Öneri Formu
Hadis Id, No:
26662, N003136
Hadis:
أَخْبَرَنِى إِبْرَاهِيمُ بْنُ يَعْقُوبَ قَالَ حَدَّثَنَا أَبُو النَّضْرِ هَاشِمُ بْنُ الْقَاسِمِ قَالَ حَدَّثَنَا أَبُو عَقِيلٍ عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عَقِيلٍ قَالَ حَدَّثَنَا مُوسَى بْنُ الْمُسَيَّبِ عَنْ سَالِمِ بْنِ أَبِى الْجَعْدِ عَنْ سَبْرَةَ بْنِ أَبِى فَاكِهٍ قَالَ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ « إِنَّ الشَّيْطَانَ قَعَدَ لاِبْنِ آدَمَ بِأَطْرُقِهِ فَقَعَدَ لَهُ بِطَرِيقِ الإِسْلاَمِ فَقَالَ تُسْلِمُ وَتَذَرُ دِينَكَ وَدِينَ آبَائِكَ وَآبَاءِ أَبِيكَ فَعَصَاهُ فَأَسْلَمَ ثُمَّ قَعَدَ لَهُ بِطَرِيقِ الْهِجْرَةِ فَقَالَ تُهَاجِرُ وَتَدَعُ أَرْضَكَ وَسَمَاءَكَ وَإِنَّمَا مَثَلُ الْمُهَاجِرِ كَمَثَلِ الْفَرَسِ فِى الطِّوَلِ فَعَصَاهُ فَهَاجَرَ ثُمَّ قَعَدَ لَهُ بِطَرِيقِ الْجِهَادِ فَقَالَ تُجَاهِدُ فَهُوَ جَهْدُ النَّفْسِ وَالْمَالِ فَتُقَاتِلُ فَتُقْتَلُ فَتُنْكَحُ الْمَرْأَةُ وَيُقْسَمُ الْمَالُ فَعَصَاهُ فَجَاهَدَ » . فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم « فَمَنْ فَعَلَ ذَلِكَ كَانَ حَقًّا عَلَى اللَّهِ عَزَّ وَجَلَّ أَنْ يُدْخِلَهُ الْجَنَّةَ وَمَنْ قُتِلَ كَانَ حَقًّا عَلَى اللَّهِ عَزَّ وَجَلَّ أَنْ يُدْخِلَهُ الْجَنَّةَ وَإِنْ غَرِقَ كَانَ حَقًّا عَلَى اللَّهِ أَنْ يُدْخِلَهُ الْجَنَّةَ أَوْ وَقَصَتْهُ دَابَّتُهُ كَانَ حَقًّا عَلَى اللَّهِ أَنْ يُدْخِلَهُ الْجَنَّةَ » .
Tercemesi:
Bize İbrahim b. Yakub, ona Ebu Nadr Hişâm b. Kâsım, ona Ebu Akîl Abdullah b. Akîl, ona Musa b. Müseyyeb, ona Sâlim b. Ebu Ca'd, ona da Sebre b. Ebu Fâkih, Hz. Peygamber'den (sav) naklen şöyle rivayet etmiştir:
Şeytan, Adem oğlunun yollarına oturur. (Onun) İslam yoluna oturup "dinini, babalarının dinini ve dedelerinin dinini bırakarak müslüman mı oluyorsun?" der. (Adem oğlu) ona isyan edip müslüman olur! Sonra (şeytan), hicret yoluna oturup "vatanını ve toprağını bırakarak hicret mi ediyorsun? (Hâlbuki) muhacirin misali dizginlenmiş atın misali gibidir" der. (Adem oğlu) ona isyan edip hicret eder! Daha sonra (şeytan), cihad yoluna oturup "cihad mı edeceksin? (Hâlbuki) o, vücudu ve malı zorlamaktır! Savaşacaksın da öldürülüp kadın(ın başkasıyla) evlenecek ve malın da (mirasçıların arasında) dağıtılacak!" der. (Adem oğlu) ona isyan edip cihad eder! Rasulullah (sav), "Allah'ın (ac), bu(nları) yapanı cennete sokması üzerine aldığı bir iştir. (Allah yolunda) öldürüleni, Allah'ın cennete sokması üzerine aldığı bir iştir. Eğer o boğul(arak) da (ölse), Allah'ın, onu cennete sokması üzerine aldığı bir iştir. Ya da bineğinin üzerinden atması (suretiyle ölse de) Allah'ın onu cennete sokması üzerine aldığı bir iştir" buyurdu.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Nesâî, Sünen-i Nesâî, Cihâd 19, /2289
Senetler:
1. Sebre b. Fakih el-Esedî (Sebre b. Fakih)
2. Salim b. Ebu Ca'd el-Eşceî (Salim b. Rafi')
3. Musa b. Fadl er-Rabe'î (Musa b. Fadl)
4. Abdullah b. Akil es-Sekafî (Abdullah b. Akil)
5. Ebu Nadr Haşim b. Kasım el-Leysi (Haşim b. Kasım b. Müslim)
6. Ebu İshak İbrahim b. Yakub es-Sa'dî (İbrahim b. Yakub b. İshak)
Konular:
Şeytan, insana yaklaşma biçimleri
Bize Amr b. Osman, ona Bakiyye, ona Bahîr b. Sa'd, ona Hâlid b. Ma'dân, ona Cübeyr b. Nüfeyr, ona da İbn Ebu Amîra, Hz. Peygamber'in (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:
"Şehit hariç, Rabbinin mülüman olarak canını aldığı hiçbir kimse, dünya ve içindekiler kendisinin olsa bile sizin yanınıza (dünyaya) geri dönmeyi arzulamaz."
İbn Ebu Amîra ayrıca Hz. Peygamber'in (sav) şöyle buyurduğunu da söylemiştir:
"Allah yolunda öldürülmem bana, bedevilerin ve şehirlilerin sahip oldukları şeylerin benim olmasından daha hoş gelir."
Öneri Formu
Hadis Id, No:
26714, N003155
Hadis:
أَخْبَرَنَا عَمْرُو بْنُ عُثْمَانَ قَالَ حَدَّثَنَا بَقِيَّةُ عَنْ بَحِيرِ بْنِ سَعْدٍ عَنْ خَالِدِ بْنِ مَعْدَانَ عَنْ جُبَيْرِ بْنِ نُفَيْرٍ عَنِ ابْنِ أَبِى عَمِيرَةَ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ:
"مَا مِنَ النَّاسِ مِنْ نَفْسٍ مُسْلِمَةٍ يَقْبِضُهَا رَبُّهَا تُحِبُّ أَنْ تَرْجِعَ إِلَيْكُمْ وَأَنَّ لَهَا الدُّنْيَا وَمَا فِيهَا غَيْرُ الشَّهِيدِ.
قَالَ ابْنُ أَبِى عَمِيرَةَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم:
"وَلأَنْ أُقْتَلَ فِى سَبِيلِ اللَّهِ أَحَبُّ إِلَىَّ مِنْ أَنْ يَكُونَ لِى أَهْلُ الْوَبَرِ وَالْمَدَرِ."
Tercemesi:
Bize Amr b. Osman, ona Bakiyye, ona Bahîr b. Sa'd, ona Hâlid b. Ma'dân, ona Cübeyr b. Nüfeyr, ona da İbn Ebu Amîra, Hz. Peygamber'in (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:
"Şehit hariç, Rabbinin mülüman olarak canını aldığı hiçbir kimse, dünya ve içindekiler kendisinin olsa bile sizin yanınıza (dünyaya) geri dönmeyi arzulamaz."
İbn Ebu Amîra ayrıca Hz. Peygamber'in (sav) şöyle buyurduğunu da söylemiştir:
"Allah yolunda öldürülmem bana, bedevilerin ve şehirlilerin sahip oldukları şeylerin benim olmasından daha hoş gelir."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Nesâî, Sünen-i Nesâî, Cihâd 30, /2291
Senetler:
1. İbn Ebi Amîra Muhammed b. Ebu Amîra el-Müzenî (Muhammed b. Ebu Amîra)
2. Ebu Abdurrahman Cübeyr b. Nüfeyr el-Hadramî (Cübeyr b. Nüfeyr b. Malik b. Âmir)
3. Ebu Abdullah Halid b. Ma'dân el-Kilâ'î (Halid b. Ma'dân b. Ebu Küreyb)
4. Ebu Halid Bahîr b. Sa'd es-Suhûlî (Bahîr b. Sa'd)
5. Ebu Muhammed Bakiyye b. Velîd el-Kilâ'î (Bakiyye b. Velîd b. Sâid b. Ka'b b. Harîz)
6. Ebu Hafs Amr b. Osman el-Kuraşî (Amr b. Osman b. Said b. Kesir b. Dinar)
Konular:
KTB, ŞEHİT, ŞEHİTLİK
Öneri Formu
Hadis Id, No:
26687, N003144
Hadis:
أَخْبَرَنَا عَمْرُو بْنُ عُثْمَانَ بْنِ سَعِيدِ بْنِ كَثِيرٍ قَالَ حَدَّثَنَا بَقِيَّةُ عَنْ صَفْوَانَ قَالَ حَدَّثَنِى سُلَيْمُ بْنُ عَامِرٍ عَنْ شُرَحْبِيلَ بْنِ السِّمْطِ أَنَّهُ قَالَ لِعَمْرِو بْنِ عَبَسَةَ يَا عَمْرُو حَدِّثْنَا حَدِيثًا سَمِعْتَهُ مِنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم . قَالَ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ « مَنْ شَابَ شَيْبَةً فِى سَبِيلِ اللَّهِ تَعَالَى كَانَتْ لَهُ نُورًا يَوْمَ الْقِيَامَةِ وَمَنْ رَمَى بِسَهْمٍ فِى سَبِيلِ اللَّهِ تَعَالَى بَلَغَ الْعَدُوَّ أَوَلَمْ يَبْلُغْ كَانَ لَهُ كَعِتْقِ رَقَبَةٍ وَمَنْ أَعْتَقَ رَقَبَةً مُؤْمِنَةً كَانَتْ لَهُ فِدَاءَهُ مِنَ النَّارِ عُضْوًا بِعُضْوٍ » .
Tercemesi:
Bize Amr b. Osman b. Said b. Kesîr, ona Bakiyye, ona Safvân, ona Süleym b. Âmir, ona da Şurahbîl b. Simt şöyle rivayet etmiştir:
Kendisi, Amr b. Abese'ye, "Yâ Amr! Bize Rasulullah'tan (sav) işittiğin bir hadisi rivayet et" dedi. O da Hz. Peygamber'in (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etti:
Allah teâlâ yolunda saçı ağıran(ın) Kıyamet Günü bir nuru olur. (İster) ulaşsın (isterse) ulaşmasın Allah teâlâ yolunda bir ok atan(a) köle azadı gibi (sevap) vardır (ki), mümin bir köleyi azat eden, (kölenin) her bir organ(ına karşılık olarak) cehennemden kurtulmuş olur.
Açıklama:
Kültürümüzde Hadisler projesini ilgilendiren kısım:
مَنْ شَابَ شَيْبَةً فِى الإِسْلاَمِ كَانَتْ لَهُ نُورًا يَوْمَ الْقِيَامَةِ
Yazar, Kitap, Bölüm:
Nesâî, Sünen-i Nesâî, Cihâd 26, /2290
Senetler:
1. Ebu Necih Amr b. Abese es-Sülemî (Amr b. Abese b. Halid b. Huzeyfe b. Amr)
2. Şurahbil b. Simt el-Kindî (Şurahbil b. Simt b. Esved b. Cebele)
3. Ebu Yahya Süleym b. Amir el-Kila'i (Süleym b. Amir)
4. Safvan b. Amr es-Sekseki (Safvan b. Amr b. Herm)
5. Ebu Muhammed Bakiyye b. Velîd el-Kilâ'î (Bakiyye b. Velîd b. Sâid b. Ka'b b. Harîz)
6. Ebu Hafs Amr b. Osman el-Kuraşî (Amr b. Osman b. Said b. Kesir b. Dinar)
Konular:
Cihad, fazileti
Öneri Formu
Hadis Id, No:
26660, N003135
Hadis:
قَالَ الْحَارِثُ بْنُ مِسْكِينٍ قِرَاءَةً عَلَيْهِ وَأَنَا أَسْمَعُ عَنِ ابْنِ وَهْبٍ قَالَ أَخْبَرَنِى أَبُو هَانِئٍ عَنْ عَمْرِو بْنِ مَالِكٍ الْجَنْبِىِّ أَنَّهُ سَمِعَ فَضَالَةَ بْنَ عُبَيْدٍ يَقُولُ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ « أَنَا زَعِيمٌ - وَالزَّعِيمُ الْحَمِيلُ - لِمَنْ آمَنَ بِى وَأَسْلَمَ وَهَاجَرَ بِبَيْتٍ فِى رَبَضِ الْجَنَّةِ وَبِبَيْتٍ فِى وَسَطِ الْجَنَّةِ وَأَنَا زَعِيمٌ لِمَنْ آمَنَ بِى وَأَسْلَمَ وَجَاهَدَ فِى سَبِيلِ اللَّهِ بِبَيْتٍ فِى رَبَضِ الْجَنَّةِ وَبِبَيْتٍ فِى وَسَطِ الْجَنَّةِ وَبِبَيْتٍ فِى أَعْلَى غُرَفِ الْجَنَّةِ مَنْ فَعَلَ ذَلِكَ فَلَمْ يَدَعْ لِلْخَيْرِ مَطْلَبًا وَلاَ مِنَ الشَّرِّ مَهْرَبًا يَمُوتُ حَيْثُ شَاءَ أَنْ يَمُوتَ » .
Tercemesi:
Bize Hâris b. Miskîn, ona İbn Vehb, ona Ebu Hânî, ona Amr b. Mâlik el-Cenbî, ona da Fedâle b. Ubeyd, Hz. Peygamber'in (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:
Ben, bana iman edip müslüman olana ve hicret edene cennetin etrafında ve ortasında bir(er) eve (nail olacağına dair) kefilim! Ben, bana iman edip müslüman olana ve Allah yolunda cihad edene cennetin etrafında ve ortasında bir(er) eve ve cennet odalarının en tepesinde (başka) bir eve (nail olacağına dair de) kefilim! Bun(ları) yapan nerede ölürse ölsün her hayra nail olmuş, her şerden de emin olmuştur!
(Râvilerden biri ''ze'îm'' (زَعِيمٌ) kelimesinin, ''hamîl'' (الْحَمِيلُ), (yani kefil demek olduğunu) kaydetmiştir.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Nesâî, Sünen-i Nesâî, Cihâd 19, /2289
Senetler:
1. Fedale b. Ubeyd el-Ensari (Fedale b. Ubeyd b. Nafiz b. Kays b. Süheybe)
2. Ebu Ali Amr b. Malik el-Hemdanî (Amr b. Malik)
3. Humeyd b. Hani el-Havlanî (Humeyd b. Hani)
4. Abdullah b. Vehb el-Kuraşî (Abdullah b. Vehb b. Müslim)
5. Haris b. Miskin el-Ümevî (Haris b. Miskin b. Muhammed)
Konular:
Cennet, Dereceleri
Cihad, fazileti
HİCRET OLGUSU
Siyer, Hicret
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ الأَعْلَى قَالَ حَدَّثَنَا خَالِدٌ قَالَ حَدَّثَنَا هِشَامٌ قَالَ حَدَّثَنَا قَتَادَةُ عَنْ سَالِمِ بْنِ أَبِى الْجَعْدِ عَنْ مَعْدَانَ بْنِ أَبِى طَلْحَةَ عَنْ أَبِى نَجِيحٍ السُّلَمِىِّ قَالَ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ « مَنْ بَلَغَ بِسَهْمٍ فِى سَبِيلِ اللَّهِ فَهُوَ لَهُ دَرَجَةٌ فِى الْجَنَّةِ » . فَبَلَّغْتُ يَوْمَئِذٍ سِتَّةَ عَشَرَ سَهْمًا . قَالَ وَسَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ « مَنْ رَمَى بِسَهْمٍ فِى سَبِيلِ اللَّهِ فَهُوَ عِدْلُ مُحَرَّرٍ » .
Öneri Formu
Hadis Id, No:
26690, N003145
Hadis:
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ الأَعْلَى قَالَ حَدَّثَنَا خَالِدٌ قَالَ حَدَّثَنَا هِشَامٌ قَالَ حَدَّثَنَا قَتَادَةُ عَنْ سَالِمِ بْنِ أَبِى الْجَعْدِ عَنْ مَعْدَانَ بْنِ أَبِى طَلْحَةَ عَنْ أَبِى نَجِيحٍ السُّلَمِىِّ قَالَ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ « مَنْ بَلَغَ بِسَهْمٍ فِى سَبِيلِ اللَّهِ فَهُوَ لَهُ دَرَجَةٌ فِى الْجَنَّةِ » . فَبَلَّغْتُ يَوْمَئِذٍ سِتَّةَ عَشَرَ سَهْمًا . قَالَ وَسَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ « مَنْ رَمَى بِسَهْمٍ فِى سَبِيلِ اللَّهِ فَهُوَ عِدْلُ مُحَرَّرٍ » .
Tercemesi:
Bize Muhammed b. Abdüla'lâ, ona Hâlid, ona Hişâm, ona Katâde, ona Sâlim b. Ebu Ca'd, ona Ma'dân b. Ebu Talha, ona da Ebu Necîh es-Sülemî, Hz. Peygamber'in (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:
Allah yolunda (düşmana) bir ok isabet ettiren(e) cennette bir derece (bahşedilir).
(Râvi şöyle demiştir): O gün (düşmana) on altı ok isabet ettirdim ve Rasulullah'ın, "Allah yolunda bir ok atan(a) köle azadı (sevabı vardır)" buyurduğunu işittim.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Nesâî, Sünen-i Nesâî, Cihâd 26, /2290
Senetler:
1. Ebu Necih Amr b. Abese es-Sülemî (Amr b. Abese b. Halid b. Huzeyfe b. Amr)
2. Ma'dan b. Ebu Talha el-Ya'merî (Ma'dan b. Ebu Talha)
3. Salim b. Ebu Ca'd el-Eşceî (Salim b. Rafi')
4. Ebu Hattab Katade b. Diame es-Sedusî (Katade b. Diame b. Katade)
5. Hişam b. Ebu Abdullah ed-Destevâî (Hişam b. Senber)
6. Halid b. Haris el-Hüceymî (Halid b. Haris b. Selim b. Süleyman)
7. Muhammed b. Abdüla'la el-Kaysî (Muhammed b. Abdüla'la)
Konular:
Cihad, fazileti
Öneri Formu
Hadis Id, No:
26678, N003139
Hadis:
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ الأَعْلَى قَالَ حَدَّثَنَا خَالِدٌ قَالَ حَدَّثَنَا ابْنُ جُرَيْجٍ قَالَ حَدَّثَنَا يُونُسُ بْنُ يُوسُفَ عَنْ سُلَيْمَانَ بْنِ يَسَارٍ قَالَ تَفَرَّقَ النَّاسُ عَنْ أَبِى هُرَيْرَةَ فَقَالَ لَهُ قَائِلٌ مِنْ أَهْلِ الشَّامِ أَيُّهَا الشَّيْخُ حَدِّثْنِى حَدِيثًا سَمِعْتَهُ مِنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم . قَالَ نَعَمْ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ « أَوَّلُ النَّاسِ يُقْضَى لَهُمْ يَوْمَ الْقِيَامَةِ ثَلاَثَةٌ رَجُلٌ اسْتُشْهِدَ فَأُتِىَ بِهِ فَعَرَّفَهُ نِعَمَهُ فَعَرَفَهَا قَالَ فَمَا عَمِلْتَ فِيهَا قَالَ قَاتَلْتُ فِيكَ حَتَّى اسْتُشْهِدْتُ . قَالَ كَذَبْتَ وَلَكِنَّكَ قَاتَلْتَ لِيُقَالَ فُلاَنٌ جَرِىءٌ فَقَدْ قِيلَ ثُمَّ أُمِرَ بِهِ فَسُحِبَ عَلَى وَجْهِهِ حَتَّى أُلْقِىَ فِى النَّارِ وَرَجُلٌ تَعَلَّمَ الْعِلْمَ وَعَلَّمَهُ وَقَرَأَ الْقُرْآنَ فَأُتِىَ بِهِ فَعَرَّفَهُ نِعَمَهُ فَعَرَفَهَا قَالَ فَمَا عَمِلْتَ فِيهَا قَالَ تَعَلَّمْتُ الْعِلْمَ وَعَلَّمْتُهُ وَقَرَأْتُ فِيكَ الْقُرْآنَ . قَالَ كَذَبْتَ وَلَكِنَّكَ تَعَلَّمْتَ الْعِلْمَ لِيُقَالَ عَالِمٌ وَقَرَأْتَ الْقُرْآنَ لِيُقَالَ قَارِئٌ فَقَدْ قِيلَ ثُمَّ أُمِرَ بِهِ فَسُحِبَ عَلَى وَجْهِهِ حَتَّى أُلْقِىَ فِى النَّارِ وَرَجُلٌ وَسَّعَ اللَّهُ عَلَيْهِ وَأَعْطَاهُ مِنْ أَصْنَافِ الْمَالِ كُلِّهِ فَأُتِىَ بِهِ فَعَرَّفَهُ نِعَمَهُ فَعَرَفَهَا فَقَالَ مَا عَمِلْتَ فِيهَا قَالَ مَا تَرَكْتُ مِنْ سَبِيلٍ تُحِبُّ » . قَالَ أَبُو عَبْدِ الرَّحْمَنِ وَلَمْ أَفْهَمْ تُحِبُّ كَمَا أَرَدْتُ « أَنْ يُنْفَقَ فِيهَا إِلاَّ أَنْفَقْتُ فِيهَا لَكَ . قَالَ كَذَبْتَ وَلَكِنْ لِيُقَالَ إِنَّهُ جَوَادٌ فَقَدْ قِيلَ ثُمَّ أُمِرَ بِهِ فَسُحِبَ عَلَى وَجْهِهِ فَأُلْقِىَ فِى النَّارِ » .
Tercemesi:
Bize Muhammed b. Abdüla'lâ, ona Hâlid, ona İbn Cüreyc, ona Yunus b. Yusuf, ona da Süleyman b. Yesâr şöyle rivayet etmiştir:
İnsanlar Ebu Hureyre'nin yanından dağıldılar. Şâm ahalisinden biri "Ey şeyh! Bana Rasulullah'tan (sav) işittiğin bir hadisi rivayet et" dedi. (Ebu Hureyre) de "elbette" deyip Hz. Peygamber'in (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etti:
Kıyamet günü haklarında hükme varılacak insanların ilki üç (sınıf insandır. Bunlardan biri) şehit düşmüş bir adamdır. O (adam Allah'ın huzuruna) getirilir, (Cenâb-ı Hak) da ona nimetlerini hatırlatır. (Adam) da onları bilir. (Allah), "(o nimetlerle) ne yaptın?" buyurur. O, "şehid düşene dek senin için savaştım!" der. (Allah), "Yalan söylüyorsun! Ancak sen 'Falanca (ne de) cesurdur' denilsin diye savaştın. Nitekim denildi de" buyurur. Ardından emredilir de cehenneme atılana dek yüzü üstü sürülür(ek götürülür. Bu üç sınıf insandan diğeri) ilmi öğrenen, onu öğreten ve Kur'ân'ı okuyan adamdır. O da (Allah'ın huzuruna) getirilir. (Cenâb-ı Hak) ona da nimetlerini hatırlatır (ve) o da (nimetleri) bilir. (Allah), "(O nimetlerle) ne yaptın?" buyurur. O, "İlmi öğrendim, onu öğrettim ve senin için Kur'ân'ı okudum" der. (Allah), "Yalan söylüyorsun! Ancak sen '(Ne) alim (biri)' denilsin diye ilmi öğrendin, '(Ne de güzel) Kur'ân okuyan (biri)' denilsin diye Kur'ân'ı okudun. Nitekim denildi de" buyurur. Sonra emredilir de cehenneme atılana dek yüzü üstü sürülür(ek götürülür. Bu üç sınıf insandan bir diğeri de) Allah'ın kendisine imkanlar sunduğu ve her çeşit maldan verdiği bir adamdır. O da (Allah'ın huzuruna) getirilir. (Cenâb-ı Hak) ona da nimetlerini hatırlatır (ve) o da (nimetleri) bilir. (Allah), "(O nimetlerle) ne yaptın?" buyurur. O, "Senin infak edilmesini sevdiğin her bir (yolda) senin için infakta bulunmayı terk etmedim" der. (Allah), "Yalan söylüyorsun! Ancak sen 'O (ne) cömert (biridir)' denilsin diye (infakta bulundun). Nitekim denildi de" buyurur. Daha sonra emredilir de cehenneme atılana dek yüzü üstü sürülür(ek götürülür).
Ebu Abdurrahman (en-Nesâî) şöyle demiştir: Hocamdan hadisi işitirken "sevdiğin (تُحِبُّ)" ifadesini layıkıyla anlayamadım.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Nesâî, Sünen-i Nesâî, Cihâd 22, /2289
Senetler:
1. Ebu Hureyre ed-Devsî (Abdurrahman b. Sahr)
2. Ebu Türâb Süleyman b. Yesar el-Hilâlî (Süleyman b. Yesar el-Hilâlî)
3. Yunus b. Yusuf el-Leysi (Yunus b. Yusuf b. Himas b. Amr)
4. Ebu Velid İbn Cüreyc el-Mekkî (Abdülmelik b. Abdülaziz b. Cüreyc)
5. Halid b. Haris el-Hüceymî (Halid b. Haris b. Selim b. Süleyman)
6. Muhammed b. Abdüla'la el-Kaysî (Muhammed b. Abdüla'la)
Konular:
Riya, Riyakarlık, gösteriş için iş yapmak
Tergib, niyet
Öneri Formu
Hadis Id, No:
26711, N003153
Hadis:
أَخْبَرَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ سَعِيدٍ قَالَ حَدَّثَنَا يَحْيَى - يَعْنِى ابْنَ سَعِيدٍ الْقَطَّانَ - عَنْ يَحْيَى - يَعْنِى ابْنَ سَعِيدٍ الأَنْصَارِىَّ - قَالَ حَدَّثَنِى ذَكْوَانُ أَبُو صَالِحٍ عَنْ أَبِى هُرَيْرَةَ عَنِ النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ « لَوْلاَ أَنْ أَشُقَّ عَلَى أُمَّتِى لَمْ أَتَخَلَّفْ عَنْ سَرِيَّةٍ وَلَكِنْ لاَ يَجِدُونَ حَمُولَةً وَلاَ أَجِدُ مَا أَحْمِلُهُمْ عَلَيْهِ وَيَشُقُّ عَلَيْهِمْ أَنْ يَتَخَلَّفُوا عَنِّى وَلَوَدِدْتُ أَنِّى قُتِلْتُ فِى سَبِيلِ اللَّهِ ثُمَّ أُحْيِيتُ ثُمَّ قُتِلْتُ ثُمَّ أُحْيِيتُ ثُمَّ قُتِلْتُ » . ثَلاَثًا .
Tercemesi:
Bize Ubeydullah b. Said, ona Yahya b. Said el-Kattân, ona Yahya b. Said el-Ensârî, ona Zekvân Ebu Sâlih, ona da Ebu Hureyre, Hz. Peygamber'in (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:
Eğer ümmetime zor gelmeseydi hiç bir müfrezeden geri kalmazdım! Ancak ne onlar ne de ben onları bindirecek binek bulamıyorum! (Bundan dolayı) benim arkamda kalmaları onlara ağır geliyor! Ben, Allah yolunda öldürülmeyi, sonra dirilmeyi, ardından öldürülmeyi daha sonra (yine) dirilmeyi, akabinde (tekrar) öldürülmeyi gerçekten isterdim!
(Hz. Peygamber (sav) sözünü) üç (kere tekrarladı).
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Nesâî, Sünen-i Nesâî, Cihâd 30, /2291
Senetler:
1. Ebu Hureyre ed-Devsî (Abdurrahman b. Sahr)
2. Ebû Salih es-Semmân (Ebû Sâlih Zekvân b. Abdillâh et-Teymî)
3. Ebu Said Yahyâ b. Saîd el-Ensârî (Yahyâ b. Saîd b. Kays b. Amr)
4. Ebu Said Yahya b. Said el-Kattan (Yahya b. Said b. Ferruh)
5. Ebu Kudame Ubeydullah b. Saîd el-Yeşkurî (Ubeydullah b. Saîd b. Yahya)
Konular:
Hz. Peygamber, ümmet sevgisi
Savaş, dini koruma bilinci
Öneri Formu
Hadis Id, No:
26697, N003147
Hadis:
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ الأَعْلَى قَالَ حَدَّثَنَا الْمُعْتَمِرُ قَالَ سَمِعْتُ خَالِدًا - يَعْنِى ابْنَ زَيْدٍ أَبَا عَبْدِ الرَّحْمَنِ الشَّامِىَّ - يُحَدِّثُ عَنْ شُرَحْبِيلَ بْنِ السِّمْطِ عَنْ عَمْرِو بْنِ عَبَسَةَ قَالَ قُلْتُ يَا عَمْرُو بْنَ عَبَسَةَ حَدِّثْنَا حَدِيثًا سَمِعْتَهُ مِنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم لَيْسَ فِيهِ نِسْيَانٌ وَلاَ تَنَقُّصٌ . قَالَ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ « مَنْ رَمَى بِسَهْمٍ فِى سَبِيلِ اللَّهِ فَبَلَغَ الْعَدُوَّ أَخْطَأَ أَوْ أَصَابَ كَانَ لَهُ كَعِدْلِ رَقَبَةٍ وَمَنْ أَعْتَقَ رَقَبَةً مُسْلِمَةً كَانَ فِدَاءُ كُلِّ عُضْوٍ مِنْهُ عُضْوًا مِنْهُ مِنْ نَارِ جَهَنَّمَ وَمَنْ شَابَ شَيْبَةً فِى سَبِيلِ اللَّهِ كَانَتْ لَهُ نُورًا يَوْمَ الْقِيَامَةِ » .
Tercemesi:
Bize Muhammed b. Abdüla'lâ, ona Mu'temir, ona Ebu Abdurrahman Hâlid b. Zeyd eş-Şâmî, ona da Şurahbîl b. Simt, Amr b. Abese'den naklen şöyle rivayet etmiştir:
Ben, "Ey Amr b. Abese! Bize Rasulullah'tan (sav) işittiğin bir hadisi unutma ve azaltma olmaksızın rivayet!" dedim. O da Hz. Peygamber'in (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etti:
(İster hedefi) tutturamasın (isterse de) isabet ettirsin Allah yolunda bir ok atıp düşmana ulaştıran(a) köle azadı gibi (sevap) vardır ki, müslüman bir köleyi azat eden (için), onun her organına karşılık kendi organı cehennemden (kurtuluş) fidyesi olur. Allah yolunda saçı ağıran(ın) da Kıyamet günü bir nuru olur.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Nesâî, Sünen-i Nesâî, Cihâd 26, /2290
Senetler:
1. Ebu Necih Amr b. Abese es-Sülemî (Amr b. Abese b. Halid b. Huzeyfe b. Amr)
2. Şurahbil b. Simt el-Kindî (Şurahbil b. Simt b. Esved b. Cebele)
3. Ebu Abdurrahman Halid b. Zeyd eş-Şâmî (Halid b. Zeyd)
4. Ebu Muhammed Mu'temir b. Süleyman et-Teymi (Mu'temir b. Süleyman b. Tarhân)
5. Muhammed b. Abdüla'la el-Kaysî (Muhammed b. Abdüla'la)
Konular:
Cihad, fazileti
Öneri Formu
Hadis Id, No:
26713, N003154
Hadis:
أَخْبَرَنَا عَمْرُو بْنُ عُثْمَانَ بْنِ سَعِيدٍ قَالَ حَدَّثَنَا أَبِى عَنْ شُعَيْبٍ عَنِ الزُّهْرِىِّ قَالَ حَدَّثَنِى سَعِيدُ بْنُ الْمُسَيَّبِ عَنْ أَبِى هُرَيْرَةَ قَالَ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ « وَالَّذِى نَفْسِى بِيَدِهِ لَوْلاَ أَنَّ رِجَالاً مِنَ الْمُؤْمِنِينَ لاَ تَطِيبُ أَنْفُسُهُمْ بِأَنْ يَتَخَلَّفُوا عَنِّى وَلاَ أَجِدُ مَا أَحْمِلُهُمْ عَلَيْهِ مَا تَخَلَّفْتُ عَنْ سَرِيَّةٍ تَغْزُو فِى سَبِيلِ اللَّهِ وَالَّذِى نَفْسِى بِيَدِهِ لَوَدِدْتُ أَنِّى أُقْتَلُ فِى سَبِيلِ اللَّهِ ثُمَّ أُحْيَا ثُمَّ أُقْتَلُ ثُمَّ أُحْيَا ثُمَّ أُقْتَلُ » .
Tercemesi:
Bize Amr b. Osman b. Said, ona babası (Osman b. Kesîr), ona Şuayb, ona ez-Zührî, ona Said b. Müseyyeb, ona da Ebu Hureyre, Hz. Peygamber'in (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:
Canımı kudretinde bulunduran (Allah'a) yemin olsun ki, müslümanlardan bazılarına (رِجَالاً) benim arkamda kalmak kendilerine hoş gelmeyecek olmasa ve onları bindirecek (at veya deve) bulabilsem, Allah (ac) yolunda gazaya çıkan hiçbir müfrezeden geri durmazdım! Canımı kudretinde bulunduran (Allah'a) yemin olsun ki, Allah yolunda öldürülmeyi, sonra dirilmeyi, ardından (yine) öldürülmeyi, daha sonra (tekrar) dirilmeyi, ardından (yine) öldürülmeyi, akabinde dirilmeyi, sonra da öldürülmeyi isterdim!
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Nesâî, Sünen-i Nesâî, Cihâd 30, /2291
Senetler:
1. Ebu Hureyre ed-Devsî (Abdurrahman b. Sahr)
2. Said b. Müseyyeb el-Kuraşî (Said b. Müseyyeb b. Hazn b. Ebu Vehb)
3. Ebu Bekir Muhammed b. Şihab ez-Zührî (Muhammed b. Müslim b. Ubeydullah b. Abdullah b. Şihab)
4. Şuayb b. Ebu Hamza el-Ümevi (Şuayb b. Dinar)
5. Ebu Amr Osman b. Kesir el-Kuraşî (Osman b. Said b. Kesir b. Dinar)
6. Ebu Hafs Amr b. Osman el-Kuraşî (Amr b. Osman b. Said b. Kesir b. Dinar)
Konular:
Hz. Peygamber, ümmet sevgisi
Savaş, dini koruma bilinci
أَخْبَرَنَا عَمْرُو بْنُ سَوَّادٍ قَالَ أَخْبَرَنَا ابْنُ وَهْبٍ قَالَ أَخْبَرَنِى يَحْيَى بْنُ أَيُّوبَ وَذَكَرَ آخَرَ قَبْلَهُ عَنْ عُمَارَةَ بْنِ غَزِيَّةَ عَنْ أَبِى الزُّبَيْرِ عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ قَالَ لَمَّا كَانَ يَوْمُ أُحُدٍ وَوَلَّى النَّاسُ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِى نَاحِيَةٍ فِى اثْنَىْ عَشَرَ رَجُلاً مِنَ الأَنْصَارِ وَفِيهِمْ طَلْحَةُ بْنُ عُبَيْدِ اللَّهِ فَأَدْرَكَهُمُ الْمُشْرِكُونَ فَالْتَفَتَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَقَالَ « مَنْ لِلْقَوْمِ » . فَقَالَ طَلْحَةُ أَنَا . قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم « كَمَا أَنْتَ » . فَقَالَ رَجُلٌ مِنَ الأَنْصَارِ أَنَا يَا رَسُولَ اللَّهِ . فَقَالَ « أَنْتَ » . فَقَاتَلَ حَتَّى قُتِلَ ثُمَّ الْتَفَتَ فَإِذَا الْمُشْرِكُونَ فَقَالَ « مَنْ لِلْقَوْمِ » . فَقَالَ طَلْحَةُ أَنَا . قَالَ « كَمَا أَنْتَ » . فَقَالَ رَجُلٌ مِنَ الأَنْصَارِ أَنَا . فَقَالَ « أَنْتَ » . فَقَاتَلَ حَتَّى قُتِلَ ثُمَّ لَمْ يَزَلْ يَقُولُ ذَلِكَ وَيَخْرُجُ إِلَيْهِمْ رَجُلٌ مِنَ الأَنْصَارِ فَيُقَاتِلُ قِتَالَ مَنْ قَبْلَهُ حَتَّى يُقْتَلَ حَتَّى بَقِىَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَطَلْحَةُ بْنُ عُبَيْدِ اللَّهِ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم « مَنْ لِلْقَوْمِ » . فَقَالَ طَلْحَةُ أَنَا . فَقَاتَلَ طَلْحَةُ قِتَالَ الأَحَدَ عَشَرَ حَتَّى ضُرِبَتْ يَدُهُ فَقُطِعَتْ أَصَابِعُهُ فَقَالَ حَسِّ . فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم « لَوْ قُلْتَ بِسْمِ اللَّهِ لَرَفَعَتْكَ الْمَلاَئِكَةُ وَالنَّاسُ يَنْظُرُونَ » . ثُمَّ رَدَّ اللَّهُ الْمُشْرِكِينَ .
Öneri Formu
Hadis Id, No:
26707, N003151
Hadis:
أَخْبَرَنَا عَمْرُو بْنُ سَوَّادٍ قَالَ أَخْبَرَنَا ابْنُ وَهْبٍ قَالَ أَخْبَرَنِى يَحْيَى بْنُ أَيُّوبَ وَذَكَرَ آخَرَ قَبْلَهُ عَنْ عُمَارَةَ بْنِ غَزِيَّةَ عَنْ أَبِى الزُّبَيْرِ عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ قَالَ لَمَّا كَانَ يَوْمُ أُحُدٍ وَوَلَّى النَّاسُ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِى نَاحِيَةٍ فِى اثْنَىْ عَشَرَ رَجُلاً مِنَ الأَنْصَارِ وَفِيهِمْ طَلْحَةُ بْنُ عُبَيْدِ اللَّهِ فَأَدْرَكَهُمُ الْمُشْرِكُونَ فَالْتَفَتَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَقَالَ « مَنْ لِلْقَوْمِ » . فَقَالَ طَلْحَةُ أَنَا . قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم « كَمَا أَنْتَ » . فَقَالَ رَجُلٌ مِنَ الأَنْصَارِ أَنَا يَا رَسُولَ اللَّهِ . فَقَالَ « أَنْتَ » . فَقَاتَلَ حَتَّى قُتِلَ ثُمَّ الْتَفَتَ فَإِذَا الْمُشْرِكُونَ فَقَالَ « مَنْ لِلْقَوْمِ » . فَقَالَ طَلْحَةُ أَنَا . قَالَ « كَمَا أَنْتَ » . فَقَالَ رَجُلٌ مِنَ الأَنْصَارِ أَنَا . فَقَالَ « أَنْتَ » . فَقَاتَلَ حَتَّى قُتِلَ ثُمَّ لَمْ يَزَلْ يَقُولُ ذَلِكَ وَيَخْرُجُ إِلَيْهِمْ رَجُلٌ مِنَ الأَنْصَارِ فَيُقَاتِلُ قِتَالَ مَنْ قَبْلَهُ حَتَّى يُقْتَلَ حَتَّى بَقِىَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَطَلْحَةُ بْنُ عُبَيْدِ اللَّهِ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم « مَنْ لِلْقَوْمِ » . فَقَالَ طَلْحَةُ أَنَا . فَقَاتَلَ طَلْحَةُ قِتَالَ الأَحَدَ عَشَرَ حَتَّى ضُرِبَتْ يَدُهُ فَقُطِعَتْ أَصَابِعُهُ فَقَالَ حَسِّ . فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم « لَوْ قُلْتَ بِسْمِ اللَّهِ لَرَفَعَتْكَ الْمَلاَئِكَةُ وَالنَّاسُ يَنْظُرُونَ » . ثُمَّ رَدَّ اللَّهُ الْمُشْرِكِينَ .
Tercemesi:
Bize Amr b. Sevvâd, ona İbn Vehb, ona Yahya b. Eyyûb ve başka bir râvi, ona Umâre b. Ğaziyye, ona Ebu Zübeyr, ona da Câbir b. Abdullah şöyle rivayet etmiştir:
Uhud günü olduğunda ve insanlar kaçtığında Rasulullah (sav) Ensâr'dan on iki kişinin yanında idi. Onların içinde Talha b. Ubeydullah da vardı. (Derken) müşrikler(den bir grup) onlara ulaştılar da Rasulullah (sav) "Bunları kim karşılar" buyurdu. Talha (hemen) "Ben!" dedi. Hz. Peygamber (sav), "Tamam sen (karşıla)!" buyurdu. Ensar'dan bir adam da (hemen) "Ben!" dedi. Nebî (sav), "(Tamam) sen de!" buyurdu. (Ensarlı adam) öldürülene dek savaştı. Sonra Rasulullah (sav) baktı ki müşrikler (hücum etmekteler)! (Bunun üzerine), "Bunları kim karşılar?" buyurdu. Talha hemen "Ben!" dedi. Hz. Peygamber (sav), "Tamam sen (karşıla)!" buyurdu. Ensar'dan bir adam da (hemen) "Ben!" dedi. Nebî (sav), "(Tamam) sen de!" buyurdu. Ensarlı adam) öldürülene dek savaştı. Ardından Nebî (sav) bunu söylemeye ve gelen düşmanla savaşmak için (her defasında) Ensar'dan biri öne çıkmaya devam etti. Nihayet (Ensarlılar'ın hepsi) öldürüldü. Nitecede Hz. Peygamber (sav) ve Talha b. Ubeydullah kaldı! (Derken) Rasulullah (sav), "Bunları kim karşılar?" buyurdu. Talha hemen "Ben!" dedi. Talha on bir kişi ile savaştı ve neticede eli(nden) vuruldu ve parmakları kopuverdi! (Talha, acısından dolayı) "âh" (diye bağırdı). Hz. Peygamber (sav) de "Eğer 'bismillah' deseydin melekler, insanlar bakarlarken seni kaldırırlardı" buyurdu. Akabinde Allah, müşrikleri savıverdi.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Nesâî, Sünen-i Nesâî, Cihâd 28, /2290
Senetler:
1. Cabir b. Abdullah el-Ensârî (Cabir b. Abdullah b. Amr b. Haram b. Salebe)
2. Ebu Zübeyr Muhammed b. Müslim el-Kuraşi (Muhammed b. Müslim b. Tedrus)
3. Umare b. Gaziyye el-Ensari (Umare b. Gaziyye b. Haris b. Amr b. Gaziyye b. Amr)
4. Yahya b. Eyyüb el-Gafikî (Yahya b. Eyyüb)
5. Abdullah b. Vehb el-Kuraşî (Abdullah b. Vehb b. Müslim)
6. Amr b. Sevvad el-Kuraşî (Amr b. Sevvad b. Esved)
Konular:
Siyer, Uhud savaşı / gazvesi