أَخْبَرَنَا أَحْمَدُ بْنُ يَحْيَى قَالَ حَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ مَنْصُورٍ قَالَ حَدَّثَنَا دَاوُدُ - يَعْنِى الطَّائِىَّ - عَنْ عَبْدِ الْمَلِكِ بْنِ عُمَيْرٍ عَنْ جَبْرٍ أَنَّهُ دَخَلَ مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَلَى مَيِّتٍ فَبَكَى النِّسَاءُ فَقَالَ جَبْرٌ أَتَبْكِينَ مَا دَامَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم جَالِسًا قَالَ « دَعْهُنَّ يَبْكِينَ مَا دَامَ بَيْنَهُنَّ فَإِذَا وَجَبَ فَلاَ تَبْكِيَنَّ بَاكِيَةٌ » .
Öneri Formu
Hadis Id, No:
26825, N003197
Hadis:
أَخْبَرَنَا أَحْمَدُ بْنُ يَحْيَى قَالَ حَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ مَنْصُورٍ قَالَ حَدَّثَنَا دَاوُدُ - يَعْنِى الطَّائِىَّ - عَنْ عَبْدِ الْمَلِكِ بْنِ عُمَيْرٍ عَنْ جَبْرٍ أَنَّهُ دَخَلَ مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَلَى مَيِّتٍ فَبَكَى النِّسَاءُ فَقَالَ جَبْرٌ أَتَبْكِينَ مَا دَامَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم جَالِسًا قَالَ « دَعْهُنَّ يَبْكِينَ مَا دَامَ بَيْنَهُنَّ فَإِذَا وَجَبَ فَلاَ تَبْكِيَنَّ بَاكِيَةٌ » .
Tercemesi:
Bize Ahmed b. Yahya, ona İshak b. Mansûr, ona Dâvûd et-Tâî, ona Abdülmelik b. Umeyr, ona da Cebr şöyle rivayet etmiştir:
Kendisi, Hz. Peygamber (sav) ile ölmek üzere olan (birinin evine) girmiş, kadınlar da ağlamışlar! (Bunun üzerine) Cebr, "Rasulullah (sav) oturmaya devam ederken ağlıyor musunuz?" demiş. Nebî (sav) de, "Bırak onları! Aralarında (ve) hayatta olduğu sürece ağlasınlar! Ölüm vaki olduğunda kimse ağlamasın" buyurdu.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Nesâî, Sünen-i Nesâî, Cihâd 48, /2294
Senetler:
1. Ebu Abdullah Cebr b. Atik el-Ensari (Cebr b. Atik b. Kays b. Hayşe b. Haris b. Ümeyye b. Muaviye)
2. Abdülmelik b. Umeyr el-Lahmî (Abdülmelik b. Umeyr b. Süveyd)
3. Ebu Süleyman Davud b. Nusayr et-Tai (Davud b. Nusayr b. Ziyad)
4. İshak b. Mansur es-Selûlî (İshak b. Mansur es-Selûlî)
5. Ebu Cafer Ahmed b. Yahya el-Evdî (Ahmed b. Yahya b. Zekeriyya)
Konular:
Cenaze, arkasından ağlamak, feryat etmek
Öneri Formu
Hadis Id, No:
276770, N003105-2
Hadis:
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ عَنْ سُفْيَانَ وَشُعْبَةَ قَالاَ حَدَّثَنَا حَبِيبُ بْنُ أَبِى ثَابِتٍ عَنْ أَبِى الْعَبَّاسِ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَمْرٍو قَالَ جَاءَ رَجُلٌ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَسْتَأْذِنُهُ فِى الْجِهَادِ فَقَالَ "أَحَىٌّ وَالِدَاكَ" . قَالَ نَعَمْ . قَالَ "فَفِيهِمَا فَجَاهِدْ".
Tercemesi:
Bize Muhammed b. Müsenna, ona Yahya b. Said, ona Süfyan ve Şu'be, onlara Habib b. Ebu Sabit, ona Ebu Abbas, ona da Abdullah b. Amr şöyle rivayet etmiştir:
Bir adam cihada çıkmak için Rasulullah'tan (sav) izin istemek üzere huzuruna geldi. Hz. Peygamber o adama şunu sordu:
"Annen-baban hayatta mı?" (O adam da) : 'Evet', dedi. Bunun üzerine Hz. Peygamber:
"Onlara iyilik yap, senden hoşnut olmaları için çaba sarf et." dedi.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Nesâî, Sünen-i Nesâî, Cihâd 5, /2287
Senetler:
1. Ebu Muhammed Abdullah b. Amr es-Sehmî (Abdullah b. Amr b. Âs b. Vail b. Haşim)
2. Ebu Abbas Saib b. Ferruh el-Mekkî (Saib b. Ferruh)
3. Habib b. Ebu Sabit el-Esedî (Habib b. Kays b. Dinar)
4. Süfyan es-Sevrî (Süfyan b. Said b. Mesruk b. Habib b. Rafi')
5. Ebu Said Yahya b. Said el-Kattan (Yahya b. Said b. Ferruh)
6. Muhammed b. Müsenna el-Anezî (Muhammed b. Müsenna b. Ubeyd b. Kays b. Dinar)
Konular:
Anne-baba, rızalarını almaya çalışmak
Açıklama: "فَمَا ظَنُّكُمْ", "Ya ne sandınız!" şeklinde tercüme edilmiştir. Nevevî'ye göre bu ifade mücahidin, hainin salih amellerini tüketene kadar almak istediği anlamına gelmektedir bk. Vellevî, Zehîratü'l-'ukbâ, XXVI, 336.
Öneri Formu
Hadis Id, No:
26816, N003191
Hadis:
أَخْبَرَنَا حُسَيْنُ بْنُ حُرَيْثٍ وَمَحْمُودُ بْنُ غَيْلاَنَ - وَاللَّفْظُ لِحُسَيْنٍ - قَالاَ حَدَّثَنَا وَكِيعٌ عَنْ سُفْيَانَ عَنْ عَلْقَمَةَ بْنِ مَرْثَدٍ عَنْ سُلَيْمَانَ بْنِ بُرَيْدَةَ عَنْ أَبِيهِ قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم « حُرْمَةُ نِسَاءِ الْمُجَاهِدِينَ عَلَى الْقَاعِدِينَ كَحُرْمَةِ أُمَّهَاتِهِمْ وَمَا مِنْ رَجُلٍ يَخْلُفُ فِى امْرَأَةِ رَجُلٍ مِنَ الْمُجَاهِدِينَ فَيَخُونُهُ فِيهَا إِلاَّ وُقِفَ لَهُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ فَأَخَذَ مِنْ عَمَلِهِ مَا شَاءَ فَمَا ظَنُّكُمْ » .
Tercemesi:
Bize Hüseyin b. Hureys ve Muhammed b. Ğaylân, -hadisin lafızları Hüseyin'e aittir- onlara Vekî', ona Süfyân, ona Alkame b. Mersed, ona Süleyman b. Büreyde, ona da babası (Büreyde b. Husayb), Hz. Peygamber'in (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:
Mücahidlerin hanımlarının namusu, gazâya katılmayan kimselere kendi annelerinin namusu gibi haramdır. Mücahidlerden birinin hanımına bakmakla yükümlü olup (mücahide) o hususta ihanette bulunan, Kıyamet günü (mücahid) için durdurulur ve (mücahid), onun (salih) amelinden dilediği kadar alır. Ya ne sandınız!
Açıklama:
"فَمَا ظَنُّكُمْ", "Ya ne sandınız!" şeklinde tercüme edilmiştir. Nevevî'ye göre bu ifade mücahidin, hainin salih amellerini tüketene kadar almak istediği anlamına gelmektedir bk. Vellevî, Zehîratü'l-'ukbâ, XXVI, 336.
Yazar, Kitap, Bölüm:
Nesâî, Sünen-i Nesâî, Cihâd 47, /2294
Senetler:
1. Ebu Abdullah Büreyde b. Husayb el-Eslemî (Amir b. Husayb b. Abdullah b. Haris b. A'rec)
2. Süleyman b. Büreyde el-Eslemî (Süleyman b. Büreyde b. Husayb)
3. Alkame b. Mersed el-Hadramî (Alkame b. Mersed)
4. Süfyan es-Sevrî (Süfyan b. Said b. Mesruk b. Habib b. Rafi')
5. Ebu Süfyan Veki' b. Cerrah er-Ruâsî (Veki' b. Cerrah b. Melih b. Adî)
6. Ebu Ahmed Mahmud b. Ğaylan el-Adevi (Mahmud b. Ğaylan)
Konular:
İhanet, mücahidin ailesine ihanet
Açıklama: Kültürümüzde Hadisler projesini ilgilendiren değişik lafızlı kısım şöyledir:
البطن والحرق والغرق شهادة
Öneri Formu
Hadis Id, No:
26824, N003196
Hadis:
أَخْبَرَنَا أَحْمَدُ بْنُ سُلَيْمَانَ قَالَ حَدَّثَنَا جَعْفَرُ بْنُ عَوْنٍ عَنْ أَبِى عُمَيْسٍ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ جَبْرٍ عَنْ أَبِيهِ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَادَ جَبْرًا فَلَمَّا دَخَلَ سَمِعَ النِّسَاءَ يَبْكِينَ وَيَقُلْنَ كُنَّا نَحْسُبُ وَفَاتَكَ قَتْلاً فِى سَبِيلِ اللَّهِ . فَقَالَ « وَمَا تَعُدُّونَ الشَّهَادَةَ إِلاَّ مَنْ قُتِلَ فِى سَبِيلِ اللَّهِ إِنَّ شُهَدَاءَكُمْ إِذًا لَقَلِيلٌ الْقَتْلُ فِى سَبِيلِ اللَّهِ شَهَادَةٌ وَالْبَطْنُ شَهَادَةٌ وَالْحَرَقُ شَهَادَةٌ وَالْغَرَقُ شَهَادَةٌ وَالْمَغْمُومُ - يَعْنِى الْهَدِمَ - شَهَادَةٌ وَالْمَجْنُوبُ شَهَادَةٌ وَالْمَرْأَةُ تَمُوتُ بِجُمْعٍ شَهِيدَةٌ » . قَالَ رَجُلٌ أَتَبْكِينَ وَرَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَاعِدٌ قَالَ « دَعْهُنَّ فَإِذَا وَجَبَ فَلاَ تَبْكِيَنَّ عَلَيْهِ بَاكِيَةٌ » .
Tercemesi:
Bize Ahmed b. Süleyman, ona Cafer b. Avn, ona Ebu 'Umeys, ona Abdullah b. Abdullah b. Cebr, ona da babası (Abdullah b. Cebr) şöyle rivayet etmiştir:
Rasulullah (sav) Cebr'e hasta ziyaretinde bulundu. Nebî (sav), (Cebr'in) yanına girdiğinde kadınları ağlar vaziyette ve "Senin vefatının Allah yolunda öldürülmek (şeklinde olacağını) sanıyorduk" derken işitti. (Bunun üzerine) Hz. Peygamber (sav), "Şehadeti sadece Allah yolunda öldürülen (kimselere özel bir makam mı) sanıyorsunuz? O halde şehitleriniz gerçekten azdır! Allah yolunda öldürülmek şehadettir. Karın (hastalığından ölmek) şehadettir. Yanma (sebebiyle ölmek) şehadettir. Boğulma (sebebiyle ölmek) şehadettir. Enkaz altında ölmek şehadettir. İç hastalığına yakalanan(ın ölmesi) şehadettir. Hamile kadının ölmesi şehadettir. (Bunun üzerine Cebr), "Rasulullah (sav) oturmuşken ağlıyor musunuz?" dedi. Nebî (sav) de "bırak onları! Ölüm geldiğinde mevta için kimse ağlamasın!" buyurdu.
Açıklama:
Kültürümüzde Hadisler projesini ilgilendiren değişik lafızlı kısım şöyledir:
البطن والحرق والغرق شهادة
Yazar, Kitap, Bölüm:
Nesâî, Sünen-i Nesâî, Cihâd 48, /2294
Senetler:
1. Abdullah b. Cebr el-Ensari (Abdullah b. Cebr b. Atîk b. Kays)
2. Abdullah b. Abdullah el-Ensarî (Abdullah b. Abdullah b. Cebr b. Atik)
3. Ebu Umeys Utbe b. Abdullah el-Mesudi el-Hüzelî (Utbe b. Abdullah b. Utbe b. Abdullah b. Mesud)
4. Ebu Avn Cafer b. Avn el-Kuraşî (Cafer b. Avn b. Cafer b. Amr b. Hurets b. Osman b. Amr b. Abdullah b. Ömer b. Mahzûm)
5. Ahmed b. Süleyman er-Ruhâvî (Ahmed b. Süleyman b. Abdülmelik b. Ebu Şeybe b. Yezid b. Lâî)
Konular:
SAĞLIK, ÖNEMİ VE KORUNMASI
Şehit, türleri
Şehitlik, şehitliğe özendirilmek
Öneri Formu
Hadis Id, No:
26818, N003192
Hadis:
أَخْبَرَنِى هَارُونُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ قَالَ حَدَّثَنَا حَرَمِىُّ بْنُ عُمَارَةَ قَالَ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ عَنْ عَلْقَمَةَ بْنِ مَرْثَدٍ عَنْ سُلَيْمَانَ بْنِ بُرَيْدَةَ عَنْ أَبِيهِ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ « حُرْمَةُ نِسَاءِ الْمُجَاهِدِينَ عَلَى الْقَاعِدِينَ كَحُرْمَةِ أُمَّهَاتِهِمْ وَإِذَا خَلَفَهُ فِى أَهْلِهِ فَخَانَهُ قِيلَ لَهُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ هَذَا خَانَكَ فِى أَهْلِكَ فَخُذْ مِنْ حَسَنَاتِهِ مَا شِئْتَ فَمَا ظَنُّكُمْ » .
Tercemesi:
Bize Harun b. Abdullah, ona Haramî b. Umâre, ona Şu'be, ona Alkame b. Mersed, ona Süleyman b. Büreyde, ona da babası (Büreyde b. Husayb), Hz. Peygamber'in (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:
Mücahidlerin hanımlarının namusu, gazâya katılmayan kimselere kendi annelerinin namusu gibi haramdır. (Biri, mücahidin) hanımına bakmakla yükümlü olup (mücahide) ihanet ettiğinde, Kıyamet günü ona "(İşte) bu, hanımına ihanet etti! Onun sevaplarından dilediğini al!" denilir. Ya ne sandınız!
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Nesâî, Sünen-i Nesâî, Cihâd 48, /2294
Senetler:
1. Ebu Abdullah Büreyde b. Husayb el-Eslemî (Amir b. Husayb b. Abdullah b. Haris b. A'rec)
2. Süleyman b. Büreyde el-Eslemî (Süleyman b. Büreyde b. Husayb)
3. Alkame b. Mersed el-Hadramî (Alkame b. Mersed)
4. Şube b. Haccâc el-Atekî (Şu'be b. Haccac b. Verd)
5. Ebu Ravh Haramî b. Umare el-Atekî (Haramî b. Umare b. Nabit)
6. Harun b. Abdullah el-Bezzâz (Harun b. Abdullah b. Mervan)
Konular:
İhanet, mücahidin ailesine ihanet
Öneri Formu
Hadis Id, No:
26819, N003193
Hadis:
أَخْبَرَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مُحَمَّدِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ قَالَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ قَالَ حَدَّثَنَا قَعْنَبٌ - كُوفِىٌّ - عَنْ عَلْقَمَةَ بْنِ مَرْثَدٍ عَنِ ابْنِ بُرَيْدَةَ عَنْ أَبِيهِ عَنِ النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ « حُرْمَةُ نِسَاءِ الْمُجَاهِدِينَ عَلَى الْقَاعِدِينَ فِى الْحُرْمَةِ كَأُمَّهَاتِهِمْ وَمَا مِنْ رَجُلٍ مِنَ الْقَاعِدِينَ يَخْلُفُ رَجُلاً مِنَ الْمُجَاهِدِينَ فِى أَهْلِهِ إِلاَّ نُصِبَ لَهُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ فَيُقَالُ يَا فُلاَنُ هَذَا فُلاَنٌ فَخُذْ مِنْ حَسَنَاتِهِ مَا شِئْتَ » . ثُمَّ الْتَفَتَ النَّبِىُّ صلى الله عليه وسلم إِلَى أَصْحَابِهِ فَقَالَ « مَا ظَنُّكُمْ تُرَوْنَ يَدَعُ لَهُ مِنْ حَسَنَاتِهِ شَيْئًا » .
Tercemesi:
Bize Abdullah b. Muhammed b. Abdurrahman, ona Süfyân, ona Ka'neb el-Kûfî, ona Alkame b. Mersed, ona İbn Büreyde, ona da babası (Büreyde b. Husayn), Hz. Peygamber'in (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:
Mücahidlerin hanımlarının namusu, gazâya katılmayan kimselere kendi annelerinin namusu gibi haramdır. Gazaya katılmayanlardan biri, mücahidlerden birinin hanımına bakmakla yükümlü olur (da ihanet ederse) Kıyamet günü (mücahid) için durdurulur ve ona "Ey falanca!(İşte) bu (sana ihanet eden) falancadır! Onun sevaplarından dilediğini al!" denilir. (Mücahidin) onun sevaplarından bir şey bırakacağını mı sandınız?
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Nesâî, Sünen-i Nesâî, Cihâd 48, /2294
Senetler:
1. Ebu Abdullah Büreyde b. Husayb el-Eslemî (Amir b. Husayb b. Abdullah b. Haris b. A'rec)
2. Süleyman b. Büreyde el-Eslemî (Süleyman b. Büreyde b. Husayb)
3. Alkame b. Mersed el-Hadramî (Alkame b. Mersed)
4. Ka'neb et-Temimi (Ka'neb)
5. Ebu Muhammed Süfyan b. Uyeyne el-Hilâlî (Süfyân b. Uyeyne b. Meymûn)
6. Abdullah b. Muhammed el-Kuraşi (Abdullah b. Muhammed b. Abdurrahman b. Misver)
Konular:
İhanet, mücahidin ailesine ihanet
Öneri Formu
Hadis Id, No:
26821, N003195
Hadis:
أَخْبَرَنَا أَبُو مُحَمَّدٍ مُوسَى بْنُ مُحَمَّدٍ - هُوَ الشَّامِىُّ - قَالَ حَدَّثَنَا مَيْمُونُ بْنُ الأَصْبَغِ قَالَ حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ هَارُونَ قَالَ أَنْبَأَنَا شَرِيكٌ عَنْ أَبِى إِسْحَاقَ عَنِ الْقَاسِمِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ عَنْ أَبِيهِ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ رَضِىَ اللَّهُ عَنْهُ عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنَّهُ أَمَرَ بِقَتْلِ الْحَيَّاتِ وَقَالَ « مَنْ خَافَ ثَأْرَهُنَّ فَلَيْسَ مِنَّا » .
Tercemesi:
Bize Ebu Muhammed b. Musa b. Muhammed eş-Şâmî, oma Meymûn b. Esbağ, ona Yezid b. Harun, ona Şerîk, ona Ebu İshak, ona Kâsım b. Abdurrahman, ona babası (Abdurrahman b. Abdullah), ona da Abdullah (b. Mesud), Hz. Peygamber'den (sav) naklen şöyle rivayet etmiştir:
Rasulullah (sav) yılanların öldürülmesini emretti ve "(Yılanların) intikamından korkup (onları öldürmeyen) bizden değildir" buyurdu.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Nesâî, Sünen-i Nesâî, Cihâd 48, /2294
Senetler:
1. Ebu Abdurrahman Abdullah b. Mesud (Abdullah b. Mesud b. Gafil b. Habib b. Şemh)
2. Abdurrahman b. Abdullah el-Hüzeli (Abdurrahman b. Abdullah b. Mesud)
3. Ebu Abdurrahman Kasım b. Abdurrahman el-Hüzelî (Kasım b. Abdurrahman b. Abdullah b. Mesud)
4. Ebu İshak es-Sebiî (Amr b. Abdullah b. Ubeyd)
5. Ebu Abdullah Şerik b. Abdullah el-Kâdî (Şerik b. Abdullah b. Haris b. Evs b. Haris)
6. Ebu Halid Yezid b. Harun el-Vasitî (Yezid b. Harun b. Zâzî b. Sabit)
7. Ebu Cafer Meymun b. Esbağ en-Nusaybî (Meymun b. Esbağ b. Furât)
8. Ebu Muhammed Musa b. Muhammed eş-Şâmî (Musa b. Muhammed)
Konular:
Cahiliye, inançları, düzeltilmesi
Hayvanlar, Yılanları öldürmek
Öneri Formu
Hadis Id, No:
26905, N003218
Hadis:
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ الْخَلَنْجِىُّ قَالَ حَدَّثَنَا أَبُو سَعِيدٍ مَوْلَى بَنِى هَاشِمٍ قَالَ حَدَّثَنَا حُصَيْنُ بْنُ نَافِعٍ الْمَازِنِىُّ قَالَ حَدَّثَنِى الْحَسَنُ عَنْ سَعْدِ بْنِ هِشَامٍ أَنَّهُ دَخَلَ عَلَى أُمِّ الْمُؤْمِنِينَ عَائِشَةَ قَالَ قُلْتُ إِنِّى أُرِيدُ أَنْ أَسْأَلَكِ عَنِ التَّبَتُّلِ فَمَا تَرَيْنَ فِيهِ قَالَتْ فَلاَ تَفْعَلْ أَمَا سَمِعْتَ اللَّهَ عَزَّ وَجَلَّ يَقُولُ ( وَلَقَدْ أَرْسَلْنَا رُسُلاً مِنْ قَبْلِكَ وَجَعَلْنَا لَهُمْ أَزْوَاجًا وَذُرِّيَّةً ) فَلاَ تَتَبَتَّلْ .
Tercemesi:
Bize Muhammed b. Abdullah el-Halanci, ona Ebu Said Mevla Beni Haşim, ona Husayn b. Nafi' el-Mâzini, ona el-Hasan, ona da Sa'd b. Hişam'dan (ra) rivayet edildiğine göre, bizzat kendisi Aişe'nin yanına vardı ve ona şöyle dedi: 'Ben sana kadınlarla evlenmeksizin bekar hayatı yaşamayı soracaktım, bu konuda senin görüşün nedir?' Aişe şöyle dedi: 'Sakın ha böyle yapma! Allah ne buyuruyor duymadın mı?'
"Şüphesiz senden önce de Peygamberler gönderdik, onlara eşler ve çocuklar verdik." (Ra'd suresi ayet 38) dolayısıyla bekar yaşama modeline uyma!'
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Nesâî, Sünen-i Nesâî, Nikah 4, /2295
Senetler:
()
Konular:
Evlilik, evlenmemenin (tebettülün) yasaklanması
Öneri Formu
Hadis Id, No:
27024, N003279
Hadis:
أَخْبَرَنَا قُتَيْبَةُ قَالَ حَدَّثَنَا عَبْثَرٌ عَنِ الأَعْمَشِ عَنْ أَبِى إِسْحَاقَ عَنْ أَبِى الأَحْوَصِ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ قَالَ عَلَّمَنَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم التَّشَهُّدَ فِى الصَّلاَةِ وَالتَّشَهُّدَ فِى الْحَاجَةِ قَالَ التَّشَهُّدُ فِى الْحَاجَةِ « أَنِ الْحَمْدُ لِلَّهِ نَسْتَعِينُهُ وَنَسْتَغْفِرُهُ وَنَعُوذُ بِاللَّهِ مِنْ شُرُورِ أَنْفُسِنَا مَنْ يَهْدِهِ اللَّهُ فَلاَ مُضِلَّ لَهُ وَمَنْ يُضْلِلِ اللَّهُ فَلاَ هَادِىَ لَهُ وَأَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ وَأَشْهَدُ أَنَّ مُحَمَّدًا عَبْدُهُ وَرَسُولُهُ » . وَيَقْرَأُ ثَلاَثَ آيَاتٍ .
Tercemesi:
Bize Kuteybe, ona Abser, ona el-A‘meş, ona Ebu İshak, ona Ebu’l-Ahvas, ona da Abdullah’ın şöyle dediğini rivayet etti: Rasulullah (sav) namazda da nasıl teşehhütte bulunacağımızı, ihtiyaç halinde de nasıl teşehhütte de bulunacağımızı öğretti. İhtiyaç halindeki teşehhüt şöyledir, buyurdu: “Elhamdülillâh nesteinuhû ve nestağfiruhû ve neûzu billâhi min şururi enfusinâ, men yehdihi’llâhu fe lâ mudille leh ve men yudlilillâhu fe lâ hâdiye leh ve eşhedu en lâ ilâhe illallah ve eşhedu enne Muhammeden abduhu ve rasuluh: Hamd Allah’a mahsusdur, O’ndan yardım diler, O’ndan günahlarımızı bağışlamasını dileriz, nefislerimizin şerlerinden Allah’a sığınırız, Allah’ın hidayete ilettiğini saptıracak kimse olmaz, Allah’ın dalalette bıraktığını da kimse hidayete eriştiremez. Allah’tan başka hiçbir ilah olmadığına da şahitlik ederim, Muhammed’in onun kulu ve Rasulü olduğuna da şahitlik ederim” der ve üç ayet-i kerime okur.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Nesâî, Sünen-i Nesâî, Nikah 39, /2300
Senetler:
1. Ebu Abdurrahman Abdullah b. Mesud (Abdullah b. Mesud b. Gafil b. Habib b. Şemh)
3. Ebu İshak es-Sebiî (Amr b. Abdullah b. Ubeyd)
4. Ebu Muhammed Süleyman b. Mihran el-A'meş (Süleyman b. Mihran)
5. Ebu Zübeyd Abser b. Kasım (Abser b. Kasım)
6. Ebu Recâ Kuteybe b. Said es-Sekafi (Kuteybe b. Said b. Cemil b. Tarif)
Konular:
Allah İnancı, hidayet ve dalalete sevketmesi
Dua, ihtiyaç halinde okunacak
Seçki, Hz. Peygamberin dilinden dualar
Öneri Formu
Hadis Id, No:
27866, N003363
Hadis:
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ مَعْمَرٍ قَالَ حَدَّثَنَا حَبَّانُ قَالَ حَدَّثَنَا أَبَانُ عَنْ قَتَادَةَ عَنْ خَالِدِ بْنِ عُرْفُطَةَ عَنْ حَبِيبِ بْنِ سَالِمٍ عَنِ النُّعْمَانِ بْنِ بَشِيرٍ أَنَّ رَجُلاً يُقَالُ لَهُ عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ حُنَيْنٍ وَيُنْبَزُ قُرْقُورًا أَنَّهُ وَقَعَ بِجَارِيَةِ امْرَأَتِهِ فَرُفِعَ إِلَى النُّعْمَانِ بْنِ بَشِيرٍ فَقَالَ لأَقْضِيَنَّ فِيهَا بِقَضِيَّةِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم إِنْ كَانَتْ أَحَلَّتْهَا لَكَ جَلَدْتُكَ وَإِنْ لَمْ تَكُنْ أَحَلَّتْهَا لَكَ رَجَمْتُكَ بِالْحِجَارَةِ فَكَانَتْ أَحَلَّتْهَا لَهُ فَجُلِدَ مِائَةً . قَالَ قَتَادَةُ فَكَتَبْتُ إِلَى حَبِيبِ بْنِ سَالِمٍ فَكَتَبَ إِلَىَّ بِهَذَا .
Tercemesi:
Yine Numan b. Beşir (r.a)’den rivâyete göre, adı Abdurrahman b. Huneyn lakabı da gurgur olan bir adam karısının cariyesiyle zina etmişti. Bunların davaları Numan b. Beşir’e getirildi. Numan b. Beşir bu konuda Rasûlullah (s.a.v)’in verdiği hükmü vereceğim eğer hanımın o cariyeyle münasebet yapmana izin vermişse sana yüz değnek vururum sana böyle bir izin verilmemişse taşlayarak recm ederim. Karısı müsaade ettiği için o kimseye yüz değnek vuruldu. Ravi Katade diyor ki: Habib b. Sâlim’e mektub yazarak sormuştum da o da bu hadiseyi bana yazarak bildirmişti.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Nesâî, Sünen-i Nesâî, Nikah 70, /2305
Senetler:
()
Konular:
Yargı, cezası, karısının cariyesi ile zina edenin
Zina, cezası