Bize Isme b. Fadl, ona Zeyd b. Hubab (b. Reyyan), ona Abdurrahman b. Şurayh, ona Muhammed b. Şümeyr er-Ruaynî, ona Ebu Ali et-Tücîbî (Amr b. Malik), ona da Ebu Rayhâne (Şemûn b. Zeyd b. Hanâfe)'nin rivayet ettiğine göre Rasulullah (sav) "Ateş, Allah yolunda uykusuz kalan göze karam kılınmıştır." buyurdu.
Öneri Formu
Hadis Id, No:
26615, N003119
Hadis:
أَخْبَرَنَا عِصْمَةُ بْنُ الْفَضْلِ قَالَ حَدَّثَنَا زَيْدُ بْنُ حُبَابٍ عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ شُرَيْحٍ قَالَ سَمِعْتُ مُحَمَّدَ بْنَ شُمَيْرٍ الرُّعَيْنِىَّ يَقُولُ سَمِعْتُ أَبَا عَلِىٍّ التُّجِيبِىَّ أَنَّهُ سَمِعَ أَبَا رَيْحَانَةَ يَقُولُ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ « حُرِّمَتْ عَيْنٌ عَلَى النَّارِ سَهِرَتْ فِى سَبِيلِ اللَّهِ » .
Tercemesi:
Bize Isme b. Fadl, ona Zeyd b. Hubab (b. Reyyan), ona Abdurrahman b. Şurayh, ona Muhammed b. Şümeyr er-Ruaynî, ona Ebu Ali et-Tücîbî (Amr b. Malik), ona da Ebu Rayhâne (Şemûn b. Zeyd b. Hanâfe)'nin rivayet ettiğine göre Rasulullah (sav) "Ateş, Allah yolunda uykusuz kalan göze karam kılınmıştır." buyurdu.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Nesâî, Sünen-i Nesâî, Cihâd 10, /2288
Senetler:
1. Ebu Reyhâne Şem'ûn b. Zeyd el-Ezdî (Şemûn b. Zeyd b. Hanâfe)
2. Ebu Ali Amr b. Malik el-Hemdanî (Amr b. Malik)
3. Ebu Sabbah Muhammed b. Şümeyr er-Ru'aynî (Muhammed b. Şümeyr)
4. Abdurrahman b. Şurayh el-Meafirî (Abdurrahman b. Şurayh)
5. Ebu Huseyin Zeyd b. Hubab et-Temimi (Zeyd b. Hubab b. Reyyan)
6. Ebu Fadl Isme b. Fadl en-Nemirî (Isme b. Fadl)
Konular:
Cihad, Allah yolunda tozlanmak, çalışıp çabalamak
Açıklama: " يَضْحَكُ اللَّهُ إِلَى رَجُلَيْنِ" ifadesi, tecsime mahal vermemek adına "Allah (nezdinde) iki kişinin (durumu) gülünesidir" şeklinde tercüme edilmiştir.
Öneri Formu
Hadis Id, No:
26746, N003168
Hadis:
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ سَلَمَةَ وَالْحَارِثُ بْنُ مِسْكِينٍ قِرَاءَةً عَلَيْهِ وَأَنَا أَسْمَعُ عَنِ ابْنِ الْقَاسِمِ قَالَ حَدَّثَنِى مَالِكٌ عَنْ أَبِى الزِّنَادِ عَنِ الأَعْرَجِ عَنْ أَبِى هُرَيْرَةَ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ « يَضْحَكُ اللَّهُ إِلَى رَجُلَيْنِ يَقْتُلُ أَحَدُهُمَا الآخَرَ كِلاَهُمَا يَدْخُلُ الْجَنَّةَ يُقَاتِلُ هَذَا فِى سَبِيلِ اللَّهِ فَيُقْتَلُ ثُمَّ يَتُوبُ اللَّهُ عَلَى الْقَاتِلِ فَيُقَاتِلُ فَيُسْتَشْهَدُ » .
Tercemesi:
Bize Muhammed b. Seleme ve Hâris b. Miskîn, onlara İbn Kâsım, ona Mâlik, ona Ebu Zinâd, ona el-A'rec, ona da Ebu Hureyre, Hz. Peygamber'in (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:
Allah (nezdinde) iki kişinin (durumu) gülünesidir. Biri diğerini öldürür (ancak) ikisi de cennete girer! Bu Allah yolunda savaşıp öldürürlür (de cennete girer). Ardından Allah, katilin tevbesini kabul eder. O da (Allah yolunda) savaşıp şehit düşer.
Açıklama:
" يَضْحَكُ اللَّهُ إِلَى رَجُلَيْنِ" ifadesi, tecsime mahal vermemek adına "Allah (nezdinde) iki kişinin (durumu) gülünesidir" şeklinde tercüme edilmiştir.
Yazar, Kitap, Bölüm:
Nesâî, Sünen-i Nesâî, Cihâd 38, /2292
Senetler:
1. Ebu Hureyre ed-Devsî (Abdurrahman b. Sahr)
2. Ebu Davud A'rec Abdurrahman b. Hürmüz (Abdurrahman b. Hürmüz)
3. Ebu Zinad Abdullah b. Zekvan el-Kuraşi (Abdullah b. Zekvan)
4. Ebu Abdullah Malik b. Enes el-Esbahî (Malik b. Enes b. Malik b. Ebu Amir)
5. Ebu Abdullah Abdurrahman b. Kasım el-Atekî (Abdurrahman b. Kasım b. Halid b. Cünade)
6. Haris b. Miskin el-Ümevî (Haris b. Miskin b. Muhammed)
Konular:
Allah İnacı, Allah'ın gülmesi, hayreti, hoşlanması
Öneri Formu
Hadis Id, No:
26649, N003131
Hadis:
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَبْدِ الْحَكَمِ عَنْ شُعَيْبٍ عَنِ اللَّيْثِ عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِى جَعْفَرٍ قَالَ أَخْبَرَنِى عُرْوَةُ عَنْ أَبِى مُرَاوِحٍ عَنْ أَبِى ذَرٍّ أَنَّهُ سَأَلَ نَبِىَّ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَىُّ الْعَمَلِ خَيْرٌ قَالَ « إِيمَانٌ بِاللَّهِ وَجِهَادٌ فِى سَبِيلِ اللَّهِ عَزَّ وَجَلَّ » .
Tercemesi:
Bize Muhammed b. Abdullah b. Abdullhakem, ona Şuayb (b. Leys el-Fehmî), ona Leys (b. Sa'd el-Fehmî), ona Ubeydullah b. Ebu Cafer (el-Mısrî), ona da Urve (b. Zübeyr el-Esedî), Ebu Muravih (Sa'd el-Ğıfarî)’nin şöyle anlattığını nakletti: Ebu Zer (el-Ğıfarî) Rasul-i Ekrem’e (sav) “Hangi amel daha hayırlıdır?” diye sordu. Rasulullah da (sav) şöyle cevap verdi: “Allah’a iman ve O’nun yolunda cihaddır.”
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Nesâî, Sünen-i Nesâî, Cihâd 17, /2289
Senetler:
1. Ebu Zer el-Ğıfârî (Cündüb b. Abdullah b. Cünade)
2. Ebu Muravih Sa'd el-Ğıfarî (Sa'd)
3. Urve b. Zübeyr el-Esedî (Urve b. Zübeyr b. Avvam b. Huveylid b. Esed)
4. Ubeydullah b. Ebu Cafer el-Mısri (Ubeydullah b. Yesar)
5. Ebu Haris Leys b. Sa'd el-Fehmî (Leys b. Sa'd b. Abdurrahman)
6. Ebu Abdülmelik Şuayb b. Leys el-Fehmî (Şuayb b. Leys b. Sa'd b. Abdurrahman)
7. Muhammed b. Abdullah el-Balisi (Muhammed b. Abdullah b. Abdülhakem)
Konular:
Cihad, fazileti
İman, Esasları, Allah'a ve Rasulüne iman
KTB, İMAN
Öneri Formu
Hadis Id, No:
26498, N003094
Hadis:
أَخْبَرَنَا أَحْمَدُ بْنُ مُحَمَّدِ بْنِ مُغِيرَةَ قَالَ حَدَّثَنَا عُثْمَانُ بْنُ سَعِيدٍ عَنْ شُعَيْبٍ عَنِ الزُّهْرِىِّ قَالَ حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ ح وَأَخْبَرَنَا كَثِيرُ بْنُ عُبَيْدٍ قَالَ حَدَّثَنَا بَقِيَّةُ عَنْ شُعَيْبٍ قَالَ حَدَّثَنِى الزُّهْرِىُّ عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُتْبَةَ بْنِ مَسْعُودٍ أَنَّ أَبَا هُرَيْرَةَ قَالَ لَمَّا تُوُفِّىَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَكَانَ أَبُو بَكْرٍ بَعْدَهُ وَكَفَرَ مَنْ كَفَرَ مِنَ الْعَرَبِ قَالَ عُمَرُ رضى الله عنه يَا أَبَا بَكْرٍ كَيْفَ تُقَاتِلُ النَّاسَ وَقَدْ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم « أُمِرْتُ أَنْ أُقَاتِلَ النَّاسَ حَتَّى يَقُولُوا لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ فَمَنْ قَالَ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ فَقَدْ عَصَمَ مِنِّى مَالَهُ وَنَفْسَهُ إِلاَّ بِحَقِّهِ وَحِسَابُهُ عَلَى اللَّهِ » . قَالَ أَبُو بَكْرٍ رضى الله عنه لأُقَاتِلَنَّ مَنْ فَرَّقَ بَيْنَ الصَّلاَةِ وَالزَّكَاةِ فَإِنَّ الزَّكَاةَ حَقُّ الْمَالِ وَاللَّهِ لَوْ مَنَعُونِى عَنَاقًا كَانُوا يُؤَدُّونَهَا إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم لَقَاتَلْتُهُمْ عَلَى مَنْعِهَا . قَالَ عُمَرُ فَوَاللَّهِ مَا هُوَ إِلاَّ أَنْ رَأَيْتُ أَنَّ اللَّهَ عَزَّ وَجَلَّ شَرَحَ صَدْرَ أَبِى بَكْرٍ لِلْقِتَالِ فَعَرَفْتُ أَنَّهُ الْحَقُّ . وَاللَّفْظُ لأَحْمَدَ .
Tercemesi:
Bize Ahmed b. Muhammed b. Muğîra, ona Osman b. Said, ona Şuayb, ona ez-Zührî, ona Ubeydullah; (T) Bize Kesîr b. Ubeyd, ona Bakiyye, ona Şuayb, ona ez-Zührî, ona Ubeydullah b. Utbe b. Mesud, ona da Ebu Hureyre şöyle rivayet etmiştir:
Rasulullah (sav) vefat ettiğinde ondan sonra Ebu Bekir (halife) oldu. Bazı Araplar da (irtidat edip) kafir oldular. Ömer (ra), ''ey Ebu Bekir! Rasulullah (sav), 'Allah'tan başka ilah yoktur'' diyene dek insanlarla savaşmakla emrolundum. 'Allah'tan başka ilah yoktur' diyen malını ve canını benden korumuş olur. (Allah'ın) hakkı ise müstesnadır ve onun hesabı Allah'a kalmıştır' buyurmuşken nasıl olur da insanlarla savaşırsın?'' dedi. Ebu Bekir (ra), ''Vallahi! Namaz ile zakatın arasını ayıranlarla muhakkak savaşacağım! (Çünkü) zekat, malın hakkıdır. Vallahi! Hz. Peygamber'e (sav) verdikleri dişi bir oğlağı (عَنَاقًا) bana vermezlerse vermemelerinden dolayı onlarla muhakkak savaşırım!'' dedi. Ömer de, ''Vallahi! Allah'ın (ac), Ebu Bekir'in gönlünü savaş hususunda genişlettiğini bildim ve onun hakikat (olduğunu) anladım!'' dedi.
Hadisin lafzı (hocam) Ahmed'e aittir.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Nesâî, Sünen-i Nesâî, Cihâd 1, /2286
Senetler:
1. Ebu Hureyre ed-Devsî (Abdurrahman b. Sahr)
2. Ebu Abdullah Ubeydullah b. Abdullah el-Hüzeli (Ubeydullah b. Abdullah b. Utbe b. Mesud b. Gâfil)
3. Ebu Bekir Muhammed b. Şihab ez-Zührî (Muhammed b. Müslim b. Ubeydullah b. Abdullah b. Şihab)
4. Şuayb b. Ebu Hamza el-Ümevi (Şuayb b. Dinar)
5. Ebu Amr Osman b. Kesir el-Kuraşî (Osman b. Said b. Kesir b. Dinar)
6. Ahmed b. Muhammed el-Ezdi (Ahmed b. Muhammed b. Muğira b. Sinan)
Konular:
KTB, TEVHİD
Savaş, sona erdiren ikrar
Tevhid, kelime-i tevhid getirenin öldürülmeyeceği
Zekat, vermeyenin hali
Öneri Formu
Hadis Id, No:
26722, N003159
Hadis:
أَخْبَرَنَا قُتَيْبَةُ قَالَ حَدَّثَنَا اللَّيْثُ عَنْ سَعِيدِ بْنِ أَبِى سَعِيدٍ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِى قَتَادَةَ عَنْ أَبِى قَتَادَةَ أَنَّهُ سَمِعَهُ يُحَدِّثُ عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنَّهُ قَامَ فِيهِمْ فَذَكَرَ لَهُمْ « أَنَّ الْجِهَادَ فِى سَبِيلِ اللَّهِ وَالإِيمَانَ بِاللَّهِ أَفْضَلُ الأَعْمَالِ » . فَقَامَ رَجُلٌ فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ أَرَأَيْتَ إِنْ قُتِلْتُ فِى سَبِيلِ اللَّهِ أَيُكَفِّرُ اللَّهُ عَنِّى خَطَايَاىَ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم « نَعَمْ إِنْ قُتِلْتَ فِى سَبِيلِ اللَّهِ وَأَنْتَ صَابِرٌ مُحْتَسِبٌ مُقْبِلٌ غَيْرُ مُدْبِرٍ إِلاَّ الدَّيْنَ فَإِنَّ جِبْرِيلَ عَلَيْهِ السَّلاَمُ قَالَ لِى ذَلِكَ » .
Tercemesi:
Bize Kuteybe (b. Said es-Sekafî), ona Leys (b. Sa'd el-Fehmî), ona Said b. Ebu Said (el-Makburî), ona da Abdullah b. Ebu Katade (el-Ensarî), Ebu Katade (Haris b. Rab'î es-Sülemî)’nin şöyle anlattığını nakletti: Rasul-i Ekrem (sav) (bir gün) aralarında durup onlara “Allah yolunda cihad ve O’na imanın amellerin en üstünü olduğun” dan söz eder. (Ebu Katade olayın devamını şöyle anlatır): Bir adam kalkarak “Ey Allah’ın Rasulü! Allah yolunda savaşırken öldürülsem Allah günahlarımı bağışlar mı?” diye sordu. Rasulullah da (sav) şöyle cevap verdi: “Evet, sabrederek, mükafatını da sadece Allah’tan bekleyerek, ileri atılarak, savaştan kaçmaksızın Allah yolunda (düşmanla savaşırken) öldürülürsen Allah tüm günahlarını bağışlar sadece kul hakları müstesnadır. Çünkü Cebrail bana böyle söyledi.”
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Nesâî, Sünen-i Nesâî, Cihâd 32, /2291
Senetler:
1. Ebu Katade Haris b. Rib'î es-Sülemî (Haris b. Rib'î b. Beldeme es-Sülemî)
2. Ebu İbrahim Abdullah b. Ebu Katade el-Ensarî (Abdullah b. Haris)
3. Ebu Sa'd Said b. Ebu Said el-Makburî (Said b. Keysan)
4. Ebu Haris Leys b. Sa'd el-Fehmî (Leys b. Sa'd b. Abdurrahman)
5. Ebu Recâ Kuteybe b. Said es-Sekafi (Kuteybe b. Said b. Cemil b. Tarif)
Konular:
Amel, amellerin en faziletlisi
Cihad, katılmanın yaşı
Cihad, kul hakkı hariç günahların affına sebep olması
Haklar, kul Hakkı
İman, Esasları, Allah'a ve Rasulüne iman
KTB, İMAN
Açıklama: ''شُعْبَةِ نِفَاقٍ'' ifadesinin, ''münafık ahlakı'' şeklinde anlaşılabileceğine dair bk. Vellevî, Zehîratü'l-'ukbâ, XXVI, 104.
Öneri Formu
Hadis Id, No:
26549, N003099
Hadis:
أَخْبَرَنَا عَبْدَةُ بْنُ عَبْدِ الرَّحِيمِ قَالَ حَدَّثَنَا سَلَمَةُ بْنُ سُلَيْمَانَ قَالَ أَخْبَرَنَا ابْنُ الْمُبَارَكِ قَالَ حَدَّثَنَا وُهَيْبٌ - يَعْنِى ابْنَ الْوَرْدِ - قَالَ أَخْبَرَنِى عُمَرُ بْنُ مُحَمَّدِ بْنِ الْمُنْكَدِرِ عَنْ سُمَىٍّ عَنْ أَبِى صَالِحٍ عَنْ أَبِى هُرَيْرَةَ عَنِ النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ « مَنْ مَاتَ وَلَمْ يَغْزُ وَلَمْ يُحَدِّثْ نَفْسَهُ بِغَزْوٍ مَاتَ عَلَى شُعْبَةِ نِفَاقٍ » .
Tercemesi:
Bize Abde b. Abdurrahîm, ona Seleme b. Süleyman, ona İbn Mübârek, ona Vüheyb b. Verd, ona Ömer b. Muhammed b. Münkedir, ona Sümey, ona Ebu Sâlih, ona da Ebu Hureyre, Hz. Peygamber'in (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:
Gazaya çıkmayan ve gazaya niyet (bile) etmeden ölen, münafık ahlakı (شُعْبَةِ نِفَاقٍ) üzere ölmüştür.
Açıklama:
''شُعْبَةِ نِفَاقٍ'' ifadesinin, ''münafık ahlakı'' şeklinde anlaşılabileceğine dair bk. Vellevî, Zehîratü'l-'ukbâ, XXVI, 104.
Yazar, Kitap, Bölüm:
Nesâî, Sünen-i Nesâî, Cihâd 2, /2287
Senetler:
1. Ebu Hureyre ed-Devsî (Abdurrahman b. Sahr)
2. Ebû Salih es-Semmân (Ebû Sâlih Zekvân b. Abdillâh et-Teymî)
3. Sümey el-Kuraşi (Sümey)
4. Ömer b. Muhammed el-Kuraşî (Ömer b. Muhammed b. Münkedir b. Münkedir)
5. Vüheyb b. Verd el-Mahzumî (Vüheyb b. Verd)
6. Ebu Abdurrahman Abdullah b. Mübarek el-Hanzalî (Abdullah b. Mübarek b. Vadıh)
7. Seleme b. Süleyman (Seleme b. Süleyman)
8. Ebu Said Abde b. Abdurrahim el-Mervezî (Abde b. Abdurrahim b. Hassan)
Konular:
Savaş, dini koruma bilinci
Öneri Formu
Hadis Id, No:
26489, N003087
Hadis:
أَخْبَرَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ مُحَمَّدِ بْنِ سَلاَّمٍ قَالَ حَدَّثَنَا إِسْحَاقُ الأَزْرَقُ قَالَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ عَنِ الأَعْمَشِ عَنْ مُسْلِمٍ عَنْ سَعِيدِ بْنِ جُبَيْرٍ عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ قَالَ لَمَّا أُخْرِجَ النَّبِىُّ صلى الله عليه وسلم مِنْ مَكَّةَ قَالَ أَبُو بَكْرٍ أَخْرَجُوا نَبِيَّهُمْ إِنَّا لِلَّهِ وَإِنَّا إِلَيْهِ رَاجِعُونَ لَيَهْلِكُنَّ . فَنَزَلَتْ ( أُذِنَ لِلَّذِينَ يُقَاتَلُونَ بِأَنَّهُمْ ظُلِمُوا وَإِنَّ اللَّهَ عَلَى نَصْرِهِمْ لَقَدِيرٌ ) فَعَرَفْتُ أَنَّهُ سَيَكُونُ قِتَالٌ . قَالَ ابْنُ عَبَّاسٍ فَهِىَ أَوَّلُ آيَةٍ نَزَلَتْ فِى الْقِتَالِ .
Tercemesi:
Bize Abdurrahman b. Muhammed b. Sellâm, ona İshak el-Ezrak, ona Süfyân, ona el-A'meş, ona Müslim, ona Said b. Cübeyr, ona da İbn Abbas şöyle rivayet etmiştir:
Nebî (sav) Mekke'den çıkarıldığında Ebu Bekir, ''peygamberlerini çıkardırlar! Biz Allah'a aidiz ve ona döneceğiz! Onlar ise muhakkak helak olacaklar!'' dedi. (Bunun üzerine), ''kendilerine savaş açılan müslümanlara, zulme uğramaları sebebiyle cihad için izin verildi. Şüphe yok ki Allah'ın onlara yardım etmeye gücü yeter'' ayeti indi. (İşte) ben, bir savaşın olacağını anladım.
İbn Abbas, ''savaş hakkında inen ilk ayet odur'' demiştir.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Nesâî, Sünen-i Nesâî, Cihâd 1, /2286
Senetler:
1. İbn Abbas Abdullah b. Abbas el-Kuraşî (Abdullah b. Abbas b. Abdülmuttalib b. Haşim b. Abdümenaf)
2. Ebu Abdullah Said b. Cübeyr el-Esedî (Said b. Cübeyr)
3. Müslim b. Ebu Abdullah el-Betîn (Müslim b. İmran)
4. Ebu Muhammed Süleyman b. Mihran el-A'meş (Süleyman b. Mihran)
5. Süfyan es-Sevrî (Süfyan b. Said b. Mesruk b. Habib b. Rafi')
6. Ebu Muhammed İshak b. Yusuf el-Ezrak (İshak b. Yusuf b. Mirdas)
7. Ebu Kasım Abdurrahman b. Sellam el-Cümehî (Abdurrahman b. Muhammed b. Sellam b. Nâsih)
Konular:
Savaş, hakkında inen ilk ayet
Öneri Formu
Hadis Id, No:
26799, N003184
Hadis:
أَخْبَرَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ قَالَ حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ إِدْرِيسَ قَالَ سَمِعْتُ حُصَيْنَ بْنَ عَبْدِ الرَّحْمَنِ يُحَدِّثُ عَنْ عَمْرِو بْنِ جَاوَانَ عَنِ الأَحْنَفِ بْنِ قَيْسٍ قَالَ خَرَجْنَا حُجَّاجًا فَقَدِمْنَا الْمَدِينَةَ وَنَحْنُ نُرِيدُ الْحَجَّ فَبَيْنَا نَحْنُ فِى مَنَازِلِنَا نَضَعُ رِحَالَنَا إِذْ أَتَانَا آتٍ فَقَالَ إِنَّ النَّاسَ قَدِ اجْتَمَعُوا فِى الْمَسْجِدِ وَفَزِعُوا . فَانْطَلَقْنَا فَإِذَا النَّاسُ مُجْتَمِعُونَ عَلَى نَفَرٍ فِى وَسَطِ الْمَسْجِدِ وَفِيهِمْ عَلِىٌّ وَالزُّبَيْرُ وَطَلْحَةُ وَسَعْدُ بْنُ أَبِى وَقَّاصٍ فَإِنَّا لَكَذَلِكَ إِذْ جَاءَ عُثْمَانُ رضى الله عنه عَلَيْهِ مُلاَءَةٌ صَفْرَاءُ قَدْ قَنَّعَ بِهَا رَأْسَهُ فَقَالَ أَهَا هُنَا طَلْحَةُ أَهَا هُنَا الزُّبَيْرُ أَهَا هُنَا سَعْدٌ قَالُوا نَعَمْ . قَالَ فَإِنِّى أَنْشُدُكُمْ بِاللَّهِ الَّذِى لاَ إِلَهَ إِلاَّ هُوَ أَتَعْلَمُونَ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ « مَنْ يَبْتَاعُ مِرْبَدَ بَنِى فُلاَنٍ غَفَرَ اللَّهُ لَهُ » . فَابْتَعْتُهُ بِعِشْرِينَ أَلْفًا أَوْ بِخَمْسَةٍ وَعِشْرِينَ أَلْفًا فَأَتَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَأَخْبَرْتُهُ فَقَالَ « اجْعَلْهُ فِى مَسْجِدِنَا وَأَجْرُهُ لَكَ » . قَالُوا اللَّهُمَّ نَعَمْ . قَالَ أَنْشُدُكُمْ بِاللَّهِ الَّذِى لاَ إِلَهَ إِلاَّ هُوَ أَتَعْلَمُونَ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ « مَنِ ابْتَاعَ بِئْرَ رُومَةَ غَفَرَ اللَّهُ لَهُ فَابْتَعْتُهَا بِكَذَا وَكَذَا فَأَتَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقُلْتُ قَدِ ابْتَعْتُهَا بِكَذَا وَكَذَا قَالَ « اجْعَلْهَا سِقَايَةً لِلْمُسْلِمِينَ وَأَجْرُهَا لَكَ » . قَالُوا اللَّهُمَّ نَعَمْ . قَالَ أَنْشُدُكُمْ بِاللَّهِ الَّذِى لاَ إِلَهَ إِلاَّ هُوَ أَتَعْلَمُونَ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَظَرَ فِى وُجُوهِ الْقَوْمِ فَقَالَ « مَنْ يُجَهِّزْ هَؤُلاَءِ غَفَرَ اللَّهُ لَهُ » . يَعْنِى جَيْشَ الْعُسْرَةِ فَجَهَّزْتُهُمْ حَتَّى لَمْ يَفْقِدُوا عِقَالاً وَلاَ خِطَامًا . فَقَالُوا اللَّهُمَّ نَعَمْ . قَالَ اللَّهُمَّ اشْهَدِ اللَّهُمَّ اشْهَدِ اللَّهُمَّ اشْهَدْ .
Tercemesi:
Bize İshak b. Râhûye, ona Abdullah b. İdris, ona Husayn b. Abdurrahman, ona da Amr b. Câvân, Ahnef b. Kays’ın şöyle dediğini rivayet etti:
Hac için yola çıktık. Medineye geldik. Gayemiz sadece hac yapmaktı, konakladığımız yerde yüklerimizi indirdiğimizde bir kimse gelip; İnsanlar mescidde toplanmış ve büyük bir heyecan var dedi. Bu söz üzerine biz doğru mescide gittik. İnsanlar aralarında Ali, Zübeyr, Talha ve Sa'd b. Ebu Vakkas'ın bulunduğu gurubun etrafında toplanmışlardı. Biz bu durumda iken Osman çıkıp geldi sarı bir örtüye bürünüp örtünün bir parçasıyla da başını örtmüştü ve şöyle dedi: "Talha burada mı? Zübeyr burada mı? Sa'd burada mı?" Oradakiler: Evet dediler. Bunun üzerine Osman: Kendisinden başka gerçek ilâh olmayan Allah adına size söylüyorum, biliyor musunuz? Rasulullah (sav): "Kim falan oğullarının hurma kurutma yerini satın alırsa Allah onu bağışlar" buyurdu. Ben de orayı yirmi bin veya yirmi beş bine aldım. Rasulullah'a (s.a.v) gelip durumu anlattım O da: "Onu mescide bağışla karşılığını görürsün" buyurdu. Oradakiler: "Allah! için doğru söylüyorsun" dediler. Osman sözlerine devam ederek: Kendisinden başka gerçek ilâh olmayan Allah adına söylüyorum! Biliyor musunuz? Rasulullah (sav) şöyle buyurdu: "Kim Rûme kuyusunu satın alıp Müslümanlara vakfederse Allah onu bağışlar." Ben de o kuyuyu şu kadar bu kadar fiyata satın aldım. Rasulullah'a (sav) gelip Rûme kuyusunu şu kadar fiyata satın aldım dedim. O da: "Onu Müslümanların su ihtiyaçları için vakfet karşılığını görürsün" buyurdu. Oradakiler: Allah şahit ki! evet (sen doğru söylüyorsun) dediler. Osman sözlerine devam ederek: Kendisinden başka ilah olmayan Allah adına söylüyorum! Biliyor musunuz? Rasulullah (sav) ashabına hitab ederek: "Kim şu orduyu donatırsa Allah onu affeder" buyurdu da ben O, 'Ceyşü'l-Usre' ordusunu yular ve iplerine varıncaya kadar techiz ettim dedi. Oradakiler: Allah şahit ki! evet (sen doğru söylüyorsun) dediler. Bunun üzerine Osman da: Allah'ım şahit ol, Allah'ım şahit ol, Allah'ım şahit ol dedi.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Nesâî, Sünen-i Nesâî, Cihâd 44, /2293
Senetler:
1. Ebu Amr Osman b. Affân (Osman b. Affân b. Ebu Âs b. Ümeyye b. Abdüşems)
2. Ebu Bahr Ahnef b. Kays et-Temîmî (Dahhak b. Kays b. Muaviye b. Husayn)
3. Amr b. Câvân et-Temimi (Amr b. Câvân)
4. Ebu Hüzeyl Husayn b. Abdurrahman es-Sülemî (Husayn b. Abdurrahman)
5. Ebu Muhammed Abdullah b. İdris el-Evdî (Abdullah b. İdris b. Yezid b. Abdurrahman)
6. İshak b. Râhûye el-Mervezî (İshak b. İbrahim b. Mahled)
Konular:
Vakıf, vakfedilen malın kullanımı
Yardım, mücahide ve ailesine yardım
Öneri Formu
Hadis Id, No:
26491, N003088
Hadis:
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَلِىِّ بْنِ الْحَسَنِ بْنِ شَقِيقٍ قَالَ حَدَّثَنَا أَبِى قَالَ حَدَّثَنَا الْحُسَيْنُ بْنُ وَاقِدٍ عَنْ عَمْرِو بْنِ دِينَارٍ عَنْ عِكْرِمَةَ عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ أَنَّ عَبْدَ الرَّحْمَنِ بْنَ عَوْفٍ وَأَصْحَابًا لَهُ أَتَوُا النَّبِىَّ صلى الله عليه وسلم بِمَكَّةَ فَقَالُوا يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنَّا كُنَّا فِى عِزٍّ وَنَحْنُ مُشْرِكُونَ فَلَمَّا آمَنَّا صِرْنَا أَذِلَّةً . فَقَالَ « إِنِّى أُمِرْتُ بِالْعَفْوِ فَلاَ تُقَاتِلُوا » . فَلَمَّا حَوَّلَنَا اللَّهُ إِلَى الْمَدِينَةِ أَمَرَنَا بِالْقِتَالِ فَكَفُّوا فَأَنْزَلَ اللَّهُ عَزَّ وَجَلَّ ( أَلَمْ تَرَ إِلَى الَّذِينَ قِيلَ لَهُمْ كُفُّوا أَيْدِيَكُمْ وَأَقِيمُوا الصَّلاَةَ ) .
Tercemesi:
Bize Muhammed b. Ali b. Hasan b. Şakîk, ona babası (Ali b. Hasan), ona Hüseyin b. Vâkid, ona Amr b. Dînâr, ona İkrime, ona da İbn Abbas şöyle rivayet etmiştir:
Abdurrahman b. Avf ve arkadaşları Mekke'de Nebî'ye (sav) gelip ''yâ Rasulullah! Bizler müşrik iken izzet içindeydik! İman ettiğimizde ise zelil kimseler durumuna düştük!'' dediler. Hz. Peygamber (sav), ''ben affetmekle emrolundum. (Sakın) savaşmayın!'' buyurdu. Allah bizi Medine'ye hicret ettirdiğinde (havvele) bize savaşmayı emretti. (Müslümanlar ise savaştan) geri durdular! (Bunun üzerine) Allah (ac), ''daha önce kendilerine, "(savaşmaktan) ellerinizi çekin, namazı kılın denilenleri görmedin mi?'' ayetini indirdi.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Nesâî, Sünen-i Nesâî, Cihâd 1, /2286
Senetler:
1. İbn Abbas Abdullah b. Abbas el-Kuraşî (Abdullah b. Abbas b. Abdülmuttalib b. Haşim b. Abdümenaf)
2. İkrime Mevla İbn Abbas (İkrime)
3. Amr b. Dinar el-Cümahî (Amr b. Dinar)
4. Hüseyin b. Vâkid el-Mervezî (Hüseyin b. Vâkid)
5. Ebu Abdurrahman Ali b. Hasan el-Abdî (Ali b. Hasan b. Şakîk b. Dinar b. Miş'ab)
6. Ebu Abdullah Muhammed b. Ali el-Mervezî (Muhammed b. Ali b. Hasan b. Şakik)
Konular:
Savaş, barış yollarını aramak, savaştan önce
أَخْبَرَنَا كَثِيرُ بْنُ عُبَيْدٍ عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ حَرْبٍ عَنِ الزُّبَيْدِىِّ عَنِ الزُّهْرِىِّ عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ عَنْ أَبِى هُرَيْرَةَ قَالَ لَمَّا تُوُفِّىَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَاسْتُخْلِفَ أَبُو بَكْرٍ وَكَفَرَ مَنْ كَفَرَ مِنَ الْعَرَبِ قَالَ عُمَرُ يَا أَبَا بَكْرٍ كَيْفَ تُقَاتِلُ النَّاسَ وَقَدْ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم « أُمِرْتُ أَنْ أُقَاتِلَ النَّاسَ حَتَّى يَقُولُوا لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ فَمَنْ قَالَ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ عَصَمَ مِنِّى نَفْسَهُ وَمَالَهُ إِلاَّ بِحَقِّهِ وَحِسَابُهُ عَلَى اللَّهِ » . قَالَ أَبُو بَكْرٍ رضى الله عنه وَاللَّهِ لأُقَاتِلَنَّ مَنْ فَرَّقَ بَيْنَ الصَّلاَةِ وَالزَّكَاةِ فَإِنَّ الزَّكَاةَ حَقُّ الْمَالِ وَاللَّهِ لَوْ مَنَعُونِى عَنَاقًا كَانُوا يُؤَدُّونَهَا إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم لَقَاتَلْتُهُمْ عَلَى مَنْعِهَا فَوَاللَّهِ مَا هُوَ إِلاَّ أَنْ رَأَيْتُ اللَّهَ عَزَّ وَجَلَّ قَدْ شَرَحَ صَدْرَ أَبِى بَكْرٍ لِلْقِتَالِ وَعَرَفْتُ أَنَّهُ الْحَقُّ .
Öneri Formu
Hadis Id, No:
26497, N003093
Hadis:
أَخْبَرَنَا كَثِيرُ بْنُ عُبَيْدٍ عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ حَرْبٍ عَنِ الزُّبَيْدِىِّ عَنِ الزُّهْرِىِّ عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ عَنْ أَبِى هُرَيْرَةَ قَالَ لَمَّا تُوُفِّىَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَاسْتُخْلِفَ أَبُو بَكْرٍ وَكَفَرَ مَنْ كَفَرَ مِنَ الْعَرَبِ قَالَ عُمَرُ يَا أَبَا بَكْرٍ كَيْفَ تُقَاتِلُ النَّاسَ وَقَدْ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم « أُمِرْتُ أَنْ أُقَاتِلَ النَّاسَ حَتَّى يَقُولُوا لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ فَمَنْ قَالَ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ عَصَمَ مِنِّى نَفْسَهُ وَمَالَهُ إِلاَّ بِحَقِّهِ وَحِسَابُهُ عَلَى اللَّهِ » . قَالَ أَبُو بَكْرٍ رضى الله عنه وَاللَّهِ لأُقَاتِلَنَّ مَنْ فَرَّقَ بَيْنَ الصَّلاَةِ وَالزَّكَاةِ فَإِنَّ الزَّكَاةَ حَقُّ الْمَالِ وَاللَّهِ لَوْ مَنَعُونِى عَنَاقًا كَانُوا يُؤَدُّونَهَا إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم لَقَاتَلْتُهُمْ عَلَى مَنْعِهَا فَوَاللَّهِ مَا هُوَ إِلاَّ أَنْ رَأَيْتُ اللَّهَ عَزَّ وَجَلَّ قَدْ شَرَحَ صَدْرَ أَبِى بَكْرٍ لِلْقِتَالِ وَعَرَفْتُ أَنَّهُ الْحَقُّ .
Tercemesi:
Bize Kesîr b. Ubeyd, ona Muhammed b. Harb, ona ez-Zübeydî, ona ez-Zührî, ona Ubeydullah b. Abdullah, ona da Ebu Hureyre şöyle rivayet etmiştir:
Rasulullah (sav) vefat ettiğinde Ebu Bekir halife oldu. Araplar'dan bazıları da (irtidat edip) kafir oldular. Ömer, ''ey Ebu Bekir! Rasulullah (sav), 'Allah'tan başka ilah yoktur'' diyene dek insanlarla savaşmakla emrolundum. 'Allah'tan başka ilah yoktur' diyen malını ve canını benden korumuş olur. (Allah'ın) hakkı ise müstesnadır ve onun hesabı Allah'a kalmıştır' buyurmuşken nasıl olur da insanlarla savaşırsın?'' dedi. Ebu Bekir (ra), ''Vallahi! Namaz ile zakatın arasını ayıranlarla muhakkak savaşacağım! (Çünkü) zekat, malın hakkıdır. Vallahi! Hz. Peygamber'e (sav) verdikleri dişi bir oğlağı (عَنَاقًا) bana vermezlerse vermemelerinden dolayı onlarla muhakkak savaşırım!'' dedi. (Ömer de), ''Vallahi! Allah'ın (ac), Ebu Bekir'in gönlünü savaş hususunda genişlettiğini bildim ve onun hakikat (olduğunu) anladım!'' dedi.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Nesâî, Sünen-i Nesâî, Cihâd 1, /2286
Senetler:
1. Ebu Hureyre ed-Devsî (Abdurrahman b. Sahr)
2. Ebu Abdullah Ubeydullah b. Abdullah el-Hüzeli (Ubeydullah b. Abdullah b. Utbe b. Mesud b. Gâfil)
3. Ebu Bekir Muhammed b. Şihab ez-Zührî (Muhammed b. Müslim b. Ubeydullah b. Abdullah b. Şihab)
4. Ebu Hüzeyl Muhammed b. Velid ez-Zübeydi (Muhammed b. Velid b. Amir)
5. Ebu Abdullah Muhammed b. Harb el-Havlani (Muhammed b. Harb b. Ebreş)
6. Ebu Hasan Kesir b. Ubeyd el-Mezhicî (Kesir b. Ubeyd b. Nümeyr)
Konular:
İrtidat, Hz. Ebu Bekir'in uygulaması
KTB, TEVHİD
Tevhid, kelime-i tevhid getirenin öldürülmeyeceği