Giriş

Bize İshak b. Yezid ed-Dımaşkî, ona Yahya b. Hamza, ona Sevr b. Yezid, ona Hâlid b. Ma'dân, ona da, Hıms sahilinde kendisine ait bir evde eşi Ümmü Haram yaşayan Ubâde b. Sâmit'in yanına gelen Umeyr b. Esved el-Ansî, Ümmü Harâm'dan naklen Hz. Peygamber'in (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: Nebî (sav) "Ümmetimden deniz gazâsına çıkacak ilk orduya (cennet) vacip oldu" buyurdu. Ümmü Harâm, “ey Allah'ın Rasulü, ben içlerinde miyim?” dedi. Hz. Peygamber (sav) "evet, içlerindesin" buyurdu. Ardından Hz. Peygamber (sav), "Ümmetimden Kayser'in şehrine gazâ edecek ilk ordu da bağışlanmıştır" buyurdu. Ben “ey Allah'ın Rasulü ben içlerinde miyim?” dedim. Efendimiz "Hayır" dedi.


    Öneri Formu
29468 B002924 Buhari, Cihad, 93

Bize Ebu Nuaym, ona Abdurrahman b. Ğasîl, ona Hamza b. Ebu Üseyd, ona da babası (Mâlik b. Rabî'a) şöyle rivayet etmiştir: Bedir günü Kureyş'e karşı saf tutup onlar da bize karşı saf tuttuklarında Nebî (sav), "Menzile girdiklerine salın okları!" buyurdu.


    Öneri Formu
29289 B002900 Buhari, Cihad, 78

Bize Said b. Ufeyr, ona Yakub b. Abdurrahman el-Kârî, ona Ebu Hâzim, ona da Sehl b. Saîd es-Sâidî şöyle demiştir: Rasulullah'ın (sav) başındaki miğferi parçalandığı ve yüzü kanayıp arka dişi kırıldığında Ali, kalkan ile su getiriyor, Fatıma da Hz. Peygamber'in (sav) yarasını yıkıyordu. Fatıma suyun kanı artırdığını görünce bir hasır alıp onu yaktı, yaraya bastırdı ve böylece kan durdu.


    Öneri Formu
29326 B002903 Buhari, Cihad, 80

Bize Müsedded, ona Yahya; (T) bize Kabîsa, ona Süfyân, ona Sa'd b. İbrahim, ona Abdullah b. Şeddâd, ona da Ali (ra) şöyle rivayet etmiştir: Ben Hz. Peygamber'i (sav) Sa'd'a "at (okunu)! Anam babam sana feda olsun" derken işittim. Sa'd'dan sonra da hiç kimse için böyle dediğini duymadım.


    Öneri Formu
29329 B002905 Buhari, Cihad, 80

Bize Ebu Yemân, ona Şuayb, ona ez-Zührî, ona da Sinân b. Ebu Sinân ed-Düelî ve Ebu Seleme b. Abdurrahman, Câbir b. Abdullah'tan (ra) şöyle rivayet etmişlerdir: Cabir b. Abdullah Rasulullah (sav) ile beraber Necid tarafına gazâya gitti ve Rasulullah (sav) döndüğünde o da beraberinde döndü. Sefer sırasında dikenli ağaçların çokça bulunduğu bir vadide öğle uykusu vakti girdi. Hz. Peygamber (sav) konakladı, insanlar da ağaçlar altında gölgelenmek üzere dağıldılar. Nebî (sav), bir sakız ağacının altına yerleşti ve kılıcını da ağaca astı. Ardından uykuya daldık. Birazcık uyumuştuk ki birden Rasulullah'ın (sav), yanında bedevi bir müşrik olduğu halde bize seslendiğini duyduk. Şöyle buyurdu: "Ben uyurken bu adam kılıcımı alıp bana çekti. Uyandım baktım ki bu adam elinde kılıç ç bana 'Seni benden kim koruyacak?' dedi. Ben, üç kere 'Allah korur' dedim." (Râvî der ki:) Rasulullah (sav) onu cezalan­dırmadı, adam orada oturdu.


    Öneri Formu
29410 B002910 Buhari, Cihad, 84

Bize Abdullah b. Mesleme, ona Abdülaziz b. Ebu Hâzim, ona babası (Ebu Hâzim) şöyle rivayet etmiştir: Sehl b. Sa'd'a Rasulullah'ın Uhud günü yaralanması soruldu o da “Nebî'nin (sav) yüzü yaralandı, arka dişi kırıldı ve başındaki miğfer parçalandı. Fatıma, kanı yıkıyor, Ali de tutuyordu. Fatıma kanın sadece arttığını görünce bir hasırı alıp kül olana dek yaktı. Ardından onu yaraya koydu. Böylece kan duruverdi" dedi.


    Öneri Formu
29412 B002911 Buhari, Cihad, 85

Bize Ebu Yemân, ona Şuayb; (T) bize Musa b. İsmail, ona İbrahim b. Sa'd, o ikisine İbn Şihâb ez-Zührî, ona Sinan b. Ebu Sinân ed-Düelî ve Ebu Seleme, onlara da Cabir b. Abdullah (r.anhuma), Hz. Peygamber ile birlikte gazaya gittiğini, dikenli büyük birçok ağacı bulunan vadide iken kaylûle (öğlen istirahati) vakti olduğunu haber verip şöyle devam etmiştir: Gün ortası istirahati verilince insanlar, ağaç­lar altında gölgelenmek üzere ağaçlık alana dağıldılar. Hz. Peygamber (sav) de bir ağaç altına konakladı, kılıcını ağaca astı, sonra uyudu. Uyandığında, bir de baktı ki yanında, geldiğini fark etmediği bir adam var. Hz. Peygamber şöyle anlattı: "Bu zât benim kılıcımı çekti ve “şimdi seni kim koruyacak?” dedi. Ben de “Allah” dedim. Bu cevabım üzerine kılıcı kınına koydu. İşte bu adam şu oturan bedevidir." Sonra Hz. Peygamber (sav) onu cezalandırmadı.


    Öneri Formu
29417 B002913 Buhari, Cihad, 87

Bize Muhammed b. Müsennâ, ona Abdülvehhâb, ona Hâlid, ona İkrime, ona da İbn Abbâs (ra) şöyle rivayet etmiştir: Nebî (sav), (Bedir günü) çadırda iken "Allah'ım! Ahdini ve vaadini yerine getirmeni istiyorum. Allah'ım! (Müminlerin hezimetini) dilersen bugünden sonra sana ibadet edilmeyecek." buyurdu. Ebu Bekir, Nebî'nin (sav) elinden tutup "Yâ Rasulullah! Yeter! Rabbine yeterince yakardın" dedi. Hz. Peygamber (sav) zırh kuşanmış bir şekilde "Topluluk hezimete uğrayacak ve arkalarını dönüp kaçacaklar. Hayır, kıyamet, onların (görecekleri asıl azabın) vaktidir. Kıyamet (azabı) ise daha müthiş ve daha acıdır" ayetini okuyarak (savaş alanına) çıktı. Vüheyb, Hâlid'den aktarırken "Bedir günü" ifadesini zikretmiştir.


    Öneri Formu
29431 B002915 Buhari, Cihad, 89


Açıklama: Kültürümüzde Hadisler projesini ilgilendiren kısım: ارْمُوا بَنِى إِسْمَاعِيلَ ، فَإِنَّ أَبَاكُمْ كَانَ رَامِيًا

    Öneri Formu
29285 B002899 Buhari, Cihad, 78


    Öneri Formu
29278 B002897 Buhari, Cihad, 76