وَحَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ أَخْبَرَنَا جَرِيرٌ عَنْ مَنْصُورٍ عَنْ مُجَاهِدٍ عَنْ طَاوُسٍ عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ - رضى الله عنهما - قَالَ سَافَرَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِى رَمَضَانَ فَصَامَ حَتَّى بَلَغَ عُسْفَانَ ثُمَّ دَعَا بِإِنَاءٍ فِيهِ شَرَابٌ فَشَرِبَهُ نَهَارًا لِيَرَاهُ النَّاسُ ثُمَّ أَفْطَرَ حَتَّى دَخَلَ مَكَّةَ. قَالَ ابْنُ عَبَّاسٍ - رضى الله عنهما - فَصَامَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَأَفْطَرَ فَمَنْ شَاءَ صَامَ وَمَنْ شَاءَ أَفْطَرَ.
Bize İshak b. İbrahim, ona Cerir, ona Mansur, ona Mücahid, ona Tâvus, ona da İbn Abbas (ra) şöyle rivayet etmiştir:
Rasulullah (sav) Ramazan'da sefere çıkıp Usfân mevkiine varıncaya kadar orucunu bozmadı. Burada su dolu bir kap isteyip gündüz vakti insanlar görsün diye onu içti ve orucunu bozdu. Ardından Mekke'ye girdi.
İbn Abbas (r.anhuma) der ki: Rasulullah'ın (sav) (seferde) oruç tuttuğu da oldu, tutmadığı da. İsteyen oruç tutar, isteyen de tutmaz.
Öneri Formu
Hadis Id, No:
7159, M002608
Hadis:
وَحَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ أَخْبَرَنَا جَرِيرٌ عَنْ مَنْصُورٍ عَنْ مُجَاهِدٍ عَنْ طَاوُسٍ عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ - رضى الله عنهما - قَالَ سَافَرَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِى رَمَضَانَ فَصَامَ حَتَّى بَلَغَ عُسْفَانَ ثُمَّ دَعَا بِإِنَاءٍ فِيهِ شَرَابٌ فَشَرِبَهُ نَهَارًا لِيَرَاهُ النَّاسُ ثُمَّ أَفْطَرَ حَتَّى دَخَلَ مَكَّةَ. قَالَ ابْنُ عَبَّاسٍ - رضى الله عنهما - فَصَامَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَأَفْطَرَ فَمَنْ شَاءَ صَامَ وَمَنْ شَاءَ أَفْطَرَ.
Tercemesi:
Bize İshak b. İbrahim, ona Cerir, ona Mansur, ona Mücahid, ona Tâvus, ona da İbn Abbas (ra) şöyle rivayet etmiştir:
Rasulullah (sav) Ramazan'da sefere çıkıp Usfân mevkiine varıncaya kadar orucunu bozmadı. Burada su dolu bir kap isteyip gündüz vakti insanlar görsün diye onu içti ve orucunu bozdu. Ardından Mekke'ye girdi.
İbn Abbas (r.anhuma) der ki: Rasulullah'ın (sav) (seferde) oruç tuttuğu da oldu, tutmadığı da. İsteyen oruç tutar, isteyen de tutmaz.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Sıyâm 2608, /435
Senetler:
()
Konular:
Oruç, seferde
Sahâbe, sahabilerin sünnete uyma hassasiyetleri
Açıklama: ''...(hemen)...'' ifadesi, ''عَزَمَ على'' ifadesinin sözlük anlamı sebebiyle tercih edilmiştir.
Öneri Formu
Hadis Id, No:
7140, M002589
Hadis:
حَدَّثَنِى مُحَمَّدُ بْنُ حَاتِمٍ حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ عَنِ ابْنِ جُرَيْجٍ ح
وَحَدَّثَنِى مُحَمَّدُ بْنُ رَافِعٍ - وَاللَّفْظُ لَهُ - حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ بْنُ هَمَّامٍ أَخْبَرَنَا ابْنُ جُرَيْجٍ أَخْبَرَنِى عَبْدُ الْمَلِكِ بْنُ أَبِى بَكْرِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ عَنْ أَبِى بَكْرٍ قَالَ
"سَمِعْتُ أَبَا هُرَيْرَةَ - رضى الله عنه - يَقُصُّ يَقُولُ فِى قَصَصِهِ مَنْ أَدْرَكَهُ الْفَجْرُ جُنُبًا فَلاَ يَصُمْ. فَذَكَرْتُ ذَلِكَ لِعَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ الْحَارِثِ - لأَبِيهِ - فَأَنْكَرَ ذَلِكَ. فَانْطَلَقَ عَبْدُ الرَّحْمَنِ وَانْطَلَقْتُ مَعَهُ حَتَّى دَخَلْنَا عَلَى عَائِشَةَ وَأُمِّ سَلَمَةَ - رضى الله عنهما - فَسَأَلَهُمَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ عَنْ ذَلِكَ - قَالَ - فَكِلْتَاهُمَا قَالَتْ كَانَ النَّبِىُّ صلى الله عليه وسلم يُصْبِحُ جُنُبًا مِنْ غَيْرِ حُلُمٍ ثُمَّ يَصُومُ - قَالَ - فَانْطَلَقْنَا حَتَّى دَخَلْنَا عَلَى مَرْوَانَ فَذَكَرَ ذَلِكَ لَهُ عَبْدُ الرَّحْمَنِ. فَقَالَ مَرْوَانُ عَزَمْتُ عَلَيْكَ إِلاَّ مَا ذَهَبْتَ إِلَى أَبِى هُرَيْرَةَ فَرَدَدْتَ عَلَيْهِ مَا يَقُولُ - قَالَ - فَجِئْنَا أَبَا هُرَيْرَةَ وَأَبُو بَكْرٍ حَاضِرُ ذَلِكَ كُلِّهِ - قَالَ - فَذَكَرَ لَهُ عَبْدُ الرَّحْمَنِ فَقَالَ أَبُو هُرَيْرَةَ أَهُمَا قَالَتَاهُ لَكَ قَالَ نَعَمْ. قَالَ هُمَا أَعْلَمُ. ثُمَّ رَدَّ أَبُو هُرَيْرَةَ مَا كَانَ يَقُولُ فِى ذَلِكَ إِلَى الْفَضْلِ بْنِ الْعَبَّاسِ فَقَالَ أَبُو هُرَيْرَةَ سَمِعْتُ ذَلِكَ مِنَ الْفَضْلِ وَلَمْ أَسْمَعْهُ مِنَ النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم. قَالَ فَرَجَعَ أَبُو هُرَيْرَةَ عَمَّا كَانَ يَقُولُ فِى ذَلِكَ. قُلْتُ لِعَبْدِ الْمَلِكِ أَقَالَتَا فِى رَمَضَانَ قَالَ كَذَلِكَ كَانَ يُصْبِحُ جُنُبًا مِنْ غَيْرِ حُلُمٍ ثُمَّ يَصُومُ."
Tercemesi:
Bize Muhammed b. Hatim, ona Yahya b. Said, ona İbn Cüreyc; (T)
Bize Muhammed b. Râfi', -hadisin lafızları ona aittir- ona Abdürrezzak b. Hemmam, ona İbn Cüreyc, ona Abdülmelik b. Ebu Bekir b. Abdurrahman, ona da Ebu Bekir şöyle rivayet etmiştir:
"Ebu Hureyre'yi konuşurken dinledim. Konuşmasında cünüp olarak sabahlayan oruç tutmasın dedi. Bu (sözü) -babam- Abdurrahman b. Haris'e anlattım da o bunu garipsedi. Abdurrahman ve yanında ben (olmak üzere) gidip Aişe ve Ümmü Seleme'nin (ra) huzuruna girdik. Abdurrahman, onlara bu konu hakkında sordu. İkisi de Nebî (sav) ihtilam durumu söz konusu olmaksızın cünüp olarak sabahlar, ardından oruç tutardı dediler. (Sonra) biz gidip Mervan'ın huzuruna girdik. Abdurrahman, ona da durumu anlattı. Mervan, (hemen) Ebu Hureyre'ye gidip söylediğini ona iade etmeni emrediyorum dedi. (Biz de) Ebu Hureyre'nin yanına geldik ki, ben (Ebu Bekir) hepsine şahit oldum. Abdurrahman, (Ebu Hureyre'ye söylenenleri) anlattı. Ebu Hureyre, o ikisi mi (bunu) söyledi? dedi. O, evet dedi. (Ebu Hureyre), o ikisi daha iyi bilirler dedi. Ardından Ebu Hureyre, bu konuda dediklerini Fadl b. Abbas'a nispet edip ben bunu Fadl'dan işittim, Hz. Peygamber'den (sav) değil dedi. (Böylece) Ebu Hureyre bu konuda söylediklerinden döndü. Ben, Abdülmelik'e o ikisi Ramazan'da dediler mi dedim. O da işte böyle. (Yani), Nebî (sav) ihtilam durumu söz konusu olmaksızın cünüp olarak sabahlar, ardından oruç tutardı dedi."
Açıklama:
''...(hemen)...'' ifadesi, ''عَزَمَ على'' ifadesinin sözlük anlamı sebebiyle tercih edilmiştir.
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Sıyâm 2589, /432
Senetler:
()
Konular:
Oruç, bozulması
Oruç, cünüp olarak uyananın orucu
Uyku, cünüp iken uyumak
حَدَّثَنِى يَحْيَى بْنُ يَحْيَى وَمُحَمَّدُ بْنُ رُمْحٍ قَالاَ أَخْبَرَنَا اللَّيْثُ ح
وَحَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ حَدَّثَنَا لَيْثٌ عَنِ ابْنِ شِهَابٍ عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُتْبَةَ عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ - رضى الله عنهما - أَنَّهُ أَخْبَرَهُ
"أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم خَرَجَ عَامَ الْفَتْحِ فِى رَمَضَانَ فَصَامَ حَتَّى بَلَغَ الْكَدِيدَ."
[ثُمَّ أَفْطَرَ وَكَانَ صَحَابَةُ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَتَّبِعُونَ الأَحْدَثَ فَالأَحْدَثَ مِنْ أَمْرِهِ.]
Açıklama: ''وَكَانَ صَحَابَةُ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَتَّبِعُونَ الأَحْدَثَ فَالأَحْدَثَ مِنْ أَمْرِهِ'' ifadesinin İbn Şihâb'a ait olduğuna dair bk. Vellevî, el-Bahru'l-muhîtü's-seccâc fî şerhi Sahîhi'l-İmâm Müslim b. el-Haccâc, XXI, 75.
Öneri Formu
Hadis Id, No:
7155, M002604
Hadis:
حَدَّثَنِى يَحْيَى بْنُ يَحْيَى وَمُحَمَّدُ بْنُ رُمْحٍ قَالاَ أَخْبَرَنَا اللَّيْثُ ح
وَحَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ حَدَّثَنَا لَيْثٌ عَنِ ابْنِ شِهَابٍ عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُتْبَةَ عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ - رضى الله عنهما - أَنَّهُ أَخْبَرَهُ
"أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم خَرَجَ عَامَ الْفَتْحِ فِى رَمَضَانَ فَصَامَ حَتَّى بَلَغَ الْكَدِيدَ."
[ثُمَّ أَفْطَرَ وَكَانَ صَحَابَةُ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَتَّبِعُونَ الأَحْدَثَ فَالأَحْدَثَ مِنْ أَمْرِهِ.]
Tercemesi:
Bize Yahya b. Yahya ve Muhammed b. Rumh, onlara Leys; (T)
Bize Kuteybe b. Said, ona Leys, ona İbn Şihab, ona Ubeydullah b. Abdullah b. Utbe, ona da İbn Abbas (ra) şöyle rivayet etmiştir:
"Rasulullah (sav) Ramazan'da, fetih yılında (Mekke'ye sefere çıktı) da Kedîd (denilen yere) ulaşana dek oruç tuttu. Ardından oruc(unu) bozdu."
[(İbn Şihab ez-Zührî şöyle demiştir): Rasulullah'ın (sav) ashabı onun uygulamalarından en son yaptığına tabi olurlardı.]
Açıklama:
''وَكَانَ صَحَابَةُ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَتَّبِعُونَ الأَحْدَثَ فَالأَحْدَثَ مِنْ أَمْرِهِ'' ifadesinin İbn Şihâb'a ait olduğuna dair bk. Vellevî, el-Bahru'l-muhîtü's-seccâc fî şerhi Sahîhi'l-İmâm Müslim b. el-Haccâc, XXI, 75.
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Sıyâm 2604, /434
Senetler:
()
Konular:
Oruç, İslamın ilk yıllarında
Oruç, seferde
Öneri Formu
Hadis Id, No:
7142, M002591
Hadis:
حَدَّثَنِى هَارُونُ بْنُ سَعِيدٍ الأَيْلِىُّ حَدَّثَنَا ابْنُ وَهْبٍ أَخْبَرَنِى عَمْرٌو - وَهُوَ ابْنُ الْحَارِثِ - عَنْ عَبْدِ رَبِّهِ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ كَعْبٍ الْحِمْيَرِىِّ أَنَّ أَبَا بَكْرٍ حَدَّثَهُ
"أَنَّ مَرْوَانَ أَرْسَلَهُ إِلَى أُمِّ سَلَمَةَ - رضى الله عنها - يَسْأَلُ عَنِ الرَّجُلِ يُصْبِحُ جُنُبًا أَيَصُومُ فَقَالَتْ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يُصْبِحُ جُنُبًا مِنْ جِمَاعٍ لاَ مِنْ حُلُمٍ ثُمَّ لاَ يُفْطِرُ وَلاَ يَقْضِى."
Tercemesi:
Bize Harun b. Said el-Eylî, ona İbn Vehb, ona Amr b. Haris, ona Abdurabbih, ona Abdullah b. Ka'b el-Himyerî, ona da Ebu Bekir şöyle rivayet etmiştir:
"Mervan onu, cünüp olarak sabahlayanın oruç tutup tutamayacağını sorması için Ümmü Seleme'ye (ra) göndermiş, Ümmü Seleme de ''Rasulullah (sav) ihtilamdan değil, cinsel ilişkiden dolayı cünüp olarak sabahlar, ardından ne orucunu bozar ne de kaza ederdi demiş."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Sıyâm 2591, /432
Senetler:
()
Konular:
Oruç, bozulması
Uyku, cünüp iken uyumak
حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى قَالَ قَرَأْتُ عَلَى مَالِكٍ عَنْ عَبْدِ رَبِّهِ بْنِ سَعِيدٍ عَنْ أَبِى بَكْرِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ الْحَارِثِ بْنِ هِشَامٍ عَنْ عَائِشَةَ وَأُمِّ سَلَمَةَ زَوْجَىِ النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم أَنَّهُمَا قَالَتَا
"إِنْ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم لَيُصْبِحُ جُنُبًا مِنْ جِمَاعٍ غَيْرِ احْتِلاَمٍ فِى رَمَضَانَ ثُمَّ يَصُومُ."
Öneri Formu
Hadis Id, No:
7143, M002592
Hadis:
حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى قَالَ قَرَأْتُ عَلَى مَالِكٍ عَنْ عَبْدِ رَبِّهِ بْنِ سَعِيدٍ عَنْ أَبِى بَكْرِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ الْحَارِثِ بْنِ هِشَامٍ عَنْ عَائِشَةَ وَأُمِّ سَلَمَةَ زَوْجَىِ النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم أَنَّهُمَا قَالَتَا
"إِنْ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم لَيُصْبِحُ جُنُبًا مِنْ جِمَاعٍ غَيْرِ احْتِلاَمٍ فِى رَمَضَانَ ثُمَّ يَصُومُ."
Tercemesi:
Bize Yahya b. Yahya, ona Malik, ona Abdurabbih b. Said, ona Ebu Bekir b. Abdurrahman b. Haris b. Hişam, ona da Nebî'nin (sav) hanımları Aişe ve Ümmü Seleme şöyle rivayet etmişlerdir:
"Rasulullah (sav) Ramazan'da ihtilamdan değil, cinsel ilişkiden dolayı cünüp olarak sabahlar, ardından oruç tutardı."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Sıyâm 2592, /432
Senetler:
()
Konular:
Oruç, bozulması
Oruç, cünüp olarak uyananın orucu
Uyku, cünüp iken uyumak
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ عُثْمَانَ النَّوْفَلِىُّ حَدَّثَنَا أَبُو عَاصِمٍ حَدَّثَنَا ابْنُ جُرَيْجٍ أَخْبَرَنِى مُحَمَّدُ بْنُ يُوسُفَ عَنْ سُلَيْمَانَ بْنِ يَسَارٍ أَنَّهُ
"سَأَلَ أُمَّ سَلَمَةَ - رضى الله عنها - عَنِ الرَّجُلِ يُصْبِحُ جُنُبًا أَيَصُومُ قَالَتْ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يُصْبِحُ جُنُبًا مِنْ غَيْرِ احْتِلاَمٍ ثُمَّ يَصُومُ."
Öneri Formu
Hadis Id, No:
7145, M002594
Hadis:
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ عُثْمَانَ النَّوْفَلِىُّ حَدَّثَنَا أَبُو عَاصِمٍ حَدَّثَنَا ابْنُ جُرَيْجٍ أَخْبَرَنِى مُحَمَّدُ بْنُ يُوسُفَ عَنْ سُلَيْمَانَ بْنِ يَسَارٍ أَنَّهُ
"سَأَلَ أُمَّ سَلَمَةَ - رضى الله عنها - عَنِ الرَّجُلِ يُصْبِحُ جُنُبًا أَيَصُومُ قَالَتْ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يُصْبِحُ جُنُبًا مِنْ غَيْرِ احْتِلاَمٍ ثُمَّ يَصُومُ."
Tercemesi:
Bize Ahmed b. Osman en-Nevfel, ona Ebu Asım, ona İbn Cüreyc, ona Muhammed b. Yusuf, ona da Süleyman b. Yesar şöyle rivayet etmiştir:
"Kendisi Ümmü Seleme'ye (r.anha) cünüp olarak sabahlayan bir adam hakkında soru sorup oruç tutabilir mi? demiş, (Ümmü Seleme de) şöyle demiştir: Rasulullah (sav), ihtilam söz konusu olmaksızın cünüp olarak sabahlar, ardından da oruç tutardı."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Sıyâm 2594, /433
Senetler:
()
Konular:
Oruç, bozulması
Oruç, cünüp olarak uyananın orucu
Uyku, cünüp iken uyumak
Öneri Formu
Hadis Id, No:
7144, M002593
Hadis:
حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ أَيُّوبَ وَقُتَيْبَةُ وَابْنُ حُجْرٍ قَالَ ابْنُ أَيُّوبَ حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ جَعْفَرٍ أَخْبَرَنِى عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ - وَهُوَ ابْنُ مَعْمَرِ بْنِ حَزْمٍ الأَنْصَارِىُّ أَبُو طُوَالَةَ - أَنَّ أَبَا يُونُسَ مَوْلَى عَائِشَةَ أَخْبَرَهُ عَنْ عَائِشَةَ - رضى الله عنها - أَنَّ رَجُلاً جَاءَ إِلَى النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم يَسْتَفْتِيهِ وَهِىَ تَسْمَعُ مِنْ وَرَاءِ الْبَابِ فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ تُدْرِكُنِى الصَّلاَةُ وَأَنَا جُنُبٌ أَفَأَصُومُ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم
"وَأَنَا تُدْرِكُنِى الصَّلاَةُ وَأَنَا جُنُبٌ فَأَصُومُ." فَقَالَ لَسْتَ مِثْلَنَا يَا رَسُولَ اللَّهِ قَدْ غَفَرَ اللَّهُ لَكَ مَا تَقَدَّمَ مِنْ ذَنْبِكَ وَمَا تَأَخَّرَ. فَقَالَ
"وَاللَّهِ إِنِّى لأَرْجُو أَنْ أَكُونَ أَخْشَاكُمْ لِلَّهِ وَأَعْلَمَكُمْ بِمَا أَتَّقِى."
Tercemesi:
Bize Yahya b. Eyyüb, Kuteybe ve İbn Hucr, onlara İbn Eyyüb, ona İsmail b. Cafer, ona Ebu Tuvâle Abdullah b. Abdurrahman b. Mamer b. Hazm el-Ensârî, ona Aişe'nin Mevlası Ebu Yunus, ona da Aişe şöyle rivayet etmiştir: Ben (Aişe) kapının arkasında (bulunup) dinlerken bir adam Nebî'nin (sav) huzuruna fetva sormak için geldi. (Adam), ''yâ Rasulullah! Ben cünüp iken namaz vakti girmiş oluyor! Oruç tutabilir miyim?'' dedi. Hz. Peygamber (sav); "ben de cünüp iken namaz vakti girmiş oluyor (ve) ben oruç tutuyorum" buyurdu. (Adam), ya Rasulullah! Sen bizim gibi değilsin ki! Allah, senin geçmiş ve gelecek günahlarını bağışlamıştır dedi. (Bunun üzerine) Nebî (sav); "vallahi! Allah'tan en çok korkanınız ve ondan ne ile korktuğumu en iyi bileniniz olmayı ümit ediyorum" buyurdu.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Sıyâm 2593, /432
Senetler:
()
Konular:
Hz. Peygamber, öğreticiliği
Hz. Peygamber, vasıfları, şemaili, hasaisi
Oruç, bozulması
Uyku, cünüp iken uyumak
Öneri Formu
Hadis Id, No:
7158, M002607
Hadis:
وَحَدَّثَنِى حَرْمَلَةُ بْنُ يَحْيَى أَخْبَرَنَا ابْنُ وَهْبٍ أَخْبَرَنِى يُونُسُ عَنِ ابْنِ شِهَابٍ بِهَذَا الإِسْنَادِ مِثْلَ حَدِيثِ اللَّيْثِ. قَالَ ابْنُ شِهَابٍ
"فَكَانُوا يَتَّبِعُونَ الأَحْدَثَ فَالأَحْدَثَ مِنْ أَمْرِهِ وَيَرَوْنَهُ النَّاسِخَ الْمُحْكَمَ."
Tercemesi:
Bize Harmele b. Yahya, ona İbn Vehb, ona Yunus, ona da İbn Şihab bu isnad ile Leys hadisine benzer (misl) şekilde nakilde bulunmuştur. İbn Şihab şöyle demiştir:
"(Ashab), Hz. Peygamber'in (sav) son uygulamasını esas alıyor ve onu, (önceki uygulamaları) nesheden bir sabite (en-nâsihe'l-muhkeme) (olarak) benimsiyorlardı."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Sıyâm 2607, /435
Senetler:
()
Konular:
Nesh
Sünnet, sünnete uymak
وَحَدَّثَنَا أَبُو كُرَيْبٍ حَدَّثَنَا وَكِيعٌ عَنْ سُفْيَانَ عَنْ عَبْدِ الْكَرِيمِ عَنْ طَاوُسٍ عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ - رضى الله عنهما - قَالَ
"لاَ تَعِبْ عَلَى مَنْ صَامَ وَلاَ عَلَى مَنْ أَفْطَرَ قَدْ صَامَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِى السَّفَرِ وَأَفْطَرَ."
Öneri Formu
Hadis Id, No:
7160, M002609
Hadis:
وَحَدَّثَنَا أَبُو كُرَيْبٍ حَدَّثَنَا وَكِيعٌ عَنْ سُفْيَانَ عَنْ عَبْدِ الْكَرِيمِ عَنْ طَاوُسٍ عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ - رضى الله عنهما - قَالَ
"لاَ تَعِبْ عَلَى مَنْ صَامَ وَلاَ عَلَى مَنْ أَفْطَرَ قَدْ صَامَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِى السَّفَرِ وَأَفْطَرَ."
Tercemesi:
Bize Ebu Küreyb, ona Veki', ona Süfyan, ona Abdülkerim, ona Tâvus, ona da İbn Abbas (ra) şöyle rivayet etmiştir:
"(Yolculukta) ne oruç tutanı ne de tutmayanı ayıpla! Rasulullah'ın (sav) yolculukta oruç tuttuğu da olmuştur, tutmadığı da olmuştur."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Sıyâm 2609, /435
Senetler:
()
Konular:
Oruç, seferde
Teşvik Edilenler, Kolaylaştırıcı olmak, kolaylık göstermek
Öneri Formu
Hadis Id, No:
7161, M002610
Hadis:
حَدَّثَنِى مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَهَّابِ - يَعْنِى ابْنَ عَبْدِ الْمَجِيدِ - حَدَّثَنَا جَعْفَرٌ عَنْ أَبِيهِ عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ - رضى الله عنهما - أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم خَرَجَ عَامَ الْفَتْحِ إِلَى مَكَّةَ فِى رَمَضَانَ فَصَامَ حَتَّى بَلَغَ كُرَاعَ الْغَمِيمِ فَصَامَ النَّاسُ ثُمَّ دَعَا بِقَدَحٍ مِنْ مَاءٍ فَرَفَعَهُ حَتَّى نَظَرَ النَّاسُ إِلَيْهِ ثُمَّ شَرِبَ فَقِيلَ لَهُ بَعْدَ ذَلِكَ إِنَّ بَعْضَ النَّاسِ قَدْ صَامَ فَقَالَ
"أُولَئِكَ الْعُصَاةُ أُولَئِكَ الْعُصَاةُ."
Tercemesi:
Bize Muhammed b. Müsenna, ona Abdülvehhab, ona İbn Abdülmecid, ona Cafer, ona babası (Bakır), ona da Cabir b. Abdullah (ra) şöyle rivayet etmiştir: Rasulullah (sav) Ramazan'da, Fetih yılında Mekke'ye (sefere) çıktı da Kürâ'l-Ğamîm (denilen) yere ulaşana dek oruç tuttu. İnsanlar da oruç tuttular. Ardından Hz. Peygamber (sav), bir bardak su isteyip (onu) yukarı kaldırdı. Öyle ki, insanlar ona bakıyorlardı. Sonra da (suyu) içiverdi. Ondan sonra kendisine bazı insanlar oruç tutmaya devam ediyorlar denildi de Nebî (sav); "onlar âsilerdir, onlar âsilerdir" buyurdu.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Sıyâm 2610, /435
Senetler:
()
Konular:
Oruç, seferde
Sahabe, Kur'an'a ve sünnete bağlılık
Sünnet, sünnete uymak