Öneri Formu
Hadis Id, No:
28669, İM002684
Hadis:
حَدَّثَنَا إِبْرَاهِيمُ بْنُ سَعِيدٍ الْجَوْهَرِىُّ حَدَّثَنَا أَنَسُ بْنُ عِيَاضٍ أَبُو حَمْزَةَ عَنْ عَبْدِ السَّلاَمِ بْنِ أَبِى الْجَنُوبِ عَنِ الْحَسَنِ عَنْ مَعْقِلِ بْنِ يَسَارٍ قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم « الْمُسْلِمُونَ يَدٌ عَلَى مَنْ سِوَاهُمْ وَتَتَكَافَأُ دِمَاؤُهُمْ » .
Tercemesi:
Bize İbrahim b. Said el-Cevheri, ona Enes b. İyaz Ebu Hamza, ona Abdusselam b. Ebu'l-Cenûb, ona el-Hasan, ona da Ma'kil b. Yesâr'dan rivâyet edildiğine göre; Rasulullah (sav) şöyle buyurdu, demiştir:
"Müslümanlar başkalarına (düşmanlarına) karşı tek el (gibi olmalı) dır ve kanları (kısas ve diyet hususunda) eşittir."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
İbn Mâce, Sünen-i İbn Mâce, Diyât 31, /434
Senetler:
1. Ebu Abdullah Ma'kıl b. Yesar (Ma'kıl b. Yesar b. Abdullah b. Muabbir b. Harak)
2. Ebu Said Hasan el-Basrî (Hasan b. Yesâr)
3. Abdusselam b. Ebû Cenûb el-Medenî (Abdusselâm b. Ebû Cenûb)
4. Ebu Damra Enes b. İyaz el-Leysî (Enes b. İyaz b. Damra)
5. İbrahim b. Said el-Cevheri (İbrahim b. Said)
Konular:
Cemaat, birlik olma
Yargı, Hukukta eşitlik
Öneri Formu
Hadis Id, No:
28674, İM002685
Hadis:
حَدَّثَنَا هِشَامُ بْنُ عَمَّارٍ حَدَّثَنَا حَاتِمُ بْنُ إِسْمَاعِيلَ عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ عَيَّاشٍ عَنْ عَمْرِو بْنِ شُعَيْبٍ عَنْ أَبِيهِ عَنْ جَدِّهِ قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم « يَدُ الْمُسْلِمِينَ عَلَى مَنْ سِوَاهُمْ تَتَكَافَأُ دِمَاؤُهُمْ وَأَمْوَالُهُمْ وَيُجِيرُ عَلَى الْمُسْلِمِينَ أَدْنَاهُمْ وَيَرُدُّ عَلَى الْمُسْلِمِينَ أَقْصَاهُمْ » .
Tercemesi:
Bize Hişam b. Ammar, ona Hatim b. İsmail, ona Abdurrahman b. Ayyaş, ona Amr b. Şuayb, ona babası, ona da Amr b. Şuayb'ın dedesinden (Abdullah b. Amr b. el-Âs) rivayet edildiğine göre; Rasulullah (sav) şöyle buyurdu, demiştir:
"Müslümanların (birlik ve beraberlik) eli onlardan olmayanlara (düşmanlarına) karşı (olmalı) dır. Müslümanların kanları (kısas ve diyet hususunda) ve malları eşittir. Müslümanların (mertebece) en düşüğü hepsinin adına (kâfire mal, can ve namus) teminatı verebilir ve (savaşta) müslümanların en uzak olanları (yâni düşmana en yakın olanları ele geçirdikleri ganimeti düşmana uzak olan) müslümanlara iade eder (yâni hisselerini verir)."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
İbn Mâce, Sünen-i İbn Mâce, Diyât 31, /434
Senetler:
1. Ebu Muhammed Abdullah b. Amr es-Sehmî (Abdullah b. Amr b. Âs b. Vail b. Haşim)
2. Şuayb b. Muhammed es-Sehmi (Şuayb b. Muhammed b. Abdullah b. Amr b. As)
3. Ebu İbrahim Amr b. Şuayb el-Kuraşi (Amr b. Şuayb b. Muhammed b. Abdullah b. Amr b. As)
4. Abdurrahman b. Ayyaş el-Ensârî (Abdurrahman b. Ayyaş)
5. Ebu İsmail Hatim b. İsmail el-Harisî (Hatim b. İsmail b. Muhammed)
6. Hişam b. Ammar es-Sülemî (Hişam b. Ammar es-Sülemî)
Konular:
Cemaat, birlik olma
Yargı, Hukukta eşitlik
Öneri Formu
Hadis Id, No:
28702, İM002686
Hadis:
حَدَّثَنَا أَبُو كُرَيْبٍ حَدَّثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ عَنِ الْحَسَنِ بْنِ عَمْرٍو عَنْ مُجَاهِدٍ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَمْرٍو قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم « مَنْ قَتَلَ مُعَاهِدًا لَمْ يَرَحْ رَائِحَةَ الْجَنَّةِ وَإِنَّ رِيحَهَا لَيُوجَدُ مِنْ مَسِيرَةِ أَرْبَعِينَ عَامًا » .
Tercemesi:
Bize Ebu Küreyb, ona Ebu Muaviye, ona el-Hasan b. Amr, ona Mücahid, ona da Abdullah'tan b. Amr (b. el-As) rivayet edildiğine göre; Rasulullah (sav) şöyle buyurdu, demiştir; "(Müslümanlardan) kim bir muâhed (yâni zimmîyi (haksız yere) öldürürse o kimse Cennet kokusu kokamaz. Halbuki Cennet kokusu kırk yıllık mesafede bulunur."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
İbn Mâce, Sünen-i İbn Mâce, Diyât 32, /434
Senetler:
1. Ebu Muhammed Abdullah b. Amr es-Sehmî (Abdullah b. Amr b. Âs b. Vail b. Haşim)
2. Ebu Haccac Mücahid b. Cebr el-Kuraşî (Mücahid b. Cebr)
3. Hasan b. Amr et-Temimî (Hasan b. Amr)
4. Ebu Muaviye Muhammed b. Hâzim el-A'mâ ed-Darîr (Muhammed b. Hazim)
5. Ebu Küreyb Muhammed b. Alâ el-Hemdânî (Muhammed b. Alâ b. Kureyb)
Konular:
Yargı, adam öldürmek
Zimmet Ehli, Hukuku
Öneri Formu
Hadis Id, No:
28708, İM002687
Hadis:
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ حَدَّثَنَا مَعْدِىُّ بْنُ سُلَيْمَانَ أَنْبَأَنَا ابْنُ عَجْلاَنَ عَنْ أَبِيهِ عَنْ أَبِى هُرَيْرَةَ عَنِ النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ « مَنْ قَتَلَ مُعَاهِدًا لَهُ ذِمَّةُ اللَّهِ وَذِمَّةُ رَسُولِهِ لَمْ يَرَحْ رَائِحَةَ الْجَنَّةِ وَرِيحُهَا لَيُوجَدُ مِنْ مَسِيرَةِ سَبْعِينَ عَامًا » .
Tercemesi:
Bize Muhammed b. Beşşar, ona Ma'dî b. Süleyman, ona İbn Aclan, ona babası, ona da Ebu Hureyre'den rivayet edildiğine göre; Peygamber (sav) şöyle buyurdu, demiştir:
"(Müslümanlardan) kim, Allah'ın teminatına ve Resulünün teminatına (yâni dinen geçerli sayılan teminata) sahip olan bir muâd (yâni zimmiyi (haksız yere) öldürürse, o kimse Cennet kokusu kokamaz. Halbuki Cennet kokusu yetmiş yıllık mesafede bulunur."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
İbn Mâce, Sünen-i İbn Mâce, Diyât 32, /434
Senetler:
1. Ebu Hureyre ed-Devsî (Abdurrahman b. Sahr)
2. Aclân Mevla Fatıma bt. Utbe (Aclân)
3. Ebu Abdullah Muhammed b. Aclân el-Kuraşî (Muhammed b. Aclân)
4. Ebu Süleyman Ma'dî b. Süleyman el-Basrî (Ma'dî b. Süleyman)
5. Muhammed b. Beşşâr el-Abdî (Muhammed b. Beşşâr b. Osman)
Konular:
Yargı, adam öldürmek
Zimmet Ehli, Hukuku
Öneri Formu
Hadis Id, No:
28715, İM002688
Hadis:
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ الْمَلِكِ بْنِ أَبِى الشَّوَارِبِ حَدَّثَنَا أَبُو عَوَانَةَ عَنْ عَبْدِ الْمَلِكِ بْنِ عُمَيْرٍ عَنْ رِفَاعَةَ بْنِ شَدَّادٍ الْقِتْبَانِىِّ قَالَ لَوْلاَ كَلِمَةٌ سَمِعْتُهَا مِنْ عَمْرِو بْنِ الْحَمِقِ الْخُزَاعِىِّ لَمَشَيْتُ فِيمَا بَيْنَ رَأْسِ الْمُخْتَارِ وَجَسَدِهِ سَمِعْتُهُ يَقُولُ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم « مَنْ أَمِنَ رَجُلاً عَلَى دَمِهِ فَقَتَلَهُ فَإِنَّهُ يَحْمِلُ لِوَاءَ غَدْرٍ يَوْمَ الْقِيَامَةِ » .
Tercemesi:
Bize Muhammed b. Abdülmelik b. Ebu'ş-Şevarib, ona Ebu Avâne, ona Abdülmelik b. Umeyr, ona da Rifâa b. Şeddâd el-Fityânî şöyle demiştir: Amr b. el-Hamık el-Huzâi'den işittiğim bir kelime (hadis) olmasaydı, beri el-Muhtâr'ın başı ile cesedi (ni birbirinden ayırıp) arasında yürüyecektim. Ben Amr b. el-Hamık'tan şöyle söylerken işittim. Rasulullah (sav) buyurdu ki:
"Kim bir adama can teminatım verip sonra onu öldürürse şüphesiz o kimse kıyamet günü bir gadir (zulüm) sancağını taşıyacaktır."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
İbn Mâce, Sünen-i İbn Mâce, Diyât 33, /434
Senetler:
1. Amr b. Hamık el-Huzaî (Amr b. Hamık b. Kahin b. Habib b. Amr)
2. Ebu Asım Rifaa b. Şeddad el-Beceli (Rifaa b. Şeddad b. Abdullah b. Kays)
3. Abdülmelik b. Umeyr el-Lahmî (Abdülmelik b. Umeyr b. Süveyd)
4. Ebu Avane Vazzah b. Abdullah el-Yeşkurî (Vazzah b. Abdullah)
5. Muhammed b. Abdülmelik el-Basri (Muhammed b. Abdülmelik b. Muhammed b. Abdullah b. Halid b. Üseyd)
Konular:
Müslüman, Eman vermek/Emanete riayet
Yargı, adam öldürmek
Zulüm, zulüm cezasız kalmaz
Öneri Formu
Hadis Id, No:
28724, İM002689
Hadis:
حَدَّثَنَا عَلِىُّ بْنُ مُحَمَّدٍ حَدَّثَنَا وَكِيعٌ حَدَّثَنَا أَبُو لَيْلَى عَنْ أَبِى عُكَّاشَةَ عَنْ رِفَاعَةَ قَالَ دَخَلْتُ عَلَى الْمُخْتَارِ فِى قَصْرِهِ فَقَالَ قَامَ جِبْرَائِيلُ مِنْ عِنْدِى السَّاعَةَ . فَمَا مَنَعَنِى مِنْ ضَرْبِ عُنُقِهِ إِلاَّ حَدِيثٌ سَمِعْتُهُ مِنْ سُلَيْمَانَ بْنِ صُرَدٍ عَنِ النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم أَنَّهُ قَالَ « إِذَا أَمِنَكَ الرَّجُلُ عَلَى دَمِهِ فَلاَ تَقْتُلْهُ » . فَذَاكَ الَّذِى مَنَعَنِى مِنْهُ .
Tercemesi:
Bize Ali b. Muhammed, ona Veki', ona Ebu Leyla, ona Ebu Ukkâşe, ona da Rıfâa b. Şecîdâd şöyle demiştir: Ben Muhtâr'ın yanma kendisinin sarayında girdim. Kendisi: Cebrail (as) bu saatta benim yanımdan kalktı, dedi. Süleyman b. Sured'in Peygamber'den (sav) bana rivayet ettiği:
"Adam kanı hususunda sana güvendiği zaman sen onu öldürme" hadisinden başka hiçbir şey beni Muhtâr'ın boynuna (bu iftirasından dolayı kılıç) vurmaktan alıkoymadı. İşte beni onun boynunu (kılıçla) vurmaktan meneden şey bu hadistir.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
İbn Mâce, Sünen-i İbn Mâce, Diyât 33, /434
Senetler:
1. Ebu Mutarrif Süleyman b. Surad el-Huzâ'î (Süleyman b. Surad b. Cevm b. Ebu Cevn b. Münkız)
2. Ebu Asım Rifaa b. Şeddad el-Beceli (Rifaa b. Şeddad b. Abdullah b. Kays)
3. Ebu Ukkâşe el-Hemdânî (Ebu Ukkâşe)
4. Ebu Leyla Abdullah b. Meysera el-Hârisî (Abdullah b. Meysera)
5. Ebu Süfyan Veki' b. Cerrah er-Ruâsî (Veki' b. Cerrah b. Melih b. Adî)
6. Ali b. Muhammed el-Kûfî (Ali b. Muhammed b. İshak)
Konular:
Müslüman, Eman vermek/Emanete riayet
Yargı, adam öldürmek
Yönetici, tenkit edilmesi, hakaret edilmesi vs.
حَدَّثَنَا أَبُو عُمَيْرٍ عِيسَى بْنُ مُحَمَّدٍ النَّحَّاسُ وَعِيسَى بْنُ يُونُسَ وَالْحُسَيْنُ بْنُ أَبِى السُرَى الْعَسْقَلاَنِىُّ قَالُوا حَدَّثَنَا ضَمْرَةُ بْنُ رَبِيعَةَ عَنِ ابْنِ شَوْذَبٍ عَنْ ثَابِتٍ الْبُنَانِىِّ عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ قَالَ أَتَى رَجُلٌ بِقَاتِلِ وَلِيِّهِ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ النَّبِىُّ صلى الله عليه وسلم « اعْفُ » . فَأَبَى فَقَالَ « خُذْ أَرْشَكَ » . فَأَبَى . قَالَ « اذْهَبْ فَاقْتُلْهُ فَإِنَّكَ مِثْلُهُ » . قَالَ فَلُحِقَ بِهِ فَقِيلَ لَهُ إِنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَدْ قَالَ « اقْتُلْهُ فَإِنَّكَ مِثْلُهُ » . فَخَلَّى سَبِيلَهُ . قَالَ فَرُئِىَ يَجُرُّ نِسْعَتَهُ ذَاهِبًا إِلَى أَهْلِهِ . قَالَ كَأَنَّهُ قَدْ كَانَ أَوْثَقَهُ .
قَالَ أَبُو عُمَيْرٍ فِى حَدِيثِهِ قَالَ ابْنُ شَوْذَبٍ عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ الْقَاسِمِ فَلَيْسَ لأَحَدٍ بَعْدَ النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم أَنْ يَقُولَ « اقْتُلْهُ فَإِنَّكَ مِثْلُهُ » . قَالَ ابْنُ مَاجَهْ هَذَا حَدِيثُ الرَّمْلِيِّينَ لَيْسَ إِلاَّ عِنْدَهُمْ .
Öneri Formu
Hadis Id, No:
28803, İM002691
Hadis:
حَدَّثَنَا أَبُو عُمَيْرٍ عِيسَى بْنُ مُحَمَّدٍ النَّحَّاسُ وَعِيسَى بْنُ يُونُسَ وَالْحُسَيْنُ بْنُ أَبِى السُرَى الْعَسْقَلاَنِىُّ قَالُوا حَدَّثَنَا ضَمْرَةُ بْنُ رَبِيعَةَ عَنِ ابْنِ شَوْذَبٍ عَنْ ثَابِتٍ الْبُنَانِىِّ عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ قَالَ أَتَى رَجُلٌ بِقَاتِلِ وَلِيِّهِ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ النَّبِىُّ صلى الله عليه وسلم « اعْفُ » . فَأَبَى فَقَالَ « خُذْ أَرْشَكَ » . فَأَبَى . قَالَ « اذْهَبْ فَاقْتُلْهُ فَإِنَّكَ مِثْلُهُ » . قَالَ فَلُحِقَ بِهِ فَقِيلَ لَهُ إِنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَدْ قَالَ « اقْتُلْهُ فَإِنَّكَ مِثْلُهُ » . فَخَلَّى سَبِيلَهُ . قَالَ فَرُئِىَ يَجُرُّ نِسْعَتَهُ ذَاهِبًا إِلَى أَهْلِهِ . قَالَ كَأَنَّهُ قَدْ كَانَ أَوْثَقَهُ .
قَالَ أَبُو عُمَيْرٍ فِى حَدِيثِهِ قَالَ ابْنُ شَوْذَبٍ عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ الْقَاسِمِ فَلَيْسَ لأَحَدٍ بَعْدَ النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم أَنْ يَقُولَ « اقْتُلْهُ فَإِنَّكَ مِثْلُهُ » . قَالَ ابْنُ مَاجَهْ هَذَا حَدِيثُ الرَّمْلِيِّينَ لَيْسَ إِلاَّ عِنْدَهُمْ .
Tercemesi:
Bize Ebu Umeyr İSa b. Muhammed en-Nehhas ve İsa b. Yunus ve el-Hüseyn b. Ebu's-Sürî el-Askalanî, onlara Damra b. Rabia, ona İbn Şevzeb, ona Sabit el-Bünanî, ona da Enes b. Malik'ten rivayet edildiğine göre: Bir adam, velisinin katilini Rasulullah'a (sav) getirdi. Peygamber (sav) (adama):
"(Katili) bağışla," buyurdu. Adam bağışlamaktan imtina etti. Bunun üzerine Peygamber (sav):
"Diyetini (kan bahasını) al," buyurdu. Adam (bundan da) imtina etti. (Bu kere) Peygamber (sav):
"Git katili öldür, şüphesiz sen (onu öldürür isen) onun mislisin," buyurdu. Enes dedi ki: Sonra adama arkadan yetişildi ve kendisine denildi ki, Rasulullah (sav):
"Katili öldür. Şüphesiz sen (onu öldürürsen) onun mislisin," buyurdu. Adam bunun üzerine katile yol verdi. Enes dedi ki: Katil, (bağlı bulunduğu ve son anda çözülen) kayışını yederek, ev halkının yanma doğru gider vaziyette görüldü. Enes dedi ki; maktulün velisi galiba katili bağlamıştı.
(Müellifin şeyhi) Ebu Umeyr dedi ki: İbn Şevzeb, Abdurrahman b. Kasım'ın şöyle söylediğini rivayet etti: Peygamber'den (sav) sonra (yâni O'ndan başka) hiç kimse (maktulün velisine):
"Katili Öldür, şüphesiz sen de (onu öldürürsen) onun mislisin diyemez." İbn Mâce dedi ki: Bu, Kemlilerin hadîsidir. Yalnız onların yanında bulunur, (onlardan başka hiç kimsenin yanında bulunmaz.)
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
İbn Mâce, Sünen-i İbn Mâce, Diyât 34, /435
Senetler:
1. Enes b. Malik el-Ensarî (Enes b. Malik b. Nadr b. Damdam b. Zeyd b. Haram)
2. Ebu Muhammed Sabit b. Eslem el-Bünanî (Sabit b. Eslem)
3. Ebu Abdurrahman Abdullah b. Şevzeb el-Horasanî (Abdullah b. Şevzeb)
4. Ebu Abdullah Damre b. Rabi'a el-Filistini (Damre b. Rabi'a)
5. Hüseyin b. Mütevekkil el-Haşimi (Hüseyin b. Mütevekkil b. Abdurrahman b. Hassan)
Konular:
Yargı, Ceza Hukuku
Yargı, diyet
Yargı, Kısas
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِى شَيْبَةَ وَعَلِىُّ بْنُ مُحَمَّدٍ قَالاَ حَدَّثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ عَنِ الأَعْمَشِ عَنْ أَبِى صَالِحٍ عَنْ أَبِى هُرَيْرَةَ قَالَ قَتَلَ رَجُلٌ عَلَى عَهْدِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَرُفِعَ ذَلِكَ إِلَى النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم فَدَفَعَهُ إِلَى وَلِىِّ الْمَقْتُولِ فَقَالَ الْقَاتِلُ يَا رَسُولَ اللَّهِ وَاللَّهِ مَا أَرَدْتُ قَتْلَهُ . فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم لِلْوَلِىِّ « أَمَا إِنَّهُ إِنْ كَانَ صَادِقًا ثُمَّ قَتَلْتَهُ دَخَلْتَ النَّارَ » . قَالَ فَخَلَّى سَبِيلَهُ . قَالَ وَكَانَ مَكْتُوفًا بِنِسْعَةٍ فَخَرَجَ يَجُرُّ نِسْعَتَهُ فَسُمِّىَ ذَا النِّسْعَةِ .
Öneri Formu
Hadis Id, No:
276366, İM002690-2
Hadis:
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِى شَيْبَةَ وَعَلِىُّ بْنُ مُحَمَّدٍ قَالاَ حَدَّثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ عَنِ الأَعْمَشِ عَنْ أَبِى صَالِحٍ عَنْ أَبِى هُرَيْرَةَ قَالَ قَتَلَ رَجُلٌ عَلَى عَهْدِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَرُفِعَ ذَلِكَ إِلَى النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم فَدَفَعَهُ إِلَى وَلِىِّ الْمَقْتُولِ فَقَالَ الْقَاتِلُ يَا رَسُولَ اللَّهِ وَاللَّهِ مَا أَرَدْتُ قَتْلَهُ . فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم لِلْوَلِىِّ « أَمَا إِنَّهُ إِنْ كَانَ صَادِقًا ثُمَّ قَتَلْتَهُ دَخَلْتَ النَّارَ » . قَالَ فَخَلَّى سَبِيلَهُ . قَالَ وَكَانَ مَكْتُوفًا بِنِسْعَةٍ فَخَرَجَ يَجُرُّ نِسْعَتَهُ فَسُمِّىَ ذَا النِّسْعَةِ .
Tercemesi:
Bize Ebu Bekr b. Ebu Şeybe ve Ali b. Muhammed, o ikisine Ebu Muaviye, ona el-A'meş, ona Ebu Salih, ona da Ebu Hureyre şöyle demiştir: Rasulullah (sav) hayatta iken bir adam (bir müslüman kişiyi) öldürmüştü. Dâva Peygamber'e (sav) arzedildi. Peygamber (sav) de katili (kısas edilmek üzere) maktulün velîsine teslim etti. Bunun üzerine katil: Yâ Rasulallah Allah'a yemin ederim ki ben maktulü kasten öldürmedim, dedi. Bunun üzerine Rasulullah (sav), maktulün velîsine:
"Bilmiş ol ki, katil eğer gerçekten doğru sözlü olup sonra sen onu öldürür isen Cehennem ateşine girersin," buyurdu.
Ebu Hureyre dedi ki: Bu buyruk üzerine maktulün velîsi katili serbest bıraktı. Ebu Hureyre dedi ki: Katilin elleri bir enli ve uzun kayışla arkasından bağlı idi. Katil, kayışını çekerek, yederek çıkıp gitti. Bu nedenle kendisine Ze'n-Nis'a (kayış sahibi) ismi verildi.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
İbn Mâce, Sünen-i İbn Mâce, Diyât 34, /435
Senetler:
1. Ebu Hureyre ed-Devsî (Abdurrahman b. Sahr)
2. Ebû Salih es-Semmân (Ebû Sâlih Zekvân b. Abdillâh et-Teymî)
3. Ebu Muhammed Süleyman b. Mihran el-A'meş (Süleyman b. Mihran)
4. Ebu Muaviye Muhammed b. Hâzim el-A'mâ ed-Darîr (Muhammed b. Hazim)
5. Ebu Bekir İbn Ebu Şeybe el-Absî (Abdullah b. Muhammed b. İbrahim b. Osman)
Konular:
Yargı, Ceza Hukuku
Yargı, diyet
Yargı, Kısas
حَدَّثَنَا أَبُو عُمَيْرٍ عِيسَى بْنُ مُحَمَّدٍ النَّحَّاسُ وَعِيسَى بْنُ يُونُسَ وَالْحُسَيْنُ بْنُ أَبِى السُرَى الْعَسْقَلاَنِىُّ قَالُوا حَدَّثَنَا ضَمْرَةُ بْنُ رَبِيعَةَ عَنِ ابْنِ شَوْذَبٍ عَنْ ثَابِتٍ الْبُنَانِىِّ عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ قَالَ أَتَى رَجُلٌ بِقَاتِلِ وَلِيِّهِ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ النَّبِىُّ صلى الله عليه وسلم « اعْفُ » . فَأَبَى فَقَالَ « خُذْ أَرْشَكَ » . فَأَبَى . قَالَ « اذْهَبْ فَاقْتُلْهُ فَإِنَّكَ مِثْلُهُ » . قَالَ فَلُحِقَ بِهِ فَقِيلَ لَهُ إِنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَدْ قَالَ « اقْتُلْهُ فَإِنَّكَ مِثْلُهُ » . فَخَلَّى سَبِيلَهُ . قَالَ فَرُئِىَ يَجُرُّ نِسْعَتَهُ ذَاهِبًا إِلَى أَهْلِهِ . قَالَ كَأَنَّهُ قَدْ كَانَ أَوْثَقَهُ .
قَالَ أَبُو عُمَيْرٍ فِى حَدِيثِهِ قَالَ ابْنُ شَوْذَبٍ عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ الْقَاسِمِ فَلَيْسَ لأَحَدٍ بَعْدَ النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم أَنْ يَقُولَ « اقْتُلْهُ فَإِنَّكَ مِثْلُهُ » . قَالَ ابْنُ مَاجَهْ هَذَا حَدِيثُ الرَّمْلِيِّينَ لَيْسَ إِلاَّ عِنْدَهُمْ .
Öneri Formu
Hadis Id, No:
276367, İM002691-2
Hadis:
حَدَّثَنَا أَبُو عُمَيْرٍ عِيسَى بْنُ مُحَمَّدٍ النَّحَّاسُ وَعِيسَى بْنُ يُونُسَ وَالْحُسَيْنُ بْنُ أَبِى السُرَى الْعَسْقَلاَنِىُّ قَالُوا حَدَّثَنَا ضَمْرَةُ بْنُ رَبِيعَةَ عَنِ ابْنِ شَوْذَبٍ عَنْ ثَابِتٍ الْبُنَانِىِّ عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ قَالَ أَتَى رَجُلٌ بِقَاتِلِ وَلِيِّهِ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ النَّبِىُّ صلى الله عليه وسلم « اعْفُ » . فَأَبَى فَقَالَ « خُذْ أَرْشَكَ » . فَأَبَى . قَالَ « اذْهَبْ فَاقْتُلْهُ فَإِنَّكَ مِثْلُهُ » . قَالَ فَلُحِقَ بِهِ فَقِيلَ لَهُ إِنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَدْ قَالَ « اقْتُلْهُ فَإِنَّكَ مِثْلُهُ » . فَخَلَّى سَبِيلَهُ . قَالَ فَرُئِىَ يَجُرُّ نِسْعَتَهُ ذَاهِبًا إِلَى أَهْلِهِ . قَالَ كَأَنَّهُ قَدْ كَانَ أَوْثَقَهُ .
قَالَ أَبُو عُمَيْرٍ فِى حَدِيثِهِ قَالَ ابْنُ شَوْذَبٍ عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ الْقَاسِمِ فَلَيْسَ لأَحَدٍ بَعْدَ النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم أَنْ يَقُولَ « اقْتُلْهُ فَإِنَّكَ مِثْلُهُ » . قَالَ ابْنُ مَاجَهْ هَذَا حَدِيثُ الرَّمْلِيِّينَ لَيْسَ إِلاَّ عِنْدَهُمْ .
Tercemesi:
Bize Ebu Umeyr İsa b. Muhammed en-Nehhâs ve İsa b. Yunus ve el-Hüseyn b. Ebu Ser el-Askalânî,, onlara Damra b. Rabia, ona İbn Şevzeb, ona Sâbit el-Bünani, ona da Enes b. Mâlik'ten rivayet edildiğine göre: Bir adam, velisinin katilini Rasulullah'a (sav) getirdi. Peygamber (sav) (adama):
"(Katili) bağışla," buyurdu. Adam bağışlamaktan imtina etti. Bunun üzerine Peygamber (sav):
"Diyetini (kan bahasını) al," buyurdu. Adam (bundan da) imtina etti. (Bu kere) Peygamber (sav):
"Git katili öldür, şüphesiz sen (onu öldürür isen) onun mislisin," buyurdu. Enes dedi ki: Sonra adama arkadan yetişildi ve kendisine denildi ki, Rasulullah (sav):
"Katili öldür. Şüphesiz sen (onu öldürürsen) onun mislisin," buyurdu. Adam bunun üzerine katile yol verdi. Enes dedi ki: Katil, (bağlı bulunduğu ve son anda çözülen) kayışını yederek, ev halkının yanına doğru gider vaziyette görüldü. Enes dedi ki; maktulün velîsi galiba katili bağlamıştı.
(Müellifin şeyhi) Ebu Umeyr dedi ki: İbn Şevzeb, Abdurrahman b. el-Kâsım'ın şöyle söylediğini rivayet etti: Peygamber'den (sav) sonra (yâni O'ndan başka) hiç kimse (maktulün velisine): 'Katili öldür, şüphesiz sen de (onu öldürürsen) onun mislisin' diyemez. İbn Mâce dedi ki: Bu, Kemlilerin hadîsidir. Yalnız onların yanında bulunur, (onlardan başka hiç kimsenin yanında bulunmaz.)
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
İbn Mâce, Sünen-i İbn Mâce, Diyât 34, /435
Senetler:
1. Enes b. Malik el-Ensarî (Enes b. Malik b. Nadr b. Damdam b. Zeyd b. Haram)
2. Ebu Muhammed Sabit b. Eslem el-Bünanî (Sabit b. Eslem)
3. Ebu Abdurrahman Abdullah b. Şevzeb el-Horasanî (Abdullah b. Şevzeb)
4. Ebu Abdullah Damre b. Rabi'a el-Filistini (Damre b. Rabi'a)
5. Ebu Musa İsa b. Yunus el-Fâhûrî (İsa b. Yunus b. Eban)
Konular:
Yargı, Ceza Hukuku
Yargı, diyet
Yargı, Kısas
حَدَّثَنَا أَبُو عُمَيْرٍ عِيسَى بْنُ مُحَمَّدٍ النَّحَّاسُ وَعِيسَى بْنُ يُونُسَ وَالْحُسَيْنُ بْنُ أَبِى السُرَى الْعَسْقَلاَنِىُّ قَالُوا حَدَّثَنَا ضَمْرَةُ بْنُ رَبِيعَةَ عَنِ ابْنِ شَوْذَبٍ عَنْ ثَابِتٍ الْبُنَانِىِّ عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ قَالَ أَتَى رَجُلٌ بِقَاتِلِ وَلِيِّهِ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ النَّبِىُّ صلى الله عليه وسلم « اعْفُ » . فَأَبَى فَقَالَ « خُذْ أَرْشَكَ » . فَأَبَى . قَالَ « اذْهَبْ فَاقْتُلْهُ فَإِنَّكَ مِثْلُهُ » . قَالَ فَلُحِقَ بِهِ فَقِيلَ لَهُ إِنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَدْ قَالَ « اقْتُلْهُ فَإِنَّكَ مِثْلُهُ » . فَخَلَّى سَبِيلَهُ . قَالَ فَرُئِىَ يَجُرُّ نِسْعَتَهُ ذَاهِبًا إِلَى أَهْلِهِ . قَالَ كَأَنَّهُ قَدْ كَانَ أَوْثَقَهُ .
قَالَ أَبُو عُمَيْرٍ فِى حَدِيثِهِ قَالَ ابْنُ شَوْذَبٍ عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ الْقَاسِمِ فَلَيْسَ لأَحَدٍ بَعْدَ النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم أَنْ يَقُولَ « اقْتُلْهُ فَإِنَّكَ مِثْلُهُ » . قَالَ ابْنُ مَاجَهْ هَذَا حَدِيثُ الرَّمْلِيِّينَ لَيْسَ إِلاَّ عِنْدَهُمْ .
Öneri Formu
Hadis Id, No:
276368, İM002691-3
Hadis:
حَدَّثَنَا أَبُو عُمَيْرٍ عِيسَى بْنُ مُحَمَّدٍ النَّحَّاسُ وَعِيسَى بْنُ يُونُسَ وَالْحُسَيْنُ بْنُ أَبِى السُرَى الْعَسْقَلاَنِىُّ قَالُوا حَدَّثَنَا ضَمْرَةُ بْنُ رَبِيعَةَ عَنِ ابْنِ شَوْذَبٍ عَنْ ثَابِتٍ الْبُنَانِىِّ عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ قَالَ أَتَى رَجُلٌ بِقَاتِلِ وَلِيِّهِ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ النَّبِىُّ صلى الله عليه وسلم « اعْفُ » . فَأَبَى فَقَالَ « خُذْ أَرْشَكَ » . فَأَبَى . قَالَ « اذْهَبْ فَاقْتُلْهُ فَإِنَّكَ مِثْلُهُ » . قَالَ فَلُحِقَ بِهِ فَقِيلَ لَهُ إِنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَدْ قَالَ « اقْتُلْهُ فَإِنَّكَ مِثْلُهُ » . فَخَلَّى سَبِيلَهُ . قَالَ فَرُئِىَ يَجُرُّ نِسْعَتَهُ ذَاهِبًا إِلَى أَهْلِهِ . قَالَ كَأَنَّهُ قَدْ كَانَ أَوْثَقَهُ .
قَالَ أَبُو عُمَيْرٍ فِى حَدِيثِهِ قَالَ ابْنُ شَوْذَبٍ عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ الْقَاسِمِ فَلَيْسَ لأَحَدٍ بَعْدَ النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم أَنْ يَقُولَ « اقْتُلْهُ فَإِنَّكَ مِثْلُهُ » . قَالَ ابْنُ مَاجَهْ هَذَا حَدِيثُ الرَّمْلِيِّينَ لَيْسَ إِلاَّ عِنْدَهُمْ .
Tercemesi:
Bize Ebu Umeyr İsa b. Muhammed en-Nehhâs ve İsa b. Yunus ve el-Hüseyn b. Ebu Ser el-Askalânî,, onlara Damra b. Rabia, ona İbn Şevzeb, ona Sâbit el-Bünani, ona da Enes b. Mâlik'ten rivayet edildiğine göre: Bir adam, velisinin katilini Rasulullah'a (sav) getirdi. Peygamber (sav) (adama):
"(Katili) bağışla," buyurdu. Adam bağışlamaktan imtina etti. Bunun üzerine Peygamber (sav):
"Diyetini (kan bahasını) al," buyurdu. Adam (bundan da) imtina etti. (Bu kere) Peygamber (sav):
"Git katili öldür, şüphesiz sen (onu öldürür isen) onun mislisin," buyurdu. Enes dedi ki: Sonra adama arkadan yetişildi ve kendisine denildi ki, Rasulullah (sav):
"Katili öldür. Şüphesiz sen (onu öldürürsen) onun mislisin," buyurdu. Adam bunun üzerine katile yol verdi. Enes dedi ki: Katil, (bağlı bulunduğu ve son anda çözülen) kayışını yederek, ev halkının yanına doğru gider vaziyette görüldü. Enes dedi ki; maktulün velîsi galiba katili bağlamıştı.
(Müellifin şeyhi) Ebu Umeyr dedi ki: İbn Şevzeb, Abdurrahman b. el-Kâsım'ın şöyle söylediğini rivayet etti: Peygamber'den (sav) sonra (yâni O'ndan başka) hiç kimse (maktulün velisine): 'Katili öldür, şüphesiz sen de (onu öldürürsen) onun mislisin' diyemez. İbn Mâce dedi ki: Bu, Kemlilerin hadîsidir. Yalnız onların yanında bulunur, (onlardan başka hiç kimsenin yanında bulunmaz.)
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
İbn Mâce, Sünen-i İbn Mâce, Diyât 34, /435
Senetler:
1. Enes b. Malik el-Ensarî (Enes b. Malik b. Nadr b. Damdam b. Zeyd b. Haram)
2. Ebu Muhammed Sabit b. Eslem el-Bünanî (Sabit b. Eslem)
3. Ebu Abdurrahman Abdullah b. Şevzeb el-Horasanî (Abdullah b. Şevzeb)
4. Ebu Abdullah Damre b. Rabi'a el-Filistini (Damre b. Rabi'a)
5. ibn Nehhâs er-Remli (İsa b. Muhammed b. İshak)
Konular:
Yargı, Ceza Hukuku
Yargı, diyet
Yargı, Kısas