Öneri Formu
Hadis Id, No:
232486, İHS003192
Hadis:
3192 - أَخْبَرَنَا الْحَسَنُ بْنُ سُفْيَانَ، حَدَّثَنَا إِبْرَاهِيمُ بْنُ الْمُنْذِرِ، حَدَّثَنَا ابْنُ وَهْبٍ، حَدَّثَنِي عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ شُرَيْحٍ، عَنْ سَهْلِ بْنِ أَبِي أُمَامَةَ بْنِ سَهْلِ بْنِ حُنَيْفٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ جَدِّهِ، عَنِ النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ أَنَّهُ قَالَ: «مَنْ سَأَلَ اللَّهَ الشَّهَادَةَ بِصِدْقٍ، بَلَّغَهُ اللَّهُ مَنَازِلَ الشُّهَدَاءِ وَإِنْ مَاتَ عَلَى فِرَاشِهِ»
Tercemesi:
Bize el-Hasen İbn Süfyân haber verdi: Bize İbrâhîm İbnü'l-Münzir anlattı: Bize İbn Vehb anlattı: Abdurrahmân İbn Şureyh bana, Sehl İbn Ebû Ümâme İbn Sehl İbn Huneyf'ten, o da babasından, o da dedesinden, o da Peygamber (sas)'den anlattı:
Kim Allah'tan şehitliği içtenlikle isterse, yatağında bile ölse, Allâh onu şehitlerin konumuna ulaştırır.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
İbn Hibban, Sahih-i İbn Hibban, Kitabu'l-cenâiz ve mâ yete'allaku bihâ mukaddemen 3192, 7/465
Senetler:
1. Sehl b. Huneyf el-Ensari (Sehl b. Huneyf b. Vahıb b. Ukeym b. Salebe)
2. Ebu Ümame Es'ad b. Sehl el-Ensarî (Es'ad b. Sehl b. Huneyf b. Vahib)
3. ibn Ebu Ümame Sehl b. Ebu Ümame el-Ensarî (Sehl b. Es'ad b. Sehl b. Huneyf b. Vahib)
4. Abdurrahman b. Şurayh el-Meafirî (Abdurrahman b. Şurayh)
5. Abdullah b. Vehb el-Kuraşî (Abdullah b. Vehb b. Müslim)
6. İbrahim b. Münzir el-Hizamî (İbrahim b. Münzir b. Abdullah)
7. Ebu Abbas Hasan b. Süfyan eş-Şeybanî (Hasan b. Süfyan b. Amir b. Abdulaziz)
Konular:
Niyet, ameller niyetlere göre değerlendirilir
Öneri Formu
Hadis Id, No:
232485, İHS003191
Hadis:
3191 - أَخْبَرَنَا عُمَرُ بْنُ سَعِيدِ بْنِ سِنَانٍ، حَدَّثَنَا الْعَبَّاسُ بْنُ الْوَلِيدِ الْخَلَّالُ، حَدَّثَنَا زَيْدُ بْنُ يَحْيَى بْنِ عُبَيْدٍ، حَدَّثَنَا ابْنُ ثَوْبَانَ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ مَكْحُولٍ، عَنْ كَثِيرِ بْنِ مُرَّةَ، عَنْ مَالِكِ بْنِ يَخَامِرَ السَّكْسَكِيِّ، أَنَّ مُعَاذَ بْنَ جَبَلٍ، قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «مَنْ جُرِحَ جُرْحًا فِي سَبِيلِ اللَّهِ، جَاءَ يَوْمَ الْقِيَامَةِ رِيحُهُ كَرِيحِ الْمِسْكِ، لَوْنُهُ لَوْنَ الزَّعْفَرَانِ، عَلَيْهِ طَابَعُ الشُّهَدَاءِ، وَمَنْ سَأَلَ اللَّهَ الشَّهَادَةَ مُخْلِصًا، أَعْطَاهُ اللَّهُ أَجْرَ شَهِيدٍ، وَإِنَّ مَاتَ عَلَى فِرَاشِهِ»
Tercemesi:
Bize Ömer İbn Saîd İbn Sinân haber verdi: Bize el-Abbâs İbnü'l-Velîd el-Hallâl anlattı: Bize Zeyd İbn Yahyâ İbn Ubeyd anlattı: İbn Sevbân bize babasından, o da Mekhûl'dan, o da Kesîr İbn Murre'den, o da Mâlik İbn Yehamir es-Seksekî'den anlattı: Muâz İbn Cebel dedi ki:
Allâh'ın Elçisi (sas) şöyle buyurdu: Allâh yolunda bir yara alan kimse, Kıyâmet günü yarası misk gibi kokarak gelir; rengi safran rengindedir, üzerinde şehitlerin mührü bulunur. Her kim Allah'tan şehitliği içtenlikle isterse; Allâh ona, yatağında ölse bile, bir şehit sevabı verir.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
İbn Hibban, Sahih-i İbn Hibban, Kitabu'l-cenâiz ve mâ yete'allaku bihâ mukaddemen 3191, 7/464
Senetler:
1. Ebu Abdurrahman Muaz b. Cebel el-Ensarî (Muaz b. Cebel b. Amr b. Evs b. Âiz)
2. Malik b. Uhaymir el-Yemani (Malik b. Yuhamir)
3. Ebu Şecere Kesir b. Mürra el-Hadramî (Kesir b. Mürre)
4. Mekhul b. Ebu Müslim eş-Şâmî (Mekhul b. Ebu Müslim Şehrab b. Şazel eş-Şamî)
5. Ebu Abdurrahman Sabit b. Sevban el-Ansî (Sabit b. Sevban)
6. Abdurrahman b. Sabit el-Ansî (Abdurrahman b. Sabit b. Sevban)
7. Zeyd b. Yahya el-Huzai (Zeyd b. Yahya b. Ubeyd)
8. Abbas b. Velid el-Hallal (Abbas b. Velid b. Subh)
9. Ömer b. Sinan el-Menbici (Ömer b. Said b. Ahmed b. Sa'd)
Konular:
Niyet, ameller niyetlere göre değerlendirilir
Öneri Formu
Hadis Id, No:
232479, İHS003185
Hadis:
3185 - أَخْبَرَنَا أَحْمَدُ بْنُ عَلِيِّ بْنِ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ سَهْمٍ الْأَنْطَاكِيُّ، حَدَّثَنَا أَبُو إِسْحَاقَ الْفَزَارِيُّ، عَنِ ابْنِ جُرَيْجٍ، عَنْ سُلَيْمَانَ بْنِ مُوسَى، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ مَالِكِ بْنِ يَخَامِرَ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ مُعَاذِ بْنِ جَبَلٍ، قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «مَنْ جُرِحَ جُرْحًا فِي سَبِيلِ اللَّهِ، جَاءَ يَوْمَ الْقِيَامَةِ يَدْمَى، اللَّوْنُ لَوْنُ دَمٍ، وَالرِّيحُ رِيحِ مِسْكٍ، وَمَنْ جُرِحَ فِي سَبِيلِ اللَّهِ طُبِعَ بِطَابَعِ الشُّهَدَاءِ»
Tercemesi:
Bize Ahmed İbn Alî İbnü'l-Müsennâ haber verdi: Bize Muhammed İbn Abdurrahmân İbn Sehm el-Antâkî anlattı: Ebû İshâk el-Fezârî bize İbn Cüreyc'den, o da Süleymân İbn Mûsâ'dan, o da Abdullâh İbn Mâlik İbn Yehamir'den, o da babasından, o da Muâz İbn Cebel'den anlattı:
Allâh'ın Elçisi (sas) şöyle buyurdu: Allâh yolunda yaralanan kimse, Kıyâmet günü yarası kanaya kanaya gelir; rengi kan renginde, kokusu misk kokusundadır. Allâh yolunda bir yara alan kimse, şehitlik mührü ile mühürlenir.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
İbn Hibban, Sahih-i İbn Hibban, Kitabu'l-cenâiz ve mâ yete'allaku bihâ mukaddemen 3185, 7/457
Senetler:
1. Ebu Abdurrahman Muaz b. Cebel el-Ensarî (Muaz b. Cebel b. Amr b. Evs b. Âiz)
Konular:
Öneri Formu
Hadis Id, No:
232484, İHS003190
Hadis:
3190 - أَخْبَرَنَا الْحُسَيْنُ بْنُ إِدْرِيسَ الْأَنْصَارِيُّ، أَخْبَرَنَا أَحْمَدُ بْنُ أَبِي بَكْرٍ، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ جَابِرِ بْنِ عَتِيكٍ، عَنْ عَتِيكِ بْنِ الْحَارِثِ بْنِ عَتِيكٍ، وَهُوَ جَدُّ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ أَبُو أُمِّهِ، أَنَّ جَابِرَ بْنَ عَتِيكٍ، أَخْبَرَهُ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، جَاءَ يَعُودُ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ ثَابِتٍ فَوَجَدَهُ قَدْ غُلِبَ عَلَيْهِ، فَصَاحَ بِهِ، فَلَمْ يُجِبْهُ، فَاسْتَرْجَعَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ وَقَالَ: «غُلِبْنَا عَلَيْكَ يَا أَبَا الرَّبِيعِ» فَصَاحَتِ النِّسْوَةُ، وَبَكَيْنَ، وَجَعَلَ ابْنُ عَتِيكٍ يُسَكِّتُهُنَّ، فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «دَعْهُنَّ، فَإِذَا وَجَبَ فَلَا تَبْكِينَّ بَاكِيَةٌ»، قَالُوا: وَمَا الْوُجُوبُ يَا رَسُولَ اللَّهِ؟ قَالَ: «إِذَا مَاتَ» قَالَتِ ابْنَتُهُ: وَاللَّهِ إِنِّي كُنْتُ لَأَرْجُو أَنْ تَكُونَ شَهِيدًا فَإِنَّكَ كُنْتَ قَدْ قَضَيْتَ جِهَازَكَ، فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «إِنَّ اللَّهَ قَدْ أَوْقَعَ أَجْرَهُ عَلَى قَدْرِ نِيَّتِهِ، وَمَا تَعُدُّونَ الشَّهَادَةَ؟ » قَالُوا: الْقَتْلُ فِي سَبِيلِ اللَّهِ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «الشَّهَادَةُ سَبْعٌ سِوَى الْقَتْلِ فِي سَبِيلِ اللَّهِ: الْمَبْطُونُ شَهِيدٌ، وَالْغَرِيقُ شَهِيدٌ، وَصَاحِبُ ذَاتِ الْجَنْبِ شَهِيدٌ، وَالْمَطْعُونُ شَهِيدٌ، وَصَاحِبُ الْحَرِيقِ شَهِيدٌ، وَالَّذِي يَمُوتُ تَحْتَ الْهَدْمِ شَهِيدٌ، وَالْمَرْأَةُ تَمُوتُ بِجَمْعٍ شَهِيدٌ»
Tercemesi:
Bize el-Huseyn İbn İdrîs el-Ensârî haber verdi: Ahmed İbn Ebû Bekr bize Mâlik'ten, o da Abdullâh İbn Abdullâh İbn Câbir İbn Atîk'ten, o da Atîk İbnü'l-Hâris İbn Atîk'ten -kendisi Abdullâh İbn Abdullâh'ın anne tarafından dedesidir-, Câbir İbn Atîk'in kendisine şöyle haber verdiğini haber verdi:
Allâh'ın Elçisi (sas), Abdullâh İbn Sâbit'i hastayken ziyarete gelmişti. Onu baygın bir halde buldu, kendisine seslendi; ancak cevap alamadı. Bunun üzerine Allâh'ın Elçisi (sas): İnnâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn, diyerek şöyle buyurdu: Ey Ebu'r-Rabî', artık sana yapabileceğimiz bir şey yok. Kadınlar bağrışarak ağlamaya başladılar. İbn Atîk onları susturmaya çalıştı. Allâh'ın Elçisi (sas) ona şöyle dedi: İlişme, ağlasınlar! Ama vacip olduktan sonra artık kimse ağlamasın! Ey Allâh'ın Elçisi, dediler, vacip olması ne demek? Buyurdu ki: Ölmesi demek. Kızı şöyle dedi: Vallâhi, ben senin şehit olmanı diliyordum; çünkü sen, cihada hazırlığını yapmıştın. Bunun üzerine Allâh'ın Elçisi (sas) buyurdu ki: Allâh ona sevabını niyeti ölçüsünde vermiştir; siz neyi şehitlik sayıyorsunuz? Şöyle dediler: Allâh yolunda öldürülmeyi. Allâh'ın Elçisi (sas) şöyle buyurdu: Allâh yolunda öldürülmenin dışında 7 türlü şehitlik daha vardır: Karın ağrısıyla ölen şehittir, suda boğularak ölen şehittir, saplıcan'dan ölen şehittir, veba'ya yakalanarak ölen şehittir, yangında ölen şehittir, göçük altında kalarak ölen şehittir, hamileyken – ya da, bir görüşe göre, bâkireyken- ölen şehittir.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
İbn Hibban, Sahih-i İbn Hibban, Kitabu'l-cenâiz ve mâ yete'allaku bihâ mukaddemen 3190, 7/463
Senetler:
1. Cebr b. Atîk el-Ensarî (Cabir b. Atik b. Kays b. Mürrî b. Ka'b b. Seleme)
Konular: