10636 Kayıt Bulundu.
Giriş
Bize Müslim b. İbrahim, ona Vuheyb, ona İbn Tavus, ona babası, ona da İbn Abbas (r.anhuma), Peygamber'in (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "Hibe ettiği şeyden geri dönen kişi, kusan; sonra da kustuğunu tekrar yutan köpek gibidir."
Açıklama: "Ettiği hibeden vazgeçen", "Hibe ettiği şeyi geri alan", "yaptığı hibeyi geri almak için hibe ettiği şeye geri dönen" şeklinde de çevrilebilir.
Bize Kuteybe b. Sa’id, ona Leys, ona İbn Ebu Müleyke, ona da Misver b. Mahreme (r. anhümâ) şöyle rivayet etti: Hz. Peygamber birçok kaftan dağıtmıştı ama bunlardan babam Mahreme’ye birşey vermemişti. Mahreme bana 'Yavrucuğum! Haydi beraberce Hz. Peygamber'e gidelim' dedi. Babamla beraber gittim. Babam bana "Eve gir, Hz. Peygamber'i bana çağır-" dedi. Misver sözlerine şöyle devam etti: Hz. Peygamber'i babam için çağırdım. Hz. Peygamber bu elbiselerden bir elbise omuzunda olduğu halde babamın yanına çıktı ve "Bunu senin için ayırdık" dedi. Misver dedi ki: Babam kaftana (sevinçle) baktı ve "Mahreme razı oldu" dedi.
Açıklama: İbn Tin son kısmı ve Mahreme şöyle dedi: "Mahreme razı oldu." Kastallânî, Ahmed b. Muhammed, İrşadü's-sârî li şerhi sahihi Buhârî, Mısır: el-Matbaatu'l-emiriyyetü'l-kübrâ, 1323), 4/351.
Bize Abdân, ona Abdullah, ona Yunus, T Bize el-Leys, ona Yunus, ona İbn Şihâb, ona da İbn Ka'b b. Malik, Cabir b. Abdullah'ın (r.anhüma) babası Uhud savaşında şehit olup alacaklıları haklarını ısrarla istemeye başladığında şöyle dediğini rivayet etmiştir: Ben Rasulullah'ın (sav) yanına gidip durumu onunla konuştum. Akabinde Rasulullah (sav) alacaklılara, hurmalığımın mahsulünü kabul etmelerini ve haklarını babama helal etmelerini istedi. Fakat alacaklılar bu teklifi kabul etmediler. Rasulullah (sav) da onlara ne hurmalığımı verdi, ne de hurma mahsulünden bir pay ayırdı. Lakin bana: — "Yarın sabahleyin sana geleceğim" buyurdu. Ertesi günü sabah olunca Rasulullah (sav) geldi, hurmalıkta dolaştı, mahsulün bereketli olması için dua etti. Akabinde ben (olgunlaştığında) hurma mahsulünü topladım. Alacaklıların haklarını tamamen ödedim. Bize de bahçenin mahsulünden bir şeyler kaldı. Daha sonra ise Rasulullah'ın (sav) yanına vardım, oturuyordu. Durumu kendisine haber verdim. Bunun üzerine Rasulullah (sav), yanında oturan Ömer'e (ra) şöyle dedi: "Ey Ömer! Cabir'in söylediğine kulak ver!" Ömer (ra) de hemen: 'Biz zaten senin Allah’ın Rasulü olduğunu biliyoruz! Vallahi, Sen muhakkak Allah’ın peygamberisin!' dedi".
Açıklama: Rivayetin iki senedi verilmiştir. Bunlardan el-Leys ile başlayan ikinci sened muallaktır; zira Buhari ile Leys b. Sa'd arasında inkıta vardır.
Bize Muhammed b. Beşşâr, ona Muhammed b. Cafer, ona Şu’be, ona Ebu İmran el-Cevnî, ona Temîm b. Mürre oğullarından Talha b. Abdullah, ona da Hz. Âişe şöyle rivayet etti: "Hz. Peygamber’e, 'Yâ Rasulallah! Benim iki komşum var, bunların hangisine önce hediye vereyim?' dedim. 'Kapısı sana en yakın olan komşuna' buyurdu."