَائِفِينَ."
Tercemesi:
Bize Muhammed b. el-Müsenna ve İbn Beşşâr, o ikisine Muhammed b. Cafer, ona Şube, ona Katade, ona da Abdullah b. Şakik dedi ki:
"Osman müt'a'yı yasak eder, Ali ise onu yapmayı emrederdi. Osman Ali'ye bir söz söyledikten sonra Ali'nin; and olsun sen de bilirsin ki biz Rasulullah (sav) ile müt'a (temettu' haccı) yaptık demesi üzerine Osman; evet, ama biz (o zaman) korkuyorduk diye cevap verdi."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Hac, 2962, /493
Senetler:
()
Konular:
Hac, Hacc-ı temettu
وَحَدَّثَنَا سَعِيدُ بْنُ مَنْصُورٍ وَأَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِى شَيْبَةَ وَأَبُو كُرَيْبٍ قَالُوا حَدَّثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ عَنِ الأَعْمَشِ عَنْ إِبْرَاهِيمَ التَّيْمِىِّ عَنْ أَبِيهِ عَنْ أَبِى ذَرٍّ - رضى الله عنه - قَالَ
"كَانَتِ الْمُتْعَةُ فِى الْحَجِّ لأَصْحَابِ مُحَمَّدٍ صلى الله عليه وسلم خَاصَّةً."
Öneri Formu
Hadis Id, No:
8692, M002965
Hadis:
وَحَدَّثَنَا سَعِيدُ بْنُ مَنْصُورٍ وَأَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِى شَيْبَةَ وَأَبُو كُرَيْبٍ قَالُوا حَدَّثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ عَنِ الأَعْمَشِ عَنْ إِبْرَاهِيمَ التَّيْمِىِّ عَنْ أَبِيهِ عَنْ أَبِى ذَرٍّ - رضى الله عنه - قَالَ
"كَانَتِ الْمُتْعَةُ فِى الْحَجِّ لأَصْحَابِ مُحَمَّدٍ صلى الله عليه وسلم خَاصَّةً."
Tercemesi:
Bize Said b. Mansur, Ebu Bekir b. Ebu Şeybe ve Ebu Kureyb, onlara Ebu Muaviye, ona el-A'meş, ona İbrahim et-Teymî, ona babası, ona da Ebu Zer'in (ra) şöyle dediğini rivayet etti:
"Hac esnasında (umre yaparak) temettu'da bulunmak özel olarak Muhammed'in (sav) ashabına ait idi."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Hac, 2965, /493
Senetler:
()
Konular:
Hac, Hacc-ı temettu
Öneri Formu
Hadis Id, No:
8694, M002966
Hadis:
وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِى شَيْبَةَ حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ مَهْدِىٍّ عَنْ سُفْيَانَ عَنْ عَيَّاشٍ الْعَامِرِىِّ عَنْ إِبْرَاهِيمَ التَّيْمِىِّ عَنْ أَبِيهِ عَنْ أَبِى ذَرٍّ - رضى الله عنه - قَالَ
"كَانَتْ لَنَا رُخْصَةً. يَعْنِى الْمُتْعَةَ فِى الْحَجِّ."
Tercemesi:
Bize Ebu Bekir b. Ebu Şeybe, ona Abdurrahman b. Mehdî, ona Süfyan, ona Ayyaş el-Âmiri, ona İbrahim et-Teymî, ona babası, ona da Ebu Zer'in (ra) şöyle dediğini rivayet etmiştir:
"O –hac sırasında umre yaptıktan sonra ihramdan çıkarak temettu' haccı yapmak anlamındaki müt'a'yı kastederek- bize verilmiş bir ruhsattı demiştir."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Hac, 2966, /494
Senetler:
()
Konular:
Hac, Hacc-ı temettu
Öneri Formu
Hadis Id, No:
8698, M002967
Hadis:
وَحَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ حَدَّثَنَا جَرِيرٌ عَنْ فُضَيْلٍ عَنْ زُبَيْدٍ عَنْ إِبْرَاهِيمَ التَّيْمِىِّ عَنْ أَبِيهِ قَالَ قَ
"أَبُو ذَرٍّ رضى الله عنه لاَ تَصْلُحُ الْمُتْعَتَانِ إِلاَّ لَنَا خَاصَّةً. يَعْنِى مُتْعَةَ النِّسَاءِ وَمُتْعَةَ الْحَجِّ."
Tercemesi:
Bize Kuteybe b. Said, ona Cerir, ona Fudayl, ona Zeyd, ona İbrahim et-Teymî, ona da babasının şöyle dediğini rivayet etmiştir:
"Ebu Zerr (ra) dedi ki: O iki müt'a –yani kadınlarla müt'a nikâhı yapmak ile temettu' haccını kastediyor- özel olarak yalnız bize caizdi."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Hac, 2967, /494
Senetler:
()
Konular:
Hac, Hacc-ı temettu
Nikah, Mut'a nikahı
Nikah, Mut'a nikahı, geçici olarak izin verilmesi
Nikah, Mut'a nikahının yasaklanması
Öneri Formu
Hadis Id, No:
8680, M002958
Hadis:
وَحَدَّثَنَاهُ عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ مُعَاذٍ حَدَّثَنَا أَبِى حَدَّثَنَا شُعْبَةُ فِى هَذَا الإِسْنَادِ نَحْوَهُ.
Tercemesi:
Bize Ubeydullab b. Muaz, ona babası, ona da Şube bu isnadla bu hadisin benzerini rivayet etti.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Hac, 2958, /492
Senetler:
()
Konular:
Umre
وَحَدَّثَنِى إِسْحَاقُ بْنُ مَنْصُورٍ وَعَبْدُ بْنُ حُمَيْدٍ قَالاَ أَخْبَرَنَا جَعْفَرُ بْنُ عَوْنٍ أَخْبَرَنَا أَبُو عُمَيْسٍ عَنْ قَيْسِ بْنِ مُسْلِمٍ عَنْ طَارِقِ بْنِ شِهَابٍ عَنْ أَبِى مُوسَى - رضى الله عنه - قَالَ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بَعَثَنِى إِلَى الْيَمَنِ قَالَ فَوَافَقْتُهُ فِى الْعَامِ الَّذِى حَجَّ فِيهِ فَقَالَ لِى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم
"يَا أَبَا مُوسَى كَيْفَ قُلْتَ حِينَ أَحْرَمْتَ." قَالَ قُلْتُ لَبَّيْكَ إِهْلاَلاً كَإِهْلاَلِ النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم. فَقَالَ
"هَلْ سُقْتَ هَدْيًا." فَقُلْتُ لاَ. قَالَ
"فَانْطَلِقْ فَطُفْ بِالْبَيْتِ وَبَيْنَ الصَّفَا وَالْمَرْوَةِ. ثُمَّ أَحِلَّ."
[ثُمَّ سَاقَ الْحَدِيثَ بِمِثْلِ حَدِيثِ شُعْبَةَ وَسُفْيَانَ.]
Öneri Formu
Hadis Id, No:
8682, M002960
Hadis:
وَحَدَّثَنِى إِسْحَاقُ بْنُ مَنْصُورٍ وَعَبْدُ بْنُ حُمَيْدٍ قَالاَ أَخْبَرَنَا جَعْفَرُ بْنُ عَوْنٍ أَخْبَرَنَا أَبُو عُمَيْسٍ عَنْ قَيْسِ بْنِ مُسْلِمٍ عَنْ طَارِقِ بْنِ شِهَابٍ عَنْ أَبِى مُوسَى - رضى الله عنه - قَالَ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بَعَثَنِى إِلَى الْيَمَنِ قَالَ فَوَافَقْتُهُ فِى الْعَامِ الَّذِى حَجَّ فِيهِ فَقَالَ لِى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم
"يَا أَبَا مُوسَى كَيْفَ قُلْتَ حِينَ أَحْرَمْتَ." قَالَ قُلْتُ لَبَّيْكَ إِهْلاَلاً كَإِهْلاَلِ النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم. فَقَالَ
"هَلْ سُقْتَ هَدْيًا." فَقُلْتُ لاَ. قَالَ
"فَانْطَلِقْ فَطُفْ بِالْبَيْتِ وَبَيْنَ الصَّفَا وَالْمَرْوَةِ. ثُمَّ أَحِلَّ."
[ثُمَّ سَاقَ الْحَدِيثَ بِمِثْلِ حَدِيثِ شُعْبَةَ وَسُفْيَانَ.]
Tercemesi:
Bana İshak b. Mansur ve Abr b. Humeyd, o ikisine Cafer b. Avn, ona Ebu Umeys, Kays b. Müslim, o da Tarık b. Şihab, ona da Ebu Musa şöyle demiş: Rasulullah (sav) beni Yemen'e göndermişti. Kendisiyle haccettiği yıl buluştum. Rasulullah (sav) bana; "ya Ebu Musa! İhrama girerken nasıl dedin" diye sordu. Ben; Peygamber'in (sav) niyeti gibi niyet ederek: Lebbeyk dedim cevabını verdim.
"Kurban gönderdin mi" diye sordu. Hayır dedim.
"Öyle ise git. Beyti ve Safa ile Merve orasını tavaf et de sonra ihramdan çık" buyurdular.
[Ravi, bu hadisi Şube ile Süfyan hadisi gibi nakletmiştir]
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Hac, 2960, /493
Senetler:
()
Konular:
Umre
Öneri Formu
Hadis Id, No:
8683, M002961
Hadis:
وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى وَابْنُ بَشَّارٍ قَالَ ابْنُ الْمُثَنَّى حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ عَنِ الْحَكَمِ عَنْ عُمَارَةَ بْنِ عُمَيْرٍ عَنْ إِبْرَاهِيمَ بْنِ أَبِى مُوسَى عَنْ أَبِى مُوسَى
"أَنَّهُ كَانَ يُفْتِى بِالْمُتْعَةِ فَقَالَ لَهُ رَجُلٌ رُوَيْدَكَ بِبَعْضِ فُتْيَاكَ فَإِنَّكَ لاَ تَدْرِى مَا أَحْدَثَ أَمِيرُ الْمُؤْمِنِينَ فِى النُّسُكِ بَعْدُ حَتَّى لَقِيَهُ بَعْدُ فَسَأَلَهُ فَقَالَ عُمَرُ قَدْ عَلِمْتُ أَنَّ النَّبِىَّ صلى الله عليه وسلم قَدْ فَعَلَهُ وَأَصْحَابُهُ وَلَكِنْ كَرِهْتُ أَنْ يَظَلُّوا مُعْرِسِينَ بِهِنَّ فِى الأَرَاكِ ثُمَّ يَرُوحُونَ فِى الْحَجِّ تَقْطُرُ رُءُوسُهُمْ."
Tercemesi:
Bize Muhammed b. Müsenna ve İbn Beşşâr, o ikisine Muhaınmed b. Cabir, ona Şube, ona Hakem, ona Umare b. Umeyr, ona İbrahim b. Ebu Musa, o da Ebu Musa şöyle rivayet etti:
"Müt'a yapılması için fetva verirmiş. Bir adam ona; bir fetvan hakkında biraz ağır ol! Çünkü sen, Emîri'l-Mü'minin hac fiilleri hakkında ne ihdas ettiğini henüz bilmiyorsun demiş. Sonra Ebu Musa Hz. Ömer'e tesadüf edince meseleyi ona sormuş. Ömer (ra); biliyorum ki Peygamber (sav) ile ashabı bunu yapmıştır. Lâkin halkın Erâk denilen yerde kadınlarla cima ederek, sonra başlarından su damlar bir hâlde hacca gitmeye devam etmelerini iyi görmedim demiş."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Hac, 2961, /493
Senetler:
()
Konular:
Umre