18880 Kayıt Bulundu.
Giriş
Bize Yunus b. Abdul'a'lâ ve Süleyman b. Davud, onlara İbn Vehb, ona Yunus, ona İbn Şihâb, ona da Urve b. Zübeyir şöyle rivayet etmiştir: Urve, Âişe'ye "Eğer yetim kızlar hakkında adaleti yerine getiremeyeceğinizden korkarsanız, sizin için helâl olan (diğer) kadınlardan ikişer, üçer, dörder olmak üzere nikâh edin..." (Nisâ, 3) ayetinin tefsirini sordu. Âişe (ra) şöyle cevap verdi: Ey kız kardeşimin oğlu, ayetteki "Yetimler" ile velisinin velayet ve vasiliği altında bulunup, mal hissesinde veliye ortak olan yetim kız kast edilmektedir. Bu yetimin malı ve güzelliği velisinin hoşuna gider. Bu sebeple velisi ona, mihrinde adaleti gözetmeden ve başkasının vereceği kadar mehir vermeden onunla evlenmek ister. İşte bu velilerin, kendi himayeleri altındaki yetime kızlarla, haklarında adalet gözetmeden ve onların mehirlerini en yüksek miktara yükseltmeden evlenmeleri yasaklanmış, yerine kendilerine helâl olan başka kadınlarla evlenmeleri emredilmiştir. Urve der ki: Âişe şöyle devam etti: Bu ayet indikten sonra insanlar Rasulullah'tan (sav) fetva istediler. Bunun üzerine Allah şu ayeti indirdi: "Kadınlar hakkında senden fetvâ istiyorlar. De ki: Size onlar hakkındaki hükmü Allah açıklıyor. Haklarını vermeksizin nikâhlamak istediğiniz yetim kızlar ile güçsüz ve korunmasız çocuklar hakkındaki hükümler ve yetimlerin hakkını âdil bir şekilde gözetmenize dair emirler, kitapta size okunuyor." (Nisâ, 127). Allah'ın bu ayette "Kitap'ta size karşı okunup duruyor" diye zikrettiği, surenin evvelinde geçen ve içinde "Eğer yetim kızlar hakkında adaleti yerine getiremeyeceğinizden korkarsanız, sizin için helâl olan diğer kadınlardan... nikâh ediniz" buyruğunun yer aldığı ayettir. Âişe der ki: Diğer ayette yer alan, Allah'ın "nikahlamayı istemediğiniz" buyruğu da herhangi birinizin himâyesi altında bulunan yetim kıza malı ve güzelliği az olduğu zaman rağbet göstermemesidir. Bu mal ve güzelliği az olan Öksüz kızlara rağbet etmediklerinden dolayı, malına ve güzelliğine rağbet ettikleri yetim kızları, adalete riayet etmedikleri sürece, nikâhlamaları yetim velilerine yasaklandı.
Bize Muhammed b. Abdullah b. Mubarek, ona Abdurrahman b. Mehdî, ona Davud b. Kays, ona Musa b. Yesâr, ona da Ebu Hureyre şöyle demiştir: Rasulullah (sav) zamanında mehir bedeli on okıyye idi.
Bize Mücahid b. Musa, ona İbn Uyeyne, ona Amr b. Dinar, ona Ebu Seleme ona da Ebu Hureyre şöyle demiştir: Rasulullah (sav) bir kadının, teyzesi üstüne yahut halanın yeğeni üstüne nikâhlanmasını yasaklamıştır.
Bize Yahya b. Dürüst, ona Ebu İsmail, ona Yahya b. Ebu Kesîr, ona Ebu Seleme, ona da Ebu Hureyre'nin rivayet ettiğine göre Rasulullah (sav) şöyle buyurmuştur: "Bir kadın, teyzesi yahut halası üstüne nikâhlanamaz.
Bize Übeydullah b. Saîd, ona Yahya, ona Hişâm, ona Muhammed, ona da Ebu Hureyre'nin rivayet ettiğine göre Rasulullah (sav) şöyle buyurmuştur: "Bir kadın, teyzesi yahut halası üstüne nikâhlanamaz."
Bize İshak b. İbrahim, ona Mu'temir, ona Davud b. Ebu Hind, ona Şa'bî ona da Ebu Hureyre şöyle demiştir: Rasulullah (sav) bir kadının, teyzesi üstüne yahut halanın yeğeni üstüne nikâhlanmasını yasaklamıştır.
Bize Muhammed b. Abdüla'lâ, ona Halid, ona Şu'be, ona Asım, ona Şa'bî ona da Cabir şöyle demiştir: Rasulullah (sav) bir kadının, halası yahut teyzesi üstüne nikâhlanmasını yasaklamıştır. Şa'bî der ki: ben bu hadisi Cabir'den işittim.
Bize Muhammed b. Adem, ona İbn Mübarek, ona Asım, ona Şa'bî, ona da Cabir şöyle demiştir: Rasulullah (sav) bir kadının, halası yahut teyzesi üstüne nikâhlanmasını yasaklamıştır.
Bize İbrahim b. Hasan, ona Haccâc, ona İbn Cüreyc, ona Ebu Zübeyir, ona da Cabir şöyle demiştir: Rasulullah (sav) bir kadının, halası yahut teyzesi üstüne nikâhlanmasını yasaklamıştır.