6745 Kayıt Bulundu.
Giriş
Bize Ka'nebî, ona Mâlik; (T) Bize Müsedded, ona Hammâd b. Zeyd, ona Eyyûb, ona Muhammed b. Sîrîn, ona da Ümmü Atiyye şöyle rivayet etmiştir: "Rasulullah (sav) kızı vefat ettiğinde yanımıza geldi ve 'Onu su ve sidr otu ile üç, beş ya da gerek görürseniz bundan daha fazla defa yıkayınız. Sonuncusunda suya kâfur ya da bir miktar kâfur atınız. Bitirdikten sonra da beni haberdar ediniz' buyurdu. İşimizi bitirince onu haberdar ettik, o da bize hıkvini (belden aşağısını örten peştamalını) verdi ve 'Bunu da cenazeye iç gömleği yapın' buyurdu." [Mâlik'in rivayetinde 'hikv' lafzı, 'yani izârını verdi' lafzıyla açıklanmıştır. Müsedded rivayetinde 'yanımıza geldi' ibaresini zikretmemiştir.]
Bize Hudbe b. Halid, ona Hemmâm, ona Katâde, ona da Muhammed b. Sîrîn şöyle rivayet etmiştir: "Ben, cenaze yıkamayı Ümmü Atiyye'den öğrendim. Sidr otu (ve su) ile iki defa yıkar, üçüncüsünü ise kafur karıştırılmış su ile yıkarım."
Bize Ahmed b. Yunus, ona Züheyr, ona İsmail b. Ebu Halid, ona da Âmir şöyle rivayet etmiştir: "Rasulullah'ı (sav) Ali, Fadl ve Üsâme b. Zeyd yıkadılar. Kabrine de onlar yerleştirdi. (Âmir devamla) 'Bana Murahhab ya da İbn Ebu Muharrab'ın dediğine göre, onlar beraberlerinde Abdurrahman b. Avf'ı da kabre almışlardı. Ali defin işini bitirince 'Kişinin (defin) işini ancak onun ailesi üstlenir' dedi'."
Bize Abdulvehhab b. Necde, ona Said b. Salim; (T) Bize Yahya b. Fadl es-Sicistânî, ona Hatim –yani İbn İsmail- bu manada, ona Kesir b. Zeyd el-Medenî, ona el-Muttalib'in şöyle dediğini rivayet etti: Osman b. Maz'ûn vefat edince cenazesi çıkarılıp defnedildi. Nebi de (sav), bir adamdan kendisine bir taş getirmesini istedi. Adam o taşı kaldıramayınca, Rasulullah (sav), o taşı almak üzere kalktı ve kollarını sıvadı. –Kesir, ona el-Muttalib, ona da hadisi Rasulullah'tan (sav) rivayet eden kişi şöyle dedi: "Ben, Rasulullah'ın (sav) kollarını sıvadığı zaman kollarının beyazlığını görüyor gibiyim. Sonra o taşı kaldırdı ve onu (Osman'ın) baş tarafına koydu ve 'bununla kardeşimin kabrini tanımış olurum. Ev halkından ölenleri de onun yanına defnederim' buyurdu."
Bize Muhammed b. Sabbâh, ona Süfyan, ona İbn Halid, ona da Şa'bî, Ebu Murahhab'in şöyle dediğini rivayet etmiştir: "Abdurrahman b. Avf da Nebî'nin (sav) kabrine inmişti. (Ebu Murahhab) 'Ben hala (kabirdeki) o dört kişiyi görür gibiyim' dedi."
Bize Müsedded, ona Hammâd, ona Eyyûb, ona Said b. Cübeyr, ona da İbn Abbas hadisi, Süleyman'ın rivayet ettiği hadise yakın manada nakletmiş ve '(Herhangi) iki parça elbise ile' demiştir.
Bize Kuteybe b. Said, ona Hafs, ona Hişâm b. Urve, ona babası, ona da Âişe, önceki hadisin aynısını rivayet etmiş, ancak 'pamuktan (kefen)' lafzını fazladan zikretmiştir. Râvi (Urve'nin babası Zübeyr) dedi ki: Aişe'ye (Hz. Peygamber'in (sav) kefeni için) iki parça bez ve hibara işi çizgili bir elbise getirildiğini söyleyenlerin olduğu hatırlatılınca, Âişe 'Evet, çizgili elbise getirildi, fakat onunla kefenlemeyip geri verdiler' dedi.
Bize Ahmed b. Hanbel ve Osman b. Ebu Şeybe, onlara İbn İdris, ona Yezid b. Ebu Ziyad, ona Miksem, ona da İbn Abbas şöyle rivayet etmiştir: "Rasulullah (sav), Necran işi üç parça kumaş ile kefenlendi. Bunların iki parçası hulle, diğeri de vefatı sırasında üzerindeki gömleği idi." [Ebu Davud, Osman (b. Ebu Şeybe)'nin 'Şu üç parça ile kefenlendi: İki parça kırmızı hulle ve vefat ederken üzerindeki gömleğidir' dediğini nakletmiştir.]