Giriş

Bize İshak el-Vâsıtî, ona Halid, ona Beyan, ona da Kays, Cerir b. Abdullah'ın (ra) şöyle dediğini rivayet etti: "İslam'a girdiğim günden beri Rasulullah (sav) beni huzuruna girmekten asla men etmedi ve beni her gördüğünde muhakkak gülümsedi."


Açıklama: Cerir b. Abdullah el-Becelî (ra) hicri 10. yılda Medine'ye gelip müslüman olmuştur. Bu durumda Hz. Peygamber (sav) ile ancak yarım yıl kadar birlikte olmuştur. Anlattığı olay da bu son yılda yaşanmıştır.

    Öneri Formu
34949 B003822 Buhari, Menakıbu'l-Ensar, 21

Bize Müsedded, ona Hişâm, ona babası (Urve b. Zübeyr) ona da Âişe (r.anha) şöyle rivayet etmiştir: "Aşure, cahiliye döneminde Kureyş'in oruç tuttuğu bir gündü. Hz. Peygamber (sav) de o günü oruçlu geçirirdi. Medine'ye geldiği zaman da o gün oruç tutmuş ve tutulmasını emretmiştir. Ramazan orucu farz olunca, artık dileyen aşure orucunu tuttu, dileyen de tutmadı."


    Öneri Formu
34958 B003831 Buhari, Menakıbu'l-Ensar, 26


    Öneri Formu
35003 B003874 Buhari, Menakıbu'l-Ensar, 37

Bize Yahya b. Kazaa, ona İbrahim b. Sa'd, ona Zuhrî, ona Âmir b. Sa'd b. Mâlik, ona da babası (Sa'd b. Ebu Vakkâs) şöyle rivayet etmiştir: Veda haccında, ölümcül ağrılar içinde kıvrandığım bir sırada Hz. Peygamber (sav) ziyaretime geldi. O'na “ey Allah'ın Rasulü, gördüğün gibi ağrılar içinde kıvranıyorum. Ben varlıklı bir insanım. Kızımdan başka da kimim kimsem yok. Servetimin üçte ikisini sadaka olarak versem olur mu?” dedim. Hz. Peygamber (sav) "olmaz" buyurdu. Ben “o zaman yarısını vereyim” dedim. Hz. Peygamber (sav) "hayır, üçte birini ver. Üçte biri de çok ya! Zürriyetini zengin bırakman" -Ahmed b. Yunus'un İbrahim'den yaptığı rivayette Hz. Peygamber (sav) “Zürriyetini (zengin) bırakman” ifadesini kullanmıştır-, "onları, başkalarına el açan yoksullar olarak ardında bırakmandan daha iyidir. Allah rızası için yaptığın tüm harcamaların mükafatını alacaksın. Hatta hanımının ağzına koyduğun bir lokmanın bile" Ben “ey Allah'ın Rasulü, ben arkadaşlarımdan geride (Mekke'de) mi kalacağım?” dedim. Bana "Hayır sen asla geride kalmayacaksın. Allah'ın rızasını kazanacak çok işler yapacak (kadar ömrün uzun olacak), bu sayede derece ve değerini artıracaksın. Belki de, kimileri senden fayda görecek, kimileri de zarar" buyurdu ve "Allah'ım! Ashabımın hicretlerini tamamlamalarını nasip et. Onları hicret ettikleri yurda gerisin geriye döndürme" diye dua etti. Ancak şu bahtsız Sa'd b. Havle dışında (kimse Mekke'de ölmedi). Hz. Peygamber onun (Mekke'de ölmesinden dolayı) hüzünlenirdi. Râvi der ki: Ahmed b. Yunus ile Musa b. İsmail'in, İbrahim b. Sa'd'dan yaptıkları rivayette "Kendi vârislerini (zengin) bırakman" ifadesi kullanılmıştır.


Açıklama: Rivayet muallaktır; Buhari ile Ahmed b. Yunus arasında inkıta vardır.

    Öneri Formu
281159 B003936-2 Buhari, Menakıbu'l-Ensar, 49

Bize Yahya b. Kazaa, ona İbrahim b. Sa'd, ona Zuhrî, ona Âmir b. Sa'd b. Mâlik, ona da babası (Sa'd b. Ebu Vakkâs) şöyle rivayet etmiştir: Veda haccında, ölümcül ağrılar içinde kıvrandığım bir sırada Hz. Peygamber (sav) ziyaretime geldi. O'na “ey Allah'ın Rasulü, gördüğün gibi ağrılar içinde kıvranıyorum. Ben varlıklı bir insanım. Kızımdan başka da kimim kimsem yok. Servetimin üçte ikisini sadaka olarak versem olur mu?” dedim. Hz. Peygamber (sav) "olmaz" buyurdu. Ben “o zaman yarısını vereyim” dedim. Hz. Peygamber (sav) "hayır, üçte birini ver. Üçte biri de çok ya! Zürriyetini zengin bırakman" -Ahmed b. Yunus'un İbrahim'den yaptığı rivayette Hz. Peygamber (sav) “Zürriyetini (zengin) bırakman” ifadesini kullanmıştır-, "onları, başkalarına el açan yoksullar olarak ardında bırakmandan daha iyidir. Allah rızası için yaptığın tüm harcamaların mükafatını alacaksın. Hatta hanımının ağzına koyduğun bir lokmanın bile" Ben “ey Allah'ın Rasulü, ben arkadaşlarımdan geride (Mekke'de) mi kalacağım?” dedim. Bana "Hayır sen asla geride kalmayacaksın. Allah'ın rızasını kazanacak çok işler yapacak (kadar ömrün uzun olacak), bu sayede derece ve değerini artıracaksın. Belki de, kimileri senden fayda görecek, kimileri de zarar" buyurdu ve "Allah'ım! Ashabımın hicretlerini tamamlamalarını nasip et. Onları hicret ettikleri yurda gerisin geriye döndürme" diye dua etti. Ancak şu bahtsız Sa'd b. Havle dışında (kimse Mekke'de ölmedi). Hz. Peygamber onun (Mekke'de ölmesinden dolayı) hüzünlenirdi. Râvi der ki: Ahmed b. Yunus ile Musa b. İsmail'in, İbrahim b. Sa'd'dan yaptıkları rivayette "Kendi vârislerini (zengin) bırakman" ifadesi kullanılmıştır.


Açıklama: Rivayet muallaktır; Buhari ile Musa b. İsmail arasında inkıta vardır.

    Öneri Formu
281160 B003936-3 Buhari, Menakıbu'l-Ensar, 49

Bize Ali b. Abdullah, ona Süfyân, ona da Ebu Minhâl Abdurrahman b. Mut'im şöyle demiştir: Benim bir ortağım çarşıda veresiye olarak gümüş paralar sattı. Ben buna hayret ederek “Sübhânallah! Bu satış uygun mudur” dedim. Ortağım da “Sübhânallah! Vallahi ben o gümüş paraları çarşıda sattım ama bu satışımı yadırgayan olmadı” dedi. Bunun üzerine ben Berâ b. Âzib'e bu konuyu sor­dum, o da “Hz. Peygamber (sav) Medine'ye geldiğinde biz bu şekilde alım satım yap­ıyorduk. Hz. Peygamber (sav) "peşin olursa bunda sakınca yoktur. Ancak veresiye olursa uygun değildir" buyurdu. Sen bir de Zeyd b. Erkam'ı bul, ona sor. Çünkü o, ticarette bizim en büyü­ğümüz olur” dedi. Bunun üzerine ben de bu konuyu Zeyd b. Erkam'a sordum, o da Berâ'nın dediğinin benzerini söyledi. Süfyân bir rivayetinde: “Peygamber (sav) Medine'ye bizim yanımıza geldiğinde, biz bu şekilde alım satım yapıyorduk” dedi. Yine Süfyân bu rivayetinde: “hac mevsimine ya da hacca kadar veresiye olarak” ifadesini kullanmıştır.


    Öneri Formu
281164 B003939-2 Buhari, Menakıbu'l-Ensar, 51


    Öneri Formu
34956 B003829 Buhari, Menakıbu'l-Ensar, 25


    Öneri Formu
34962 B003834 Buhari, Menakıbu'l-Ensar, 26


    Öneri Formu
34965 B003837 Buhari, Menakıbu'l-Ensar, 26


    Öneri Formu
35010 B003881 Buhari, Menakıbu'l-Ensar, 38