10265 Kayıt Bulundu.
Giriş
Bize Yahya b. Eyyüb, ona İbn Uleyye, ona Eyyüb, ona Hafsa, ona da Ümmü Atıyye şöyle rivayet etmiştir: "(Rasulullah (sav) bize) 'Onu tek sayı üzere, yani üç, beş veya yedi defa yıkayın' buyurdu." [Ümmü Atıyye; onun saçlarını tarayıp üç belik yaptık dedi.]
Bize Osman b. Ebu Şeybe, ona Cerîr (b. Abdülhamid); (T) Bize İshak b. İbrahim, ona İsa b. Yunus; (T) Bize Mincab b. Hâris et-Temîmî, ona Ali b. Müshir; (T) Bize İshak b. İbrahim ve İbn Ebu Ömer, onların hepsine İbn Uyeyne, ona da A'meş (Süleyman b. Mihrân) hadisi bu isnadla yukarıdaki hadise benzer şekilde rivayet etmiştir.
Bize Yahya b. Yahya, Ebu Bekir b. Ebu Şeybe ve Ebu Küreyb -hadisin lafzı Yahya'ya aittir-, onlara Ebu Muaviye, ona Hişam b. Urve, ona babası (Urve b. Zübeyr), ona da Âişe şöyle rivayet etmiştir: "Rasulullah (sav) üç parça beyaz pamuklu Sehûliyye (Yemen'de dokunan bir kumaş) bezi içinde kefenlendi. Kefenlendiği eşyalar içinde gömlek ve sarık yoktu. Hülleye gelince insanlar bunun Rasulullah'a (sav) kefen yapmak için satın alınıp alınmadığında şüpheye düştü. Bundan dolayı kefenleme esnasında hülle kullanılmadı. Rasulullah (sav) üç parça beyaz pamuklu Sehûliyye (Yemen'de dokunan) bezi içinde kefenlendi. Bunun üzerine Abdullah b. Ebu Bekir hülleyi aldı ve ben bu hülleyi kendime kefen yapmak için saklayacağım dedi. Sonra da Allah (ac) bununla Peygamberinin kefenlenmesine razı olsaydı, ona kefen yapardı dedi. Hülleyi sattı ve parasını da fakirlere dağıttı."
Bize Ali b. Hucr es-Sa'dî, ona Ali b. Mushir, ona Hişam b. Urve, ona babası, ona da Âişe şöyle rivayet etmiştir: "Rasulullah (sav), önce Abdullah b. Ebu Bekir'e ait Yemen işi bir hulleye sarılmıştı. Sonra bu hulle üzerinden çıkartıldı ve Yemen işi suhûl denilen üç parça elbise ile kefenlendi. Kefeninde ne sarık ne de gömlek vardı. Abdullah o hulleyi eline alarak, bu benim kefenim olsun dedi. Sonra 'Rasulullah (sav) dahi bununla kefenlenmemiş iken bu benim mi kefenim olacak' deyip onu (satıp parasını) tasadduk etti."
Bize Ebu Bekir b. Ebu Şeybe, ona Hafs b. Ğıyâs, İbn Uyeyne, İbn İdris, Abde ve Vekî; (T) Bize Yahya b. Yahya, ona Abdülaziz b. Muhammed, onlara Hişam hadisi bu isnadla rivayet etmiştir. Ancak onların rivayetinde Abdullah b. Ebu Bekir kıssası yoktur.
Bize İbn Ebu Ömer, ona Abdülaziz, ona Yezid, ona da Muhammed b. İbrahim, Ebu Seleme'nin şöyle dediğini rivayet etmiştir: "Nebi'nin (sav) zevcesi Âişe'ye 'Rasulullah (sav) kaç parça elbise ile kefenlendi?' diye sorduğumda, 'Sehûlî türü (Yemen'de dokunan bir kumaş) üç parça kumaş ile kefenlendi' dedi."
Bize Züheyr b. Harb, Hasan el-Hulvânî ve Abd b. Humeyd, onlara Yakub b. İbrahim b. Sa'd, ona babası (İbrahim b. Sa'd), ona Salih, ona İbn Şihâb, ona Ebu Seleme b. Abdurrahman, ona da müminlerin annesi Âişe şöyle rivayet etmiştir: "Rasulullah (sav) vefat ettiğinde (hibara) denilen bir Yemen kumaşına sarıldı."
Bize Yahya b. Yahya, ona Yezid b. Zürey, ona Eyyüb, ona Muhammed b. Sîrîn, ona da Ümmü Atiyye şöyle rivayet etmiştir: "Biz kızının cenazesini yıkarken, Rasulullah (sav) yanımıza gelip 'Onu üç veya beş defa ya da (tek sayı olmak kaydıyla) daha fazla sayıda yıkayın. Onu sidr bitkisi katılmış su ile yıkayıp, son yıkamayı da bir miktar kâfur katılmış su ile yapın. Yıkamayı bitirdiğinizde de bana haber edin' buyurdu. Yıkamayı bitirince O'na (sav) haber ettik. O (sav) da bize izarını verip 'Bedenini bununla sarın' buyurdu."
Açıklama: Hadisin metninde yer alan "ya da biraz kafur katılmış" ifadesi ravilerden birine ait tereddütten kaynaklıdır. Ravi, hocasından hadisi "kafur" ifadesiyle mi yoksa "birazcık kafur" ifadesiyle mi dinlediğinde tereddüt etmiş, bundan dolayı da bu terdedüdünü dile getirmiştir. Bu durum, rivayette ve doğru nakilde gösterilen titizliğin ilginç bir örneğidir.
Bize Ebu Bekir b. Ebu Şeybe, ona Ebu Üsâme (Hammâd b. Üsame); (T) Bize İshak b. İbrahim, ona İsa b. Yunus, onlara Hişam (b. Hassân), ona Hafsa (bt. Sîrin), ona da Ümmü Atiyye şöyle rivayet etmiştir: "Biz kadınlara cenazenin arkasından gitmek yasaklandı. Ancak kesin bir şekilde de haram kılınmadı."
Bize Yahya b. Eyyüb, Ebu Bekir b. Ebu Şeybe ve Amr en-Nâkıd, onlara İsmail b. Uleyye, ona Halid, ona Hafsa, ona da Ümmü Atıyye, Rasulullah'ın (sav) kendilerine kızının cenazesini yıkamaları hususunda şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "Sağ tarafından ve abdest azalarından yıkamaya başlayın."