10636 Kayıt Bulundu.
Giriş
Bize Bişr b. Muhammed, ona Abdullah, ona Âsım, ona Hafsa bt. Sîrîn, ona da Enes b. Mâlik (ra), Hz. Peygamber'in (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: Veba(dan dolayı ölmek), her Müslüman için şehadettir.
Bize Abdullah b. Muhammed, ona Ebu İshak Muaviye b. Amr, ona Musa b. Ukbe, ona da Abdullah b. Ebu Evfâ'nın kâtibi olan Ebu Nadr Sâlim mevlâ Ömer b. Ubeydullah şöyle rivayet etmiştir: Abdullah b. Ebu Evfâ, Ömer b. Ubeydullah'a mektup yazıp Hz. Peygamber'in (sav) "biliniz ki cennet kılıçların gölgeleri altındadır" buyurduğunu bildirmiştir. Üveysî, bu hadisi İbn Ebu Zinâd kanalıyla Musa b. Ukbe'den rivayet ederek (Muaviye b. Amr'a) mütabaatta bulunmuştur.
Açıklama: Kültürümüzde Hadisler projesini ilgilendiren kısım: الْجَنَّةُ تَحْتَ ظِلَالِ السُّيُوفِ
Bize Muhammed b. Beşşâr, ona Ğunder, ona Şu'be, ona Katâde, ona da Enes b. Mâlik (ra), Hz. Peygamber'in (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "Şehitler hariç cennete giren hiçbir kimse, yeryüzündeki her şey kendisinin olacak olsa dahi dünyaya geri dönmeyi istemez. Şehitler ise (şehit olurken) gördüğü değerden dolayı, dünyaya dönüp on defa daha öldürülmeyi arzular."
Bize Leys, ona Cafer b. Rabî'a, ona Abdurrahman b. Hürmüz, ona da Ebu Hureyre, Hz. Peygamber'in (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "Dâvûd oğlu Süleyman (as), “Bu gece yüz hanımla beraber olacağım.” -râvilerden biri şüpheye düşüp “doksan dokuz” demiştir- “Hepsi de Allah yolunda cihad edecek süvariler dünyaya getirecekler” dedi. Arkadaşı da “inşallah, de” dedi, ama o inşallah demeyi ihmal etti. Onlardan sadece bir kadın hamile kaldı, o da kusurlu bir erkek çocuk dünyaya getirdi. Muhammed'in canını elinde tutana yemin olsun ki eğer inşallah deseydi, hepsi de Allah yolunda cihad eden süvarileri doğuracaktı."
Bize Ahmed b. Abdülmelik b. Vâkid, ona Hammâd b. Zeyd, ona Sâbit, ona da Enes (ra) şöyle rivayet etmiştir: Nebî (sav), insanların en güzeli, en cesuru ve en cömerdi idi. (Bir gün) Medineliler (baskın) korkusuna kapıldı da Nebî (sav), bir at üzerine (herkesi) geride bırakıp (olay mahalline intikal etti. Dönünce de "(Atı), deniz gibi bulduk!" buyurdu.
Bize Ebu Yemân, ona Şuayb, ona Zührî, ona Ömer b. Muhammed b. Cübeyr b. Mut'im, ona da Muhammed b. Cübeyr şöyle rivayet etmiştir:, Cübeyr b. Mut'im Huneyn dönüşü Rasulullah (sav) ile beraber ve Nebî'nin (sav) beraberinde de insanlar olduğu halde yürüyorken insanlar ganimet isteyerek Hz. Peygamber'i (sav) sıkıştırmış ve dikenli bir ağac altına sığınmaya mecbur bırakmışlardı. Bu sırada Rasulullah'ın (sav) elbisesi dikenlere takılıp kalmıştı. Peygamber (sav) durup "Elbisemi bana verin. Şu ağaçlar sayısınca deve olsa onları aranızda taksim ederdim de sonra beni ne cimri ne yalancı ne de korkak olarak bulurdunuz" buyurdu.
Bize Musa b. İsmail, ona Ebu Avâne, ona Abdülmelik b. Umeyr, ona da Amr b. Meymûn el-Evdî şöyle rivayet etmiştir: Sa'd, bir öğretmenin çocuklara yazıyı öğretmesi gibi oğullarına şu kelimeleri öğretir ve “Rasulullah (sav), namazın ardından bu kelimelerle (Allah'a) sığınırdı” derdi: "Allah'ım! Korkaklıktan, aşırı yaşlılıktan, dünya fitnesinden ve kabir azabından sana sığınırım!" (Abdülmelik b. Umeyr), “Bu hadisi Musab'a rivayet ettim, (hadisi) doğruladı” demiştir.
Bize Amr b. Ali, ona Yahya, ona Süfyân, ona Mansûr, ona Mücahid, ona Tâvûs, ona da İbn Abbas (ra), Hz. Peygamber'in (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "(Mekke'nin) fethinden sonra hicret yoktur. Yalnız, cihad ve niyet vardır. Savaşa çağrıldığınızda savaşa çıkın."
Bize Abdullah b. Yusuf, ona Mâlik, ona Sümeyy, ona Ebu Salih, ona da Ebu Hureyre (ra), Hz. Peygamber'in (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "Şehitler beş sınıftır: Vebadan ölen, karın hastalığından ölen, boğularak ölen ve göçük altında ölenler ile Allah yolunda ölenler şehittirler."