10265 Kayıt Bulundu.
Giriş
Bize Harun b. Ma'ruf, ona Abdullah b. Vehb; (T) Bana Harmele b. Yahya, ona İbn Vehb, ona Yunus, ona İbn Şihab, ona Salim b. Abdullah b. Ömer, ona babası Hz. Ömer'i şöyle anlatırken duyduğunu rivayet etmiştir: Rasul-i Ekrem (sav) bazen bana (herkese dağıtılan ganimetten) mal (atâ) verirdi de ben; bunu benden daha fakir birine ver derdim. Bir keresinde bana (yine böyle) bir mal verdi de onu benden daha fakir birine ver dedim. Bunun üzerine Rasul-i Ekrem (sav); "sen bunu al! Göz dikmediğin ve istemediğin halde sana gelen bu çeşit malı al. Böyle olmayan malın ise ardına düşme!" buyurdu.
Bize Ebu Bekir b. Ebu Şeybe ile Amr en-Nakıd, onlara Süfyan, ona ez-Zührî, ona Urve b. Zübeyir ve Said, o ikisine de Hakim b. Hizam şöyle rivayet etmiştir: Peygamber'den (sav) (dünyalık) istedim, bana verdi, sonra yine istedim, verdi, sonra yine istedim, verdi, sonra da şöyle buyurdu: "Şüphesiz şu (dünya) mal yeşil ve tatlıdır. Her kim onu gönül hoşluğu ile alırsa o malda kendisine bereket verilir. Her kim de ona açgözlülükle alırsa o malda kendisine bereket verilmez ve yiyip de doymayan kimse gibi olur. Veren el, alan elden daha hayırlıdır."
Bize Yahya b. Bişr el-Harîrî, ona Muaviye b. Sellam, ona da Yahya b. Ebu Kesir bu isnad ile benzeri bir nakilde bulunmuştur.
Bize Ali b. Hucr, ona İsmail b. İbrahim, ona Hişam ed-Destevâî, ona Yahya b. Ebu Kesir, ona Hilal b. Ebu Meymune, ona Ata b. Yesar, ona da Ebu Saîd el-Hudrî (ra) şöyle demiştir: "Rasulullah (sav) minbere, biz de etrafına oturmuştuk. 'Benden sonra sizin önünüze dünya nimetlerin ve süslerinin bolca açılmasından endişe ederim' buyurdu. Bir adam 'Hayır (mal), kötülüğe yol açar mı ki ey Allah'ın Rasulü?' diye sordu. (Ebu Said) der ki: Rasulullah (sav) ona cevap vermedi. Oradakiler adama 'Rasulullah sana bir şey demediği halde sen onunla neden konuşuyorsun?' diye çıkıştılar. Hz. Peygamber'e (sav) bir ağırlık çöktü ve kendinden geçti, kendine gelince terini sildi. Sonra Rasulullah (sav) sanki soran kişiyi över bir şekilde 'Bu soru soran kişinin (sorduğu soruya gelince:) Hayır (mal) kötülük getirmez elbette. Ancak baharda yağmurla biten otlardan bazıları hayvanları, öldürür ya da zehirler, bazıları ise besler. Ot yiyerek hayatını sürdürenler bunun dışındadır. Onlar semirinceye kadar yerler, güneşe dönüp güneşlenir, oynar, zıplar, işer ve tekrar otlarlar. İşte dünya malı böle yeşil ve tatlıdır. Müslüman zengin kendisine verilen servetten yetime, fakire, yolda kalmışlara infak ederse ne güzeldir! [ya da rivayet Rasulullah'ın (sav) buyurduğu gibidir.] Hakkı olmadığı halde bir şeyi alan kişi ise yiyip yiyip doymayan gibidir. O aldığı şeyler, kıyamet günü onun aleyhinde şahitlik yapacaktır."
Bize Yahya b. Eyyüb ve Kuteybe b. Said, o ikisine İsmail b. Cafer, ona Şerik, ona Meymune'nin azatlısı Ata b. Yesar, ona da Ebu Hureyre, Allah'ın Rasulü'nden (sav) şunu rivayet etmiştir: "(Gerçek) yoksul, bir veya iki hurma, bir veya iki lokma ile baştan savılan (dilenciler) değildir. Gerçek yoksul, (utancından dolayı) ihtiyacını dile getiremeyen kişilerdir. İsterseniz 'elâlemden ısrarla istekte bulunmazlar' (Bakara, 2/273) ayetini okuyunuz."
Bize Ebu Tahir (Ahmed b. Amr) ve Harmele b. Yahya et-Tücîbî, -Hadisin lafzı Ebu Tahir'e aittir.-onlara (Abdullah) b. Vehb, ona Yunus (b. Yezid), ona (Muhammed) b. Şihab, ona Humeyd b. Abdurrahman, ona da Ebu Hureyre'nin (Abdurrahman b. Sahr) rivayet ettiğine göre Rasulullah (sav) şöyle buyurdu: "Her kim Allah yolunda (herhangi bir nimetten) bir çift infakta bulunursa o kimseye cennette: Ey Allah'ın kulu! Bu (senin için) hayırdır, diye seslenilecektir. Namaz kılanlardan ise namaz kapısından, cihad edenlerden ise cihad kapısından, sadaka verenlerden ise sadaka kapısından, oruç tutanlardan ise reyyân kapısından çağrılacaktır." Bunun üzerine Ebu bekir: Ey Allah'ın Rasulü! Bir kimsenin bu kapılardan sadece bir tanesinden çağrılması zorunlu mudur? Bir kimse bu kapıların hepsinden çağrılır mı? diye sorunca Rasulullah da (sav); "evet. Ben, senin de onlardan olmanı ümit ediyorum" buyurdu.
Bize Züheyr b. Harb ve Muhammed b. Müsennâ, o ikisine Yahya b. Said el-Kattan, ona Ubeydullah, ona Hubeyb b. Abdurrahman, ona Hafs b. Asım, ona da Ebu Hüreyre, Hz. Peygamber'in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "Cenab-ı Hak, kendi gölgesinden başka hiçbir gölgenin olmadığı (kıyamet) günü yedi (sınıf insanı) kendi gölgesinde gölgelendirecektir. Bunlar: Adalet sahibi yönetici, Allah'a ibadet ile yetişen genç, kalbi mescitlere bağlı kimse, birbirlerini Allah için sevip O'nun için bir araya gelip (yine) onun için ayrılan iki kişi, mevki ve güzellik sahibi bir kadının kendisini (gayr-ı meşru ilişki) için çağırması durumunda 'Ben Allah'tan korkarım!' diyen adam, infakta bulunup sol elinin verdiğini sağ eli bilmeyecek kadar onu gizleyen kimse ve tek başına kaldığında Allah'ı zikredip gözleri yaşaran kimse."