10265 Kayıt Bulundu.
Giriş
Bize Ebu Tahir, ona İbn Vehb, ona Yunus b. Yezid, ona Nafi', ona da Abdullah b. Ömer (ra) "Rasulullah'ın (sav) Ramazan ayının son on gününde itikafa girdiğini rivayet etmiştir." [Nafi', Abdullah (ra) bana Rasulullah'ın (sav) mescitte itikafa girdiği yeri gösterdi demiştir.]
Bize Sehl b. Osman, ona Ukbe b. Halid es-Sekûnî, ona Ubeydullah b. Ömer, ona Abdurrahman b. el-Kasım, ona babası (Kasım b. Muhammed), ona da Aişe (r. anha) "Rasulullah'ın (sav) Ramazan ayının son on gününde itikafa girdiğini rivayet etmiştir."
Bize Yahya b. Yahya, Ebu Bekir b. Ebu Şeybe, Züheyr b. Harb ve İbn Nümeyr, onlara Süfyân b. Uyeyne, ona Zührî, ona Humeyd b. Abdurrahman, ona da Ebu Hureyre (ra) şöyle rivayet etmiştir: "Bir adam Nebî'ye (sav) gelip 'Ya Rasulullah! Helak oldum.' dedi. Hz. Peygamber (sav) "Seni helak eden de nedir?' buyurdu. Adam 'Ramazanda hanımımla beraber oldum' dedi. Rasulullah (sav) adama 'Azat edecek bir köle bulabilir misin?' deyince, 'Hayır' cevabını verdi. Nebî (sav) 'Peki peş peşe iki ay oruç tutabilir misin?' diye sorunca, adam 'Hayır' dedi. Hz. Peygamber (sav) 'Peki altmış fakiri doyuracak yiyeceği bulabilir misin?' dedi. Adam yine 'Hayır' dedi. Ardından adam oturdu. Bir vakit sonra Rasulullah'a (sav) içi hurma dolu bir sepet getirildi. Hz. Peygamber (sav) adama 'Al bunu, sadaka olarak dağıt' buyurdu. Adam 'Medine'nin şu iki siyah tepesi arasında bizden daha ihtiyaç sahibi yoktur' dedi. Bu cevap üzerine Hz. Peygamber (sav) yan dişleri gözükecek kadar güldü, sonra da 'Hadi git, ailene o hurmaları yedir' buyurdu."
Bize Yahya b. Yahya ve Muhammed b. Rumh, o ikisine Leys; (T) Bize Kuteybe, ona Leys, ona İbn Şihâb, ona Humeyd b. Abdurrahman b. Avf, ona da Ebu Hureyre (ra) şöyle rivayet etmiştir: "Bir adam ramazan ayında hanımı ile birlikte olup Rasulullah'a (sav) bu durum hakkında fetva sormak için geldi. Nebî (sav) ona '(Azat edecek) bir köle bulabilir misin?' diye sordu. Adam 'Hayır' dedi. Hz. Peygamber (sav) 'Peki iki ay oruç tutabilir misin?' buyurdu. Adam 'Hayır' deyince, Rasulullah (sav) 'O zaman altmış fakiri doyur' buyurdu."
Bize Yahya b. Yahya, Ebu Bekir b. Ebu Şeybe, Züheyr b. Harb ve İbn Nümeyr, onlara ٍدSüfyân b. Uyeyne, ona Yahya, ona Zührî, ona Humeyd b. Abdurrahman, ona da Ebu Hureyre (ra) şöyle rivayet etmiştir: "Bir adam Nebî'ye (sav) gelip 'Ya Rasulullah! Helak oldum.' dedi. Hz. Peygamber (sav) "Seni helak eden nedir?' buyurdu. Adam 'Ramazanda hanımımla beraber oldum' dedi. Rasulullah (sav) adama 'Azat edecek bir köle bulabilir misin?' deyince, 'Hayır' cevabını verdi. Nebî (sav) 'Peki peş peşe iki ay oruç tutabilir misin?' diye sorunca, adam 'Hayır' dedi. Hz. Peygamber (sav) 'Peki altmış fakiri doyuracak yiyeceği bulabilir misin?' dedi. Adam yine 'Hayır' dedi. Ardından adam oturdu. Bir vakit sonra Rasulullah'a (sav) içi hurma dolu bir sepet getirildi. Hz. Peygamber (sav) adama 'Al bunu, sadaka olarak dağıt' buyurdu. Adam 'Medine'nin şu iki siyah tepesi arasında bizden daha ihtiyaç sahibi yoktur' dedi. Bu cevap üzerine Hz. Peygamber (sav) yan dişleri gözükecek kadar güldü, sonra da 'Hadi git, ailene o hurmaları yedir' buyurdu."
Bize Yahya b. Yahya ve Muhammed b. Rumh, o ikisine Leys; (T) Bize Kuteybe, ona Leys, ona İbn Şihâb, ona Humeyd b. Abdurrahman b. Avf, ona da Ebu Hureyre (ra) şöyle rivayet etmiştir: "Bir adam ramazan ayında hanımı ile birlikte olup Rasulullah'a (sav) bu durum hakkında fetva sormak için geldi. Nebî (sav) ona '(Azat edecek) bir köle bulabilir misin?' diye sordu. Adam 'Hayır' dedi. Hz. Peygamber (sav) 'Peki iki ay oruç tutabilir misin?' buyurdu. Adam 'Hayır' deyince, Rasulullah (sav) 'O zaman altmış fakiri doyur' buyurdu."
Bize Ebu Bekir b. Ebu Şeybe, Amr en-Nâkıd ve Züheyr b. Harb, onlara Süfyân b. Uyeyne, ona Ebu'z-Zinâd, ona el-A'rec, ona da Ebu Hureyre (ra), Hz. Peygamber'in (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "Sizden biri oruçlu iken yemeğe davet edildiğinde 'Kuşkusuz ben oruçluyum' desin."
Bize Ebu Bekir b. Ebu Şeybe, Amr en-Nâkıd ve Züheyr b. Harb, onlara Süfyân b. Uyeyne, ona Ebu Zinâd, ona A'rec, ona da Ebu Hureyre (ra), Hz. Peygamber'in (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "Sizden biri oruçlu iken yemeğe davet edildiğinde 'Ben oruçluyum' desin."
Bize Ebu Bekir b. Ebu Şeybe, ona Muhammed b. Fudayl, ona Ebu Sinan, ona Ebû Salih, ona da Ebu Hureyre (ra) ve Ebu Said (ra), Hz. Peygamber'in (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etmişlerdir: "Allah (ac) 'Kuşkusuz oruç benim içindir ve onun mükafatını ben vereceğim' buyurmuştur. Oruçlu için iki sevinç anı vardır. Bir iftar yaptığında bir de Allah'a kavuştuğunda sevinir. Muhammed'in canı kudret elinde olan Allah'a yemin olsun ki, oruçlunun ağız kokusu Allah katında misk kokusundan daha hoştur."