Giriş

Bize Haris b. Miskin (b. Muhammed), -Ben dinlerken ona kıraat ediliyordu-, ona İbn Vehb (Abdullah b. Vehb b. Müslim), ona Abdurrahman b. Şurayh, ona Abdülkerim b. Haris (b. Yezid), ona Ebu Ubeyde b. Ukbe (Murra b. Ukbe b. Nafi'), ona Şurahbil b. Simt (b. Esved b. Cebele), ona da Selman el-Hayr (Selman el-Farisî)'nin rivayet ettiğine göre Rasulullah (sav) şöyle buyurmuştur: "Kim Allah yolunda bir gün bir gece nöbet tutarsa, ona bir ay oruç tutmuş ve bu ayın gecelerini ihya etmiş gibi sevap verilir. Kim de Allah yolunda nöbet tutarken ölürse ona da aynı sevap verilir. (Ölümünden kıyamet gününe kadar Rabbi katında) rızıklandırılır ve kabir azabından (veya kabirde Münker ve Nekir meleklerinin sorgusundan) emin olur.


    Öneri Formu
26749 N003169 Nesai, Cihâd, 39


    Öneri Formu
276775 N003168-2 Nesai, Cihâd, 38

Bize Amr b. Osman, ona Bakiyye, ona Bahîr, ona Halid, ona İbn Ebu Bilal, ona da İrbâz b. Sâriye, Hz. Peygamber'in (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "Şehitler ve yataklarında ölenler, vebadan dolayı ölenlere (onların ahiretteki durumuna) dair Rablerinin huzurunda çekişirler. Şehitler 'Vebadan ölen kardeşlerimiz, tıpkı bizim öldürüldüğümüz gibi öldürülmüşlerdir' derken, yataklarında ölenler 'Vebadan ölen kardeşlerimiz, tıpkı bizim öldüğümüz gibi yataklarında ölmüşlerdir' diye iddia ederler. Bunun üzerine Rabbimiz, 'Vebadan ölenlerin yaralarına bir bakın. Şayet yaraları şehitlerin yaralarına benziyorsa, onlar da şehitlerden sayılır ve onlarla birliktedirler' buyurur. Bakarlar ki, vebadan ölenlerin yaraları, şehitlerin yaralarına benziyor."


Açıklama: Bu tartışmanın cennette mi yoksa cennete girmeden hemen önce mi meydana geldiği hususunda ihtilaf edilmiştir (Vellevî, Zehîratü'l-'Ukbâ, XXVI, 264). Bu diyaloğun, yaşanması gereken gerçek bir olay olmayacağını düşünmek de makul olup hadisi, şehitlik mertebesinin faziletine işaret eden bir teşvik olarak anlamak da muhtemeldir. Öyle ki, şehitliğe erişmek, ahirette; hatta cennette dahi müslümanların hâlâ arzuladığı bir mertebe konumundadır.

    Öneri Formu
26741 N003166 Nesai, Cihâd, 36

Bize Yunus b. Abdüla'lâ, ona İbn Vehb, ona Abdurrahman b. Şurayh, ona Sehl b. Ebu Ümame b. Sehl b. Huneyf, ona babası (Es'ad b. Sehl) ona da dedesi (Sehl b. Huneyf), Hz. Peygamber'in (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "Kim samimi bir şekilde Allah'tan şehit olmayı isterse, yatağında ölse bile Allah onu şehitler mertebesine ulaştırır."


    Öneri Formu
26736 N003164 Nesai, Cihâd, 36


Açıklama: "وَأُجْرِىَ عَلَيْهِ رِزْقُهُ" (ve rızkı (verilmeye) devam eder) ifadesini, "Allah yolunda öldürülenleri ölüler sanmayın. Bilakis onlar diri (olup) Rableri nezdinde rızıklandırılılar" ayeti ışığında anlamak mümkündür.

    Öneri Formu
26752 N003170 Nesai, Cihâd, 39


Açıklama: "الْمَنَازِلِ" ifadesinin, "eda edilen pek çok ibadet" şeklinde tercümesinin imkan dahilinde olduğuna dair bk. Vellevî, Zehîratü'l-'ukbâ, XXVI, 276. Kültürümüzde Hadisler projesini ilgilendiren kısım: رِبَاطُ يَوْمٍ فِى سَبِيلِ اللَّهِ خَيْرٌ مِنَ الدُّنْيَا وَمَا فِيهَا

    Öneri Formu
26755 N003171 Nesai, Cihâd, 39


Açıklama: Hadisin diğer tariklerinde söz konusu denizin yeşil deniz yani, Akdeniz olduğu ifade edilmiştir. Nitekim Ümmü Harâm da Kıbrıs gazâsından dönerken şehit olmuştur.

    Öneri Formu
26762 N003173 Nesai, Cihâd, 40


    Öneri Formu
26770 N003176 Nesai, Cihâd, 41


    Öneri Formu
276799 N003175-2 Nesai, Cihâd, 41


    Öneri Formu
276776 N003173-2 Nesai, Cihâd, 40