10636 Kayıt Bulundu.
Giriş
Bize Hafs b. Ömer, ona Şu'be, ona Husayn ve İbn Ebu Sefer, ona Şa'bî, ona da Urve b. Ca'd'ın rivayet ettiğine göre Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur: "Kıyamet gününe dek atların perçemlerine hayır (sevap ve ganimet) bağlanmıştır" Süleyman derki: Bu hadisi Şube, ona da Urve b. Ebu Ca'd rivayet etmiştir. Süleyman b. Harb bu hadisi Hüşeym'den, o Husayn'dan, o Şa'bî'den, o da Urve b. Ebu Ca'd'dan naklederek Müsedded'e mütabaatta bulunmuştur.
Açıklama: Kültürümüzde Hadisler projesini ilgilendiren kısım: الْخَيْلُ مَعْقُودٌ بِنَوَاصِيهَا الْخَيْرُ إِلَى يَوْمِ الْقِيَامَةِ
Bize Muhammed b. Sinan, ona Fuleyh, ona Hilâl, ona Atâ b. Yesâr, ona da Ebu Said el-Hudrî (ra) Rasulullah'ın (sav) hutbe okurken şöyle dediğini rivayet etmiştir: "Benden sonra size sunulacak yeryüzü nimetlerinden endişe ediyorum!." Sonra dünya hayatının güzelliğinden ve faniliğinden bahsetti. Önce bereketleri, ardından da dünyanın güzelliğini ve faniliğini zikretti. Bir adam kalkıp "Yâ Rasulullah! Hayır, şer getirir mi ki?" dedi. Nebi (sav) (cevap vermeyip) sustu. Kendisine vahy geliyor, dedik. İnsanlar, başlarında kuş varmış gibi sustular! Akabinde Hz. Peygamber (sav), alnındaki teri silip üç kere "Az önce 'Malın hayır olduğunu söyleyip soru soran nerede?' diye seslendi. Ardından da şöyle buyurdu: "Hayır, sadece hayır getirir. Gerçek şu ki, baharın her bitirdiği ya açlığı giderir ya da her ye(n)diğinde sıkıntı verir. Neticede (hayvan), onun yeşilliğini yediğinde güneşe çıkar, dışkısını yapıp bevleder, sonra da rahatlar. (İşte) bu mal da tatlı bir yeşilliktir. Lâyıkıyla onu alan müslüman ne güzeldir! Onu Allah yolunda, yetimler ve fakirler için harcar. Onu lâyıkıyla almayanlar, doymak bilmeyip sürekli yiyici gibidir; ve yedikleri, Kıyamet günü onun aleyhine şahit olur."
Bize Abdullah b. Abdülvehhâb, ona Hâlid b. Hâris, ona İbn Avn, ona da Musa b. Enes Yemâme Günü'nden bahsederken şöyle demiştir: Sâbit b. Kays uyluklarını açmış hanût sürüyorken Enes onun yanına gelip “ey amca, (Savaş meydanına) gelmene engel de nedir?” dedi. O da “ey kardeşimin oğlu, hemen geliyorum" dedi ve kokulanmaya başladı. Ardından gelip oturdu. Enes, harpte insanların uğradığı sıkıntı ve hezimetten bahsetti. Bunun üzerine Sabit “önümüzden çekilin de düşmanla vuruşalım. Bizler Rasulullah (sav) ile beraberken böyle yapmazdık. Geriye çekilmeniz ne kötü bir iştir” dedi. Hammâd bu hadisi Sâbit'ten o da Enes'ten nakletmiştir.
Bize Muhammed b. Ebu Bekir, ona Fudayl b. Süleyman, ona Ebu Hâzim, ona da Abdullah b. Ebu Katâde şöyle rivayet etmiştir: "Nebî (sav) ile beraber çıktığı bir seferde, Ebu Katâde arkadaşlarıyla beraber geride kaldı. Arkadaşları ihramlı, kendisi ise ihramlı değildi. Arkadaşları, Ebu Katâde'den önce yabanî eşek gördüler, ancak Ebu Katâde görünceye kadar ellemediler. Ebu Katâde onu görünce, Cerâde isimli atına atladı, kırbacını vermelerini istedi, ama vermediler, o da kendisi alıp, yabani eşeğe yetişti ve kesti. Ardından yedi, arkadaşları da yedi. Sonra (ihramlı iken yediklerine) pişman olup Hz. Peygamber'e (sav) yetiştiklerinde (ona sordular). Hz. Peygamber (sav) de “Beraberinizde ondan bir şey var mı?” buyurdu. (Ebu Katâde) “Onun budu beraberimizdedir” dedi. Nebî (sav) de onu alıp yedi."
Açıklama: Kültürümüzde Hadisler projesini ilgilendiren kısım: لِكُلِّ نَبِىٍّ حَوَارِىٌّ وَحَوَارِىَّ الزُّبَيْرُ