10265 Kayıt Bulundu.
Giriş
Bize Züheyr b. Harb ve Muhammed b. Abdullah b. Nümeyr, o ikisine Süfyan b. Uyeyne, ona Ebu Zinad, ona el-A'rec, ona Ebu Hureyre, hadisi Nebi'ye (sav) atıfla şöyle rivayet etti: "Şanı mübarek ve yüce Allah buyurdu ki: Ey Ademoğlu! Sen infak et, ben de sana infak edeyim." [Yine şöyle buyurdu: "Allah'ın sağı dopdoludur –İbn Nümeyr: (dopdoludur anlamında mel’â yerine) mel’ân lafzını zikretti. O, gece gündüz, durmadan, bol bol infak etmesi bile O’nda olanları hiçbir şey eksiltmez."]
Bize İbn Ebu Ömer, ona Mervan el-Fezârî, ona Yezid b. Keysân, ona Ebu Hâzim el-Eşcaî, ona da Ebu Hureyre, Hz. Peygamber'in (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "Hz. Peygamber (sav) 'Bugün sizden kim oruç tutmaya niyetlendi?' diye sorduğunda, Ebu Bekir 'Ben' dedi. 'Peki bugün sizden kim bir cenazeye katıldı?' diye sorduğunda, Ebu Bekir 'Ben' cevabını verdi. 'Bugün aranızdan kim bir fakiri doyurdu?' diye sorunca, Ebu Bekir 'Ben' diye cevap verdi. Rasulullah (sav) 'Bugün hanginiz bir hastayı ziyaret etti?' dediğince, Ebu Bekir yine 'Ben' diye cevap verdi. Bunun üzerine Rasulullah (sav) 'Bunlar kimde bir araya gelecek olursa, o kimse muhakkak cennete girer' buyurdu."
Bize Yahya b. Yahya, ona el-Leys b. Sa’d (T) bize Kuteybe b. Said, ona el-Leys, ona Said b. Ebu Said, ona babası, ona Ebu Hureyre Hz. Peygamber’in (sav) müslüman kadınlara “Ey Müslüman kadınlar! Bir komşu kadın, komşusu olan kadına bir koyun paçası bile olsa hediye olarak bir şey vermeyi küçük görmesin” diye emrettiğini rivayet etti.
Bize Kuteybe b. Said, ona Leys (b. Sa'd el-Fehmî) (T) Bize Muhammed b. Rumh, ona Leys (b. Sad), ona Ebu Zübeyr (Muhammed b. Müslim), ona da Cabir (b. Abdullah) şöyle demiştir: Beni Uzre kabilesinden bir adam, kölesini (ölümünden sonra tahakkuk etmek üzere) azletti. Bu haber kendisine ulaştığında Rasulullah (sav) şöyle buyurdu: "Senin o köleden başka malın var mı?" diye sordu. Adam hayır dedi. Bunun üzerine Rasulullah (sav); "bu köleyi benden kim satın alır?" diye sahabilere seslendi. Nuaym b. Abdullah el-Adevî; onu sekiz yüz dirheme satın aldı ve parayı Rasulullah'a getirdi. Hz. Peygamber de (sav) parayı adama verdi ve "bunu öncelikle kendi ihtiyaçların için harca. Eğer bir şey artarsa ailene; ailenin ihtiyaçlarından sonra bir şey artarsa, akrabalarına; akrabalarına harcadıktan sonra artan olursa da böyle böyle yap" buyurdu. [Yani O (sav); "önünde, sağında, solunda (yani çevrende) muhtaç kim varsa (onlara harca)" diyordu.]