10636 Kayıt Bulundu.
Giriş
Bize Adem b. Ebu İyâs, ona Şeybân, ona Mansûr, ona Mücâhid, ona Tâvûs, ona da İbn Abbâs (ra), Hz. Peygamber'in (sav) Fetih günü şöyle buyurduğunu rivayet etti: "(Bundan sonra) hicret yoktur! Ancak cihad ve niyet vardır. Savaşa çağrıldığınızda orduya katılın."
Bize Muhammed b. Müsennâ, ona Yahya, ona İsmail, ona Kays, ona da Cerîr'in naklettiğine göre Rasulullah (sav) ona (Cerîr'e): "Şu Zülhalasa'dan beni kurtarmaz mısın?" dedi. (Zülhalasa) Has'am kabilesinin bulunduğu, Yemenlilerin Kabe'si olarak adlandırılan bir bina (puthane) idi. Ben, at binmekte mahir olan Ahmes kabilesinden yüz elli atlıyla birlikte oraya gittim. Rasulullah'a (sav) at üzerinde pek sabit duramadığımı söyledim. Bunun üzerine O (sav) göğsüme öyle bir vurdu ki parmak izleri göğsüme çıktı sandım. Ardından: "Allah'ım onu sabit kıl. Onu, doğru yolu gösteren ve doğru yola erenlerden eyle" diye dua etti. Bunun üzerine Cerîr oraya gitti, orayı darmadağın etti ve ateşe verdi. Sonra bunu müjdelemesi için Rasulullah'a (sav) birini gönderdi. Cerir'in habercisi: 'Ey Allah'ın Rasulü! Seni hak ile gönderene yemin olsun ki; ben ayrılırken o bina uyuz bir deve gibiydi (harap olmuştu).' dedi. Bunun üzerine Rasulullah (sav) beş defa: "Ahmes'in atları ve süvarileri bereketlensin" diye dua etti. Müsedded, (Zulhalasa'nın) Has'am kabilesi içinde bir ev olduğunu söylemiştir.
Bize Abdullah b. Ebu Esved, ona Yezîd b. Zuray ve Humeyd b. Esved, ona Habib b. Şehîd, ona İbn Ebu Muleyke şöyle rivayet etmiştir: İbn Zübeyir, İbn Cafer'e (r.anhum) “Hatırlıyor musun, (Mekke'nin fethi günü) ben, sen ve İbn Abbâs, Rasulullah'ı (sav) karşılamıştık?” dedi. ibn Cafer de “evet hatırlıyorum, Rasulullah bizi bineğinin arkasına bindirmişti, seni bırakmıştı” diye cevap verdi.
Bize İbrahim b. Musa, ona Yezid b. Zürey, ona Hâlid, ona da Ebu Osman en-Nehdî, Mücâşi' b. Mesud'dan naklen şöyle rivayet etmiştir: "Mücâşi, kardeşi Mücâlid b. Mesud'u Rasulullah'ın (sav) yanına getirip 'Bu Mücâlid'dir. Sana hicret üzere biat edecek' dedi. Hz. Peygamber (sav), 'Mekke'nin fethinden sonra hicret yoktur. Ancak, İslâm üzere onun biatini kabul ederim' buyurdu."