Öneri Formu
Hadis Id, No:
18869, D003033
Hadis:
حَدَّثَنَا مَحْمُودُ بْنُ خَالِدٍ حَدَّثَنَا عُمَرُ - يَعْنِى ابْنَ عَبْدِ الْوَاحِدِ - قَالَ سَعِيدٌ - يَعْنِى ابْنَ عَبْدِ الْعَزِيزِ - جَزِيرَةُ
"الْعَرَبِ مَا بَيْنَ الْوَادِى إِلَى أَقْصَى الْيَمَنِ إِلَى تُخُومِ الْعِرَاقِ إِلَى الْبَحْرِ."
[قَالَ أَبُو دَاوُدَ قُرِئَ عَلَى الْحَارِثِ بْنِ مِسْكِينٍ وَأَنَا شَاهِدٌ أَخْبَرَكَ أَشْهَبُ بْنُ عَبْدِ الْعَزِيزِ قَالَ قَالَ مَالِكٌ عُمَرُ أَجْلَى أَهْلَ نَجْرَانَ وَلَمْ يُجْلَوْا مِنْ تَيْمَاءَ لأَنَّهَا لَيْسَتْ مِنْ بِلاَدِ الْعَرَبِ فَأَمَّا الْوَادِى فَإِنِّى أَرَى إِنَّمَا لَمْ يُجْلَ مَنْ فِيهَا مِنَ الْيَهُودِ أَنَّهُمْ لَمْ يَرَوْهَا مِنْ أَرْضِ الْعَرَبِ.]
Tercemesi:
Bize Mahmud b. Halid, ona Ömer b. Abdülvahid, ona Said b. Abdülaziz şöyle haber vermiştir:
"Arap yarımadası Vadi ile Yemen'in en uzak yerinden Irak sınırından denize kadar uzanan yerlerin arasıdır."
[Ebû Davud şöyle demiştir: Ben de orada bulunurken Haris b. Miskin'e şöyle okundu. Sana Eşheb b. Abdülaziz haber verdi o da Malik'ten şöyle haber verdi. Hz. Ömer Necran ahalisini sürgün etti. Teyma ahalisi ise sürgün edilmedi. Çünkü Teyman Arap diyarı (yarımadası) sınırları içerisinde değildi. Vadi'ye gelince orada bulunan Yahudiler oradan sürgün edilmediklerini biliyorum. Zira sahabe Vadi'yi Arap diyarı olarak görmüyorlardı.]
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Ebû Davud, Sünen-i Ebu Davud, Harâc ve'l-fey' ve'l-imâre 28, /709
Senetler:
1. Said b. Abdülaziz et-Tennuhi (Said b. Abdülaziz b. Ebu Yahya)
2. Ömer b. Abdülvahid es-Sülemî (Ömer b. Abdülvahid b. Kays)
3. Mahmud b. Halid es-Sülemî (Mahmud b. Halid b. Yezîd)
Konular:
Arazi, Fey' arazileri
Bize Ahmed b. Sinan el-Vâsitî, ona Muhammed b. Bilal, ona İmran el-Kattan, ona Ebu Cemre, ona da İbn Abbas şöyle rivayet etmiştir:
"İblis, Peygamberleri vefat ettiğinde Farslılar'a Mecûsiliği kabul ettirdi."
Öneri Formu
Hadis Id, No:
18887, D003042
Hadis:
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ سِنَانٍ الْوَاسِطِىُّ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بِلاَلٍ عَنْ عِمْرَانَ الْقَطَّانِ عَنْ أَبِى جَمْرَةَ عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ قَالَ "إِنَّ أَهْلَ فَارِسَ لَمَّا مَاتَ نَبِيُّهُمْ كَتَبَ لَهُمْ إِبْلِيسُ الْمَجُوسِيَّةَ."
Tercemesi:
Bize Ahmed b. Sinan el-Vâsitî, ona Muhammed b. Bilal, ona İmran el-Kattan, ona Ebu Cemre, ona da İbn Abbas şöyle rivayet etmiştir:
"İblis, Peygamberleri vefat ettiğinde Farslılar'a Mecûsiliği kabul ettirdi."
Açıklama:
Hadisin tercümesinde literal tercüme benimsenmemiştir.
Yazar, Kitap, Bölüm:
Ebû Davud, Sünen-i Ebu Davud, Harâc ve'l-fey' ve'l-imâre 31, /711
Senetler:
1. İbn Abbas Abdullah b. Abbas el-Kuraşî (Abdullah b. Abbas b. Abdülmuttalib b. Haşim b. Abdümenaf)
2. Ebu Cemre Nasr b. İmran ed-Duba'î (Nasr b. İmran b. Asım b. Vasi)
3. Ebu Avvam İmran b. Dâver el-Ammî (İmran b. Dâver)
4. Ebu Abdullah Muhammed b. Bilal el-Kindî (Muhammed b. Bilal)
5. Ebu Cafer Ahmed b. Sinan el-Kattan (Ahmed b. Sinan b. Esed b. Hibban)
Konular:
Şeytan, aldatıcılığı
Sosyal katmanlar, Fars halkı ve dinleri
Açıklama: Hadis, Irak, Şam ve Mısır'ın fethedileceğini devletin oraların halkından haraç alacağını ancak daha sonra halkın bu haraçları ödemeyeceğini bildirmiştir. (Hattabi, Mealimü's-sünen, III, 35)
Öneri Formu
Hadis Id, No:
18871, D003035
Hadis:
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ يُونُسَ حَدَّثَنَا زُهَيْرٌ حَدَّثَنَا سُهَيْلُ بْنُ أَبِى صَالِحٍ عَنْ أَبِيهِ عَنْ أَبِى هُرَيْرَةَ قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم
"مَنَعَتِ الْعِرَاقُ قَفِيزَهَا وَدِرْهَمَهَا وَمَنَعَتِ الشَّامُ مُدْيَهَا وَدِينَارَهَا وَمَنَعَتْ مِصْرُ إِرْدَبَّهَا وَدِينَارَهَا ثُمَّ عُدْتُمْ مِنْ حَيْثُ بَدَأْتُمْ."
[قَالَهَا زُهَيْرٌ ثَلاَثَ مَرَّاتٍ شَهِدَ عَلَى ذَلِكَ لَحْمُ أَبِى هُرَيْرَةَ وَدَمُهُ.]
Tercemesi:
Bize Ahmed b. Abdullah b. Yunus, ona Züheyr (b. Muaviye), ona Süheyl b. Ebu Salih, ona Ebû Salih, ona da Ebu Hureyre, Hz. Peygamber'in (sav) şöyle buyurduğunu nakletmiştir:
"Irak halkı kendi ölçüleri olan kafîz ve dirhemlerinden, Şam halkı kendi ölçüleri olan müd ve dinarlarından, Mısır halkı da irdebleri ve dinarlarından sizleri menedeceklerdir. Sonra başladığınız yere döneceksiniz. (Sonra İslam'dan sonra küfre döneceksiniz.)"
[Züheyr bunu üç kere şöyle demiş ve Ebu Hureyre'nin eti ve kanı da buna şahittir, dediğini nakletmiştir.]
Açıklama:
Hadis, Irak, Şam ve Mısır'ın fethedileceğini devletin oraların halkından haraç alacağını ancak daha sonra halkın bu haraçları ödemeyeceğini bildirmiştir. (Hattabi, Mealimü's-sünen, III, 35)
Yazar, Kitap, Bölüm:
Ebû Davud, Sünen-i Ebu Davud, Harâc ve'l-fey' ve'l-imâre 29, /709
Senetler:
1. Ebu Hureyre ed-Devsî (Abdurrahman b. Sahr)
2. Ebû Salih es-Semmân (Ebû Sâlih Zekvân b. Abdillâh et-Teymî)
3. Ebu Yezid Süheyl b. Ebu Salih es-Semmân (Süheyl b. Zekvan)
4. Züheyr b. Muaviye el-Cu'fî (Züheyr b. Muaviye b. Hadîc b. Rahîl b. Züheyr b. Hayseme)
5. Ebu Abdullah Ahmed b. Yunus et-Temimî (Ahmed b. Abdullah b. Yunus b. Abdullah b. Kays)
Konular:
Arazi, Fey' arazileri
HZ.PEYGAMBER DÖNEMİNDEKİ ARAÇ-GEREÇLER
Kültürel hayat, Ölçü ve Tartı birimleri, Rasulullah döneminde
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ حَنْبَلٍ حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ حَدَّثَنَا مَعْمَرٌ عَنْ هَمَّامِ بْنِ مُنَبِّهٍ قَالَ هَذَا مَا حَدَّثَنَا بِهِ أَبُو هُرَيْرَةَ عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم
"أَيُّمَا قَرْيَةٍ أَتَيْتُمُوهَا وَأَقَمْتُمْ فِيهَا فَسَهْمُكُمْ فِيهَا وَأَيُّمَا قَرْيَةٍ عَصَتِ اللَّهَ وَرَسُولَهُ فَإِنَّ خُمُسَهَا لِلَّهِ وَلِلرَّسُولِ ثُمَّ هِىَ لَكُمْ."
Açıklama: Hadiste ifade edilen iki beldeden biri müslümanların zor kullanmadan tamamen anlaşmayla teslim olan beldeyi ikinci belde ise savaş zoruyla fethedilen beldeyi ifade etmektedir. Teslim olan beldenin gayr-i müslim halkından alınacak pay, fey (haraç, cizye vb.), savaş zoruyla fethedilen bölgeden alınacak pay ise ganimet payıdır. (ِAvnu'l-mabud, VIII, 198)
Öneri Formu
Hadis Id, No:
18872, D003036
Hadis:
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ حَنْبَلٍ حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ حَدَّثَنَا مَعْمَرٌ عَنْ هَمَّامِ بْنِ مُنَبِّهٍ قَالَ هَذَا مَا حَدَّثَنَا بِهِ أَبُو هُرَيْرَةَ عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم
"أَيُّمَا قَرْيَةٍ أَتَيْتُمُوهَا وَأَقَمْتُمْ فِيهَا فَسَهْمُكُمْ فِيهَا وَأَيُّمَا قَرْيَةٍ عَصَتِ اللَّهَ وَرَسُولَهُ فَإِنَّ خُمُسَهَا لِلَّهِ وَلِلرَّسُولِ ثُمَّ هِىَ لَكُمْ."
Tercemesi:
Bize Ahmed b. Hanbel, ona Abdürrezzak (b. Hemmam), ona Mamer (b. Raşid), ona Hemmâm b. Münebbih, ona da Ebu Hureyre, Hz. Peygamber'in (sav) şöyle haber verdiğini nakletmiştir.
"Herhangi bir beldeye gidip orada ikamet ederseniz oranın hissesinden pay alırsınız. Allah'a ve Rasulüne isyan eden bir beldeye giderseniz ise oranın ganimetlerinin beşte biri Allah'ın ve Rasulü'nün, kalanlar da sizindir."
Açıklama:
Hadiste ifade edilen iki beldeden biri müslümanların zor kullanmadan tamamen anlaşmayla teslim olan beldeyi ikinci belde ise savaş zoruyla fethedilen beldeyi ifade etmektedir. Teslim olan beldenin gayr-i müslim halkından alınacak pay, fey (haraç, cizye vb.), savaş zoruyla fethedilen bölgeden alınacak pay ise ganimet payıdır. (ِAvnu'l-mabud, VIII, 198)
Yazar, Kitap, Bölüm:
Ebû Davud, Sünen-i Ebu Davud, Harâc ve'l-fey' ve'l-imâre 29, /710
Senetler:
1. Ebu Hureyre ed-Devsî (Abdurrahman b. Sahr)
2. Ebu Ukbe Hemmâm b. Münebbih el-Yemânî (Hemmâm b. Münebbih b. Kamil b. Sîc)
3. Ebu Urve Mamer b. Raşid el-Ezdî (Mamer b. Râşid)
4. ُEbu Bekir Abdürrezzak b. Hemmam (Abdürrezzak b. Hemmam b. Nafi)
5. Ebu Abdullah Ahmed b. Hanbel eş-Şeybanî (Ahmed b. Muhammed b. Hanbel b. Hilal b. Esed)
Konular:
Fe'y ve Ganimet
Ganimet, beşte bir hisse
Ganimet, hak sahiplerine taksimi
Savaş, Hukuku
Açıklama: Nebtîler, Şam bölgesinin gayr-i müslim halkıdır. (Bâcî, el-Müntekâ, II, 178)
Azîmâbâdî, Nebtîler yerine Kıptîler kelimesini nakletmiş ve aslen Mısırlı olan (ve Hıms'ta ikamet eden) halkı kasdettiğini belirtmiştir. (Avnu'l-mabud, VIII, 207)
Öneri Formu
Hadis Id, No:
18890, D003045
Hadis:
حَدَّثَنَا سُلَيْمَانُ بْنُ دَاوُدَ الْمَهْرِىُّ أَخْبَرَنَا ابْنُ وَهْبٍ أَخْبَرَنِى يُونُسُ بْنُ يَزِيدَ عَنِ ابْنِ شِهَابٍ عَنْ عُرْوَةَ بْنِ الزُّبَيْرِ أَنَّ هِشَامَ بْنَ حَكِيمِ بْنِ حِزَامٍ وَجَدَ رَجُلاً وَهُوَ عَلَى حِمْصَ يُشَمِّسُ نَاسًا مِنَ النَّبَطِ فِى أَدَاءِ الْجِزْيَةِ فَقَالَ مَا هَذَا سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ:
" إِنَّ اللَّهَ يُعَذِّبُ الَّذِينَ يُعَذِّبُونَ النَّاسَ فِى الدُّنْيَا ."
Tercemesi:
Bize Süleyman b. Davud el-Mehri, ona (Abdullah) b. Vehb, ona Yunus b. Yezid, ona İbn Şihab (ez-Zührî), ona da Urve b. Zübeyr şöyle haber vermiştir: Hişam b. Hakim, Hıms'ta Nebtîleri cizyelerini ödemeleri için güneşte bekleten bir adamla karşılaşmış ve ona Hz. Peygamber'den (sav) işittiğim şudur diyerek şöyle aktarmıştır:
"Allah, dünyada insanlara işkence edenlere kıyamette azap edecektir."
Açıklama:
Nebtîler, Şam bölgesinin gayr-i müslim halkıdır. (Bâcî, el-Müntekâ, II, 178)
Azîmâbâdî, Nebtîler yerine Kıptîler kelimesini nakletmiş ve aslen Mısırlı olan (ve Hıms'ta ikamet eden) halkı kasdettiğini belirtmiştir. (Avnu'l-mabud, VIII, 207)
Yazar, Kitap, Bölüm:
Ebû Davud, Sünen-i Ebu Davud, Harâc ve'l-fey' ve'l-imâre 32, /712
Senetler:
1. Hişam b. Hakim el-Esedi (Hişam b. Hakim b. Hizam b. Huveylid b. Esed)
2. Urve b. Zübeyr el-Esedî (Urve b. Zübeyr b. Avvam b. Huveylid b. Esed)
3. Ebu Bekir Muhammed b. Şihab ez-Zührî (Muhammed b. Müslim b. Ubeydullah b. Abdullah b. Şihab)
4. Yunus b. Yezid el-Eyli (Yunus b. Yezid b. Mişkan)
5. Abdullah b. Vehb el-Kuraşî (Abdullah b. Vehb b. Müslim)
6. Süleyman b. Davud el-Mehri (Süleyman b. Davud b. Hammad b. Sa'd)
Konular:
Eziyet, adak vb. gerekçelerle insanın kendine eziyeti
Eziyet, işkence (müsle), yasak olması
Eziyet, İşkence, gerekçesi ne olursa olsun eziyet canlıya eziyet yapılamaz
Zimmet Ehli, Hukuku
Öneri Formu
Hadis Id, No:
18834, D003029
Hadis:
حَدَّثَنَا سَعِيدُ بْنُ مَنْصُورٍ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ عَنْ سُلَيْمَانَ الأَحْوَلِ عَنْ سَعِيدِ بْنِ جُبَيْرٍ عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَوْصَى بِثَلاَثَةٍ فَقَالَ
"أَخْرِجُوا الْمُشْرِكِينَ مِنْ جَزِيرَةِ الْعَرَبِ وَأَجِيزُوا الْوَفْدَ بِنَحْوٍ مِمَّا كُنْتُ أُجِيزُهُمْ."
[قَالَ ابْنُ عَبَّاسٍ وَسَكَتَ عَنِ الثَّالِثَةِ أَوْ قَالَ فَأُنْسِيتُهَا.]
[وَقَالَ الْحُمَيْدِىُّ عَنْ سُفْيَانَ قَالَ سُلَيْمَانُ لاَ أَدْرِى أَذَكَرَ سَعِيدٌ الثَّالِثَةَ فَنَسِيتُهَا أَوْ سَكَتَ عَنْهَا.]
Tercemesi:
Bize Said b. Mansur, ona Süfyan b. Uyeyne, ona Süleyman el-Ahvel, ona Said b. Cübeyr, ona da İbn Abbas şöyle haber vermiştir. Hz. Peygamber (sav), üç şey vasiyet ederek şöyle buyurdu:
"Arap yarımadasından müşrikleri çıkarınız. Gelen heyetlere benim verdiğim gibi ihtiyacı olan şeyleri vererek ikramda bulununuz."
[İbn Abbas şöyle devam etmiştir: Ya üçüncüyü söylemedi ya da ben unuttum.]
[Humeydî, Süfyan'dan nakille Süleyman'ın (el-Ahvel) şöyle dediğini aktarmıştır: Said (b. Cübeyr), üçüncüyü zikretti ben mi unuttum yoksa hiç söylemedi mi bilemiyorum.]
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Ebû Davud, Sünen-i Ebu Davud, Harâc ve'l-fey' ve'l-imâre 28, /708
Senetler:
1. İbn Abbas Abdullah b. Abbas el-Kuraşî (Abdullah b. Abbas b. Abdülmuttalib b. Haşim b. Abdümenaf)
2. Ebu Abdullah Said b. Cübeyr el-Esedî (Said b. Cübeyr)
3. Süleyman b. Ebu Müslim el-Ahvel (Süleyman b. Abdullah)
4. Ebu Muhammed Süfyan b. Uyeyne el-Hilâlî (Süfyân b. Uyeyne b. Meymûn)
5. Said b. Mansur el-Horasânî (Ebû Osman Said b Mansur b. Şu'be)
Konular:
Eğitim, Hz. Peygamber, müslümanları uyarması
Hz. Peygamber, tavsiyeleri
Hz. Peygamber, veda haccı
Öneri Formu
Hadis Id, No:
18870, D003034
Hadis:
حَدَّثَنَا ابْنُ السَّرْحِ حَدَّثَنَا ابْنُ وَهْبٍ قَالَ
"مَالِكٌ قَدْ أَجْلَى عُمَرُ رَحِمَهُ اللَّهُ يَهُودَ نَجْرَانَ وَفَدَكَ."
Tercemesi:
Bize İbn Serh, ona (Abdullah) b. Vehb, ona da Malik (b. Enes), "Hz. Ömer'in (ra) Fedek ve Necran Yahudilerini sürgün edip çıkarmıştır."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Ebû Davud, Sünen-i Ebu Davud, Harâc ve'l-fey' ve'l-imâre 28, /709
Senetler:
1. Ebu Abdullah Malik b. Enes el-Esbahî (Malik b. Enes b. Malik b. Ebu Amir)
2. Abdullah b. Vehb el-Kuraşî (Abdullah b. Vehb b. Müslim)
3. Ebu Tahir Ahmed b. Amr el-Kuraşî (Ahmed b. Amr b. Abdullah)
Konular:
Ehl-i Kitap, Hicazdan sürülmeleri
Öneri Formu
Hadis Id, No:
18882, D003038
Hadis:
حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مُحَمَّدٍ النُّفَيْلِىُّ حَدَّثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ عَنِ الأَعْمَشِ عَنْ أَبِى وَائِلٍ عَنْ مُعَاذٍ
"أَنَّ النَّبِىَّ صلى الله عليه وسلم لَمَّا وَجَّهَهُ إِلَى الْيَمَنِ أَمَرَهُ أَنْ يَأْخُذَ مِنْ كُلِّ حَالِمٍ - يَعْنِى مُحْتَلِمًا - دِينَارًا أَوْ عِدْلَهُ مِنَ الْمَعَافِرِىِّ ثِيَابٌ تَكُونُ بِالْيَمَنِ."
Tercemesi:
Bize Abdullah b. Muhammed en-Nüfeyl, ona Ebu Muaviye, ona A'meş, ona Ebu Vâil, ona da Muaz (b. Cebel) şöyle haber vermiştir:
"Hz. Peygamber (sav), Muaz'ı Yemen'e gönderirken ergenlik çağına ulaşmış her erkekten bir dinar veya buna denk Yemen'de bulunan Meâfîrî denilen elbiseden (cizye) almasını emretmiştir."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Ebû Davud, Sünen-i Ebu Davud, Harâc ve'l-fey' ve'l-imâre 30, /710
Senetler:
1. Ebu Abdurrahman Muaz b. Cebel el-Ensarî (Muaz b. Cebel b. Amr b. Evs b. Âiz)
2. Ebu Vâil Şakik b. Seleme el-Esedî (Şakik b. Seleme)
3. Ebu Muhammed Süleyman b. Mihran el-A'meş (Süleyman b. Mihran)
4. Ebu Muaviye Muhammed b. Hâzim el-A'mâ ed-Darîr (Muhammed b. Hazim)
5. Ebu Cafer Abdullah b. Muhammed el-Kudâ'î (Abdullah b. Muhammed b. Ali b. Nüfeyl)
Konular:
Zimmet Ehli, Hukuku
حَدَّثَنَا النُّفَيْلِىُّ حَدَّثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ حَدَّثَنَا الأَعْمَشُ عَنْ إِبْرَاهِيمَ عَنْ مَسْرُوقٍ عَنْ مُعَاذٍ عَنِ النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم مِثْلَهُ.
Öneri Formu
Hadis Id, No:
18884, D003039
Hadis:
حَدَّثَنَا النُّفَيْلِىُّ حَدَّثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ حَدَّثَنَا الأَعْمَشُ عَنْ إِبْرَاهِيمَ عَنْ مَسْرُوقٍ عَنْ مُعَاذٍ عَنِ النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم مِثْلَهُ.
Tercemesi:
Bize (Abdullah b. Muhammed) en-Nüfeylî, ona Ebu Muaviye, ona A'meş, ona İbrahim (en-Nehaî), ona Mesruk, ona da Muaz (b. Cebel) önceki hadisin benzerini nakletmiştir.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Ebû Davud, Sünen-i Ebu Davud, Harâc ve'l-fey' ve'l-imâre 30, /710
Senetler:
1. Ebu Abdurrahman Muaz b. Cebel el-Ensarî (Muaz b. Cebel b. Amr b. Evs b. Âiz)
2. Ebu Aişe Mesruk b. Ecda' (Mesruk b. Ecda' b. Malik b. Ümeyye b. Abdullah)
3. Ebu İmran İbrahim en-Nehaî (İbrahim b. Yezid b. Kays b. Esved b. Amr)
4. Ebu Muhammed Süleyman b. Mihran el-A'meş (Süleyman b. Mihran)
5. Ebu Muaviye Muhammed b. Hâzim el-A'mâ ed-Darîr (Muhammed b. Hazim)
6. Ebu Cafer Abdullah b. Muhammed el-Kudâ'î (Abdullah b. Muhammed b. Ali b. Nüfeyl)
Konular:
Yönetim, cizye vergisi
Zimmet Ehli, Hukuku
Öneri Formu
Hadis Id, No:
18886, D003041
Hadis:
حَدَّثَنَا مُصَرِّفُ بْنُ عَمْرٍو الْيَامِىُّ حَدَّثَنَا يُونُسُ - يَعْنِى ابْنَ بُكَيْرٍ - حَدَّثَنَا أَسْبَاطُ بْنُ نَصْرٍ الْهَمْدَانِىُّ عَنْ إِسْمَاعِيلَ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ الْقُرَشِىِّ عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ قَالَ
"صَالَحَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَهْلَ نَجْرَانَ عَلَى أَلْفَىْ حُلَّةٍ النِّصْفُ فِى صَفَرٍ وَالْبَقِيَّةُ فِى رَجَبٍ يُؤَدُّونَهَا إِلَى الْمُسْلِمِينَ وَعَارِيَةِ ثَلاَثِينَ دِرْعًا وَثَلاَثِينَ فَرَسًا وَثَلاَثِينَ بَعِيرًا وَثَلاَثِينَ مِنْ كُلِّ صِنْفٍ مِنْ أَصْنَافِ السِّلاَحِ يَغْزُونَ بِهَا وَالْمُسْلِمُونَ ضَامِنُونَ لَهَا حَتَّى يَرُدُّوهَا عَلَيْهِمْ إِنْ كَانَ بِالْيَمَنِ كَيْدٌ أَوْ غَدْرَةٌ عَلَى أَنْ لاَ تُهْدَمَ لَهُمْ بَيْعَةٌ وَلاَ يُخْرَجُ لَهُمْ قَسٌّ وَلاَ يُفْتَنُوا عَنْ دِينِهِمْ مَا لَمْ يُحْدِثُوا حَدَثًا أَوْ يَأْكُلُوا الرِّبَا."
[قَالَ إِسْمَاعِيلُ فَقَدْ أَكَلُوا الرِّبَا.]
[قَالَ أَبُو دَاوُدَ إِذَا نَقَضُوا بَعْضَ مَا اشْتَرَطَ عَلَيْهِمْ فَقَدْ أَحْدَثُوا.]
Tercemesi:
Bize Musarrıf b. Amr el-Yâmî, ona Yunus b. Bükeyr, ona Esbat b. Nasr el-Hemdânî, ona İsmail b. Abdurrahman el-Kureşî, ona da İbn Abbas şöyle haber vermiştir:
"Hz Peygamber (sav), Necran halkıyla yarısını Safer ayında diğer yarısını da Recep ayında iki yüz elbise (cizye olarak) ödemeleri, savaşta kullanılmak üzere otuz zırh, otuz at, otuz deve ve her çeşit silahtan otuzar silahı ödünç olarak vermeleri, Müslümanların da onlara bu ödünç malları geri vermeyi taahhüt etmeleri, Necranlılar'ın olay çıkarmadıkları ve faiz yemedikleri müddetçe mabetlerinin yıkılmayacağı, dini önderlerinin zorla çıkarılmayacağı, dinlerini (değiştirme) konusunda baskı görmeyeceklerine dair anlaşma yaptı."
[İsmail (b. Abdurrahman) şöyle demiştir: Necran halkı faiz yediler.]
[Ebû Davud da şöyle demiştir: Kendilerine şart koşulan bazı şeyleri çiğnedikleri için olay çıkarmış oldular.]
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Ebû Davud, Sünen-i Ebu Davud, Harâc ve'l-fey' ve'l-imâre 30, /710
Senetler:
1. İbn Abbas Abdullah b. Abbas el-Kuraşî (Abdullah b. Abbas b. Abdülmuttalib b. Haşim b. Abdümenaf)
2. Ebu Muhammed es-Süddî el-Kebîr (İsmail b. Abdurrahman b. Ebu Kerime)
3. Ebu Yusuf Esbat b. Nasr el-Hemdani (Esbât b. Nasr)
4. Ebu Bükeyr Yunus b. Bükeyr eş-Şeybanî (Yunus b. Bükeyr b. Vasıl)
5. Musarrif b. Amr el-Yâmi (Musarrif b. Amr b. Seri b. Musarrif)
Konular:
Savaş, barış, eman/güvence vermek
Zimmet Ehli, Hukuku