10636 Kayıt Bulundu.
Giriş
Bize Yahya b. Salih, ona Füleyh, ona Hilal b. Ali, ona Atâ b. Yesâr, ona da Ebu Hüreyre şöyle rivayet etmiştir: "Rasulullah (sav) 'Her kim Allah'a ve O'nun Rasulüne iman eder, namazını dosdoğru kılar, Ramazan orucu tutarsa onu cennete koymak Allah üzerinde bir haktır. O kişi ister Allah yolunda cihat etsin, isterse doğduğu memlekette otursun' buyurdu. Bunun üzerine sahâbîler, 'Ya Rasulallah! Bu haberi insanlara müjde olarak vermeyelim mi?' dediler. Rasulullah (sav) 'Şüphesiz cennette yüz derece vardır. Allah onları yolunda cihat edenler için hazırlamıştır. İki derece arasındaki uzaklık, gökle yer arasındaki uzaklık kadardır. Siz Allah'tan dilekte bulunduğunuzda, O'ndan Firdevs'i isteyin! Çünkü o, cennetin en faziletlisi ve en yücesidir' buyurdu." [Ravi der ki: Firdevs'in üzerinde Rahman'ın arşının bulunduğunu ve oradan cennet nehirlerinin çıktığını zannediyorum. Muhammed b. Füleyh de babasından naklen şöyle söylemiştir: Firdevs'in üstünde Rahman'ın arşı vardır.]
Açıklama: "أُرَاهُ فَوْقَهُ عَرْشُ الرَّحْمَنِ ، وَمِنْهُ تَفَجَّرُ أَنْهَارُ الْجَنَّةِ" ifadesinin musannifin hocasına ait olduğuna dair bk. Aynî, Umdetü'l-kârî, Dârü İhyâi't-Türâsi'l-Arabî (el-Mektebetü'ş-Şâmile versiyonu), XIV, 91.
Bize Ali b. Abdullah, ona Yahya b. Said, ona Süfyân, ona Mansûr, ona Mücâhid, ona Tâvûs, ona da İbn Abbâs, Hz. Peygamber'in (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "Mekke'nin fethinden sonra hicret yoktur! Yalnız, cihad ve niyet vardır. Savaşa çağrıldığınızda savaşa çıkın!
Bize Musa, ona Cerîr, ona Ebu Recâ, ona da Semüra, Hz. Peygamber'in (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: Bu gece (rüyamda) bana iki adamın gelip beni ağaca çıkarttıklarını gördüm. (Derken) beni en güzel ve en faziletli bir eve soktular. Ondan daha güzeli görmemiştim! (Bana), "Bu ev var ya, şehitlerin evidir!" dediler.
Bize Abdullah b. Yusuf, ona Mâlik, ona İshâk b. Abdullah b. Ebu Talha, ona da Enes b. Mâlik (ra) şöyle rivayet etmiştir: Rasulullah (sav) Ümmü Harâm bt. Milhân'ın yanına gider (Ümmü Harâm da) onu yedirirdi. Ümmü Harâm Ubâde b. Sâmit'in hanımı idi. (Bir defasında) Rasulullah (sav), onun yanına girdi, o da Nebî'yi (sav) doyurup saçını temizlemeye başladı. (Derken) Hz. Peygamber (sav) uyuyuverdi, ardından gülerek uyandı. Ümmü Haram der ki: Ben “ey Allah'ın Rasulü, seni güldüren de nedir?” dedim. Hz. Peygamber (sav), "bana ümmetimden insanlar; Allah yolunda gaziler, şu denizin ortasında, taht üzerinde krallar" ya da "krallar gibi taht üzerinde yol alırlarken gösterildi" buyurdu. Ben “ey Allah'ın Rasulü, dua et de Allah beni onlardan kılsın” dedim. Nebî (sav) onun için dua etti. Sonra başını koyup (uyuyuverdi). Ardından gülerek uyandı. Ben “ey Allah'ın Rasulü, seni güldüren de nedir?” dedim. Hz. Peygamber (sav) "ümmetimden insanlar bana, Allah yolunda gaziler olarak gösterildi" buyurup ilk dediğindeki gibi buyurdu. Ben “ey Allah'ın Rasulü, dua et de Allah beni onlardan kılsın” dedim. Nebî (sav) "sen ilklerdensin" buyurdu. Ümmü Harâm, Muâviye b. Ebu Süfyân zamanında deniz seferine çıktı. Karaya çıkarken bineğinden düşüverip vefat etti.