Öneri Formu
Hadis Id, No:
25550, N002988
Hadis:
أَخْبَرَنَا عَلِىُّ بْنُ حُجْرٍ قَالَ حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ قَالَ أَخْبَرَنَا جَعْفَرُ بْنُ مُحَمَّدٍ عَنْ أَبِيهِ عَنْ جَابِرٍ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ذَهَبَ إِلَى الصَّفَا فَرَقِىَ عَلَيْهَا حَتَّى بَدَا لَهُ الْبَيْتُ ثُمَّ وَحَّدَ اللَّهَ عَزَّ وَجَلَّ وَكَبَّرَهُ وَقَالَ « لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ وَحْدَهُ لاَ شَرِيكَ لَهُ لَهُ الْمُلْكُ وَلَهُ الْحَمْدُ يُحْيِى وَيُمِيتُ وَهُوَ عَلَى كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ » . ثُمَّ مَشَى حَتَّى إِذَا انْصَبَّتْ قَدَمَاهُ سَعَى حَتَّى إِذَا صَعِدَتْ قَدَمَاهُ مَشَى حَتَّى أَتَى الْمَرْوَةَ فَفَعَلَ عَلَيْهَا كَمَا فَعَلَ عَلَى الصَّفَا حَتَّى قَضَى طَوَافَهُ .
Tercemesi:
Bize Ali b. Hucr, ona İsmail, ona Cafer b. Muhammed, ona babası, ona da Câbir’in rivayet ettiğine göre Rasulullah (sav) Safa’ya gidip, tepenin üstüne Beyt’i görünceye kadar çıktı. Sonra aziz ve celil Allah’ı tevhid etti, tekbir etti ve: “ Lâ ilâhe illallah vahdehû lâ şerike leh lehu’l-mülkü ve lehu’l-hamd, yuhyî ve yumî ve huve alâ külli şey’in kadîr: Allah’tan başka hiçbir ilah yoktur, O bir tektir, O’nun ortağı yoktur, mülk yalnız O’nundur, hamd O’na mahsustur, O öldürür ve diriltir ve O her şeye gücü yetendir” buyurdu. Sonra ayakları vadinin iç tarafına varıncaya kadar yürüdü. Vadiye gelince sa’y yaptı (koşar gibi hızlıca yürüdü), nihayet vadiden yukarı tırmanmaya başlayınca Merve’ye varıncaya kadar normal yürüdü. Merve üzerinde de Safa üzerinde yaptığı gibi yaptı, tavafını (sa’yini) tamamlayıncaya kadar böyle yaptı.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Nesâî, Sünen-i Nesâî, Menâsiku'l-hacc 181, /2280
Senetler:
1. Cabir b. Abdullah el-Ensârî (Cabir b. Abdullah b. Amr b. Haram b. Salebe)
2. Muhammed el-Bakır (Muhammed b. Ali b. Hüseyin b. Ali)
3. Ebu Abdullah Cafer es-Sâdık (Cafer b. Muhammed b. Ali b. Hüseyin b. Ali b. Ebu Talib)
4. Ebu İshak İsmail b. Cafer el-Ensarî (İsmail b. Cafer b. Ebu Kesir)
5. Ebu Hasan Ali b. Hucr es-Sa'dî (Ali b. Hucr b. İyas b. Mukatil)
Konular:
Hac, Sa'y etmek
أَخْبَرَنَا عَمْرُو بْنُ عَلِىٍّ قَالَ حَدَّثَنَا يَحْيَى قَالَ أَخْبَرَنَا ابْنُ جُرَيْجٍ قَالَ أَخْبَرَنِى أَبُو الزُّبَيْرِ أَنَّهُ سَمِعَ جَابِرًا يَقُولُ لَمْ يَطُفِ النَّبِىُّ صلى الله عليه وسلم وَأَصْحَابُهُ بَيْنَ الصَّفَا وَالْمَرْوَةِ إِلاَّ طَوَافًا وَاحِدًا .
Öneri Formu
Hadis Id, No:
25551, N002989
Hadis:
أَخْبَرَنَا عَمْرُو بْنُ عَلِىٍّ قَالَ حَدَّثَنَا يَحْيَى قَالَ أَخْبَرَنَا ابْنُ جُرَيْجٍ قَالَ أَخْبَرَنِى أَبُو الزُّبَيْرِ أَنَّهُ سَمِعَ جَابِرًا يَقُولُ لَمْ يَطُفِ النَّبِىُّ صلى الله عليه وسلم وَأَصْحَابُهُ بَيْنَ الصَّفَا وَالْمَرْوَةِ إِلاَّ طَوَافًا وَاحِدًا .
Tercemesi:
Bize Amr b. Ali, ona Yahyâ, ona İbn Cüreyc, ona Ebu’z-Zübeyr’in rivayet ettiğine göre o, Câbir’i şöyle derken dinlemiştir Nebi (sav) ile ashabı, Safa ile Merve arasında sadece bir tavaf yaptılar.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Nesâî, Sünen-i Nesâî, Menâsiku'l-hacc 182, /2280
Senetler:
1. Cabir b. Abdullah el-Ensârî (Cabir b. Abdullah b. Amr b. Haram b. Salebe)
2. Ebu Zübeyr Muhammed b. Müslim el-Kuraşi (Muhammed b. Müslim b. Tedrus)
3. Ebu Velid İbn Cüreyc el-Mekkî (Abdülmelik b. Abdülaziz b. Cüreyc)
4. Ebu Said Yahya b. Said el-Kattan (Yahya b. Said b. Ferruh)
5. Ebu Hafs Amr b. Ali el-Fellâs (Amr b. Ali b. Bahr b. Kenîz)
Konular:
Hac, Sa'y etmek
Öneri Formu
Hadis Id, No:
25810, N002996
Hadis:
أَخْبَرَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ قَالَ قَرَأْتُ عَلَى أَبِى قُرَّةَ مُوسَى بْنِ طَارِقٍ عَنِ ابْنِ جُرَيْجٍ قَالَ حَدَّثَنِى عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عُثْمَانَ بْنِ خُثَيْمٍ عَنْ أَبِى الزُّبَيْرِ عَنْ جَابِرٍ أَنَّ النَّبِىَّ صلى الله عليه وسلم حِينَ رَجَعَ مِنْ عُمْرَةِ الْجِعِرَّانَةِ بَعَثَ أَبَا بَكْرٍ عَلَى الْحَجِّ فَأَقْبَلْنَا مَعَهُ حَتَّى إِذَا كَانَ بِالْعَرْجِ ثَوَّبَ بِالصُّبْحِ ثُمَّ اسْتَوَى لِيُكَبِّرَ فَسَمِعَ الرُّغْوَةَ خَلْفَ ظَهْرِهِ فَوَقَفَ عَلَى التَّكْبِيرِ فَقَالَ هَذِهِ رُغْوَةُ نَاقَةِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم الْجَدْعَاءِ لَقَدْ بَدَا لِرَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِى الْحَجِّ فَلَعَلَّهُ أَنْ يَكُونَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَنُصَلِّىَ مَعَهُ فَإِذَا عَلِىٌّ عَلَيْهَا فَقَالَ لَهُ أَبُو بَكْرٍ أَمِيرٌ أَمْ رَسُولٌ قَالَ لاَ بَلْ رَسُولٌ أَرْسَلَنِى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِبَرَاءَةَ أَقْرَؤُهَا عَلَى النَّاسِ فِى مَوَاقِفِ الْحَجِّ . فَقَدِمْنَا مَكَّةَ فَلَمَّا كَانَ قَبْلَ التَّرْوِيَةِ بِيَوْمٍ قَامَ أَبُو بَكْرٍ رضى الله عنه فَخَطَبَ النَّاسَ فَحَدَّثَهُمْ عَنْ مَنَاسِكِهِمْ حَتَّى إِذَا فَرَغَ قَامَ عَلِىٌّ رضى الله عنه فَقَرَأَ عَلَى النَّاسِ بَرَاءَةَ حَتَّى خَتَمَهَا ثُمَّ خَرَجْنَا مَعَهُ حَتَّى إِذَا كَانَ يَوْمُ عَرَفَةَ قَامَ أَبُو بَكْرٍ فَخَطَبَ النَّاسَ فَحَدَّثَهُمْ عَنْ مَنَاسِكِهِمْ حَتَّى إِذَا فَرَغَ قَامَ عَلِىٌّ فَقَرَأَ عَلَى النَّاسِ بَرَاءَةَ حَتَّى خَتَمَهَا ثُمَّ كَانَ يَوْمُ النَّحْرِ فَأَفَضْنَا فَلَمَّا رَجَعَ أَبُو بَكْرٍ خَطَبَ النَّاسَ فَحَدَّثَهُمْ عَنْ إِفَاضَتِهِمْ وَعَنْ نَحْرِهِمْ وَعَنْ مَنَاسِكِهِمْ فَلَمَّا فَرَغَ قَامَ عَلِىٌّ فَقَرَأَ عَلَى النَّاسِ بَرَاءَةَ حَتَّى خَتَمَهَا فَلَمَّا كَانَ يَوْمُ النَّفْرِ الأَوَّلُ قَامَ أَبُو بَكْرٍ فَخَطَبَ النَّاسَ فَحَدَّثَهُمْ كَيْفَ يَنْفِرُونَ وَكَيْفَ يَرْمُونَ فَعَلَّمَهُمْ مَنَاسِكَهُمْ فَلَمَّا فَرَغَ قَامَ عَلِىٌّ فَقَرَأَ بَرَاءَةَ عَلَى النَّاسِ حَتَّى خَتَمَهَا . قَالَ أَبُو عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنُ خُثَيْمٍ لَيْسَ بِالْقَوِىِّ فِى الْحَدِيثِ وَإِنَّمَا أَخْرَجْتُ هَذَا لِئَلاَّ يُجْعَلَ ابْنُ جُرَيْجٍ عَنْ أَبِى الزُّبَيْرِ وَمَا كَتَبْنَاهُ إِلاَّ عَنْ إِسْحَاقَ بْنِ إِبْرَاهِيمَ وَيَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ الْقَطَّانُ لَمْ يَتْرُكْ حَدِيثَ ابْنِ خُثَيْمٍ وَلاَ عَبْدِ الرَّحْمَنِ إِلاَّ أَنَّ عَلِىَّ بْنَ الْمَدِينِىِّ قَالَ ابْنُ خُثَيْمٍ مُنْكَرُ الْحَدِيثِ وَكَأَنَّ عَلِىَّ بْنَ الْمَدِينِىِّ خُلِقَ لِلْحَدِيثِ .
Tercemesi:
Bize İshak b. İbrahim haber vererek dedi ki: Ali b. Kurra, Musa b. Tarık’a İbn Cüreyc’in şöyle dediği rivayetini okudum: Bana Abdullah b. Osman b. Huseym, ona Ebu’z-Zübeyr, ona da Câbir’in rivayet ettiğine göre Nebi (sav) Ci’râne umresinden döndüğü zaman Ebu Bekir’i hac emiri olarak gönderdi. Onunla birlikte yola koyulduk, nihayet el-Arc denilen yere vardığında sabah için kamet getirdi, sonra (Ebu Bekir) tekbir almak için doğrulunca, arkasından devenin böğürme sesini işitince tekbir almayıp durdu. Bu Rasulullah’ın (sav) el-Ced’â adındaki devesinin böğürmesidir. Şüphesiz Rasulullah (sav) hac ile ilgili yeni bir emir vermek istemiştir. Muhtemelen gelen Rasulullah (sav)’tır. Böylelikle biz de onunla beraber namaz kılacağız, dedi. Deve üzerinde gelenin Ali (ra) olduğunu gördüler. Bunun üzerine Ebu Bekir: Emir olarak mı (geldin) yoksa bir elçi olarak mı? dedi. Ali: Hayır, elçi olarak geldim. Rasulullah (sav) beni Tevbe suresini, hac için vakfe yapmak üzere toplanılacak yerlerde, insanlara onu okuyayım diye gönderdi, dedi.
Mekke’ye geldik. (Zülhicce’nin sekizinci günü olan) terviye gününden bir gün önce Ebu Bekir (ra) ayağa kalkıp insanlara bir hutbe verdi. Onlara hac ibadetini nasıl ve nerelerde yapacaklarını anlattı. Nihayet hutbesini bitirince Ali (ra) ayağa kalkarak insanlara Berâe (Tevbe) suresini sonuna kadar okudu. Sonra onunla birlikte çıktık. Nihayet Arafat’ta vakfe günü gelince Ebu Bekir ayağa kalkıp insanlara bir hutbe verdi. Onlara hac ibadetini nasıl yapacaklarını öğretti. Nihayet hutbesini bitirince Ali ayağa kalktı ve insanlara Berâe (Tevbe) suresini bitirinceye kadar okudu. Sonra nahr (kurban bayramı birinci) günü geldi. İfada (tavafını) yapmak için Mekke’ye gittik. Ebu Bekir geri dönünce yine insanlara bir hutbe verdi, onlara ifada tavaflarını, kurbanlarını kesmelerini ve diğer yapacakları ibadetlerini anlattı. Hutbesini bitirince Ali ayağa kalkıp insanlara Berae (Tevbe) suresini sonuna kadar okudu. Birinci nefr (Mina’dan dönme) günü gelince Ebu Bekir ayağa kalktı, insanlara bir hutbe verdi, onların nasıl ayrılacaklarını, cemrelere nasıl taş atacaklarını anlattı, onlara yapacakları ibadetlerini öğretti. Hutbesini bitirince Ali kalkarak insanlara Berâe (Tevbe) suresini sonuna kadar okudu.
Ebu Abdurrahman (Nesâî) dedi ki: İbn Husayn hadis rivayetinde pek kuvvetli birisi değildir. Benim bu hadisi kitabıma almamın sebebi ancak İbn Cüreyc’in Ebu’z-Zübeyr’den aldığı rivayet ile bizim yazdıklarımızın ancak İshak b. İbrahim yoluyla nakledilmiş olduğunun kabul edilmemesi içindir. Yahya b. Saîd el-Kattân ise İbn Huseym’in de Abdurrahman’ın da hadis rivayetlerini terk etmiş değildir. Ancak Ali İbnü’l-Medinî: “İbn Huseym’in hadis rivayeti münkerdir” demiştir. Ali İbnü’l-Medinî ise (adeta) hadis için yaratılmış (gibi)dir.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Nesâî, Sünen-i Nesâî, Menâsiku'l-hacc 187, /2280
Senetler:
1. Cabir b. Abdullah el-Ensârî (Cabir b. Abdullah b. Amr b. Haram b. Salebe)
2. Ebu Zübeyr Muhammed b. Müslim el-Kuraşi (Muhammed b. Müslim b. Tedrus)
3. Abdullah b. Osman el-Kârrî (Abdullah b. Osman b. Huseym b. el-Karra)
4. Ebu Velid İbn Cüreyc el-Mekkî (Abdülmelik b. Abdülaziz b. Cüreyc)
5. Ebu Kurra Musa b. Tarık el-Yemani (Musa b. Tarık)
6. İshak b. Râhûye el-Mervezî (İshak b. İbrahim b. Mahled)
Konular:
Hac, esnasında uyulacak kurallar
VEKALET
Öneri Formu
Hadis Id, No:
25830, N002999
Hadis:
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ حَاتِمِ بْنِ نُعَيْمٍ قَالَ أَخْبَرَنَا سُوَيْدٌ قَالَ أَخْبَرَنَا عَبْدُ اللَّهِ عَنْ عَبْدِ الْوَارِثِ - ثِقَةٌ - قَالَ حَدَّثَنَا حُمَيْدٌ الأَعْرَجُ عَنْ مُحَمَّدِ بْنُ إِبْرَاهِيمَ التَّيْمِىِّ عَنْ رَجُلٍ مِنْهُمْ يُقَالُ لَهُ عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ مُعَاذٍ قَالَ خَطَبَنَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِمِنًى فَفَتَحَ اللَّهُ أَسْمَاعَنَا حَتَّى إِنْ كُنَّا لَنَسْمَعُ مَا يَقُولُ وَنَحْنُ فِى مَنَازِلِنَا فَطَفِقَ النَّبِىُّ صلى الله عليه وسلم يُعَلِّمُهُمْ مَنَاسِكَهُمْ حَتَّى بَلَغَ الْجِمَارَ فَقَالَ بِحَصَى الْخَذْفِ وَأَمَرَ الْمُهَاجِرِينَ أَنْ يَنْزِلُوا فِى مُقَدَّمِ الْمَسْجِدِ وَأَمَرَ الأَنْصَارَ أَنْ يَنْزِلُوا فِى مُؤَخَّرِ الْمَسْجِدِ .
Tercemesi:
Bize Muhammed b. Hâtim b. Nuaym, ona Suveyd, ona Abdullah, ona –sika (güvenilir) ravi olan- Abdülvâris, ona Humeyd el-A‘rec, ona Muhammed b. İbrahim et-Teymî, ona kendilerinden (Teymoğullarından) birisi olan Abdurrahman b. Muâz denilen kişi dedi ki: Mina’da Rasulullah (sav) bize bir hutbe verdi. Allah kulaklarımızı öyle bir açtı ki bizler konakladığımız yerlerde olduğumuz halde onun söylediklerini işitiyorduk. Nebi (sav) onlara, Cemrelere atılacak taşlara varıncaya kadar, hacda yapılacak ibadetlerini öğretiyordu. Taşlar için başparmak ile şahadet parmağı ile atılan küçük çakıl (fiske) taşları nitelemesini yaptı. Muhacirlere mescidin ön taraflarında konaklamalarını emretti, Ensar’a da mescidin arka taraflarında yerleşmelerini emretti.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Nesâî, Sünen-i Nesâî, Menâsiku'l-hacc 189, /2281
Senetler:
1. Abdurrahman b. Muaz et-Teymî (Abdurrahman b. Muaz b. Osman b. Amr b. Ka'b b. Sa'd el-Kureşî)
2. Ebu Abdullah Muhammed b. İbrahim et-Teymî el-Kuraşî (Muhammed b. İbrahim b. Hâris b. Hâlid)
3. Ebu Safvan Humeyd b. Kays el-A'rec (Humeyd b. Kays)
4. Ebu Ubeyde Abdulvâris b. Saîd el-Anberî (Abdulvâris b. Saîd b. Zekvân)
5. Ebu Abdurrahman Abdullah b. Mübarek el-Hanzalî (Abdullah b. Mübarek b. Vadıh)
6. Süveyd b. Nasr el-Mervezi (Süveyd b. Nasr b. Süveyd)
7. Muhammed b. Hatim el-Mervezi (Muhammed b. Hatim b. Nuaym b. Abdülhamid)
Konular:
Hac, esnasında uyulacak kurallar
Hac, Hz. Peygamber'in haccı
Öneri Formu
Hadis Id, No:
278002, N002998-2
Hadis:
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ سَلَمَةَ وَالْحَارِثُ بْنُ مِسْكِينٍ قِرَاءَةً عَلَيْهِ وَأَنَا أَسْمَعُ عَنِ ابْنِ الْقَاسِمِ حَدَّثَنِى مَالِكٌ عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ عَمْرِو بْنِ حَلْحَلَةَ الدُّؤَلِىِّ عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ عِمْرَانَ الأَنْصَارِىِّ عَنْ أَبِيهِ قَالَ عَدَلَ إِلَىَّ عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عُمَرَ وَأَنَا نَازِلٌ تَحْتَ سَرْحَةٍ بِطَرِيقِ مَكَّةَ فَقَالَ مَا أَنْزَلَكَ تَحْتَ هَذِهِ الشَّجَرَةِ فَقُلْتُ أَنْزَلَنِى ظِلُّهَا . قَالَ عَبْدُ اللَّهِ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم « إِذَا كُنْتَ بَيْنَ الأَخْشَبَيْنِ مِنْ مِنًى وَنَفَخَ - بِيَدِهِ نَحْوَ الْمَشْرِقِ - فَإِنَّ هُنَاكَ وَادِيًا يُقَالُ لَهُ السُّرَّبَةُ - وَفِى حَدِيثِ الْحَارِثِ يُقَالُ لَهُ السُّرَرُ - بِهِ سَرْحَةٌ سُرَّ تَحْتَهَا سَبْعُونَ نَبِيًّا » .
Tercemesi:
Bize Muhammed b. Seleme ve el-Hâris b. Miskin, benim de dinlediğim şu rivayeti kıraat yoluyla ona okudu (el-Hâris’e) İbnü’l-Kâsım, ona Mâlik, ona Muhammed b. Amr b. Halhale ed-Duelî, ona Muhammed b. İmran el-Ensârî, babasının şöyle dediğini rivayet etti: Ben Mekke yolunda bir ağacın altında konaklamış iken Abdullah b. Ömer yanıma gelerek: Bu ağacın altına konaklamana sebep nedir? dedi. Ben bu ağacın gölgesinden dolayı burada konakladım, dedim. Abdullah dedi ki: Rasulullah (sav) şöyle buyurdu: “Mina ve Nefah’daki Ahşebeyn (denilen iki dağ) arasında bulunduğun zaman –eliyle doğuya doğru işaret ederek- orada es-Surrebe denilen –el-Hâris rivayetinde es-Surar denilen şeklindedir- bir vadide Surre ağacı bulunmaktadır ki, onun altında yetmiş Nebi bulunmaktadır.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Nesâî, Sünen-i Nesâî, Menâsiku'l-hacc 189, /2280
Senetler:
1. İbn Ömer Abdullah b. Ömer el-Adevî (Abdullah b. Ömer b. Hattab)
2. İmran el-Ensarî (İmran)
3. Muhammed b. İmran el-Ensari (Muhammed b. İmran el-Ensari)
4. Muhammed b. Amr ed-Dîlî (Muhammed b. Amr b. Halhale)
5. Ebu Abdullah Malik b. Enes el-Esbahî (Malik b. Enes b. Malik b. Ebu Amir)
6. Ebu Abdullah Abdurrahman b. Kasım el-Atekî (Abdurrahman b. Kasım b. Halid b. Cünade)
7. Ebu Hâris Muhammed b. Seleme el-Muradî (Muhammed b. Seleme b. Abdullah b. Ebu Fatma)
Konular:
Hac, Mina
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ عَنِ ابْنِ جُرَيْجٍ قَالَ أَخْبَرَنِى الْحَسَنُ بْنُ مُسْلِمٍ أَنَّ طَاوُسًا أَخْبَرَهُ أَنَّ ابْنَ عَبَّاسٍ أَخْبَرَهُ عَنْ مُعَاوِيَةَ أَنَّهُ قَصَّرَ عَنِ النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم بِمِشْقَصٍ فِى عُمْرَةٍ عَلَى الْمَرْوَةِ .
Bize Muhammed b. Müsenna, ona Yahya b. Said, ona İbn Cüreyc, ona Hasan b. Müslim, ona Tâvus, ona da İbn Abbas şöyle rivayet etmiştir:
"Rasulullah (sav) umre yaptığında, (sa'yini bitirip) Merve'den çıkarken Muaviye, O'nun saçını makasla kısaltmıştır."
Öneri Formu
Hadis Id, No:
25555, N002990
Hadis:
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ عَنِ ابْنِ جُرَيْجٍ قَالَ أَخْبَرَنِى الْحَسَنُ بْنُ مُسْلِمٍ أَنَّ طَاوُسًا أَخْبَرَهُ أَنَّ ابْنَ عَبَّاسٍ أَخْبَرَهُ عَنْ مُعَاوِيَةَ أَنَّهُ قَصَّرَ عَنِ النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم بِمِشْقَصٍ فِى عُمْرَةٍ عَلَى الْمَرْوَةِ .
Tercemesi:
Bize Muhammed b. Müsenna, ona Yahya b. Said, ona İbn Cüreyc, ona Hasan b. Müslim, ona Tâvus, ona da İbn Abbas şöyle rivayet etmiştir:
"Rasulullah (sav) umre yaptığında, (sa'yini bitirip) Merve'den çıkarken Muaviye, O'nun saçını makasla kısaltmıştır."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Nesâî, Sünen-i Nesâî, Menâsiku'l-hacc 183, /2280
Senetler:
1. İbn Abbas Abdullah b. Abbas el-Kuraşî (Abdullah b. Abbas b. Abdülmuttalib b. Haşim b. Abdümenaf)
2. Ebu Abdurrahman Tâvus b. Keysan el-Yemanî (Tâvus b. Keysan)
3. Hasan b. Müslim el-Huzaî (Hasan b. Müslim b. Yennâk)
4. Ebu Velid İbn Cüreyc el-Mekkî (Abdülmelik b. Abdülaziz b. Cüreyc)
5. Ebu Said Yahya b. Said el-Kattan (Yahya b. Said b. Ferruh)
6. Muhammed b. Müsenna el-Anezî (Muhammed b. Müsenna b. Ubeyd b. Kays b. Dinar)
Konular:
KTB, HAC, UMRE
Umre, esnasında uyulacak kurallar
Umre, Hz. Peygamber'in
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى بْنِ عَبْدِ اللَّهِ قَالَ حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ قَالَ أَخْبَرَنَا مَعْمَرٌ عَنِ ابْنِ طَاوُسٍ عَنْ أَبِيهِ عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ عَنْ مُعَاوِيَةَ قَالَ قَصَّرْتُ عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَلَى الْمَرْوَةِ بِمِشْقَصِ أَعْرَابِىٍّ .
Bize Muhammed b. Yahya b. Abdullah, ona Abdürrezzak, Mamer, ona İbn Tâvus, ona babası (Tâvus b. Keysân), ona İbn Abbas, ona da Muaviye şöyle demiştir:
"Merve'de (sa'y yaptıktan sonra) bir bedevi makasıyla Rasulullah'ın (sav) saçını kısaltmıştım."
Öneri Formu
Hadis Id, No:
25797, N002991
Hadis:
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى بْنِ عَبْدِ اللَّهِ قَالَ حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ قَالَ أَخْبَرَنَا مَعْمَرٌ عَنِ ابْنِ طَاوُسٍ عَنْ أَبِيهِ عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ عَنْ مُعَاوِيَةَ قَالَ قَصَّرْتُ عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَلَى الْمَرْوَةِ بِمِشْقَصِ أَعْرَابِىٍّ .
Tercemesi:
Bize Muhammed b. Yahya b. Abdullah, ona Abdürrezzak, Mamer, ona İbn Tâvus, ona babası (Tâvus b. Keysân), ona İbn Abbas, ona da Muaviye şöyle demiştir:
"Merve'de (sa'y yaptıktan sonra) bir bedevi makasıyla Rasulullah'ın (sav) saçını kısaltmıştım."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Nesâî, Sünen-i Nesâî, Menâsiku'l-hacc 183, /2280
Senetler:
1. Ebu Abdurrahman Muaviye b. Ebu Süfyan el-Ümevi (Muaviye b. Sahr b. Harb b. Ümeyye b. Abdü Şems)
2. İbn Abbas Abdullah b. Abbas el-Kuraşî (Abdullah b. Abbas b. Abdülmuttalib b. Haşim b. Abdümenaf)
3. Ebu Abdurrahman Tâvus b. Keysan el-Yemanî (Tâvus b. Keysan)
4. Ebu Muhammed Abdullah b. Tavus el-Yemanî (Abdullah b. Tâvus b. Keysan)
5. ُEbu Bekir Abdürrezzak b. Hemmam (Abdürrezzak b. Hemmam b. Nafi)
6. Muhammed b. Yahya ez-Zühli (Muhammed b. Yahya b. Abdullah b. Halid)
Konular:
Hac, traş olma
KTB, HAC, UMRE
Umre, esnasında uyulacak kurallar
Bize Muhammed b. Mansur, ona Hasan b. Musa, ona Hammad b. Seleme, ona Kays b. Sa'd, ona Ata, ona da Muaviye şöyle demiştir:
"Rasulullah (sav), Zilhicce'nin on günü içinde Kâbe'de tavafını ve Safa ile Merve arasında sa'yını yaptıktan sonra, ben yanımda bulunan bir makas ile saç uçlarından biraz aldım."
Öneri Formu
Hadis Id, No:
25802, N002992
Hadis:
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ مَنْصُورٍ قَالَ حَدَّثَنَا الْحَسَنُ بْنُ مُوسَى قَالَ حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ سَلَمَةَ عَنْ قَيْسِ بْنِ سَعْدٍ عَنْ عَطَاءٍ عَنْ مُعَاوِيَةَ قَالَ أَخَذْتُ مِنْ أَطْرَافِ شَعْرِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِمِشْقَصٍ كَانَ مَعِى بَعْدَ مَا طَافَ بِالْبَيْتِ وَبِالصَّفَا وَالْمَرْوَةِ فِى أَيَّامِ الْعَشْرِ . قَالَ قَيْسٌ وَالنَّاسُ يُنْكِرُونَ هَذَا عَلَى مُعَاوِيَةَ .
Tercemesi:
Bize Muhammed b. Mansur, ona Hasan b. Musa, ona Hammad b. Seleme, ona Kays b. Sa'd, ona Ata, ona da Muaviye şöyle demiştir:
"Rasulullah (sav), Zilhicce'nin on günü içinde Kâbe'de tavafını ve Safa ile Merve arasında sa'yını yaptıktan sonra, ben yanımda bulunan bir makas ile saç uçlarından biraz aldım."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Nesâî, Sünen-i Nesâî, Menâsiku'l-hacc 184, /2280
Senetler:
1. Ebu Abdurrahman Muaviye b. Ebu Süfyan el-Ümevi (Muaviye b. Sahr b. Harb b. Ümeyye b. Abdü Şems)
2. Ebu Muhammed Ata b. Ebu Rabah el-Kuraşî (Ata b. Eslem)
3. Kays b. Sa'd el-Habeşi (Kays b. Sa'd)
4. Ebu Seleme Hammad b. Seleme el-Basrî (Hammad b. Seleme b. Dînar)
5. Ebu Ali Hasan b. Musa el-Eşyeb (Hasan b. Musa)
6. Ebu Cafer Muhammed b. Mansur et-Tusi (Muhammed b. Mansur b. Davud b. İbrahim)
Konular:
Hac, traş olma
KTB, HAC, UMRE
Umre, esnasında uyulacak kurallar
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ حَاتِمٍ قَالَ أَخْبَرَنَا سُوَيْدٌ قَالَ أَخْبَرَنَا عَبْدُ اللَّهِ عَنْ يُونُسَ عَنِ ابْنِ شِهَابٍ عَنْ عُرْوَةَ عَنْ عَائِشَةَ قَالَتْ خَرَجْنَا مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِى حَجَّةِ الْوَدَاعِ فَمِنَّا مَنْ أَهَلَّ بِالْحَجِّ وَمِنَّا مَنْ أَهَلَّ بِعُمْرَةٍ وَأَهْدَى فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم « مَنْ أَهَلَّ بِعُمْرَةٍ وَلَمْ يُهْدِ فَلْيَحْلِلْ وَمَنْ أَهَلَّ بِعُمْرَةٍ فَأَهْدَى فَلاَ يَحِلَّ وَمَنْ أَهَلَّ بِحَجَّةٍ فَلْيُتِمَّ حَجَّهُ » . قَالَتْ عَائِشَةُ وَكُنْتُ مِمَّنْ أَهَلَّ بِعُمْرَةٍ .
Öneri Formu
Hadis Id, No:
25807, N002994
Hadis:
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ حَاتِمٍ قَالَ أَخْبَرَنَا سُوَيْدٌ قَالَ أَخْبَرَنَا عَبْدُ اللَّهِ عَنْ يُونُسَ عَنِ ابْنِ شِهَابٍ عَنْ عُرْوَةَ عَنْ عَائِشَةَ قَالَتْ خَرَجْنَا مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِى حَجَّةِ الْوَدَاعِ فَمِنَّا مَنْ أَهَلَّ بِالْحَجِّ وَمِنَّا مَنْ أَهَلَّ بِعُمْرَةٍ وَأَهْدَى فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم « مَنْ أَهَلَّ بِعُمْرَةٍ وَلَمْ يُهْدِ فَلْيَحْلِلْ وَمَنْ أَهَلَّ بِعُمْرَةٍ فَأَهْدَى فَلاَ يَحِلَّ وَمَنْ أَهَلَّ بِحَجَّةٍ فَلْيُتِمَّ حَجَّهُ » . قَالَتْ عَائِشَةُ وَكُنْتُ مِمَّنْ أَهَلَّ بِعُمْرَةٍ .
Tercemesi:
Bize Muhammed b. Hâtim, ona Süveyd, ona Abdullah, ona Yunus, ona İbn Şihab, ona Urve’nin rivayet ettiğine göre Âişe dedi ki: Veda haccında Rasulullah (sav) ile birlikte çıktık. Kimimiz bir hac yapma niyetiyle ihrama girdi, kimimiz bir umre yapmak niyeti ile ihrama girip hediyelik kurbanlık götürdü. Rasulullah da (sav): "Bir umre yapmak niyetiyle birlikte yanında hediyelik kurbanlık bulunmayan kimseler ihramdan çıksın. Bir umre yapmak niyetiyle birlikte beraberinde kurbanlık getirmiş olanlar ihramdan çıkmasın. Bir hac yapmak üzere ihrama girmiş olanlar da haclarını tamamlasın” buyurdu. Âişe dedi ki: Ben de yalnızca bir umre yapmak niyetiyle ihrama girenlerden idim.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Nesâî, Sünen-i Nesâî, Menâsiku'l-hacc 186, /2280
Senetler:
1. Ümmü Abdullah Aişe bt. Ebu Bekir es-Sıddîk (Aişe bt. Abdullah b. Osman b. Âmir)
2. Urve b. Zübeyr el-Esedî (Urve b. Zübeyr b. Avvam b. Huveylid b. Esed)
3. Ebu Bekir Muhammed b. Şihab ez-Zührî (Muhammed b. Müslim b. Ubeydullah b. Abdullah b. Şihab)
4. Yunus b. Yezid el-Eyli (Yunus b. Yezid b. Mişkan)
5. Ebu Abdurrahman Abdullah b. Mübarek el-Hanzalî (Abdullah b. Mübarek b. Vadıh)
6. Süveyd b. Nasr el-Mervezi (Süveyd b. Nasr b. Süveyd)
7. Muhammed b. Hatim el-Mervezi (Muhammed b. Hatim b. Nuaym b. Abdülhamid)
Konular:
Hac, ihrama girmek
Hac, İhramdan çıkmak
Umre
أَخْبَرَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ مَسْعُودٍ قَالَ حَدَّثَنَا خَالِدٌ قَالَ حَدَّثَنَا عَبْدُ الْمَلِكِ عَنْ عَطَاءٍ عَنْ جَابِرٍ قَالَ قَدِمْنَا مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم لأَرْبَعٍ مَضَيْنَ مِنْ ذِى الْحِجَّةِ فَقَالَ النَّبِىُّ صلى الله عليه وسلم « أَحِلُّوا وَاجْعَلُوهَا عُمْرَةً » . فَضَاقَتْ بِذَلِكَ صُدُورُنَا وَكَبُرَ عَلَيْنَا فَبَلَغَ ذَلِكَ النَّبِىَّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ « يَا أَيُّهَا النَّاسُ أَحِلُّوا فَلَوْلاَ الْهَدْىُ الَّذِى مَعِى لَفَعَلْتُ مِثْلَ الَّذِى تَفْعَلُونَ » . فَأَحْلَلْنَا حَتَّى وَطِئْنَا النِّسَاءَ وَفَعَلْنَا مَا يَفْعَلُ الْحَلاَلُ حَتَّى إِذَا كَانَ يَوْمُ التَّرْوِيَةِ وَجَعَلْنَا مَكَّةَ بِظَهْرٍ لَبَّيْنَا بِالْحَجِّ .
Öneri Formu
Hadis Id, No:
25813, N002997
Hadis:
أَخْبَرَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ مَسْعُودٍ قَالَ حَدَّثَنَا خَالِدٌ قَالَ حَدَّثَنَا عَبْدُ الْمَلِكِ عَنْ عَطَاءٍ عَنْ جَابِرٍ قَالَ قَدِمْنَا مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم لأَرْبَعٍ مَضَيْنَ مِنْ ذِى الْحِجَّةِ فَقَالَ النَّبِىُّ صلى الله عليه وسلم « أَحِلُّوا وَاجْعَلُوهَا عُمْرَةً » . فَضَاقَتْ بِذَلِكَ صُدُورُنَا وَكَبُرَ عَلَيْنَا فَبَلَغَ ذَلِكَ النَّبِىَّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ « يَا أَيُّهَا النَّاسُ أَحِلُّوا فَلَوْلاَ الْهَدْىُ الَّذِى مَعِى لَفَعَلْتُ مِثْلَ الَّذِى تَفْعَلُونَ » . فَأَحْلَلْنَا حَتَّى وَطِئْنَا النِّسَاءَ وَفَعَلْنَا مَا يَفْعَلُ الْحَلاَلُ حَتَّى إِذَا كَانَ يَوْمُ التَّرْوِيَةِ وَجَعَلْنَا مَكَّةَ بِظَهْرٍ لَبَّيْنَا بِالْحَجِّ .
Tercemesi:
Bize İsmail b. Mesud, ona Hâlid, ona Abdülmelik, ona Atâ, ona da Câbir’in şöyle dediğini rivayet etti: Rasulullah (sav) ile birlikte Zülhicce’nin dördüncü günü (Mekke’ye) geldik. Nebi (sav): “İhramdan çıkın ve onu (hac niyetinizi) umre niyetine çevirin” buyurdu. Bundan dolayı canımız sıkıldı ve bu iş bize pek ağır geldi. Bu durumumuz Nebi’ye (sav) ulaşınca, şöyle buyurdu: “Ey insanlar, ihramdan çıkın, beraberimdeki hediyelik kurbanlıklarım olmasaydı sizin yaptığınızın aynısını şüphesiz ben de yapacaktım” buyurdu. Bunun üzerine biz de ihramdan çıktık, eşlerimizle beraber olduk, ihramlı olmayanın yaptığı her bir işi biz de yaptık. Nihayet (Zülhicce’nin sekizinci günü) olan Terviye günü geldi. Mekke’yi geride bırakarak hac niyeti ile telbiye getirip ihrama girdik.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Nesâî, Sünen-i Nesâî, Menâsiku'l-hacc 188, /2280
Senetler:
1. Cabir b. Abdullah el-Ensârî (Cabir b. Abdullah b. Amr b. Haram b. Salebe)
2. Ebu Muhammed Ata b. Ebu Rabah el-Kuraşî (Ata b. Eslem)
3. Ebu Süleyman Abdülmelik b. Meysera el-Fezârî (Abdülmelik b. Meysera)
4. Halid b. Haris el-Hüceymî (Halid b. Haris b. Selim b. Süleyman)
5. İsmail b. Mesud el-Cahderi (İsmail b. Mesud)
Konular:
Hac, Hacc-ı kıran
Hac, Hacc-ı temettu
Hac, ihrama girmek
Hac, İhramdan çıkmak
Umre