حَدَّثَنَا زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ حَدَّثَنَا عَبْدُ الصَّمَدِ بْنُ عَبْدِ الْوَارِثِ حَدَّثَنَا هَمَّامٌ ح
وَحَدَّثَنِى زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ حَدَّثَنَا عُمَرُ بْنُ يُونُسَ حَدَّثَنَا عِكْرِمَةُ بْنُ عَمَّارٍ ح
وَحَدَّثَنِى سَلَمَةُ بْنُ شَبِيبٍ حَدَّثَنَا أَبُو الْمُغِيرَةِ حَدَّثَنَا الأَوْزَاعِىُّ كُلُّهُمْ عَنْ إِسْحَاقَ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِى طَلْحَةَ عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ عَنِ النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم بِهَذَا الْحَدِيثِ. وَفِى حَدِيثِ عِكْرِمَةَ بْنِ عَمَّارٍ "مِنَ الزِّيَادَةِ قَالَ ثُمَّ جَبَذَهُ إِلَيْهِ جَبْذَةً رَجَعَ نَبِىُّ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِى نَحْرِ الأَعْرَابِىِّ."
[وَفِى حَدِيثِ هَمَّامٍ فَجَاذَبَهُ حَتَّى انْشَقَّ الْبُرْدُ وَحَتَّى بَقِيَتْ حَاشِيَتُهُ فِى عُنُقِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم.]
Bize Züheyr b. Harb, ona Abdussamed b. Abdulvâris, ona Hemmâm; (T)
Bize Züheyr b. Harb (el-Haraşî), ona Ömer b. Yunus, ona İkrime b. Ammar; (T)
Bize Seleme b. Şebib, ona Ebu Muğîra, ona Evzaî, onlara da İshak b. Abdullah b. Ebu Talha, Enes b. Malik Hz. Peygamber'den (sav) bu hadisi rivayet etti. Ancak İkrime b. Ammar'ın rivayet ettiği hadiste şu ziyadeler yer alır:
"Sonra Rasulullah'ı (sav) kendisine doğru öyle bir çekti ki Rasulullah (sav) bedevinin göğsüne doğru döndü."
[Hemmâm'ın rivayetinde şunlar yer almaktadır: Bedevî, Rasulullah'ı (sav) kendisine doğru öyle bir çekti ki kaftan yırtıldı. Hatta cübbenin kenarı, Rasulullah'ın (sav) boynunda kaldı.]
Açıklama: İlgili rivayet için bkz. M002429 numaralı hadis.
Öneri Formu
Hadis Id, No:
4242, M002430
Hadis:
حَدَّثَنَا زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ حَدَّثَنَا عَبْدُ الصَّمَدِ بْنُ عَبْدِ الْوَارِثِ حَدَّثَنَا هَمَّامٌ ح
وَحَدَّثَنِى زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ حَدَّثَنَا عُمَرُ بْنُ يُونُسَ حَدَّثَنَا عِكْرِمَةُ بْنُ عَمَّارٍ ح
وَحَدَّثَنِى سَلَمَةُ بْنُ شَبِيبٍ حَدَّثَنَا أَبُو الْمُغِيرَةِ حَدَّثَنَا الأَوْزَاعِىُّ كُلُّهُمْ عَنْ إِسْحَاقَ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِى طَلْحَةَ عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ عَنِ النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم بِهَذَا الْحَدِيثِ. وَفِى حَدِيثِ عِكْرِمَةَ بْنِ عَمَّارٍ "مِنَ الزِّيَادَةِ قَالَ ثُمَّ جَبَذَهُ إِلَيْهِ جَبْذَةً رَجَعَ نَبِىُّ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِى نَحْرِ الأَعْرَابِىِّ."
[وَفِى حَدِيثِ هَمَّامٍ فَجَاذَبَهُ حَتَّى انْشَقَّ الْبُرْدُ وَحَتَّى بَقِيَتْ حَاشِيَتُهُ فِى عُنُقِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم.]
Tercemesi:
Bize Züheyr b. Harb, ona Abdussamed b. Abdulvâris, ona Hemmâm; (T)
Bize Züheyr b. Harb (el-Haraşî), ona Ömer b. Yunus, ona İkrime b. Ammar; (T)
Bize Seleme b. Şebib, ona Ebu Muğîra, ona Evzaî, onlara da İshak b. Abdullah b. Ebu Talha, Enes b. Malik Hz. Peygamber'den (sav) bu hadisi rivayet etti. Ancak İkrime b. Ammar'ın rivayet ettiği hadiste şu ziyadeler yer alır:
"Sonra Rasulullah'ı (sav) kendisine doğru öyle bir çekti ki Rasulullah (sav) bedevinin göğsüne doğru döndü."
[Hemmâm'ın rivayetinde şunlar yer almaktadır: Bedevî, Rasulullah'ı (sav) kendisine doğru öyle bir çekti ki kaftan yırtıldı. Hatta cübbenin kenarı, Rasulullah'ın (sav) boynunda kaldı.]
Açıklama:
İlgili rivayet için bkz. M002429 numaralı hadis.
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Zekât 2430, /407
Senetler:
1. Enes b. Malik el-Ensarî (Enes b. Malik b. Nadr b. Damdam b. Zeyd b. Haram)
2. Ebu Yahya İshak b. Abdullah el-Ensârî (İshak b. Abdullah b. Zeyd b. Sehl)
3. Ebu Abdullah Hemmâm b. Yahya el-Avzî (Hemmâm b. Yahya b. Dinar)
3. İkrime b. Ammar el-Îclî (İkrime b. Ammar b. Ukbe)
3. Ebu Amr Abdurrahman b. Amr el-Evzaî (Abdurrahman b. Amr b. Yahmed)
4. Ebu Muğîra Abdülkuddüs b. Haccâc el-Havlânî (Abdulkuddüs b. Haccâc)
4. Ebu Hafs Ömer b. Yunus el-Hanefî (Ömer b. Yunus b. Kasım)
4. Ebu Sehl Abdussamed b. Abdulvâris et-Temimî (Abdussamed b. Abdulvâris b. Saîd b. Zekvân)
5. Ebu Abdurrahman Seleme b. Şebîb el-Mismeî' (Seleme b. Şebîb)
5. Ebu Hayseme Züheyr b. Harb el-Haraşî (Züheyr b. Harb b. Eştâl)
Konular:
Adab, izin isteme adabı
Giyim–Kuşam
KTB, ADAB
Müslüman, Hoşgörü, müsamaha
Açıklama: İnsanın mala düşkünlüğünü vurgulayan rivayetin ayet olduğunu veya ayet olma ihtimalini nakleden rivayetlerinin tümünün isnadı zayıftır. Konuya dair rivayetlerin senet ve metin değerlendirmesi için bk. Yavuz, Adil. “Âdemoğlunun İki Vadi Malı Olsa” Rivayeti Üzerine Bir Değerlendirme -Kur’ân’da Eksiklik İddiaları Bağlamında-, Selçuk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi [Necmettin Erbakan Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi], 2006, sayı: 22, s. 7-32.
Öneri Formu
Hadis Id, No:
4221, M002419
Hadis:
حَدَّثَنِى سُوَيْدُ بْنُ سَعِيدٍ حَدَّثَنَا عَلِىُّ بْنُ مُسْهِرٍ عَنْ دَاوُدَ عَنْ أَبِى حَرْبِ بْنِ أَبِى الأَسْوَدِ عَنْ أَبِيهِ قَالَ بَعَثَ أَبُو مُوسَى الأَشْعَرِىُّ إِلَى قُرَّاءِ أَهْلِ الْبَصْرَةِ فَدَخَلَ عَلَيْهِ ثَلاَثُمِائَةِ رَجُلٍ قَدْ قَرَءُوا الْقُرْآنَ فَقَالَ أَنْتُمْ خِيَارُ أَهْلِ الْبَصْرَةِ وَقُرَّاؤُهُمْ فَاتْلُوهُ وَلاَ يَطُولَنَّ عَلَيْكُمُ الأَمَدُ فَتَقْسُوَ قُلُوبُكُمْ كَمَا قَسَتْ قُلُوبُ مَنْ كَانَ قَبْلَكُمْ وَإِنَّا كُنَّا نَقْرَأُ سُورَةً كُنَّا نُشَبِّهُهَا فِى الطُّولِ وَالشِّدَّةِ بِبَرَاءَةَ فَأُنْسِيتُهَا غَيْرَ أَنِّى قَدْ حَفِظْتُ مِنْهَا لَوْ كَانَ لاِبْنِ آدَمَ وَادِيَانِ مِنْ مَالٍ لاَبْتَغَى وَادِيًا ثَالِثًا وَلاَ يَمْلأُ جَوْفَ ابْنِ آدَمَ إِلاَّ التُّرَابُ. وَكُنَّا نَقْرَأُ سُورَةً كُنَّا نُشَبِّهُهَا بِإِحْدَى الْمُسَبِّحَاتِ فَأُنْسِيتُهَا غَيْرَ أَنِّى حَفِظْتُ مِنْهَا "(يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا لِمَ تَقُولُونَ مَا لاَ تَفْعَلُونَ)" فَتُكْتَبُ شَهَادَةً فِى أَعْنَاقِكُمْ فَتُسْأَلُونَ عَنْهَا يَوْمَ الْقِيَامَةِ.
Tercemesi:
Bize Süveyd b. Said, ona Ali b. Müshir, ona Davud, ona Ebu Harb b. Ebu Esved, ona da babası (Ebu Esved) şöyle rivayet etmiştir: Ebu Musa el-Eşarî, Basra halkının hafızlarına bir elçi ile haber gönderdi. Bunun üzerine Kur'ân-ı Kerim okuyan üç yüz hafız (gelerek) onun yanına girdiler. Ebu Musa, sizler Basralıların en hayırlıları (seçkinleri) ve hafızlarısınız. Kur'an'ı tilâvet edin. Sakın (Kuran okumadan) üzerinizden uzun zaman geçmesin. Sonra sizden öncekilerin kalplerinin katılaştığı gibi sizin de kalpleriniz katılaşır. Biz (vaktiyle) bir sure okurduk. Onu gerek uzunluk gerekse şiddet hususunda Berâe suresine benzetirdik. Sonra o sure bana unutturuldu. Yalnız ben, o sureden şunları ezberledim: Âdemoğlunun iki vadi dolu malı olsa, mutlaka bir üçüncüsünü daha isterdi. Âdem oğlunun karnını ancak toprak doldurur. Bir sure daha okurduk, onu müsebbihât denilen surelerden birine benzetirdik. Bana o da unutturuldu. Ancak o sureden şu ayet ezberimdedir: "(Ey iman edenler! Yapmadığınız şeyleri niçin söylüyorsunuz?" Sonra bunlar boyunlarınıza bir şahadet olarak yazılır da kıyamet gününde onlardan mesul olursunuz.
Açıklama:
İnsanın mala düşkünlüğünü vurgulayan rivayetin ayet olduğunu veya ayet olma ihtimalini nakleden rivayetlerinin tümünün isnadı zayıftır. Konuya dair rivayetlerin senet ve metin değerlendirmesi için bk. Yavuz, Adil. “Âdemoğlunun İki Vadi Malı Olsa” Rivayeti Üzerine Bir Değerlendirme -Kur’ân’da Eksiklik İddiaları Bağlamında-, Selçuk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi [Necmettin Erbakan Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi], 2006, sayı: 22, s. 7-32.
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Zekât 2419, /404
Senetler:
()
Konular:
Kur'an, okumak ve yaşamak
Kur'an, sahabeye unutturulan
Mal, mal - mülk hırsı
Öneri Formu
Hadis Id, No:
4231, M002425
Hadis:
حَدَّثَنَا عَبْدُ بْنُ حُمَيْدٍ أَخْبَرَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ أَخْبَرَنَا مَعْمَرٌ عَنِ الزُّهْرِىِّ بِهَذَا الإِسْنَادِ. نَحْوَهُ.
Tercemesi:
Bize Abd b. Humeyd, ona Abdürezzak, ona Mamer, ona da ez-Zührî bu isnadla benzeri bir nakilde bulunmuştur.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Zekât 2425, /406
Senetler:
()
Konular:
Mal, mal - mülk hırsı
Öneri Formu
Hadis Id, No:
4223, M002421
Hadis:
وَحَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى أَخْبَرَنَا اللَّيْثُ بْنُ سَعْدٍ ح
وَحَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ - وَتَقَارَبَا فِى اللَّفْظِ - قَالَ حَدَّثَنَا لَيْثٌ عَنْ سَعِيدِ بْنِ أَبِى سَعِيدٍ الْمَقْبُرِىِّ عَنْ عِيَاضِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ سَعْدٍ أَنَّهُ سَمِعَ أَبَا سَعِيدٍ الْخُدْرِىَّ يَقُولُ قَامَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَخَطَبَ النَّاسَ فَقَالَ
"لاَ وَاللَّهِ مَا أَخْشَى عَلَيْكُمْ أَيُّهَا النَّاسُ إِلاَّ مَا يُخْرِجُ اللَّهُ لَكُمْ مِنْ زَهْرَةِ الدُّنْيَا." فَقَالَ رَجُلٌ يَا رَسُولَ اللَّهِ أَيَأْتِى الْخَيْرُ بِالشَّرِّ فَصَمَتَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم سَاعَةً ثُمَّ قَالَ
"كَيْفَ قُلْتَ." قَالَ قُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ أَيَأْتِى الْخَيْرُ بِالشَّرِّ فَقَالَ لَهُ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم
"إِنَّ الْخَيْرَ لاَ يَأْتِى إِلاَّ بِخَيْرٍ أَوَ خَيْرٌ هُوَ إِنَّ كُلَّ مَا يُنْبِتُ الرَّبِيعُ يَقْتُلُ حَبَطًا أَوْ يُلِمُّ إِلاَّ آكِلَةَ الْخَضِرِ أَكَلَتْ حَتَّى إِذَا امْتَلأَتْ خَاصِرَتَاهَا اسْتَقْبَلَتِ الشَّمْسَ ثَلَطَتْ أَوْ بَالَتْ ثُمَّ اجْتَرَّتْ فَعَادَتْ فَأَكَلَتْ فَمَنْ يَأْخُذْ مَالاً بِحَقِّهِ يُبَارَكْ لَهُ فِيهِ وَمَنْ يَأْخُذْ مَالاً بِغَيْرِ حَقِّهِ فَمَثَلُهُ كَمَثَلِ الَّذِى يَأْكُلُ وَلاَ يَشْبَعُ."
Tercemesi:
Bize Yahya b. Yahya, ona Leys b. Sa'd; (T)
Bize Kuteybe b. Said, -iki ravinin lâfızları birbirine yakındır.- ona Leys, ona Said b. Ebu Said Makburi, ona İyaz b. Abdullah b. Sa'd, ona Ebu Said Hudrî'yi şöyle derken işitmiş: Rasulullah (sav) kalkarak cemaate hutbe okudu ve şunları söyledi:
"Hayır Vallahi! Ey cemaat! Ben, sizin için ancak Allah'ın size vereceği dünya zînetlerinden korkuyorum" buyurdu. Bunun üzerine bir adam; ya Rasulullah! Hiç hayır şerri getirir mi? dedi. Rasulullah (sav) bir müddet sükût etti, sonra; "nasıl dedin?" diye sordu. O zât; ya Rasulullah! Hiç hayır şerri getirir mi? dedim cevabını verdi. Bunun üzerine Rasulullah (sav) ona şunları söyledi:
"Şüphesiz ki hayır ancak hayır getirir. (Ama) mal hayır demek midir? Şu muhakkak ki derenin yetiştirdiği her nebat şişkinlikten ya öldürür yahut ölmeye yaklaştırır. Yalnız yeşillik yiyen hayvanlar müstesna. (Bunlar karın dolusu) yerler, böğürleri doldu mu güneşe karşı durur, rahatça def-i hacet yahut bevleder sonra geviş getirirler. Ve yine (dönerek) ot yerler. Şimdi her kim hakkıyla bir mal alırsa, o malda kendisine bereket verilir. Her kim de hakkı olmadığı hâlde bir mal alırsa, onun misâli yiyip yiyip doymayan obur gibidir."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Zekât 2421, /405
Senetler:
()
Konular:
Dünya, dünyevileşme
Mal, mal - mülk hırsı
Öneri Formu
Hadis Id, No:
4230, M002424
Hadis:
حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ عَنْ مَالِكِ بْنِ أَنَسٍ فِيمَا قُرِئَ عَلَيْهِ عَنِ ابْنِ شِهَابٍ عَنْ عَطَاءِ بْنِ يَزِيدَ اللَّيْثِىِّ عَنْ أَبِى سَعِيدٍ الْخُدْرِىِّ أَنَّ نَاسًا مِنَ الأَنْصَارِ سَأَلُوا رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَأَعْطَاهُمْ ثُمَّ سَأَلُوهُ فَأَعْطَاهُمْ حَتَّى إِذَا نَفِدَ مَا عِنْدَهُ قَالَ
"مَا يَكُنْ عِنْدِى مِنْ خَيْرٍ فَلَنْ أَدَّخِرَهُ عَنْكُمْ وَمَنْ يَسْتَعْفِفْ يُعِفَّهُ اللَّهُ وَمَنْ يَسْتَغْنِ يُغْنِهِ اللَّهُ وَمَنْ يَصْبِرْ يُصَبِّرْهُ اللَّهُ وَمَا أُعْطِىَ أَحَدٌ مِنْ عَطَاءٍ خَيْرٌ وَأَوْسَعُ مِنَ الصَّبْرِ."
Tercemesi:
Bize Kuteybe b.Said, ona Malik b. Enes, ona İbn Şihab, ona da Ata b. Yezid Leysi, o da Ebu Said el-Hudri'den naklen okunan hadisler meyanında rivayet etti ki, Ensâr'dan bazı kimseler Rasulullah'tan (sav) bir şeyler istemişler, o da istediklerini vermiş. Sonra tekrar istemişler, yine vermiş. Elinde olan tükenince; "elimde bir mal bulunursa elbette onu sizden saklamam. Her kim afîf olmak isterse Allah onu afif kılar. Ganî olmak isteyeni Allah ganî eder. Her kim sabrederse, Allah ona sabır İhsan eder. Hiçbir kimseye sabırdan daha geniş ve daha hayırlı bir ihsan verilmemiştir" buyurmuştur.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Zekât 2424, /406
Senetler:
()
Konular:
Mal, mal - mülk hırsı
حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ حَدَّثَنَا لَيْثٌ عَنِ ابْنِ أَبِى مُلَيْكَةَ عَنِ الْمِسْوَرِ بْنِ مَخْرَمَةَ أَنَّهُ قَالَ قَسَمَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَقْبِيَةً وَلَمْ يُعْطِ مَخْرَمَةَ شَيْئًا فَقَالَ مَخْرَمَةُ يَا بُنَىَّ انْطَلِقْ بِنَا إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم. فَانْطَلَقْتُ مَعَهُ قَالَ ادْخُلْ فَادْعُهُ لِى. قَالَ فَدَعَوْتُهُ لَهُ فَخَرَجَ إِلَيْهِ وَعَلَيْهِ قَبَاءٌ مِنْهَا فَقَالَ
"خَبَأْتُ هَذَا لَكَ." قَالَ فَنَظَرَ إِلَيْهِ فَقَالَ
"رَضِىَ مَخْرَمَةُ."
Öneri Formu
Hadis Id, No:
4243, M002431
Hadis:
حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ حَدَّثَنَا لَيْثٌ عَنِ ابْنِ أَبِى مُلَيْكَةَ عَنِ الْمِسْوَرِ بْنِ مَخْرَمَةَ أَنَّهُ قَالَ قَسَمَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَقْبِيَةً وَلَمْ يُعْطِ مَخْرَمَةَ شَيْئًا فَقَالَ مَخْرَمَةُ يَا بُنَىَّ انْطَلِقْ بِنَا إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم. فَانْطَلَقْتُ مَعَهُ قَالَ ادْخُلْ فَادْعُهُ لِى. قَالَ فَدَعَوْتُهُ لَهُ فَخَرَجَ إِلَيْهِ وَعَلَيْهِ قَبَاءٌ مِنْهَا فَقَالَ
"خَبَأْتُ هَذَا لَكَ." قَالَ فَنَظَرَ إِلَيْهِ فَقَالَ
"رَضِىَ مَخْرَمَةُ."
Tercemesi:
Bize Kuteybe b. Said, ona Leys, ona İbn Ebu Müleyke, ona da Misver b. Mahreme şöyle demiş: Rasulullah (sav) (ashabına) bir takım kaftanlar taksim etti de Mahreme'ye bir şey vermedi. Bunun üzerine Mahreme (bana); yavrucuğum! Haydi seninle Rasulullah'a (sav) gidelim dedi. Ben de onunla gittim. (Babam); gir de Rasulullah'ı (sav) bana çağır dedi. Ben de çağırdım. Rasulullah (sav), üzerinde dağıttığı kaftanlardan biri olduğu hâlde babamın yanına çıktı ve "bunu senin için sakladım" buyurdu. Babam kaftana baktı. Rasulullah da (sav); "Mahreme razı oldu" buyurdular.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Zekât 2431, /407
Senetler:
()
Konular:
Giyim–Kuşam
Teşvik Edilenler, paylaşma azık ve diğer şeyleri
Öneri Formu
Hadis Id, No:
4249, M002434
Hadis:
حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِى عُمَرَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ ح
وَحَدَّثَنِيهِ زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ حَدَّثَنَا يَعْقُوبُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ بْنِ سَعْدٍ حَدَّثَنَا ابْنُ أَخِى ابْنِ شِهَابٍ ح
وَحَدَّثَنَاهُ إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ وَعَبْدُ بْنُ حُمَيْدٍ قَالاَ أَخْبَرَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ أَخْبَرَنَا مَعْمَرٌ كُلُّهُمْ عَنِ الزُّهْرِىِّ بِهَذَا الإِسْنَادِ عَلَى مَعْنَى حَدِيثِ صَالِحٍ عَنِ الزُّهْرِىِّ.
Tercemesi:
Bize İbn Ebu Ömer, ona Süfyan; (T)
Bize Züheyr b. Harb, ona Yakub b. İbrahim b. Sa'd, ona İbn Şihab'ın kardeşinin oğlu (Muhammed b. Abdullah), ona İbn Şihab; (T)
Bize İshak b. İbrahim ve Abd b. Humeyd, o ikisine Abdürezzak, ona Mamer, onlara da ez-Zührî bu isnadla ve Salih'in ez-Zührî'den naklettiği hadisin manasına uygun bir şekilde rivayet etmiştir.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Zekât 2434, /408
Senetler:
()
Konular:
Teşvik Edilenler, paylaşma azık ve diğer şeyleri
Öneri Formu
Hadis Id, No:
4251, M002435
Hadis:
حَدَّثَنَا الْحَسَنُ بْنُ عَلِىٍّ الْحُلْوَانِىُّ حَدَّثَنَا يَعْقُوبُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ بْنِ سَعْدٍ حَدَّثَنَا أَبِى عَنْ صَالِحٍ عَنْ إِسْمَاعِيلَ بْنِ مُحَمَّدِ بْنِ سَعْدٍ قَالَ سَمِعْتُ مُحَمَّدَ بْنَ سَعْدٍ يُحَدِّثُ بِهَذَا الْحَدِيثِ - يَعْنِى حَدِيثَ الزُّهْرِىِّ الَّذِى ذَكَرْنَا - فَقَالَ فِى حَدِيثِهِ فَضَرَبَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِيَدِهِ بَيْنَ عُنُقِى وَكَتِفِى ثُمَّ قَالَ
"أَقِتَالاً أَىْ سَعْدُ إِنِّى لأُعْطِى الرَّجُلَ."
Tercemesi:
Bize Hasen b. Ali el-Hulyanî, ona Yakub b. İbrahim b. Sa'd, ona babası, ona Salih, ona da İsmail b. Muhammed b. Sa'd naklen şöyle rivayet etti. Ben, Muhammed b. Sa'd'ı bu hadisi -yani Zührî'nin yukarıda zikrettiğimiz hadîsini- rivayet ederken dinledim; o şunu da söyledi: Bunun üzerine Rasulullah (sav) (mübarek) eli ile benim ensemle omuzum arasına vurdu. Sonra; "dövüşmek mi istiyorsun Ey Sa'd? Ben, adama veriyorum işte!" buyurdular.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Zekât 2435, /408
Senetler:
()
Konular:
Sahabe, İlk Müslüman Nesiller
Teşvik Edilenler, paylaşma azık ve diğer şeyleri
Öneri Formu
Hadis Id, No:
4247, M002433
Hadis:
حَدَّثَنَا الْحَسَنُ بْنُ عَلِىٍّ الْحُلْوَانِىُّ وَعَبْدُ بْنُ حُمَيْدٍ قَالاَ حَدَّثَنَا يَعْقُوبُ - وَهُوَ ابْنُ إِبْرَاهِيمَ بْنِ سَعْدٍ - حَدَّثَنَا أَبِى عَنْ صَالِحٍ عَنِ ابْنِ شِهَابٍ أَخْبَرَنِى عَامِرُ بْنُ سَعْدٍ عَنْ أَبِيهِ سَعْدٍ أَنَّهُ أَعْطَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم رَهْطًا وَأَنَا جَالِسٌ فِيهِمْ قَالَ فَتَرَكَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مِنْهُمْ رَجُلاً لَمْ يُعْطِهِ وَهُوَ أَعْجَبُهُمْ إِلَىَّ فَقُمْتُ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَسَارَرْتُهُ فَقُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ مَا لَكَ عَنْ فُلاَنٍ وَاللَّهِ إِنِّى لأَرَاهُ مُؤْمِنًا. قَالَ
"أَوْ مُسْلِمًا." فَسَكَتُّ قَلِيلاً ثُمَّ غَلَبَنِى مَا أَعْلَمُ مِنْهُ فَقُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ مَا لَكَ عَنْ فُلاَنٍ فَوَاللَّهِ إِنِّى لأَرَاهُ مُؤْمِنًا. قَالَ
"أَوْ مُسْلِمًا." فَسَكَتُّ قَلِيلاً ثُمَّ غَلَبَنِى مَا أَعْلَمُ مِنْهُ فَقُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ مَا لَكَ عَنْ فُلاَنٍ فَوَاللَّهِ إِنِّى لأَرَاهُ مُؤْمِنًا. قَالَ "أَوْ مُسْلِمًا." قَالَ "إِنِّى لأُعْطِى الرَّجُلَ. وَغَيْرُهُ أَحَبُّ إِلَىَّ مِنْهُ خَشْيَةَ أَنْ يُكَبَّ فِى النَّارِ عَلَى وَجْهِهِ."
[وَفِى حَدِيثِ الْحُلْوَانِىِّ تَكْرَارُ الْقَوْلِ مَرَّتَيْنِ.]
Tercemesi:
Bize Hasen b. Ali el-Hulvânî ve Abd b. Humeyd o ikisine Yakub b. İbrahim b. Sa'd, ona babası, ona Salih, ona İbn Şihab, ona Amir b. Sa'd, ona babası Sa'd şöyle haber verdi ki, şöyle demiş: Rasulullah (sav), ben de aralarında oturduğum hâlde (müellefe-i kulûb'dan) birkaç kişiye atıyye verdi. Yalnız onlardan bir adama hiçbir şey vermedi. Hâlbuki içlerinde, benim en beğendiğim o idi. Bunun üzerine ben kalkarak Rasulullah'ın (sav) yanına gittim ve kendisiyle gizlice konuştum; dedim ki: Ya Rasulullah! Filana niçin vermedin? Vallahi ben, onu sağlam bir mü'min görüyorum. Rasulullah (sav); yahut Müslim" dedi. Ben biraz sustum. Sonra yine o adamın bildiğim hâli yine bana galebe çalarak; ya Rasulullah filana niçin bir şey vermedin? Vallahi ben onu sağlam bir mü'min görüyorum dedim. Rasulullah (sav) (tekrar); "yahut Müslim" buyurdu. Ben, yine biraz sustum. Sonra o adamın bildiğim hâli bana (tekrar) galebe çalarak; ya Rasulullah! Filana niçin bir şey vermedin? Vallahi ben, onu sağlam mü'min görüyorum; dedim. Rasulullah (sav) (yine); "yahut Müslim" dedi ve şunu ilave etti:
"Ben yüzü üstü cehenneme atılır korkusuyla başkası bence daha makbul olduğu hâlde bazen bir kimseye dünyalık veririm."
[Hulvânî'nin hadisinde bu söz iki defa tekrarlanmıştır.]
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Zekât 2433, /407
Senetler:
()
Konular:
KTB, HEDİYELEŞMEK
Strateji, Müellefe-i Kulub
Teşvik Edilenler, paylaşma azık ve diğer şeyleri
Öneri Formu
Hadis Id, No:
4255, M002437
Hadis:
حَدَّثَنَا حَسَنٌ الْحُلْوَانِىُّ وَعَبْدُ بْنُ حُمَيْدٍ قَالاَ حَدَّثَنَا يَعْقُوبُ - وَهُوَ ابْنُ إِبْرَاهِيمَ بْنِ سَعْدٍ - حَدَّثَنَا أَبِى عَنْ صَالِحٍ عَنِ ابْنِ شِهَابٍ حَدَّثَنِى أَنَسُ بْنُ مَالِكٍ أَنَّهُ قَالَ لَمَّا أَفَاءَ اللَّهُ عَلَى رَسُولِهِ مَا أَفَاءَ مِنْ أَمْوَالِ هَوَازِنَ. وَاقْتَصَّ الْحَدِيثَ بِمِثْلِهِ غَيْرَ أَنَّهُ قَالَ قَالَ أَنَسٌ
"فَلَمْ نَصْبِرْ. وَقَالَ فَأَمَّا أُنَاسٌ حَدِيثَةٌ أَسْنَانُهُمْ."
Tercemesi:
Bize Hasan Hulvânî ve Abd b. Humeyd, ona Yakub b. İbrahim b. Sa'd, ona babası, ona Salih, ona da İbn Şihab şöyle rivayet etti: Bana, Enes b. Malik rivayet etti. (Dedi ki): Allah, Rasulüne Hevâzin kabilesinin mallarından bol bol ganimet verdiği vakit. Ravi hadisi yukardaki gibi anlatmış yalnız burada şöyle demiş:
"Enes; biz sabretmedik dedi. Bir de amma yaşları genç birtakım insanlar dedi."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Zekât 2437, /408
Senetler:
()
Konular:
Sahabe, İlk Müslüman Nesiller
Teşvik Edilenler, paylaşma azık ve diğer şeyleri
VEFAKARLIK