Giriş

Bize Süleyman b. Harb, ona Şu'be, ona Saîd b. Ebu Bürde, ona da babası (Ebu Bürde b. Ebu Musa) şöyle rivayet etmiştir: Medîne'ye gelmiştim ve Abdullah b. Selâm (ra) ile karşılaştım. "Buyurmaz mısın sana kavut [un kavrularak yapılan bir yiyecek] ve hurma ikram edeyim. [Hz. Peygamber'in (sav) namaz kıldığı kıymetli bir odanın bulunduğu] eve de girersin" dedi. Ardından "Sen faizin yaygın olduğu bir yerde [Irak'ta] ikamet ediyorsun. Eğer bir kişiden alacağın var da o kişi sana bir saman çöpü veya arpa yahut yonca ağırlığında bir şey hediye ederse sakın onu alma. Çünkü bu fazlalık, ribadır [fâizdir]. Nadr, Ebu Dâvûd ve Vehb, Şu'be'den naklettikleri hadiste ev kelimesini zikretmediler.


    Öneri Formu
34941 B003814 Buhari, Menakıbu'l-Ensar, 19

Bize Ziyad b. Eyyüb ona Hüşeym, ona Ebu Bişr, ona Said b. Cübeyr ona da İbn Abbas (r.anhüma) şöyle demiştir: Hz. Peygamber (sav) Medine'ye geldiğinde Yahudilerin aşure günü oruç tuttuklarını gördü. Onlara bunun nedeni sorulduğunda onlar “bugün, Allah'ın Hz. Musa'yı (as) ve İsrailoğullarını firavuna kar­şı muzaffer kıldığı gündür; biz de o güne hürmeten bugün oruç tutarız” dediler. Bunun üzerine Allah Rasulü (sav) "Biz Mûsâ'ya sizden daha yakınız" buyurdu, ardından o gün oruç tutulmasını emretti.


    Öneri Formu
35150 B003943 Buhari, Menakıbu'l-Ensar, 52

Bize Müslim b. İbrahim, ona Kurra, ona Muhammed, ona da Ebu Hureyre'nin rivayet ettiğine göre Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur: "Yahudilerden on kişi bana iman etmiş olsaydı, Yahudilerin hepsi bana iman ederlerdi."


    Öneri Formu
35148 B003941 Buhari, Menakıbu'l-Ensar, 52

Bana Ahmed -veya Muhammed- b. Ubeydullah el-Ğudânî, ona Hammâd b. Üsâme, ona Ebu Umeys, ona Kays b. Müslim, ona Tarık b. Şihâb ona da Ebu Musa (ra) şöyle rivayet etmiştir: "Hz. Peygamber (sav) Medi­ne'ye girdiğinde (hicret ettiğinde), bazı Yahudilerin aşure gününü tazîm edip o gün oruç tuttuklarını gördü. Bunun üzerine Hz. Pey­gamber (sav) 'Biz bugün oruç tutmaya onlardan daha layığız' buyurarak o gün oruç tutulmasını emretti."


    Öneri Formu
35149 B003942 Buhari, Menakıbu'l-Ensar, 52

Bana Ferve b. Ebu Mağrâ, ona Ali b. Müshir, ona Hişâm, ona babası (Urve b. Zübeyir), ona da Âişe (r.anha) şöyle demiştir: Rasulullah (sav) bana nikah kıydığında altı yaşında idim. Ardından Medine’ye hicret edip Hâris b. Hazrec oğullarının yurdunda konakladık. Orada ben sıtmaya tutuldum, saçım döküldü, sonra tekrar gürleşip uzayarak omuzlarıma kadar döküldü. Bir gün, kız arkadaşlarımla beraber salıncakta oynarken annem Ümmü Rûmân gelip beni çağırdı, ben de yanına vardım. Annemin isteğinden habersiz bir şekilde, annem elimi tuttu, nefes nefese kalmış bir şekilde, evin kapısının önüne vardık, annem nefes alışverişim yatışıncaya kadar beni orada durdurdu, sonra biraz su alarak onunla yüzümü ve başımı sildi, ardından beni eve soktu. Evde Ensârdan bir grup kadın ile karşılaştım. Annem “hayır ve bereket üzerine, nasibin en hayırlısına” diyen bu gruba beni teslim etti. Onlar da benim üstümü başımı düzelttiler. Sonra kuşluk vakti birdenbire Rasulullah'ı (sav) karşımda görünce sıkıldım. Kadınlar beni O'na teslim ettiler. O gün ben dokuz yaşında bir kız idim.


    Öneri Formu
35023 B003894 Buhari, Menakıbu'l-Ensar, 44

Bize Yahya b. Kazaa, ona İbrahim b. Sa'd, ona Zuhrî, ona Âmir b. Sa'd b. Mâlik, ona da babası (Sa'd b. Ebu Vakkâs) şöyle rivayet etmiştir: Veda haccında, ölümcül ağrılar içinde kıvrandığım bir sırada Hz. Peygamber (sav) ziyaretime geldi. O'na “ey Allah'ın Rasulü, gördüğün gibi ağrılar içinde kıvranıyorum. Ben varlıklı bir insanım. Kızımdan başka da kimim kimsem yok. Servetimin üçte ikisini sadaka olarak versem olur mu?” dedim. Hz. Peygamber (sav) "olmaz" buyurdu. Ben “o zaman yarısını vereyim” dedim. Hz. Peygamber (sav) "hayır, üçte birini ver. Üçte biri de çok ya! Zürriyetini zengin bırakman" -Ahmed b. Yunus'un İbrahim'den yaptığı rivayette Hz. Peygamber (sav) “Zürriyetini (zengin) bırakman” ifadesini kullanmıştır-, "onları, başkalarına el açan yoksullar olarak ardında bırakmandan daha iyidir. Allah rızası için yaptığın tüm harcamaların mükafatını alacaksın. Hatta hanımının ağzına koyduğun bir lokmanın bile" Ben “ey Allah'ın Rasulü, ben arkadaşlarımdan geride (Mekke'de) mi kalacağım?” dedim. Bana "Hayır sen asla geride kalmayacaksın. Allah'ın rızasını kazanacak çok işler yapacak (kadar ömrün uzun olacak), bu sayede derece ve değerini artıracaksın. Belki de, kimileri senden fayda görecek, kimileri de zarar" buyurdu ve "Allah'ım! Ashabımın hicretlerini tamamlamalarını nasip et. Onları hicret ettikleri yurda gerisin geriye döndürme" diye dua etti. Ancak şu bahtsız Sa'd b. Havle dışında (kimse Mekke'de ölmedi). Hz. Peygamber onun (Mekke'de ölmesinden dolayı) hüzünlenirdi. Râvi der ki: Ahmed b. Yunus ile Musa b. İsmail'in, İbrahim b. Sa'd'dan yaptıkları rivayette "Kendi vârislerini (zengin) bırakman" ifadesi kullanılmıştır.


    Öneri Formu
35144 B003936 Buhari, Menakıbu'l-Ensar, 49

Bana Ziyâd b. Eyyûb, ona Hüşeym, ona Ebu Bişr, ona Saîd b. Cübeyr, ona da İbn Abbas (r.anhuma) şöyle demiştir: Onlar ehl-i kitaptır. Kitâb'ı parça parça kısımlara ayırarak, bir kısmına iman edip bir kısmını inkar etmişlerdir.


    Öneri Formu
35152 B003945 Buhari, Menakıbu'l-Ensar, 52

Bana Hasan b. Ömer b. Şakîk, ona Mu'temir, ona babası (Süleyman b. Tahran), ona Ebu Osman, ona da Selmân el-Fârisî şöyle rivayet etmiştir: Selman el-Fârisi, kendisinin, on küsür defa sahip değiştirerek, bir efendiden başka bir efendiye satıldığını aktarmıştır.


    Öneri Formu
35153 B003946 Buhari, Menakıbu'l-Ensar, 53

Bize Ali b. Abdullah, ona Süfyân, ona da Ebu Minhâl Abdurrahman b. Mut'im şöyle demiştir: Benim bir ortağım çarşıda veresiye olarak gümüş paralar sattı. Ben buna hayret ederek “Sübhânallah! Bu satış uygun mudur” dedim. Ortağım da “Sübhânallah! Vallahi ben o gümüş paraları çarşıda sattım ama bu satışımı yadırgayan olmadı” dedi. Bunun üzerine ben Berâ b. Âzib'e bu konuyu sor­dum, o da “Hz. Peygamber (sav) Medine'ye geldiğinde biz bu şekilde alım satım yap­ıyorduk. Hz. Peygamber (sav) "peşin olursa bunda sakınca yoktur. Ancak veresiye olursa uygun değildir" buyurdu. Sen bir de Zeyd b. Erkam'ı bul, ona sor. Çünkü o, ticarette bizim en büyü­ğümüz olur” dedi. Bunun üzerine ben de bu konuyu Zeyd b. Erkam'a sordum, o da Berâ'nın dediğinin benzerini söyledi. Süfyân bir rivayetinde: “Peygamber (sav) Medine'ye bizim yanımıza geldiğinde, biz bu şekilde alım satım yapıyorduk” dedi. Yine Süfyân bu rivayetinde: “hac mevsimine ya da hacca kadar veresiye olarak” ifadesini kullanmıştır.


    Öneri Formu
35157 B003940 Buhari, Menakıbu'l-Ensar, 51


    Öneri Formu
35151 B003944 Buhari, Menakıbu'l-Ensar, 52