6745 Kayıt Bulundu.
Giriş
Bize Abdulaziz b. Yahya el-Harrânî, ona Muhammed b. Seleme, ona Muhammed b. İshak, ona Muhammed b. İbrahim, ona Ebu Seleme b. Abdurrahman ona da Ebu Hureyre (ed-Devsî) şöyle rivayet etmiştir: Ben Hz. Peygamber'in (sav) şöyle buyurduğunu işittim: "Ölü için (cenazede) namaz kıldığınızda, onun için ihlasla dua ediniz."
Bize Osman b. Ebu Şeybe, ona Cerîr, ona A'meş, ona Minhâl b. Amr, ona Zâzân, ona da Berâ b. Âzib şöyle rivayet etmiştir: "Rasulullah (sav) ile Ensar’dan bir adamın cenazesine katılmak için çıkmıştık. Vardığımızda henüz kabrin kazılması işi bitmemişti. Nebi (sav) kıbleye dönerek oturdu, biz de onunla oturduk."
Bize Musa b. Mervan er-Rakkî, ona Şuayb b. İshak, ona Evzâî, ona Yahya b. Ebu Kesir, ona Ebu Seleme (b. Abdurrahman) ona da Ebu Hureyre şöyle rivayet etmiştir: "Hz. Peygamber (sav) bir cenazenin namazını kıldırdı ve şöyle dua etti: Allah'ım! Sen dirimize ölümüze, küçüğümüze büyüğümüze, erkeğimize kadınımıza, burada bulunanlara bulunmayanlara mağfirette bulun. Allah'ım! Bizden yaşattığını iman üzere yaşat, anını aldıklarının da İslam üzere canını al. Allah'ım! Bu mevtanın sevabından bizi de mahrum etme ve sonra da bizi saptırma."
Bize Ebu Ma'mer Abdullah b. Amr, ona Abdulvâris (el-Anberî), ona Ebu Cülâs Ukbe b. Seyyâr ona da Ali b. Şemmâh şöyle rivayet etmiştir: "Mervan (b. Hakem)'in Ebu Hureyre'ye 'Cenaze namazı kıldırırken Hz. Peygamber'den (sav) ne duydun?' diye sorduğuna şahit oldum. Ebu Hureyre 'Bu dediklerinden sonra mı hala bana soruyorsun?' deyince, Mervan 'Evet' diye cevapladı. Zira ikisi arasında bu konuşmadan önce kısa bir münakaşa olmuştu. Ebu Hureyre 'Allah'ım! Sen onun Rabbisin. Onu sen yarattın, İslam'la şereflendirdin. Ruhunu da sen aldın. Onun gizlisini de açığını da en iyi sen bilirsin. Senin huzurunda şefaatçi olarak bulunmaktayız, onun günahlarını bağışla' buyurduğunu nakletti." [Ebû Davud şöyle demiştir: Şu'be, Ali b. Şemmâh'ın adını Osman b. Şemmâs diye söyleyerek yanılmıştır. Ayrıca Ahmed b. İbrahim'in Ahmed b. Hanbel'e şöyle dediğini duydum: Ben Hammad b. Zeyd'in hangi meclisine katıldıysam, Abdulvâris (el-Anberî) ile Cafer b. Süleyman'dan hadis rivayet etmeyi yasaklamıştır.]
Bize Abbad b. Musa, ona İsmail b. Cafer, ona İsrail (b. Yunus), ona Ebu İshak, ona Ebu Bürde, babası (Ebu Musa el-Eşarî'den) şöyle rivayet etmiştir: Ebu Musa el-Eş'arî “Hz. Peygamber (sav), bize Necaşî'nin ülkesine gitmemizi emretmişti” diyerek hadisi nakletti ve Necaşi'nin şöyle söylediğini söyledi: Ben Hz. Peygamber'in (sav), Allah'ın Rasulü ve Meryem oğlu İsa'nın, geleceğini müjdelediği kişi olduğuna şahitlik ederim. Benim bu hükümdarlık görevim olmasaydı ona gelir ve ayakkabılarını taşırdım.
Bize Ubeydullah b. Muâz, ona babası, ona Şu'be, ona da Ebu İshak şöyle rivayet etmiştir: "Hâris, cenaze namazını Abdullah b. Yezid'in kıldırmasını vasiyet etmişti. Abdullah onun cenaze namazını kıldırdı, sonra onu ayakucu tarafından kabre yerleştirdi ve 'Bu yaptığım sünnettendir' dedi."
Bize Müsedded, ona Yahya, ona Süfyan, ona Ebu İshak, ona da Naciye b. Ka'b, Ali'nin (as) şöyle dediğini rivayet etmiştir: "Nebi'ye (sav) 'Senin o yaşlı ve dalâletteki amcan öldü' dediğimde, 'Git, babanı göm. Sonra da yanıma gelinceye kadar hiçbir şey yapma' buyurdu. Ben de gidip onu gömdüm ve yanına geldim. Yıkanmamı söyledi ve benim için dua etti."
Bize Abdullah b. Mesleme el-Ka'nebî, ona Süleyman b. Muğîre, ona Humeyd b. Hilal, ona da Hişâm b. Âmir şöyle rivayet etmiştir: "Ensâr, Uhud gününde Rasulullah'a (sav) gelerek 'Biz (bu savaşta) yara aldık ve çok meşakkat çektik. Bize (kabirleri kazma konusunda) ne buyurursun? dediklerinde, Hz. Peygamber (sav) '(Kabirleri) kazın ve geniş tutun. Aynı kabre iki hatta üç kişiyi defnedin' buyurdu. Hangilerini (kıble yönünde) öne geçirelim? diye sorulunca 'Kur'an'ı daha çok bilenlerini' buyurdu." [(Hişâm) 'O gün babam Âmir de iki kişi ya da bir kişi ile defnedilmişti' dedi.]