10636 Kayıt Bulundu.
Giriş
Bize Kuteybe, ona Yakub b. Amr, ona da Enes b. Malik (ra) şöyle söylemiştir: Rasulullah (sav) Ebu Talha'ya şöyle buyurdu: "Benim için gençlerinizden birisini tayin et de Hayber'e gidene kadar bana hizmet etsin." Bunun üzerine Ebu Talha beni bineğinin arkasına bindirerek (bulunduğumuz yerden) çıkardı. Ben, o vakitler buluğ çağına yeni girmiş bir çocuktum. (Yolculukta) Rasulullah (sav) konakladığında kendisine hizmet ediyordum. Onun şu sözü çokça söylediğini duydum: "Allah’ım! Gelecek endişesinden, geçmişe üzüntüden, acizlikten, tembellikten, cimrilikten, korkaklıktan, borcun yükünden ve insanların baskısına uğramaktan Sana sığınırım." (Bir süre) sonra Hayber'e geldik. Allah'ın lütfuyla Hayber kalesi fethedilince Hz. Peygamber'e (sav) Huyey b. Ahtab'ın kızı Safiyye'nin güzelliğinden bahsedildi. Kendisi daha yeni gelin iken kocası öldürülmüştü. Rasulullah (sav) (ganimetten pay olarak) Safiyye'yi kendisine ayırdı. Sonra da Safiyye ile yola çıktı. Nihayet Seddü'l-Sahbâ denilen yere ulaştık. Safiyye hayızdan temizlendi. Rasulullah (sav) Safiyye'yi orada kendine eş yaptı. Sonra orada küçük bir sofra içinde hays yemeği yaptı. Bana da "(Nikahı) etrafındakilere haber ver (onları yemeğe davet et)." dedi. İşte bu yemek, Rasulullah'ın (sav) Safiyye için verdiği düğün yemeği oldu. Sonra da Medine'ye doğru yola çıktık. Enes dedi ki: Ben Rasulullah'ı gördüm, O, Safiyye'yi kendi arkasında bir örtü ile örtüyordu. Sonra Rasulullah (sav) devesinin yanına oturuyor, kendi dizini koyuyor Safiyye de Rasulullah'ın (sav) dizine basıp deveye biniyordu. Yola devam ettik ve nihayet Medine'ye doğru yaklaştığımızda Rasulullah (sav) Uhud dağına doğru baktı ve: "Bu dağ bizi sever biz de bu dağı severiz" buyurdu. Sonra da Medine'ye baktı ve şöyle dua etti: "Allah'ım! Ben, şu iki kayalık arasındaki yeri (Medine'yi), İbrahim'in Mekke'yi haram kıldığı gibi haram kılıyorum. Allah'ım! Medinelilerin müd (eski bir hacim ölçüsü) ve sâ' (eski bir ölçek) ölçeklerini bereketli kıl."
Açıklama: Hays, hurma, yağ ve keş peynirinden yapılan bir tür yemek.
Bize Muhammed b. Kesir, ona Süfyan, ona Muaviye b. İshak, ona Talha kızı Âişe, ona da müminlerin annesi Âişe’nin (r.anhâ) şöyle demiştir: "Hz. Peygamber'den (sav) cihâd etmek için izin istedim, Hz. Peygamber (sav) 'Siz kadınların cihâdı hacdır' buyurdu." [Ravi Abdullah b. Velid der ki: Bize bu hadisi Süfyan, ona da Muaviye rivâyet etmiştir.]
Bize Kabîsa, ona Süfyan, ona Muaviye; (T) Bize Habib b. Ebu Amre, ona Âişe bt. Talha, ona da Müminlerin annesi Âişe şöyle rivayet etmiştir: Hz. Peygamber'in (sav) hanımları, kendisine cihada dair soru sordular. Bunun üzerine Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurdu: "Hac ne güzel bir cihaddır"
Bize Abdullah b. Muhammed, ona Muâviye b. Amr, ona Ebu İshak, ona Abdullah b. Abdurrahman el-Ensarî, ona da Enes (ra) şöyle demiştir: Rasulullah (sav) Milhân kızının yanına girdi ve onun yanında iken biraz uzanıp (uyudu), sonra (uyandı ve) güldü, Milhan kızı “ey Allah’ın Rasulü, neden güldün?” dedi. O "ümmetimden bir takım kimseler Allah yolunda yeşil deniz'de (Akdeniz'de) gemiye binecekler. Onların misali tahtları üzerindeki kralları andıracaktır" dedi. Milhan kızı “ey Allah’ın Rasulü, beni de onlardan kılması için Allah’a dua et” dedi. Rasulullah (sav) "Allah’ım, onu da onlardan kıl" buyurdu. Sonra aynı şekilde uyudu, uyandı ve güldü. Milhân Kızı yine aynı soruyu sordu, yahut da “neden güldün?” dedi. Hz. Peygamber (sav) de aynı cevabı verdi. Milhân Kızı “beni de onlardan kılması için Allah’a dua et” dedi. Rasulullah (sav) "sen öncekilerdensin, sonrakilerden değilsin" buyurdu. Râvi der ki: Enes “sonra Milhan kızı Ubâde b. Sâmit ile evlendi ve Karaza kızı ile birlikte deniz seferine gitmek üzere gemiye bindi. Geri dönerken bineğine bindiğinde bineği onu, üzerinden attı, oda düşüp öldü” demiştir.
Bize Haccac b. Minhâl, ona Abdullah b. Ömer en-Nümeyrî, ona Yunus, ona ez-Zührî, ona da Urve b. Zübeyr, Said b. Müseyyeb, Alkame b. Vakkas ve Ubeydullah b. Abdullah, Aişe’nin (r.anha) şöyle dediğini rivayet etmiş ve her bir râvi bana hadisin bir bölümünü aktarmıştır: Peygamber (sav) bir sefere çıkmak istediği zaman eşleri arasında kura çeker ve hangisine kura çıkarsa onunla sefere çıkardı. Yine çıktığı bir sefer için aramızda kura çekti ve kura bana çıktı. Ben de örtü ayetinin (Ahzâb, 59) inmesinden sonra Hz. Peygamber (sav) ile sefere çıktım.
Bize Muhammed b. Müsennâ, ona Yahya b. Said, ona Süfyân, ona da Ebu İshak, Berâ'dan (ra) naklen şöyle rivayet etmiştir: Bir adam, (Berâ'ya), “ey Ebu Umâre! Huneyn günü kaçtınız mı?” dedi. (Berâ) şu cevabı verdi: Hayır! Vallahi! Nebî (sav) kaçmadı. Ancak insanların tez canlıları kaçtılar. Hevâzin onları ok yağmuruna tuttu. Nebî (sav) ise Beydâ' (denilen) katırı üzerinde idi. Ebu Süfyân da onun yularından tutuyordu. (O esnada) Hz. Peygamber (sav), "Ben peygamberim! Yalan yok! Ben, Abdülmuttalib'in oğluyum!" diyordu.
Bize Yahya b. Yusuf, ona Ebu Bekir, ona Ebu Hasîn, ona Ebu Salih, ona da Ebu Hureyre'nin (ra) rivayet ettiğine göre Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur: "Altının, gümüşün, saçaklı kadifenin, siyah zencefil kumaşın kulu olan kişilere yazıklar olsun. Kendisine bir şey verilirse razı olur, verilmezse razı olmaz." İsrâîl, Ebu Hasîn'den aktardığı bu hadisi merfu olarak (Hz. Peygamber'e (sav) dayandırarak) rivayet etmedi.