Öneri Formu
Hadis Id, No:
26774, N003178
Hadis:
أَخْبَرَنَا عِيسَى بْنُ يُونُسَ قَالَ حَدَّثَنَا ضَمْرَةُ عَنْ أَبِى زُرْعَةَ السَّيْبَانِىِّ عَنْ أَبِى سُكَيْنَةَ - رَجُلٌ مِنَ الْمُحَرَّرِينَ - عَنْ رَجُلٍ مِنْ أَصْحَابِ النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ لَمَّا أَمَرَ النَّبِىُّ صلى الله عليه وسلم بِحَفْرِ الْخَنْدَقِ عَرَضَتْ لَهُمْ صَخْرَةٌ حَالَتْ بَيْنَهُمْ وَبَيْنَ الْحَفْرِ فَقَامَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَأَخَذَ الْمِعْوَلَ وَوَضَعَ رِدَاءَهُ نَاحِيَةَ الْخَنْدَقِ وَقَالَ « ( تَمَّتْ كَلِمَةُ رَبِّكَ صِدْقًا وَعَدْلاً لاَ مُبَدِّلَ لِكَلِمَاتِهِ وَهُوَ السَّمِيعُ الْعَلِيمُ ) » . فَنَدَرَ ثُلُثُ الْحَجَرِ وَسَلْمَانُ الْفَارِسِىُّ قَائِمٌ يَنْظُرُ فَبَرَقَ مَعَ ضَرْبَةِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بَرْقَةٌ ثُمَّ ضَرَبَ الثَّانِيَةَ وَقَالَ « ( تَمَّتْ كَلِمَةُ رَبِّكَ صِدْقًا وَعَدْلاً لاَ مُبَدِّلَ لِكَلِمَاتِهِ وَهُوَ السَّمِيعُ الْعَلِيمُ ) » . فَنَدَرَ الثُّلُثُ الآخَرُ فَبَرَقَتْ بَرْقَةٌ فَرَآهَا سَلْمَانُ ثُمَّ ضَرَبَ الثَّالِثَةَ وَقَالَ « ( تَمَّتْ كَلِمَةُ رَبِّكَ صِدْقًا وَعَدْلاً لاَ مُبَدِّلَ لِكَلِمَاتِهِ وَهُوَ السَّمِيعُ الْعَلِيمُ ) » . فَنَدَرَ الثُّلُثُ الْبَاقِى وَخَرَجَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَأَخَذَ رِدَاءَهُ وَجَلَسَ . قَالَ سَلْمَانُ يَا رَسُولَ اللَّهِ رَأَيْتُكَ حِينَ ضَرَبْتَ مَا تَضْرِبُ ضَرْبَةً إِلاَّ كَانَتْ مَعَهَا بَرْقَةٌ . قَالَ لَهُ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم « يَا سَلْمَانُ رَأَيْتَ ذَلِكَ » . فَقَالَ إِى وَالَّذِى بَعَثَكَ بِالْحَقِّ يَا رَسُولَ اللَّهِ . قَالَ « فَإِنِّى حِينَ ضَرَبْتُ الضَّرْبَةَ الأُولَى رُفِعَتْ لِى مَدَائِنُ كِسْرَى وَمَا حَوْلَهَا وَمَدَائِنُ كَثِيرَةٌ حَتَّى رَأَيْتُهَا بِعَيْنَىَّ » . قَالَ لَهُ مَنْ حَضَرَهُ مِنْ أَصْحَابِهِ يَا رَسُولَ اللَّهِ ادْعُ اللَّهَ أَنْ يَفْتَحَهَا عَلَيْنَا وَيُغَنِّمَنَا دِيَارَهُمْ وَيُخَرِّبَ بِأَيْدِينَا بِلاَدَهُمْ . فَدَعَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِذَلِكَ « ثُمَّ ضَرَبْتُ الضَّرْبَةَ الثَّانِيَةَ فَرُفِعَتْ لِى مَدَائِنُ قَيْصَرَ وَمَا حَوْلَهَا حَتَّى رَأَيْتُهَا بِعَيْنَىَّ » . قَالُوا يَا رَسُولَ اللَّهِ ادْعُ اللَّهَ أَنْ يَفْتَحَهَا عَلَيْنَا وَيُغَنِّمَنَا دِيَارَهُمْ وَيُخَرِّبَ بِأَيْدِينَا بِلاَدَهُمْ . فَدَعَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِذَلِكَ « ثُمَّ ضَرَبْتُ الثَّالِثَةَ فَرُفِعَتْ لِى مَدَائِنُ الْحَبَشَةِ . وَمَا حَوْلَهَا مِنَ الْقُرَى حَتَّى رَأَيْتُهَا بِعَيْنَىَّ » . قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عِنْدَ ذَلِكَ « دَعُوا الْحَبَشَةَ مَا وَدَعُوكُمْ وَاتْرُكُوا التُّرْكَ مَا تَرَكُوكُمْ » .
Tercemesi:
Bize İsa b. Yunus, ona Damra, ona Ebu Zür'a es-Seybânî, ona özgürlüğüne kavuşturulmuş biri olan Ebu Sükeyne, ona da Hz. Peygamber'in (sav) ashabından biri şöyle rivayet etmiştir:
Nebî (sav) hendek kazılmasını emrettiğinde (önlerine) onlarla kazı arasına giren bir kaya çıktı. Rasulullah (sav) kalkıp kazmayı aldı, (kayaya rahatça darbe indirebilmek için) cübbesini hendeğin kenarına koydu ve "Rabbinin kelimesi (Kur'an) doğruluk ve adalet bakımından tamdır. Onun kelimelerini değiştirebilecek yoktur. O, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir" ayetini okudu. (Böylece) kayanın üçte biri kopuverdi. Selman da ayakta (durup) bakıyordu. Rasulullah'ın (sav) vuruşu ile birlikte şimşek çaktı. Ardından Nebî (sav) ikinci darbeyi indirdi ve "Rabbinin kelimesi (Kur'an) doğruluk ve adalet bakımından tamdır. Onun kelimelerini değiştirebilecek yoktur. O, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir" ayetini okudu. (Taşın) diğer üçte biri kopuverdi. (Derken yine) şimşek çaktı da Selman onu gördü. Daha sonra Hz. Peygamber (sav) üçüncü darbeyi indirdi ve (yine) ""Rabbinin kelimesi (Kur'an) doğruluk ve adalet bakımından tamdır. Onun kelimelerini değiştirebilecek yoktur. O, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir" ayetini okudu. (Nihayet taşın) kalan üçte biri de koptu. Rasulullah (sav), (hendekten) çıkıp cübbesini aldı ve oturdu. Selman, "Yâ Rasulullah! Sen her darbe indirdiğinde (darbenle) birlikte bir şimşek gördüm!" dedi. Hz. Peygamber (sav), ona, "Ey Selman! Bunu (gerçekten) gördün mü?" buyurdu. (Selman), "Yâ Rasulullah! Seni hak ile gönderene yemin olsun ki evet, (gördüm)!" dedi. Nebî (sav), "İlk darbeyi indirdiğimde bana (Fars hükümdarı) Kisrâ'nın (başkenti) Medâîn ve çevresindeki (diğer pek) çok şehir gösterildi. Öyle ki, onları gözlerimle gördüm!" buyurdu. Ashabından yanında hazır bulunanlar, "Yâ Rasulullah! Allah'a bize oraların fethini müyesser kılması, diyarlarını bize ganimet olarak vermesi ve beldelerini bizim ellerimizle perişan etmesi (için) dua et!" dediler. Hz. Peygamber (sav) de bunun için dua etti. Nebî (sav), "Sonra ikinci darbeyi indirdim de (Bizans imparatoru) Kayser'in şehri (İstanbul) ve çevresindeki (yerler) bana gösterildi. Öyle ki, onları gözlerimle gördüm!" buyurdu. (Ashâb), "Yâ Rasulullah! Allah'a bize oraların fethini müyesser kılması, diyarlarını bize ganimet olarak vermesi ve beldelerini bizim ellerimizle perişan etmesi (için) dua et!" dediler. Nebî (sav) bunun için de dua etti. Hz. Peygamber (sav), "Daha sonra üçüncü darbeyi indirdim de bana Habeş (memleketinin) şehri ve çevresindeki şehirler gösterildi. Öyle ki, onları da gözümle gördüm!" buyurdu. Rasulullah (sav) bu esnada "Habeş (memleketine gazâ etmeyi ahalisi) sizi bıraktıkça bırakın. (Aynı şekilde) Türkler size ilişmedikçe siz de onlara ilişmeyin" buyurdu.
Açıklama:
Kültürümüzde Hadisler projesini ilgilendiren kısım:
دَعُوا الْحَبَشَةَ مَا وَدَعُوكُمْ، وَاتْرُكُوا التُّرْكَ مَا تَرَكُوكُمْ
Yazar, Kitap, Bölüm:
Nesâî, Sünen-i Nesâî, Cihâd 42, /2292
Senetler:
1. Racul Min Ashabi'n-Nebi (Racul Min Ashabi'n-Nebi)
2. Ebu Sükeyne Muhallim b. Sevvar el-Hımsî (Muhallim b. Sevvar)
3. Ebu Zür'a Yahya b. Ebu Amr es-Seybanî (Yahya b. Zür'a)
4. Ebu Abdullah Damre b. Rabi'a el-Filistini (Damre b. Rabi'a)
5. Ebu Musa İsa b. Yunus el-Fâhûrî (İsa b. Yunus b. Eban)
Konular:
Allah, her şeyi işiten ve bilendir
Bilgi, gaybdan haber verme
Siyer, Hendek günü
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ إِدْرِيسَ قَالَ حَدَّثَنَا عُمَرُ بْنُ حَفْصِ بْنِ غِيَاثٍ عَنْ أَبِيهِ عَنْ مِسْعَرٍ عَنْ طَلْحَةَ بْنِ مُصَرِّفٍ عَنْ مُصْعَبِ بْنِ سَعْدٍ عَنْ أَبِيهِ أَنَّهُ ظَنَّ أَنَّ لَهُ فَضْلاً عَلَى مَنْ دُونَهُ مِنْ أَصْحَابِ النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ نَبِىُّ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم « إِنَّمَا يَنْصُرُ اللَّهُ هَذِهِ الأُمَّةَ بِضَعِيفِهَا بِدَعْوَتِهِمْ وَصَلاَتِهِمْ وَإِخْلاَصِهِمْ » .
Öneri Formu
Hadis Id, No:
26779, N003180
Hadis:
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ إِدْرِيسَ قَالَ حَدَّثَنَا عُمَرُ بْنُ حَفْصِ بْنِ غِيَاثٍ عَنْ أَبِيهِ عَنْ مِسْعَرٍ عَنْ طَلْحَةَ بْنِ مُصَرِّفٍ عَنْ مُصْعَبِ بْنِ سَعْدٍ عَنْ أَبِيهِ أَنَّهُ ظَنَّ أَنَّ لَهُ فَضْلاً عَلَى مَنْ دُونَهُ مِنْ أَصْحَابِ النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ نَبِىُّ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم « إِنَّمَا يَنْصُرُ اللَّهُ هَذِهِ الأُمَّةَ بِضَعِيفِهَا بِدَعْوَتِهِمْ وَصَلاَتِهِمْ وَإِخْلاَصِهِمْ » .
Tercemesi:
Bize Muhammed b. İdrîs, ona Ömer b. Hafs b. Ğiyâs, ona babası (Hafs b. Ğiyâs), ona Mis'ar, ona Talha b. Musarrif, ona Musab b. Sa'd, ona da babası (Sa'd b. Ebu Vakkâs) şöyle rivayet etmiştir:
(Babası, zengin olduğundan dolayı kendisini), Nebî'nin (sav) ashabından (maddî olarak) düşük seviyedeki kimselerden daha faziletli zannediyordu. (Bunun üzerine) Hz. Peygamber (sav), "Allah, bu ümmete ancak zayıflarının duaları, namazları ve samimiyetleri ile yardım eder" buyurdu.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Nesâî, Sünen-i Nesâî, Cihâd 43, /2293
Senetler:
1. Ebu İshak Sa'd b. Ebu Vakkâs ez-Zührî (Malik b. Vüheyb b. Abdümenaf b. Zühre b. Kilab b. Mürre)
2. Ebu Zürare Musab b. Sa'd ez-Zührî (Musab b. Sa'd b. Ebu Vakkas b. Üheyb)
3. Ebu Muhammed Talha b. Musarrif el-İyâmî (Talha b. Musarrif b. Amr b. Ka'b b. Cuhdüb)
4. Ebu Seleme Misar b. Kidam el-Âmirî (Misar b. Kidam b. Zuheyr b. Ubeyde b. Haris)
5. Ebu Ömer Hafs b. Gıyas en-Nehaî (Hafs b. Gıyas b. Talk b. Muaviye b. Malik)
6. Ebu Hafs Ömer b. Hafs en-Nehaî (Ömer b. Hafs b. Giyas b. Talk b. Muaviye)
7. Ebû Hatim Muhammed b. İdris el-Hanzalî (Muhammed b. İdris b. Münzir b. Davud b. Mihran)
Konular:
Allah İnancı, mazlumların yardımcısıdır
Öneri Formu
Hadis Id, No:
26783, N003181
Hadis:
أَخْبَرَنَا يَحْيَى بْنُ عُثْمَانَ قَالَ حَدَّثَنَا عُمَرُ بْنُ عَبْدِ الْوَاحِدِ قَالَ حَدَّثَنَا ابْنُ جَابِرٍ قَالَ حَدَّثَنِى زَيْدُ بْنُ أَرْطَاةَ الْفَزَارِىُّ عَنْ جُبَيْرِ بْنِ نُفَيْرٍ الْحَضْرَمِىِّ أَنَّهُ سَمِعَ أَبَا الدَّرْدَاءِ يَقُولُ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ « ابْغُونِى الضَّعِيفَ فَإِنَّكُمْ إِنَّمَا تُرْزَقُونَ وَتُنْصَرُونَ بِضُعَفَائِكُمْ » .
Tercemesi:
Bize Yahya b. Osman, ona Ömer b. Abdülvâhid, ona İbn Câbir, ona Zeyd b. Ertât el-Fezârî, ona Cübeyr b. Nüfeyr el-Hadramî, ona da Ebu Derdâ, Hz. Peygamber'in (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:
Bani fakirleriniz arasında arayın! (Zira) siz fakirlenizle rızıklandırılıyor ve yardım görüyorsunuz.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Nesâî, Sünen-i Nesâî, Cihâd 43, /2293
Senetler:
1. Ebu Derdâ Uveymir b. Malik el-Ensârî (Uveymir b. Zeyd b. Malik b. Kays b. Aişe b. Ümeyye)
2. Ebu Abdurrahman Cübeyr b. Nüfeyr el-Hadramî (Cübeyr b. Nüfeyr b. Malik b. Âmir)
3. Zeyd b. Ertât el-Fezârî (Zeyd b. Ertât)
4. Abdurrahman b. Yezid el-Ezdî (Abdurrahman b. Yezid b. Câbir)
5. Ömer b. Abdülvahid es-Sülemî (Ömer b. Abdülvahid b. Kays)
6. Ebu Süleyman Yahya b. Osman el-Kuraşi (Yahya b. Osman b. Said b. Kesir)
Konular:
Allah İnancı, mazlumların yardımcısıdır
أَخْبَرَنِى مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَبْدِ الرَّحِيمِ قَالَ حَدَّثَنَا أَسَدُ بْنُ مُوسَى قَالَ حَدَّثَنَا بَقِيَّةُ قَالَ حَدَّثَنِى أَبُو بَكْرٍ الزُّبَيْدِىُّ عَنْ أَخِيهِ مُحَمَّدِ بْنِ الْوَلِيدِ عَنْ لُقْمَانَ بْنِ عَامِرٍ عَنْ عَبْدِ الأَعْلَى بْنِ عَدِىٍّ الْبَهْرَانِىِّ عَنْ ثَوْبَانَ مَوْلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم « عِصَابَتَانِ مِنْ أُمَّتِى أَحْرَزَهُمَا اللَّهُ مِنَ النَّارِ عِصَابَةٌ تَغْزُو الْهِنْدَ وَعِصَابَةٌ تَكُونُ مَعَ عِيسَى ابْنِ مَرْيَمَ عَلَيْهِمَا السَّلاَمُ » .
Açıklama: Güzel bir Türkçe adına Arapça dil kaideleri kısmen ihlal edilmiştir.
Öneri Formu
Hadis Id, No:
26772, N003177
Hadis:
أَخْبَرَنِى مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَبْدِ الرَّحِيمِ قَالَ حَدَّثَنَا أَسَدُ بْنُ مُوسَى قَالَ حَدَّثَنَا بَقِيَّةُ قَالَ حَدَّثَنِى أَبُو بَكْرٍ الزُّبَيْدِىُّ عَنْ أَخِيهِ مُحَمَّدِ بْنِ الْوَلِيدِ عَنْ لُقْمَانَ بْنِ عَامِرٍ عَنْ عَبْدِ الأَعْلَى بْنِ عَدِىٍّ الْبَهْرَانِىِّ عَنْ ثَوْبَانَ مَوْلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم « عِصَابَتَانِ مِنْ أُمَّتِى أَحْرَزَهُمَا اللَّهُ مِنَ النَّارِ عِصَابَةٌ تَغْزُو الْهِنْدَ وَعِصَابَةٌ تَكُونُ مَعَ عِيسَى ابْنِ مَرْيَمَ عَلَيْهِمَا السَّلاَمُ » .
Tercemesi:
Bize Muhammed b. Abdullah b. Abdürrahîm, ona Esed b. Musa, ona Bakiyye, ona Ebu Bekir ez-Zübeydî, ona kardeşi Muhammed b. Velîd, ona Lukmân b. Âmir, ona Abdüla'lâ b. Adî el-Behrânî, ona da Sevbân mevlâ Rasulullah, Hz. Peygamber'in (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:
Allah, ümmetimden Hind (memleketine) gazâ eden ve İsa b. Meryem (as) ile beraber olan iki topluluğu cehennemden korumuştur.
Açıklama:
Güzel bir Türkçe adına Arapça dil kaideleri kısmen ihlal edilmiştir.
Yazar, Kitap, Bölüm:
Nesâî, Sünen-i Nesâî, Cihâd 41, /2292
Senetler:
1. Ebu Abdullah Sevban Mevla Rasulullah (Sevban b. Bücdüd)
2. Abdula'lâ b. Adî el-Behranî (Abdula'lâ b. Adî)
3. Ebu Amir Lokman b. Amir el-Evsabi (Lokman b. Amir)
4. Ebu Hüzeyl Muhammed b. Velid ez-Zübeydi (Muhammed b. Velid b. Amir)
5. Ebu Bekir b. Velid ez-Zübeydî (Samsûm b. Velid b. Âmir)
6. Ebu Muhammed Bakiyye b. Velîd el-Kilâ'î (Bakiyye b. Velîd b. Sâid b. Ka'b b. Harîz)
7. Ebu Said Esed b. Musa el-Ümevi (Esed b. Musa b. İbrahim b. Velid)
8. ibn Ebu Züra Ebu Abdullah Muhammed b. Abdullah el-Mısri (Muhammed b. Abdullah b. Abdurrahim)
Konular:
Peygamberler, Hz. İsa
Savaş, Hind ülkesiyle
Öneri Formu
Hadis Id, No:
26759, N003172
Hadis:
أَخْبَرَنَا عَمْرُو بْنُ عَلِىٍّ قَالَ حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ مَهْدِىٍّ قَالَ حَدَّثَنَا ابْنُ الْمُبَارَكِ قَالَ حَدَّثَنَا أَبُو مَعْنٍ قَالَ حَدَّثَنَا زَهْرَةُ بْنُ مَعْبَدِ عَنْ أَبِى صَالِحٍ مَوْلَى عُثْمَانَ قَالَ قَالَ عُثْمَانُ بْنُ عَفَّانَ رَضِىَ اللَّهُ عَنْهُ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ « يَوْمٌ فِى سَبِيلِ اللَّهِ خَيْرٌ مِنْ أَلْفِ يَوْمٍ فِيمَا سِوَاهُ » .
Tercemesi:
Bize Amr b. Ali, ona Abdurrahman b. Mehdî, ona İbn Mübârek, ona Ebu Ma'n, ona Zehra b. Ma'bed, ona Ebu Sâlih mevlâ Osman, ona da Osman b. Affân (ra), Hz. Peygamber'in (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:
Allah yolunda bir gün (geçirmek), onun dışındaki 1000 günden daha hayırlıdır.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Nesâî, Sünen-i Nesâî, Cihâd 39, /2292
Senetler:
1. Ebu Amr Osman b. Affân (Osman b. Affân b. Ebu Âs b. Ümeyye b. Abdüşems)
2. Haris el-Mısri (Haris)
3. Ebu Akîl Zühre b. Mabed el-Kuraşî (Zühre b. Mabed b. Abdullah)
4. Ebu Ma'n Abdulvahid b. Ebu Musa el-Havlanî (Abdulvahid b. Ebu Musa)
5. Ebu Abdurrahman Abdullah b. Mübarek el-Hanzalî (Abdullah b. Mübarek b. Vadıh)
6. Ebu Said Abdurrahman b. Mehdî el-Anberî (Abdurrahman b. Mehdi b. Hassân b. Abdurrahman)
7. Ebu Hafs Amr b. Ali el-Fellâs (Amr b. Ali b. Bahr b. Kenîz)
Konular:
Güvenlik, nöbet tutma, savaşta, seferde
Öneri Formu
Hadis Id, No:
26765, N003174
Hadis:
أَخْبَرَنَا يَحْيَى بْنُ حَبِيبِ بْنِ عَرَبِىٍّ قَالَ حَدَّثَنَا حَمَّادٌ عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ يَحْيَى بْنِ حَبَّانَ عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ عَنْ أُمِّ حَرَامٍ بِنْتِ مِلْحَانَ قَالَتْ أَتَانَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَقَالَ عِنْدَنَا فَاسْتَيْقَظَ وَهُوَ يَضْحَكُ فَقُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ بِأَبِى وَأُمِّى مَا أَضْحَكَكَ قَالَ « رَأَيْتُ قَوْمًا مِنْ أُمَّتِى يَرْكَبُونَ هَذَا الْبَحْرَ كَالْمُلُوكِ عَلَى الأَسِرَّةِ » . قُلْتُ ادْعُ اللَّهَ أَنْ يَجْعَلَنِى مِنْهُمْ . قَالَ « فَإِنَّكِ مِنْهُمْ » . ثُمَّ نَامَ ثُمَّ اسْتَيْقَظَ وَهُوَ يَضْحَكُ فَسَأَلْتُهُ فَقَالَ يَعْنِى مِثْلَ مَقَالَتِهِ قُلْتُ ادْعُ اللَّهَ أَنْ يَجْعَلَنِى مِنْهُمْ . قَالَ « أَنْتِ مِنَ الأَوَّلِينَ » . فَتَزَوَّجَهَا عُبَادَةُ بْنُ الصَّامِتِ فَرَكِبَ الْبَحْرَ وَرَكِبَتْ مَعَهُ فَلَمَّا خَرَجَتْ قُدِّمَتْ لَهَا بَغْلَةٌ فَرَكِبَتْهَا فَصَرَعَتْهَا فَانْدَقَّتْ عُنُقُهَا .
Tercemesi:
Bize Yahya b. Habîb b. 'Arabî, ona Hammâd, ona Yahya b. Said, ona Muhammed b. Yahya b. Habbân, ona Enes b. Mâlik, ona da Ümmü Harâm bt. Milhân şöyle rivayet etmiştir:
Rasulullah (sav) bize geldi ve öğle uykusuna (kaylûle) yattı. (Sonra) gülerek uyandı. Ben, "Yâ Rasulullah! Annem ve babam sana feda olsun! Seni güldüren de nedir?" dedim. Nebî (sav), "Ümmetimden bir topluluk bana, şu deniz üzerinde tahtlara kurulmuş krallar gibi sefere çıkmış vaziyette arz olundu" buyurdu. Ben, "Allah'a beni onlardan kılması için dua et!" dedim. Hz. Peygamber (sav), "Sen onlardansın" buyurdu. Ardından uyudu, daha sonra (yine) gülerek uyandı. Ona (bunun sebebini) sordum. Rasulullah (sav), (ilk) dediklerine benzer (şeyler) söyledi. Ben, "Allah'a beni onlardan kılması için dua et!" dedim. O da "Sen ilklerdensin" buyurdu.
(Sonraları) Ubâde b. Sâmit, (Ümmü Harâm ile) evlenip deniz seferine çıktı ve (hanımı Ümmü Harâm da) onun beraberinde (sefere katıldı. Ümmü Harâm, sefer dönüşü karaya) çıktığında kendisine binmesi için bir katır sunuldu. O da (katıra) bindi. (Ancak katır, Ümmü Harâm'ı) üzerinden attı. (Bundan dolayı Ümmü Harâm'ın) boynu kırıldı (ve neticede vefat etti).
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Nesâî, Sünen-i Nesâî, Cihâd 40, /2292
Senetler:
1. Ümmü Harâm bt. Milhân (Ümmü Harâm bt. Milhân b. Halid b. Zeyd b. Harâm)
2. Enes b. Malik el-Ensarî (Enes b. Malik b. Nadr b. Damdam b. Zeyd b. Haram)
3. Ebu Abdullah Muhammed b. Yahya el-Ensarî (Muhammed b. Yahya b. Habban b. Münkiz)
4. Ebu Said Yahyâ b. Saîd el-Ensârî (Yahyâ b. Saîd b. Kays b. Amr)
5. Ebu İsmail Hammad b. Zeyd el-Ezdî (Hammad b. Zeyd b. Dirhem)
6. Yahya b. Habib el-Harisi (Yahya b. Habib b. Arabi)
Konular:
Gülmek, Hz. Peygamber'in gülmesi
أَخْبَرَنَا عَمْرُو بْنُ عُثْمَانَ قَالَ حَدَّثَنَا بَقِيَّةُ عَنِ الأَوْزَاعِىِّ قَالَ حَدَّثَنِى يَحْيَى عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ إِبْرَاهِيمَ قَالَ أَنْبَأَنَا أَبُو سَلَمَةَ عَنْ أَبِى هُرَيْرَةَ قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم « مَنْ أَنْفَقَ زَوْجَيْنِ فِى سَبِيلِ اللَّهِ دَعَتْهُ خَزَنَةُ الْجَنَّةِ مِنْ أَبْوَابِ الْجَنَّةِ يَا فُلاَنُ هَلُمَّ فَادْخُلْ » . فَقَالَ أَبُو بَكْرٍ يَا رَسُولَ اللَّهِ ذَاكَ الَّذِى لاَ تَوَى عَلَيْهِ . فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم « إِنِّى لأَرْجُو أَنْ تَكُونَ مِنْهُمْ » .
Öneri Formu
Hadis Id, No:
26803, N003186
Hadis:
أَخْبَرَنَا عَمْرُو بْنُ عُثْمَانَ قَالَ حَدَّثَنَا بَقِيَّةُ عَنِ الأَوْزَاعِىِّ قَالَ حَدَّثَنِى يَحْيَى عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ إِبْرَاهِيمَ قَالَ أَنْبَأَنَا أَبُو سَلَمَةَ عَنْ أَبِى هُرَيْرَةَ قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم « مَنْ أَنْفَقَ زَوْجَيْنِ فِى سَبِيلِ اللَّهِ دَعَتْهُ خَزَنَةُ الْجَنَّةِ مِنْ أَبْوَابِ الْجَنَّةِ يَا فُلاَنُ هَلُمَّ فَادْخُلْ » . فَقَالَ أَبُو بَكْرٍ يَا رَسُولَ اللَّهِ ذَاكَ الَّذِى لاَ تَوَى عَلَيْهِ . فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم « إِنِّى لأَرْجُو أَنْ تَكُونَ مِنْهُمْ » .
Tercemesi:
Bize Amr b. Osman, ona Bakiyye, ona el-Evzâî, ona Yahya, ona Muhammed b. İbrahim, ona Ebu Seleme, ona da Ebu Hureyre, Hz. Peygamber'in (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:
Cennet bekçileri, Allah yolunda (malından) iki (sınıf) infak eden(i) cennet kapılarından "Ey falanca! Haydi (cennete) gir!" diye çağırırlar.
(Bu söz üzerine) Ebu Bekir, "Yâ Rasulullah! Bu, kendisine hüsranın olmadığı kimse(nin durumu olsa gerek)!" dedi. Hz. Peygamber (sav) de "Senin onlardan olmanı umuyorum" buyurdu.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Nesâî, Sünen-i Nesâî, Cihâd 45, /2293
Senetler:
1. Ebu Hureyre ed-Devsî (Abdurrahman b. Sahr)
2. Ebu Seleme b. Abdurrahman ez-Zuhrî (Abdullah b. Abdurrahman b. Avf b. Abduavf)
3. Ebu Abdullah Muhammed b. İbrahim et-Teymî el-Kuraşî (Muhammed b. İbrahim b. Hâris b. Hâlid)
4. Ebu Nasr Yahya b. Ebu Kesir et-Tâî (Yahya b. Salih b. Mütevekkil)
5. Ebu Amr Abdurrahman b. Amr el-Evzaî (Abdurrahman b. Amr b. Yahmed)
6. Ebu Muhammed Bakiyye b. Velîd el-Kilâ'î (Bakiyye b. Velîd b. Sâid b. Ka'b b. Harîz)
7. Ebu Hafs Amr b. Osman el-Kuraşî (Amr b. Osman b. Said b. Kesir b. Dinar)
Konular:
İnfak, Allah yolunda
Öneri Formu
Hadis Id, No:
26805, N003187
Hadis:
أَخْبَرَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ مَسْعُودٍ قَالَ حَدَّثَنَا بِشْرُ بْنُ الْمُفَضَّلِ عَنْ يُونُسَ عَنِ الْحَسَنِ عَنْ صَعْصَعَةَ بْنِ مُعَاوِيَةَ قَالَ لَقِيتُ أَبَا ذَرٍّ قَالَ قُلْتُ حَدِّثْنِى . قَالَ نَعَمْ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم « مَا مِنْ عَبْدٍ مُسْلِمٍ يُنْفِقُ مِنْ كُلِّ مَالٍ لَهُ زَوْجَيْنِ فِى سَبِيلِ اللَّهِ إِلاَّ اسْتَقْبَلَتْهُ حَجَبَةُ الْجَنَّةِ كُلُّهُمْ يَدْعُوهُ إِلَى مَا عِنْدَهُ » . قُلْتُ وَكَيْفَ ذَلِكَ قَالَ « إِنْ كَانَتْ إِبِلاً فَبَعِيرَيْنِ وَإِنْ كَانَتْ بَقَرًا فَبَقَرَتَيْنِ » .
Tercemesi:
Bize İsmail b. Mesud, ona Bişr b. Mufaddal, ona Yunus, ona Hasan, ona da Sa'sa'a b. Muâviye şöyle rivayet etmiştir:
Ebu Zer (el-Ğifârî) ile karşılaştım (ve ona), "Bana hadis rivayet et" dedim. O da "Olur" deyip Hz. Peygamber'in (sav), "Allah yolunda kendisine ait her malından iki (sınıf) infak eden müslüman bir kulu cennet bekçilerinin hepsi karşılar (ve) kendisinin (bulunduğu kapıdan girmesi) için onu davet eder" buyurduğunu nakletti. Ben, "Bu nasıl olur?" dedim. (Ebu Zer), "Deves(i) varsa iki deve, ineğ(i) varsa (iki inek infak eder)" dedi.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Nesâî, Sünen-i Nesâî, Cihâd 45, /2293
Senetler:
1. Ebu Zer el-Ğıfârî (Cündüb b. Abdullah b. Cünade)
2. Sa'sa'a b. Muaviye et-Temimi (Sa'sa'a b. Muaviye b. Husayn b. Umeyr b. Ubade)
3. Ebu Said Hasan el-Basrî (Hasan b. Yesâr)
4. Ebu Abdullah Yunus b. Ubeyd el-Abdî (Yunus b. Ubeyd b. Dinar)
5. Ebu İsmail Bişr b. Mufaddal er-Rakâşi (Bişr b. Mufaddal b. Lahik)
6. İsmail b. Mesud el-Cahderi (İsmail b. Mesud)
Konular:
İnfak, Allah yolunda
Öneri Formu
Hadis Id, No:
26809, N003189
Hadis:
أَخْبَرَنَا بِشْرُ بْنُ خَالِدٍ قَالَ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ قَالَ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ عَنْ سُلَيْمَانَ قَالَ سَمِعْتُ أَبَا عَمْرٍو الشَّيْبَانِىَّ عَنْ أَبِى مَسْعُودٍ أَنَّ رَجُلاً تَصَدَّقَ بِنَاقَةٍ مَخْطُومَةٍ فِى سَبِيلِ اللَّهِ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم « لَيَأْتِيَنَّ يَوْمَ الْقِيَامَةِ بِسَبْعِمِائَةِ نَاقَةٍ مَخْطُومَةٍ » .
Tercemesi:
Bize Bişr b. Hâlid, ona Muhammed b. Cafer, ona Şu'be, ona Süleyman, ona Ebu Amr eş-Şeybânî, ona da Ebu Mesud (el-Ensârî) şöyle rivayet etmiştir:
Biri Allah yolunda yularlı bir deveyi sadaka olarak verdi. Hz. Peygamber (sav) de "(o adam), Kıyamet günü muhakkak 700 yularlı deve ile gelecek" buyurdu.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Nesâî, Sünen-i Nesâî, Cihâd 46, /2294
Senetler:
1. Ebu Mesud el-Ensarî (Ukbe b. Amr b. Sa'lebe b. Esire b. Asire)
2. Ebu Amr Sa'd b. İyas eş-Şeybani (Sa'd b. İyas)
3. Ebu Muhammed Süleyman b. Mihran el-A'meş (Süleyman b. Mihran)
4. Şube b. Haccâc el-Atekî (Şu'be b. Haccac b. Verd)
5. Gunder Muhammed b. Cafer el-Hüzelî (Muhammed b. Cafer el-Hüzeli)
6. Bişr b. Halid el-Askeri (Bişr b. Halid)
Konular:
İnfak, Allah yolunda
Öneri Formu
Hadis Id, No:
26815, N003190
Hadis:
أَخْبَرَنَا عَمْرُو بْنُ عُثْمَانَ قَالَ حَدَّثَنَا بَقِيَّةُ عَنْ بَحِيرٍ عَنْ خَالِدٍ عَنْ أَبِى بَحْرِيَّةَ عَنْ مُعَاذِ بْنِ جَبَلٍ عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنَّهُ قَالَ « الْغَزْوُ غَزْوَانِ فَأَمَّا مَنِ ابْتَغَى وَجْهَ اللَّهِ وَأَطَاعَ الإِمَامَ وَأَنْفَقَ الْكَرِيمَةَ وَيَاسَرَ الشَّرِيكَ وَاجْتَنَبَ الْفَسَادَ كَانَ نَوْمُهُ وَنُبْهُهُ أَجْرًا كُلُّهُ وَأَمَّا مَنْ غَزَا رِيَاءً وَسُمْعَةً وَعَصَى الإِمَامَ وَأَفْسَدَ فِى الأَرْضِ فَإِنَّهُ لاَ يَرْجِعُ بِالْكَفَافِ » .
Tercemesi:
Bize Amr b. Osman, ona Bakiyye, ona Bahîr, ona Hâlid, ona Ebu Bahriyye, ona da Muâz b. Cebel, Hz. Peygamber'in (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:
Gazâ iki (türlüdür). Allah'ın rızasını arzulayan(ın), komutana (imâm) itaat eden(in), kıymetli (malını) infak eden(in), (yol) arkadaşına kolaylık sağlayan(ın) ve fesattan kaçınan(ın) uykusu ile uyanıklığı (olmak üzere) hepsi sevaptır. (Ancak), gösteriş ve (adının) duyulması için gazâ eden, komutana isyan eden ve yeryüzünde fesat çıkaran sadece gözettiği şeylerle (gazâdan) dönüp (hiçbir sevap elde edemez).
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Nesâî, Sünen-i Nesâî, Cihâd 46, /2294
Senetler:
1. Ebu Abdurrahman Muaz b. Cebel el-Ensarî (Muaz b. Cebel b. Amr b. Evs b. Âiz)
2. Ebu Bahriyye Abdullah b. Kays el-Kindi (Abdullah b. Kays)
3. Ebu Abdullah Halid b. Ma'dân el-Kilâ'î (Halid b. Ma'dân b. Ebu Küreyb)
4. Ebu Halid Bahîr b. Sa'd es-Suhûlî (Bahîr b. Sa'd)
5. Ebu Muhammed Bakiyye b. Velîd el-Kilâ'î (Bakiyye b. Velîd b. Sâid b. Ka'b b. Harîz)
6. Ebu Hafs Amr b. Osman el-Kuraşî (Amr b. Osman b. Said b. Kesir b. Dinar)
Konular:
Savaş, Allah için; mal için, gösteriş için