أَخْبَرَنَا عَمْرُو بْنُ عَلِىٍّ قَالَ حَدَّثَنَا يَحْيَى قَالَ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ قَالَ حَدَّثَنَا الْحَكَمُ عَنِ ابْنِ أَبِى رَافِعٍ عَنْ أَبِيهِ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم اسْتَعْمَلَ رَجُلاً مِنْ بَنِى مَخْزُومٍ عَلَى الصَّدَقَةِ فَأَرَادَ أَبُو رَافِعٍ أَنْ يَتْبَعَهُ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم « إِنَّ الصَّدَقَةَ لاَ تَحِلُّ لَنَا وَإِنَّ مَوْلَى الْقَوْمِ مِنْهُمْ » .
Açıklama: Hadisin Sünen-i Ebu Davud'da geçen farklı bir tarikine göre zekat toplamakla görevli memur, Hz. Peygamber'in azatlı kölesi Ebu Râfi'ye emeği karşılığında zekattan pay alabilme fırsatı elde edebileceğini söyleyerek kendisiyle gelme teklifinde bulunmuş, Ebu Râfi ise Hz. Peygamber'e danışıp onayını aldıktan sonra bunu kabul edebileceğini söylemiştir. Rasulullah (sa) ise hadiste geçen sözleriyle bunu onaylamamıştır. Bkz. Azimabâdî, Avnu'l-mabûd şerhu Sünen-i Ebî Davud.
Öneri Formu
Hadis Id, No:
22545, N002613
Hadis:
أَخْبَرَنَا عَمْرُو بْنُ عَلِىٍّ قَالَ حَدَّثَنَا يَحْيَى قَالَ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ قَالَ حَدَّثَنَا الْحَكَمُ عَنِ ابْنِ أَبِى رَافِعٍ عَنْ أَبِيهِ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم اسْتَعْمَلَ رَجُلاً مِنْ بَنِى مَخْزُومٍ عَلَى الصَّدَقَةِ فَأَرَادَ أَبُو رَافِعٍ أَنْ يَتْبَعَهُ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم « إِنَّ الصَّدَقَةَ لاَ تَحِلُّ لَنَا وَإِنَّ مَوْلَى الْقَوْمِ مِنْهُمْ » .
Tercemesi:
Bize Amr b. Ali, ona Yahya, ona Şube, ona Hakem, ona İbn Ebu Râfi, ona da babasının (Ebu Râfi el-Kıbtî) naklettiğine göre Rasulullah (sa) Benî Mahzum kabilesine mensup bir kişiye zekat toplama görevi verdi. Ebu Râfi de onunla gitmek istedi. Bunun üzerine Rasulullah (sa) "Zekattan yemek bize helal değildir. Bir toplumun azatlı kölesi de onlardandır." buyurdu.
Açıklama:
Hadisin Sünen-i Ebu Davud'da geçen farklı bir tarikine göre zekat toplamakla görevli memur, Hz. Peygamber'in azatlı kölesi Ebu Râfi'ye emeği karşılığında zekattan pay alabilme fırsatı elde edebileceğini söyleyerek kendisiyle gelme teklifinde bulunmuş, Ebu Râfi ise Hz. Peygamber'e danışıp onayını aldıktan sonra bunu kabul edebileceğini söylemiştir. Rasulullah (sa) ise hadiste geçen sözleriyle bunu onaylamamıştır. Bkz. Azimabâdî, Avnu'l-mabûd şerhu Sünen-i Ebî Davud.
Yazar, Kitap, Bölüm:
Nesâî, Sünen-i Nesâî, Zekât 97, /2257
Senetler:
1. Ebu Râfi' el-Kıbtî (Eslem)
2. ibn Ebu Râfi' Ubeydullah b. Eslem el-Medeni (Ubeydullah b. Eslem)
3. Ebu Abdullah Hakem b. Uteybe el-Kindî (Hakem b. Uteybe)
4. Şube b. Haccâc el-Atekî (Şu'be b. Haccac b. Verd)
5. Ebu Said Yahya b. Said el-Kattan (Yahya b. Said b. Ferruh)
6. Ebu Hafs Amr b. Ali el-Fellâs (Amr b. Ali b. Bahr b. Kenîz)
Konular:
Akraba, akrabalık ilişkileri, sıla-i rahim
Köle, kölelik, cariyelik hukuku.
Köle, sosyal hayatta
Sadaka, Peygamber (a.s.) ve Ehli Beytin yememesi
Zekat, Hz. Peygamber ve Ehl-i Beyt'ine haram olması
Zekat, zekat kimlere verilebilir?
Öneri Formu
Hadis Id, No:
21772, N002440
Hadis:
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَبْدِ الْحَكَمِ عَنْ شُعَيْبٍ عَنِ اللَّيْثِ قَالَ حَدَّثَنَا خَالِدٌ عَنِ ابْنِ أَبِى هِلاَلٍ عَنْ نُعَيْمٍ الْمُجْمِرِ أَبِى عَبْدِ اللَّهِ قَالَ أَخْبَرَنِى صُهَيْبٌ أَنَّهُ سَمِعَ مِنْ أَبِى هُرَيْرَةَ وَمِنْ أَبِى سَعِيدٍ يَقُولاَنِ خَطَبَنَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَوْمًا فَقَالَ « وَالَّذِى نَفْسِى بِيَدِهِ » . ثَلاَثَ مَرَّاتٍ ثُمَّ أَكَبَّ فَأَكَبَّ كُلُّ رَجُلٍ مِنَّا يَبْكِى لاَ نَدْرِى عَلَى مَاذَا حَلَفَ ثُمَّ رَفَعَ رَأْسَهُ فِى وَجْهِهِ الْبُشْرَى فَكَانَتْ أَحَبَّ إِلَيْنَا مِنْ حُمْرِ النَّعَمِ ثُمَّ قَالَ « مَا مِنْ عَبْدٍ يُصَلِّى الصَّلَوَاتِ الْخَمْسَ وَيَصُومُ رَمَضَانَ وَيُخْرِجُ الزَّكَاةَ وَيَجْتَنِبُ الْكَبَائِرَ السَّبْعَ إِلاَّ فُتِّحَتْ لَهُ أَبْوَابُ الْجَنَّةِ فَقِيلَ لَهُ ادْخُلْ بِسَلاَمٍ » .
Tercemesi:
Bize Muhammed b. Abdullah b. Abdülhakem, ona Şuayb, ona el-Leys, ona Hâlid, ona İbn Ebu Hilâl, ona Nuaym el-Mucmir Ebu Abdullah, ona Suhayb’ın rivayet ettiğine göre o, Ebu Hureyre’nin ve Ebu Saîd’in şöyle dediklerini dinlemiştir: Rasulullah (sav) bir gün bize bir hutbe verdi ve üç defa: “Nefsim elinde olana yemin olsun ki” dedi, sonra başını önüne eğdi. Bizden her birimiz başını önüne eğerek ağlamaya başladı. Ama onun da neden dolayı yemin ettiğini bilemiyorduk. Sonra yüzünde sevinç ifadeleri olduğu halde başını kaldırdı. Onun bu hali bizim için kırmızı tüylü develerden daha sevimli idi. Sonra şöyle buyurdu: “Beş vakit namazı kılan, ramazan orucunu tutan, zekâtını çıkartan (veren), yedi büyük günahtan uzak duran her bir kişiye mutlaka cennetin kapıları açılır ve ona: “Esenlikle gir denilir” buyurdu.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Nesâî, Sünen-i Nesâî, Zekât 1, /2244
Senetler:
1. Ebu Said el-Hudrî (Sa'd b. Malik b. Sinan b. Sa'lebe b. Ebcer)
2. Suheyb Mevla el-Utâridi (Suheyb)
3. Ebu Abdullah Nuaym b. Abdullah el-Mücmir Mevla Ömer b. Hattab (Nuaym b. Abdullah)
4. Said b. Ebu Hilal el-Leysi (Said b. Ebu Hilal)
5. Halid b. Yezid el-Cümehî (Halid b. Yezid)
6. Ebu Haris Leys b. Sa'd el-Fehmî (Leys b. Sa'd b. Abdurrahman)
7. Ebu Abdülmelik Şuayb b. Leys el-Fehmî (Şuayb b. Leys b. Sa'd b. Abdurrahman)
8. Muhammed b. Abdullah el-Balisi (Muhammed b. Abdullah b. Abdülhakem)
Konular:
Namaz, Farziyeti
Sahabe, Peygamber sevgisi
Öneri Formu
Hadis Id, No:
22016, N002469
Hadis:
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ الْمُبَارَكِ قَالَ حَدَّثَنَا وَكِيعٌ عَنْ شُعْبَةَ وَسُفْيَانَ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ دِينَارٍ عَنْ سُلَيْمَانَ بْنِ يَسَارٍ عَنْ عِرَاكِ بْنِ مَالِكٍ عَنْ أَبِى هُرَيْرَةَ قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم « لَيْسَ عَلَى الْمُسْلِمِ فِى عَبْدِهِ وَلاَ فَرَسِهِ صَدَقَةٌ » .
Tercemesi:
Bize Muhammed b. Abdullah b. Mübarek, ona Veki' b. Cerrah, ona Şube (b. Haccac) ve Süfyan es-Sevrî, o ikisine Abdullah b. Dinar, ona Süleyman b. Yesar, ona Irak b. Malik, ona da Ebu Hureyre, Hz. Peygamber'in (sav) şöyle buyurduğunu nakletmiştir: "Müslümanın kölesine ve atına zekat yoktur."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Nesâî, Sünen-i Nesâî, Zekât 16, /2247
Senetler:
1. Ebu Hureyre ed-Devsî (Abdurrahman b. Sahr)
2. Irak b. Malik el-Ğıfarî (Irâk b. Malik)
3. Ebu Türâb Süleyman b. Yesar el-Hilâlî (Süleyman b. Yesar el-Hilâlî)
4. Ebu Abdurrahman Abdullah b. Dinar el-Kuraşî (Abdullah b. Dinar)
5. Süfyan es-Sevrî (Süfyan b. Said b. Mesruk b. Habib b. Rafi')
6. Ebu Süfyan Veki' b. Cerrah er-Ruâsî (Veki' b. Cerrah b. Melih b. Adî)
7. Ebu Cafer Muhammed b. Abdullah el-Mahrami (Muhammed b. Abdullah b. Mübarek)
Konular:
Zekat, at ve kölelerin zekatı
Zekat, zekata tabi olan mallar
Öneri Formu
Hadis Id, No:
22029, N002482
Hadis:
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ الأَعْلَى قَالَ حَدَّثَنَا الْمُعْتَمِرُ بْنُ سُلَيْمَانَ قَالَ سَمِعْتُ حُسَيْنًا قَالَ حَدَّثَنِى عَمْرُو بْنُ شُعَيْبٍ قَالَ جَاءَتِ امْرَأَةٌ وَمَعَهَا بِنْتٌ لَهَا إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَفِى يَدِ ابْنَتِهَا مَسَكَتَانِ نَحْوَهُ مُرْسَلٌ . قَالَ أَبُو عَبْدِ الرَّحْمَنِ خَالِدٌ أَثْبَتُ مِنَ الْمُعْتَمِرِ .
Tercemesi:
Bize Muhammed b. Abdüla’lâ, ona el-Mu’temir b. Süleyman, ona Huseyin, ona Amr b. Şuayb’ın şöyle dediğini rivayet etti: Bir kadın beraberindeki bir kızı ile birlikte Rasulullah’ın (sav) huzuruna geldi. Kızının elinde iki iri bilezik vardı, diye hadisi bir öncekine benzer bir şekilde rivayet etti.
(Bu mürseldir.) Ebu Abdurrahman (en-Nesai) dedi ki: Hâlid rivayet bakımından el-Mu’temir’den daha sağlamdır.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Nesâî, Sünen-i Nesâî, Zekât 19, /2248
Senetler:
1. Ebu İbrahim Amr b. Şuayb el-Kuraşi (Amr b. Şuayb b. Muhammed b. Abdullah b. Amr b. As)
2. Hüseyin b. Zekvan el-Muallim (Hüseyin b. Zekvan)
3. Ebu Muhammed Mu'temir b. Süleyman et-Teymi (Mu'temir b. Süleyman b. Tarhân)
4. Muhammed b. Abdüla'la el-Kaysî (Muhammed b. Abdüla'la)
Konular:
Zekat, vermemenin cezası
Zekat, vermeyenin hali
Öneri Formu
Hadis Id, No:
22030, N002483
Hadis:
أَخْبَرَنَا الْفَضْلُ بْنُ سَهْلٍ قَالَ حَدَّثَنَا أَبُو النَّضْرِ هَاشِمُ بْنُ الْقَاسِمِ قَالَ حَدَّثَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِى سَلَمَةَ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ دِينَارٍ عَنِ ابْنِ عُمَرَ قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم « إِنَّ الَّذِى لاَ يُؤَدِّى زَكَاةَ مَالِهِ يُخَيَّلُ إِلَيْهِ مَالُهُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ شُجَاعًا أَقْرَعَ لَهُ زَبِيبَتَانِ - قَالَ - فَيَلْتَزِمُهُ أَوْ يُطَوِّقُهُ - قَالَ - يَقُولُ أَنَا كَنْزُكَ أَنَا كَنْزُكَ » .
Tercemesi:
Bize el-Fadl b. Sehl, ona Ebu’n-Nadr Hâşim b. el-Kâsım, ona Abdülaziz b. Abdullah b. Ebu Seleme, ona Abdullah b. Dinar, ona da İbn Ömer’in şöyle dediğini rivayet etti: Rasulullah (sav) şöyle buyurdu: “Malının zekâtını vermeyen kimseye, kıyamet gününde malı mutlaka (aşırı zehirli olduğu için) başı tüysüz, ağızlarının yan tarafında iki nokta (iki azı dişi) bulunan erkek bir ejderha şeklinde canlandırılır, onu yakalar yahut boynuna halka gibi dolanır ve: Ben senin biriktirdiğin hazinenim, ben senin biriktirdiğin hazinenim, der.”
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Nesâî, Sünen-i Nesâî, Zekât 20, /2248
Senetler:
1. İbn Ömer Abdullah b. Ömer el-Adevî (Abdullah b. Ömer b. Hattab)
2. Ebu Abdurrahman Abdullah b. Dinar el-Kuraşî (Abdullah b. Dinar)
3. Ebu Abdullah Abdülaziz b. Ebu Seleme el-Macişun (Abdülaziz b. Abdullah b. Meymun)
4. Ebu Nadr Hişam b. Kasım el-Kinanî (Hişam b. Kasım b. Müslim)
5. Ebu Abbas Fadl b. Sehl el-Arec (Fadl b. Sehl b. İbrahim)
Konular:
Zekat, vermemenin cezası
Zekat, vermeyenin hali
Öneri Formu
Hadis Id, No:
22104, N002531
Hadis:
أَخْبَرَنَا بِشْرُ بْنُ خَالِدٍ قَالَ حَدَّثَنَا غُنْدَرٌ عَنْ شُعْبَةَ عَنْ سُلَيْمَانَ عَنْ أَبِى وَائِلٍ عَنْ أَبِى مَسْعُودٍ قَالَ لَمَّا أَمَرَنَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِالصَّدَقَةِ فَتَصَدَّقَ أَبُو عَقِيلٍ بِنِصْفِ صَاعٍ وَجَاءَ إِنْسَانٌ بِشَىْءٍ أَكْثَرَ مِنْهُ فَقَالَ الْمُنَافِقُونَ إِنَّ اللَّهَ عَزَّ وَجَلَّ لَغَنِىٌّ عَنْ صَدَقَةِ هَذَا وَمَا فَعَلَ هَذَا الآخَرُ إِلاَّ رِيَاءً فَنَزَلَتِ ( الَّذِينَ يَلْمِزُونَ الْمُطَّوِّعِينَ مِنَ الْمُؤْمِنِينَ فِى الصَّدَقَاتِ وَالَّذِينَ لاَ يَجِدُونَ إِلاَّ جُهْدَهُمْ ) .
Tercemesi:
Bize Bişr b. Halid (el-Askerî), ona Gunder (Muhammed b. Cafer el-Hüzelî), ona Şu’be (b. Haccac el-Atekî), ona Süleyman (b. Mihran el-A'meş), ona da Ebu Vail (Şakik b. Seleme el-Esedî) İbn Mes’ud’un şöyle anlattığını nakletti: Rasulullah (sav) bize sadaka vermemizi emredince, Ebu Akil yarım sa’ kadar sadaka verdi. Bir başkası da ondan biraz fazla getirince, Münafıklar “Aziz ve Celil olan Allah zengindir. Bu sadakaya ihtiyacı yoktur. Bu (fazla veren) başkası da gösteriş için vermiştir" dediler. Bunun üzerine “Sadakalar konusunda müminlerden hem gönüllü olarak fazla fazla verenlere hem de daha fazla verecek bir şey bulamayanlara dil uzatıp onlarla alay edenleri Allah maskaraya çevirecektir. Onlar için elem verici bir azap da vardır” mealindeki ayet nazil oldu. (Tevbe, 9/79).
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Nesâî, Sünen-i Nesâî, Zekât 49, /2251
Senetler:
1. Ebu Mesud el-Ensarî (Ukbe b. Amr b. Sa'lebe b. Esire b. Asire)
2. Ebu Vâil Şakik b. Seleme el-Esedî (Şakik b. Seleme)
3. Ebu Muhammed Süleyman b. Mihran el-A'meş (Süleyman b. Mihran)
4. Şube b. Haccâc el-Atekî (Şu'be b. Haccac b. Verd)
5. Gunder Muhammed b. Cafer el-Hüzelî (Muhammed b. Cafer el-Hüzeli)
6. Bişr b. Halid el-Askeri (Bişr b. Halid)
Konular:
Münafık, yaptıkları şeyler (Resulullah zamanında)
Sadaka, fazileti
Zekat, Sadaka, Fitre, ahiretteki karşılığı
Öneri Formu
Hadis Id, No:
22122, N002542
Hadis:
أَخْبَرَنَا أَبُو دَاوُدَ قَالَ حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ حَمَّادٍ قَالَ أَخْبَرَنَا أَبُو عَوَانَةَ عَنْ فِرَاسٍ عَنْ عَامِرٍ عَنْ مَسْرُوقٍ عَنْ عَائِشَةَ رضى الله عنها أَنَّ أَزْوَاجَ النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم اجْتَمَعْنَ عِنْدَهُ فَقُلْنَ أَيَّتُنَا بِكَ أَسْرَعُ لُحُوقًا فَقَالَ « أَطْوَلُكُنَّ يَدًا » . فَأَخَذْنَ قَصَبَةً فَجَعَلْنَ يَذْرَعْنَهَا فَكَانَتْ سَوْدَةُ أَسْرَعَهُنَّ بِهِ لُحُوقًا فَكَانَتْ أَطْوَلَهُنَّ يَدًا فَكَانَ ذَلِكَ مِنْ كَثْرَةِ الصَّدَقَةِ .
Tercemesi:
Bize Ebu Davud (Süleyman b. Seyf et-Taî), ona Yahya b. Hammad (eş-Şeybânî), ona Ebu Avane (Vazzah b. Abdullah el-Yeşkurî), ona Firas (b. Yahya el-Hemdanî), ona Amir (eş-Şa'bî), ona da Mesruk (b. Ecda') Aişe’nin (r.anha) şöyle anlattığını nakletti: Nebî’nin (s.a.v) hanımları bir gün onun yanında bir araya gelerek “Senden sonra ilk önce hangimiz sana kavuşacak? (Önce hangimiz ölecek?)” diye sordular. O da “Eli uzun olanınız” buyurdu. Bunun üzerine bir kamış parçası alarak ellerini ölçmeye başladılar. Rasulullah’a (sav) en hızlı kavuşan (en önce ölen) Sevde oldu. Sevde onların içinde eli en uzun olandı. (Elinin uzun olması demek) çok sadaka vermesi (anlamınaydı.)
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Nesâî, Sünen-i Nesâî, Zekât 59, /2252
Senetler:
1. Ümmü Abdullah Aişe bt. Ebu Bekir es-Sıddîk (Aişe bt. Abdullah b. Osman b. Âmir)
2. Ebu Aişe Mesruk b. Ecda' (Mesruk b. Ecda' b. Malik b. Ümeyye b. Abdullah)
3. Ebu Amr Amir eş-Şa'bî (Amir b. Şerahil b. Abdin)
4. Ebu Yahya Firas b. Yahya el-Hemdanî (Firas b. Yahya)
5. Ebu Avane Vazzah b. Abdullah el-Yeşkurî (Vazzah b. Abdullah)
6. Ebu Muhammed Yahya b. Hammad eş-Şeybânî (Yahya b. Hammâd b. Ebî Ziyâd)
7. Süleyman b. Seyf et-Taî (Süleyman b. Seyf b. Yahya)
Konular:
Sadaka, fazileti
Öneri Formu
Hadis Id, No:
22355, N002556
Hadis:
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ الأَعْلَى قَالَ حَدَّثَنَا خَالِدٌ قَالَ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ عَنْ مَعْبَدِ بْنِ خَالِدٍ عَنْ حَارِثَةَ قَالَ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ « تَصَدَّقُوا فَإِنَّهُ سَيَأْتِى عَلَيْكُمْ زَمَانٌ يَمْشِى الرَّجُلُ بِصَدَقَتِهِ فَيَقُولُ الَّذِى يُعْطَاهَا لَوْ جِئْتَ بِهَا بِالأَمْسِ قَبِلْتُهَا فَأَمَّا الْيَوْمَ فَلاَ » .
Tercemesi:
Bize Muhamammed b. Abdula’la (el-Kaysî), ona Halid (b. Haris el-Hüceymî), ona Şu’be (b. Haccâc el-Atekî), ona Ma’bed b. Halid (el-Cedelî), ona da Harise (b. Vehb el-Huzaî) Rasulullah’ın (sav) şöyle buyurduğunu nakletti: “Sadaka veriniz! Öyle bir zaman gelecek ki kişinin sadakasını vermek için götürdüğü kimse, ‘dün getirseydin alırdım, fakat bugün alamam’ ” diyecektir.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Nesâî, Sünen-i Nesâî, Zekât 64, /2253
Senetler:
1. Harise b. Vehb el-Huzaî (Harise b. Vehb)
2. Ebu Kasım Ma'bed b. Halid el-Cedelî (Ma'bed b. Halid b. Rabî'a b. Mürid)
3. Şube b. Haccâc el-Atekî (Şu'be b. Haccac b. Verd)
4. Halid b. Haris el-Hüceymî (Halid b. Haris b. Selim b. Süleyman)
5. Muhammed b. Abdüla'la el-Kaysî (Muhammed b. Abdüla'la)
Konular:
Sadaka, fazileti
Sadaka, vermekte acele edilmelidir
Öneri Formu
Hadis Id, No:
22499, N002592
Hadis:
أَخْبَرَنَا هِشَامُ بْنُ عَمَّارٍ قَالَ حَدَّثَنَا يَحْيَى - وَهُوَ ابْنُ حَمْزَةَ - قَالَ حَدَّثَنِى الأَوْزَاعِىُّ عَنْ هَارُونَ بْنِ رِئَابٍ أَنَّهُ حَدَّثَهُ عَنْ أَبِى بَكْرٍ عَنْ قَبِيصَةَ بْنِ مُخَارِقٍ قَالَ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ « لاَ تَصْلُحُ الْمَسْأَلَةُ إِلاَّ لِثَلاَثَةٍ رَجُلٍ أَصَابَتْ مَالَهُ جَائِحَةٌ فَيَسْأَلُ حَتَّى يُصِيبَ سِدَادًا مِنْ عَيْشٍ ثُمَّ يُمْسِكَ وَرَجُلٍ تَحَمَّلَ حَمَالَةً فَيَسْأَلُ حَتَّى يُؤَدِّىَ إِلَيْهِمْ حَمَالَتَهُمْ ثُمَّ يُمْسِكَ عَنِ الْمَسْأَلَةِ وَرَجُلٍ يَحْلِفُ ثَلاَثَةُ نَفَرٍ مِنْ قَوْمِهِ مِنْ ذَوِى الْحِجَا بِاللَّهِ لَقَدْ حَلَّتِ الْمَسْأَلَةُ لِفُلاَنٍ فَيَسْأَلُ حَتَّى يُصِيبَ قِوَامًا مِنْ مَعِيشَةٍ ثُمَّ يُمْسِكَ عَنِ الْمَسْأَلَةِ فَمَا سِوَى ذَلِكَ سُحْتٌ » .
Tercemesi:
Bize Hişâm b. Ammar, ona Yahya –ki o İbn Hamza’dır-, ona el-Evzâî, ona Hârun b. Riâb’ın rivayet ettiğine göre kendisine Ebu Bekr, ona Kabisa b. Muharik rivayetle dedi ki: Rasulullah’ı (sav) şöyle buyururken dinledim: “Dilenmek ancak üç kişiye uygundur. Malı bir musibetle karşı karşıya kaldığı için telef olmuş bir adam, geçim ihtiyacını kapatacak kadar dilenir, sonra da o işi bırakır. Bir başkasının (meşru şartlardaki) ağır borç yükünü ödemeyi üstlenmiş bir adam da o hak sahiplerine haklarını ödeyinceye kadar dilenir, sonra da dilenmeyi bırakır. Bir de kavmi arasından aklı başında üç kişinin Allah adına yemin ederek, and olsun filan kişinin dilencilik yapması ona helaldir, diye yemin ettiği kimse de geçimini kıvamında tutacak hale gelinceye kadar dilenir, sonra da dilenmeyi bırakır. Bunun dışındaki ise haram yemektir.”
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Nesâî, Sünen-i Nesâî, Zekât 86, /2255
Senetler:
1. Kabîsa b. Muhârik el-Hilali (Kabîsa b. Muhârik b. Abdullah b. Şeddad b. Ebu Rabi'a)
2. Ebu Bekir Kinane b. Nuaym el-Adevi (Kinane b. Nuaym)
3. Ebu Hasan Harun b. Riab et-Temimî (Harun b. Riab)
4. Ebu Amr Abdurrahman b. Amr el-Evzaî (Abdurrahman b. Amr b. Yahmed)
5. Ebu Abdurrahman Yahya b. Hamza el-Hadramî (Yahya b. Hamza b. Vakıd)
6. Hişam b. Ammar es-Sülemî (Hişam b. Ammar es-Sülemî)
Konular:
Borç, borçluya kolaylık, afet sebebiyle
Fakir, Yoksul, Fakir ve yoksullar
Fakir, Yoksul, fakirlik, yoksulluk
Geçim, dilencilikle geçim sağlamak
Kazanç, haram kazançlar
Kazanç, helal kazanç
Kulluk, haramdan kaçınmak
Sadaka, verilecek yerler
Ticaret, kefil olmak
Öneri Formu
Hadis Id, No:
277611, N002469-2
Hadis:
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ الْمُبَارَكِ قَالَ حَدَّثَنَا وَكِيعٌ عَنْ شُعْبَةَ وَسُفْيَانَ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ دِينَارٍ عَنْ سُلَيْمَانَ بْنِ يَسَارٍ عَنْ عِرَاكِ بْنِ مَالِكٍ عَنْ أَبِى هُرَيْرَةَ قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم « لَيْسَ عَلَى الْمُسْلِمِ فِى عَبْدِهِ وَلاَ فَرَسِهِ صَدَقَةٌ » .
Tercemesi:
Bize Muhammed b. Abdullah b. Mübarek, ona Veki' b. Cerrah, ona Şube (b. Haccac) ve Süfyan es-Sevrî, o ikisine Abdullah b. Dinar, ona Süleyman b. Yesar, ona Irâk b. Malik, ona da Ebu Hureyre, Hz. Peygamber'in (sav) şöyle buyurduğunu nakletmiştir: "Müslümanın kölesine ve atına zekat yoktur."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Nesâî, Sünen-i Nesâî, Zekât 16, /2247
Senetler:
1. Ebu Hureyre ed-Devsî (Abdurrahman b. Sahr)
2. Irak b. Malik el-Ğıfarî (Irâk b. Malik)
3. Ebu Türâb Süleyman b. Yesar el-Hilâlî (Süleyman b. Yesar el-Hilâlî)
4. Ebu Abdurrahman Abdullah b. Dinar el-Kuraşî (Abdullah b. Dinar)
5. Şube b. Haccâc el-Atekî (Şu'be b. Haccac b. Verd)
6. Ebu Süfyan Veki' b. Cerrah er-Ruâsî (Veki' b. Cerrah b. Melih b. Adî)
7. Ebu Cafer Muhammed b. Abdullah el-Mahrami (Muhammed b. Abdullah b. Mübarek)
Konular:
Zekat, at ve kölelerin zekatı
Zekat, zekata tabi olan mallar