وَحَدَّثَنَا ابْنُ نُمَيْرٍ حَدَّثَنَا أَبِى حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ حَدَّثَنَا الْقَاسِمُ عَنْ عَائِشَةَ رضى الله عنها عَنِ النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم بِمِثْلِهِ.
Bize İbn Nümeyr, ona babası (Abdullah b. Nümeyr), ona Ubeydullah, ona Kasım, ona da Aişe (r.anha), Hz. Peygamber'den (sav) benzeri bir nakilde bulunmuştur.
Öneri Formu
Hadis Id, No:
7000, M002539
Hadis:
وَحَدَّثَنَا ابْنُ نُمَيْرٍ حَدَّثَنَا أَبِى حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ حَدَّثَنَا الْقَاسِمُ عَنْ عَائِشَةَ رضى الله عنها عَنِ النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم بِمِثْلِهِ.
Tercemesi:
Bize İbn Nümeyr, ona babası (Abdullah b. Nümeyr), ona Ubeydullah, ona Kasım, ona da Aişe (r.anha), Hz. Peygamber'den (sav) benzeri bir nakilde bulunmuştur.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Sıyâm 2539, /425
Senetler:
()
Konular:
KTB, ORUÇ
Bize Ebu Bekir b. Ebu Şeybe, ona Ali b. Müshir ve Ubbad b. Avvam, o ikisine eş-Şeybânî, ona da İbn Ebu Evfâ (ra) şöyle rivayet etmiştir:
"Bir yolculukta Rasulullah (sav) ile beraberdik. (Hz. Peygamber (sav) oruçluydu.) Güneş batınca Hz. Peygamber (sav) bir adama (Bilal'e) 'iniver de bizim için sevik ez' buyurdu. Adam 'ey Allah'ın Rasulü, akşama erseydin' dedi. Rasulullah (sav) tekrar 'in, bizim için sevik ez' buyurdu. O, 'ey Allah'ın Rasulü, henüz akşama erişmediniz ama' deyip indi ve seviki ezdi. Hz. Peygamber (sav) de içti. Ardından, eli ile doğu tarafını işaret edip 'geceyi buradan doğarken gördüğünüzde oruçlu iftar yapabilir' buyurdu."
Açıklama: Sevîk: Öğütülmüş buğday veya arpadan yapılan bir tür yiyecek. اجْدَحْ: ifadesi de sevîk gibi yiyecekleri su ile ezerek karıştırma anlamında kullanılmaktadır.
Öneri Formu
Hadis Id, No:
7064, M002560
Hadis:
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِى شَيْبَةَ حَدَّثَنَا عَلِىُّ بْنُ مُسْهِرٍ وَعَبَّادُ بْنُ الْعَوَّامِ عَنِ الشَّيْبَانِىِّ عَنِ ابْنِ أَبِى أَوْفَى - رضى الله عنه - قَالَ كُنَّا مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِى سَفَرٍ فَلَمَّا غَابَتِ الشَّمْسُ قَالَ لِرَجُلٍ "انْزِلْ فَاجْدَحْ لَنَا." فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ لَوْ أَمْسَيْتَ. قَالَ "انْزِلْ فَاجْدَحْ لَنَا." قَالَ إِنَّ عَلَيْنَا نَهَارًا. فَنَزَلَ فَجَدَحَ لَهُ فَشَرِبَ ثُمَّ قَالَ "إِذَا رَأَيْتُمُ اللَّيْلَ قَدْ أَقْبَلَ مِنْ هَا هُنَا - وَأَشَارَ بِيَدِهِ نَحْوَ الْمَشْرِقِ - فَقَدْ أَفْطَرَ الصَّائِمُ."
Tercemesi:
Bize Ebu Bekir b. Ebu Şeybe, ona Ali b. Müshir ve Ubbad b. Avvam, o ikisine eş-Şeybânî, ona da İbn Ebu Evfâ (ra) şöyle rivayet etmiştir:
"Bir yolculukta Rasulullah (sav) ile beraberdik. (Hz. Peygamber (sav) oruçluydu.) Güneş batınca Hz. Peygamber (sav) bir adama (Bilal'e) 'iniver de bizim için sevik ez' buyurdu. Adam 'ey Allah'ın Rasulü, akşama erseydin' dedi. Rasulullah (sav) tekrar 'in, bizim için sevik ez' buyurdu. O, 'ey Allah'ın Rasulü, henüz akşama erişmediniz ama' deyip indi ve seviki ezdi. Hz. Peygamber (sav) de içti. Ardından, eli ile doğu tarafını işaret edip 'geceyi buradan doğarken gördüğünüzde oruçlu iftar yapabilir' buyurdu."
Açıklama:
Sevîk: Öğütülmüş buğday veya arpadan yapılan bir tür yiyecek. اجْدَحْ: ifadesi de sevîk gibi yiyecekleri su ile ezerek karıştırma anlamında kullanılmaktadır.
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Sıyâm 2560, /428
Senetler:
()
Konular:
Oruç, iftar
Oruç, İftar, iftar vakti
Oruç, seferde
حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى قَالَ أَخْبَرَنَا يَزِيدُ بْنُ زُرَيْعٍ عَنْ خَالِدٍ عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ أَبِى بَكْرَةَ عَنْ أَبِيهِ - رضى الله عنه - عَنِ النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ
"شَهْرَا عِيدٍ لاَ يَنْقُصَانِ رَمَضَانُ وَذُو الْحِجَّةِ."
Açıklama: Bir yoruma göre hadis, söz konusu iki ayın otuz gün sürmese bile ecir ve sevap bakımından diğer aylara ya da önceki senelerdeki aynı aylara denk geleceği yönündedir (Nevevî, Şerhu Sahihi Müslim, Dârü'l-Feyha, III (7), 216).
Öneri Formu
Hadis Id, No:
6977, M002531
Hadis:
حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى قَالَ أَخْبَرَنَا يَزِيدُ بْنُ زُرَيْعٍ عَنْ خَالِدٍ عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ أَبِى بَكْرَةَ عَنْ أَبِيهِ - رضى الله عنه - عَنِ النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ
"شَهْرَا عِيدٍ لاَ يَنْقُصَانِ رَمَضَانُ وَذُو الْحِجَّةِ."
Tercemesi:
Bize Yahya b. Yahya, ona Yezid b. Zürey', ona Halid, ona Abdurrahman b. Ebu Bekre, ona da babası (Nüfey b. Mesruh), Hz. Peygamber'in (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:
"Ramazan ve Zilhicce (olmak üzere) iki bayram ayı eksik olmaz."
Açıklama:
Bir yoruma göre hadis, söz konusu iki ayın otuz gün sürmese bile ecir ve sevap bakımından diğer aylara ya da önceki senelerdeki aynı aylara denk geleceği yönündedir (Nevevî, Şerhu Sahihi Müslim, Dârü'l-Feyha, III (7), 216).
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Sıyâm 2531, /424
Senetler:
()
Konular:
Oruç, Ramazan ayı, vaktini belirleme, hilali gözetleme
حَدَّثَنَا ابْنُ نُمَيْرٍ حَدَّثَنَا أَبِى حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ عَنْ نَافِعٍ عَنِ ابْنِ عُمَرَ - رضى الله عنهما - قَالَ كَانَ لِرَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مُؤَذِّنَانِ بِلاَلٌ وَابْنُ أُمِّ مَكْتُومٍ الأَعْمَى فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم
"إِنَّ بِلاَلاً يُؤَذِّنُ بِلَيْلٍ فَكُلُوا وَاشْرَبُوا حَتَّى يُؤَذِّنَ ابْنُ أُمِّ مَكْتُومٍ."
[قَالَ وَلَمْ يَكُنْ بَيْنَهُمَا إِلاَّ أَنْ يَنْزِلَ هَذَا وَيَرْقَى هَذَا.]
Açıklama: ''قَالَ وَلَمْ يَكُنْ بَيْنَهُمَا إِلاَّ أَنْ يَنْزِلَ هَذَا وَيَرْقَى هَذَا '' ifadesi hususunda ciddi anlamda ihtilaf edilmiştir. İhtilafa dair bk. Vellevî, el-Bahru'l-muhîti's-seccâc fî şerhi Sahîhi'l-İmâm Müslim b. el-Haccâc, XX, 526-29.
Mütercim olarak ben, konu ile alakalı diğer hadisleri dikkate alarak tercümede bulundum. Zira pek çok rivayette Bilal'in geceleyin insanları uyarmak için ezan okuduğu, bu ezanın onları sahurdan alıkoymaması gerektiği bildirilmiştir.
Öneri Formu
Hadis Id, No:
6998, M002538
Hadis:
حَدَّثَنَا ابْنُ نُمَيْرٍ حَدَّثَنَا أَبِى حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ عَنْ نَافِعٍ عَنِ ابْنِ عُمَرَ - رضى الله عنهما - قَالَ كَانَ لِرَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مُؤَذِّنَانِ بِلاَلٌ وَابْنُ أُمِّ مَكْتُومٍ الأَعْمَى فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم
"إِنَّ بِلاَلاً يُؤَذِّنُ بِلَيْلٍ فَكُلُوا وَاشْرَبُوا حَتَّى يُؤَذِّنَ ابْنُ أُمِّ مَكْتُومٍ."
[قَالَ وَلَمْ يَكُنْ بَيْنَهُمَا إِلاَّ أَنْ يَنْزِلَ هَذَا وَيَرْقَى هَذَا.]
Tercemesi:
Bize İbn Nümeyr, ona babası (Abdullah b. Nümeyr) ona Ubeydullah, ona Nafi', ona da İbn Ömer (ra) şöyle rivayet etmiştir: Rasulullah'ın (sav) Bilal ve âmâ (olan) İbn Ümmü Mektum (olmak üzere) iki müezzini vardı. Rasulullah (sav); "Bilal geceleyin ezan okur. (Bundan dolayı sizler), İbn Ümmü Mektum ezan okuyana dek yiyin ve için" buyurmuştur.
[(Ravilerden biri) şöyle demiştir: İkisinin ezanı arasında fecr-i kâzib ile ile fecr-i sadığın doğması arasındaki kadar bir fark vardır.]
Açıklama:
''قَالَ وَلَمْ يَكُنْ بَيْنَهُمَا إِلاَّ أَنْ يَنْزِلَ هَذَا وَيَرْقَى هَذَا '' ifadesi hususunda ciddi anlamda ihtilaf edilmiştir. İhtilafa dair bk. Vellevî, el-Bahru'l-muhîti's-seccâc fî şerhi Sahîhi'l-İmâm Müslim b. el-Haccâc, XX, 526-29.
Mütercim olarak ben, konu ile alakalı diğer hadisleri dikkate alarak tercümede bulundum. Zira pek çok rivayette Bilal'in geceleyin insanları uyarmak için ezan okuduğu, bu ezanın onları sahurdan alıkoymaması gerektiği bildirilmiştir.
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Sıyâm 2538, /425
Senetler:
()
Konular:
Oruç, fazileti ve eda keyfiyeti
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِى شَيْبَةَ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بِشْرٍ حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ أَبِى خَالِدٍ حَدَّثَنِى مُحَمَّدُ بْنُ سَعْدٍ عَنْ سَعْدِ بْنِ أَبِى وَقَّاصٍ - رضى الله عنه - قَالَ ضَرَبَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِيَدِهِ عَلَى الأُخْرَى فَقَالَ
"الشَّهْرُ هَكَذَا وَهَكَذَا." ثُمَّ نَقَصَ فِى الثَّالِثَةِ إِصْبَعًا.
Öneri Formu
Hadis Id, No:
6955, M002525
Hadis:
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِى شَيْبَةَ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بِشْرٍ حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ أَبِى خَالِدٍ حَدَّثَنِى مُحَمَّدُ بْنُ سَعْدٍ عَنْ سَعْدِ بْنِ أَبِى وَقَّاصٍ - رضى الله عنه - قَالَ ضَرَبَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِيَدِهِ عَلَى الأُخْرَى فَقَالَ
"الشَّهْرُ هَكَذَا وَهَكَذَا." ثُمَّ نَقَصَ فِى الثَّالِثَةِ إِصْبَعًا.
Tercemesi:
Bize Ebu Bekir b. Ebu Şeybe, ona Muhammed b. Bişr, ona İsmail b. Ebu Halid, ona Muhammed b. Sa'd, ona Sa'd b. Ebu Vakkas (ra) şöyle rivayet etmiştir: Rasulullah (sav) elini diğer (eline) vurup; "ay böyle ve böyledir" buyurdu. Ardından, bir parmağını üçüncüde eksik bıraktı.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Sıyâm 2525, /423
Senetler:
()
Konular:
Eğitim, Görsel öğretim, Rasulullah-sahabe-tabiin arasında
Oruç, Ramazan ayı, vaktini belirleme, hilali gözetleme
Öneri Formu
Hadis Id, No:
6958, M002527
Hadis:
وَحَدَّثَنِيهِ مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ قُهْزَاذَ حَدَّثَنَا عَلِىُّ بْنُ الْحَسَنِ بْنِ شَقِيقٍ وَسَلَمَةُ بْنُ سُلَيْمَانَ قَالاَ أَخْبَرَنَا عَبْدُ اللَّهِ - يَعْنِى ابْنَ الْمُبَارَكِ - أَخْبَرَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ أَبِى خَالِدٍ فِى هَذَا الإِسْنَادِ بِمَعْنَى حَدِيثِهِمَا.
Tercemesi:
Bize Muhammed b. Abdullah b. Kuhzâz, ona Ali b. Hasan b. Şakik ve Seleme b. Süleyman, onlara Abdullah b. Mübarek, ona da İsmail b. Ebu Halid bu isnad ile (ve Muhammed b. Bişr ve Zâide b. Kudame'nin) hadislerine mana (bakımından benzer şekilde) nakilde bulunmuştur.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Sıyâm 2527, /423
Senetler:
()
Konular:
Eğitim, Görsel öğretim, Rasulullah-sahabe-tabiin arasında
Öneri Formu
Hadis Id, No:
6973, M002528
Hadis:
حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى وَيَحْيَى بْنُ أَيُّوبَ وَقُتَيْبَةُ وَابْنُ حُجْرٍ قَالَ يَحْيَى بْنُ يَحْيَى أَخْبَرَنَا وَقَالَ الآخَرُونَ حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ - وَهُوَ ابْنُ جَعْفَرٍ - عَنْ مُحَمَّدٍ - وَهُوَ ابْنُ أَبِى حَرْمَلَةَ - عَنْ كُرَيْبٍ
"أَنَّ أُمَّ الْفَضْلِ بِنْتَ الْحَارِثِ بَعَثَتْهُ إِلَى مُعَاوِيَةَ بِالشَّامِ قَالَ فَقَدِمْتُ الشَّامَ فَقَضَيْتُ حَاجَتَهَا وَاسْتُهِلَّ عَلَىَّ رَمَضَانُ وَأَنَا بِالشَّامِ فَرَأَيْتُ الْهِلاَلَ لَيْلَةَ الْجُمُعَةِ ثُمَّ قَدِمْتُ الْمَدِينَةَ فِى آخِرِ الشَّهْرِ فَسَأَلَنِى عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عَبَّاسٍ - رضى الله عنهما - ثُمَّ ذَكَرَ الْهِلاَلَ فَقَالَ مَتَى رَأَيْتُمُ الْهِلاَلَ فَقُلْتُ رَأَيْنَاهُ لَيْلَةَ الْجُمُعَةِ. فَقَالَ أَنْتَ رَأَيْتَهُ فَقُلْتُ نَعَمْ وَرَآهُ النَّاسُ وَصَامُوا وَصَامَ مُعَاوِيَةُ. فَقَالَ لَكِنَّا رَأَيْنَاهُ لَيْلَةَ السَّبْتِ فَلاَ نَزَالُ نَصُومُ حَتَّى نُكْمِلَ ثَلاَثِينَ أَوْ نَرَاهُ. فَقُلْتُ أَوَلاَ تَكْتَفِى بِرُؤْيَةِ مُعَاوِيَةَ وَصِيَامِهِ فَقَالَ لاَ هَكَذَا أَمَرَنَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم."
[وَشَكَّ يَحْيَى بْنُ يَحْيَى فِى نَكْتَفِى أَوْ تَكْتَفِى.]
Tercemesi:
Bize Yahya b. Yahya, Yahya b. Eyyüb, Kuteybe ve İbn Hucr, onlara İsmail b. Cafer, ona Muhammed b. Ebu Harmele, ona da Küreyb şöyle rivayet etmiştir:
"Ümmü Fadl bt. Haris, kendisini Muaviye'nin yanına Şam'a göndermiş. (Küreyb anlatıyor): Şam'a gelip (Ümmü Fadl'ın) ihtiyacını gördüm. (O gün), ben Şam'da iken Ramazan hilali bana gözüküverdi. Hilali cuma gecesi görmüş oldum. Ardından, ay sonunda Medine'ye geldim. Abdullah b. Abbas, bana (bazı şeyler) sordu (ve) hilalden bahsedip hilali ne zaman gördünüz? dedi. Ben, cuma gecesi gördüm dedim. O, sen mi gördün? dedi. Ben, evet! İnsanlar da onu gördüler ve oruç tutular. Muaviye de oruç tuttu dedim. (İbn Abbas), ancak biz, (hilali) cumartesi gecesi gördük. Otuz güne tamamlayana ya da (Şaban hilalini) görene dek oruç tutmaya devam edeceğiz dedi. Ben, Muaviye'nin görmesi ve oruç (a başlaması) ile yetinmiyor musun? dedim. O, hayır! Rasulullah (sav) bize böyle emretti dedi."
[(Ravilerden hocam) Yahya b. Yahya şüpheye düşüp yetinmiyor musun? ya da yetinmiyor muyuz? demiştir.]
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Sıyâm 2528, /424
Senetler:
()
Konular:
Oruç, Ramazan ayı, vaktini belirleme, hilali gözetleme
Öneri Formu
Hadis Id, No:
6987, M002534
Hadis:
حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ عُمَرَ الْقَوَارِيرِىُّ حَدَّثَنَا فُضَيْلُ بْنُ سُلَيْمَانَ حَدَّثَنَا أَبُو حَازِمٍ حَدَّثَنَا سَهْلُ بْنُ سَعْدٍ قَالَ لَمَّا نَزَلَتْ هَذِهِ الآيَةُ "(وَكُلُوا وَاشْرَبُوا حَتَّى يَتَبَيَّنَ لَكُمُ الْخَيْطُ الأَبْيَضُ مِنَ الْخَيْطِ الأَسْوَدِ)" قَالَ كَانَ الرَّجُلُ يَأْخُذُ خَيْطًا أَبْيَضَ وَخَيْطًا أَسْوَدَ فَيَأْكُلُ حَتَّى يَسْتَبِينَهُمَا حَتَّى أَنْزَلَ اللَّهُ عَزَّ وَجَلَّ "(مِنَ الْفَجْرِ)" فَبَيَّنَ ذَلِكَ.
Tercemesi:
Bize Ubeydullah b. Ömer el-Kavârîrî, ona Fudayl b. Süleyman, ona Ebu Hâzim, ona da Sehl b. Sa'd şöyle rivayet etmiştir:
"Aydınlık, gecenin karanlığından ayırt edilinceye kadar yiyin ve için" ayeti indiğinde adam(ın biri), beyaz ve siyah iplik alır da ikisinin (rengi) belli olana kadar yemek yerdi. Nihayet Allah (ac), ayetin "şafağın" (مِنَ الْفَجْرِ) kısmını indirdi de bu (durumu) açıkladı.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Sıyâm 2534, /425
Senetler:
()
Konular:
Oruç, fazileti ve eda keyfiyeti
Sahabe, anlayış farklılıkları
Öneri Formu
Hadis Id, No:
6991, M002535
Hadis:
حَدَّثَنِى مُحَمَّدُ بْنُ سَهْلٍ التَّمِيمِىُّ وَأَبُو بَكْرِ بْنُ إِسْحَاقَ قَالاَ حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِى مَرْيَمَ أَخْبَرَنَا أَبُو غَسَّانَ حَدَّثَنِى أَبُو حَازِمٍ عَنْ سَهْلِ بْنِ سَعْدٍ - رضى الله عنه - قَالَ لَمَّا نَزَلَتْ هَذِهِ الآيَةُ "(وَكُلُوا وَاشْرَبُوا حَتَّى يَتَبَيَّنَ لَكُمُ الْخَيْطُ الأَبْيَضُ مِنَ الْخَيْطِ الأَسْوَدِ)" قَالَ فَكَانَ الرَّجُلُ إِذَا أَرَادَ الصَّوْمَ رَبَطَ أَحَدُهُمْ فِى رِجْلَيْهِ الْخَيْطَ الأَسْوَدَ وَالْخَيْطَ الأَبْيَضَ فَلاَ يَزَالُ يَأْكُلُ وَيَشْرَبُ حَتَّى يَتَبَيَّنَ لَهُ رِئْيُهُمَا فَأَنْزَلَ اللَّهُ بَعْدَ ذَلِكَ "(مِنَ الْفَجْرِ)" فَعَلِمُوا أَنَّمَا يَعْنِى بِذَلِكَ اللَّيْلَ وَالنَّهَارَ .
Tercemesi:
Bize Muhammed b. Sehl et-Temîmî ve Ebu Bekir b. İshak, o ikisine İbn Ebu Meryem, ona Ebu Ğassân, ona Ebu Hazim, ona da Sehl b. Sa'd (ra) şöyle rivayet etmiştir:
"Aydınlık, gecenin karanlığından ayırt edilinceye kadar yiyin ve için" ayeti indiğinde adam(ın biri), oruç tutmak istediğinde siyah ipliği ve beyaz ipliği ayaklarına bağlar, onların (rengi) görünene dek yeme ve içmeye devam ederdi. (Bunun üzerine) Allah Teâlâ; "şafağın (مِنَ الْفَجْرِ)" kısmını indirdi de onlar, Allah'ın gece ve gündüzü murat ettiğini anladılar.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Sıyâm 2535, /425
Senetler:
()
Konular:
Kur'an, Nüzul sebebleri
Oruç, fazileti ve eda keyfiyeti