Giriş

Bize Kabîsa, ona Süfyân, ona İbn Zekvân, ona el-A'rec, ona da Ebu Hureyre'nin (ra) rivayet ettiğine göre Hz. Peygamber (sav) kunutta şöyle dua ederdi: "Allah'ım! Seleme b. Hişâm'ı kurtar! Allah'ım! Velid b. Velid'i kurtar! Allah'ım! Müminlerden zayıf bırakılmış olanları kurtar! Allah'ım! Mudar üzerine baskını şiddetlendir. Allah'ım! Yusuf'un (zamanında yaşanan kıtlık) yılları gibi yılları (onlara musallat et)!"


    Öneri Formu
29490 B002932 Buhari, Cihad, 98

Bize Amr b. Hâlid, ona Züheyr, ona da Ebu İshak şöyle rivayet etmiştir: Bir adam, Berâ'ya, “Ey Ebu Umâre! Huneyn günü (savaştan) kaçtınız mı?” dedi. (Berâ) şöyle cevap verdi: Hayır! Vallahi! Rasulullah (sav) kaçmadı. Ancak o, ashabının toyları ve silahsız piyadeleri ile (savaşa) çıktı. (Nihayet) Hevâzin ve Nasr oğullarından oluşmuş (ve) ok atmakla mahir bir toplulukla karşılaştılar. Attıkları ok hedefi vuruyor, neredeyse ıskalamıyordu! (Derken düşman), Beydâ (denilen) katırının üzerinde iken Nebî'ye yöneldi. Amcasının oğlu Ebu Süfyân b. Hâris b. Abdulmuttalib de (katırı) sevk ediyordu. Hz. Peygamber (sav) indi ve zafer duasında bulundu. Ardından, "Ben peygamberim! Yalan yok! Ben Abdülmuttalib'in oğluyum!" dedi. Akabinde ashabını (savaş) pozisyonuna soktu.


    Öneri Formu
29486 B002930 Buhari, Cihad, 97

Bize Abdullah b. Ebu Şeybe, ona Cafer b. Avn, ona Süfyân, ona Ebu İshak, ona Amr b. Meymûn, ona da Abdullah (b. Mesud) şöyle rivayet etmiştir: Rasulullah (sav) Kabe'nin gölgesinde namaz kılardı. (O arada) Mekke'nin kırsalında deve kesilmişti. Ebu Cehil ve Kureyş'ten insanlar birilerini gönderip (kesilen devenin) derisini getirttiler ve onu Hz. Peygamber'in (sav) üzerine attılar. Fatıma gelip Nebî'nin üzerinden onu kaldırdı. Hz. Peygamber (sav) de "Allah'ım! Kureyş'i sana havale ediyorum! Allah'ım! Kureyş'i sana havale ediyorum! Allah'ım! Kureyş'i sana havale ediyorum! Ebu Cehil b. Hişâm'ı, Utbe b. Rabî'a'yı, Şeybe b. Rabî'a'yı, Velid b. Utbe'yi, Übey b. Halef'i ve Ukbe b. Ebu Mu'ayt'ı sana havale ediyorum" buyurdu. Onların hepsini Bedir kuyusunda öldürülmüş olarak gördüm. Ebu İshak der ki: Yedinci ismi unuttum. Yusuf b. İshak, Ebu İshak'tan naklen "Ümeyye b. Halef" ifadesini zikretmiştir. Şu'be de "Ümeyye" ya da "Übey" demiştir. Doğrusu "Ümeyye"'dir.


    Öneri Formu
29496 B002934 Buhari, Cihad, 98

Bize Abdullah b. Mesleme el-Ka'nebî, ona Abdülaziz b. Ebu Hâzim, ona babası (Seleme b. Dînâr), ona da Sehl b. Sa'd (ra) şöyle rivayet etmiştir: "Hayber günü Rasulullah (sav) 'Bu sancağı öyle bir adama vereceğim ki, Allah onun elinde fetih mü­yesser kılacak' buyurdu. Artık insanlar o gece 'Sancağı acaba kime verecek?' diye konuşarak kalktılar ve her biri sancağın kendine verilmesi­ni umarak sabah Rasulullah'ın (sav) yanına vardılar. Rasulullah (sav) 'Ali nerede?' diye sordu. Kendisine Ali'nin gözlerinden rahatsız olduğu söylendi. Emir buyurdu, Hz. Ali'ye, adam gönderip getirildi. Rasulullah (sav) onun gözlerine tükürüğünü sürdü ve gözleri derhal düzeldi. Hatta hiç ağrısı yokmuş gibi oldu. (Rasulullah (sav) sancağı ona verdi.) Ali 'Bizim gibi oluncaya kadar onlarla harp edeceğim?' dedi. Hz. Peygamber (sav) 'Sükunetle hareket et, onların sahasına in, sonra onları İslam'a davet et! İslam'da kendilerine vacip olan Allah hakkını onlara haber ver. Vallahi senin sayende Allah'ın bir adama hidayet vermesi, senin için kırmızı deve­lerin senin olmasından daha hayırlıdır' buyurdu."


    Öneri Formu
29647 B002942 Buhari, Cihad, 102


    Öneri Formu
29473 B002926 Buhari, Cihad, 94


    Öneri Formu
29478 B002927 Buhari, Cihad, 95


    Öneri Formu
29501 B002936 Buhari, Cihad, 99


    Öneri Formu
29588 B002938 Buhari, Cihad, 101


    Öneri Formu
29591 B002939 Buhari, Cihad, 101


    Öneri Formu
29602 B002940 Buhari, Cihad, 102