Öneri Formu
Hadis Id, No:
232372, İHS003078
Hadis:
3078 - أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْحَسَنِ بْنِ قُتَيْبَةَ، قَالَ: حَدَّثَنَا حَرْمَلَةُ بْنُ يَحْيَى، قَالَ: حَدَّثَنَا ابْنُ وَهْبٍ، قَالَ: أَخْبَرَنَا يُونُسُ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنِ الْأَعْرَجِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنِ النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ: «مَنْ شَهِدَ الْجَنَازَةَ حَتَّى يُصَلَّى عَلَيْهَا فَلَهُ قِيرَاطٌ، وَمَنْ شَهِدَهَا حَتَّى تُدْفَنَ فَلَهُ قِيرَاطَانِ» قِيلَ: يَا رَسُولَ اللَّهِ وَمَا الْقِيرَاطَانِ؟ قَالَ: «مِثْلُ جَبَلَيْنِ عَظِيمَيْنِ»
Tercemesi:
Bize Muhammed İbnu'l-Hasen İbn Kuteybe haber verdi: Bize Harmele İbn Yahyâ anlattı: Bize İbn Vehb anlattı: Yûnus bize, İbn Şihâb'dan, o da el-A'rec'den, o da Ebû Hureyre'den, o da Peygamber (s.a.v.)'den haber verdi:
Namazı kılınıncaya dek bir cenazede hazır bulunan kimseye bir kırat, defnedilinceye dek hazır bulunana ise iki kırat sevap vardır. Ey Allâh'ın Elçisi, iki kırat ne kadardır? diye sordular. Buyurdu ki: Yüce iki dağ kadardır.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
İbn Hibban, Sahih-i İbn Hibban, Kitabu'l-cenâiz ve mâ yete'allaku bihâ mukaddemen 3078, 7/347
Senetler:
1. Ebu Hureyre ed-Devsî (Abdurrahman b. Sahr)
Konular:
Öneri Formu
Hadis Id, No:
232373, İHS003079
Hadis:
3079 - أَخْبَرَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مُحَمَّدٍ الْأَزْدِيُّ، قَالَ: حَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، قَالَ: أَخْبَرَنَا الْمُقْرِئُ، قَالَ: أَخْبَرَنَا حَيْوَةُ بْنُ شُرَيْحٍ، قَالَ: حَدَّثَنِي أَبُو صَخْرٍ، أَنَّ يَزِيدَ بْنَ عَبْدِ اللَّهِ قُسَيْطٍ، حَدَّثَهُ، أَنَّ دَاوُدَ بْنَ عَامِرِ بْنِ سَعْدِ بْنِ أَبِي وَقَّاصٍ، حَدَّثَهُ، عَنْ أَبِيهِ، أَنَّهُ كَانَ قَاعِدًا مَعَ ابْنِ عُمَرَ فَاطَّلَعَ صَاحِبُ الْمَقْصُورَةِ قَالَ: يَا عَبْدَ اللَّهِ بْنَ عُمَرَ أَلَا تَسْمَعُ مَا يَقُولُ أَبُو هُرَيْرَةَ: إِنَّهُ سَمِعَ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يَقُولُ: «مَنْ تَبِعَ جَنَازَةً مِنْ بَيْتِهَا حَتَّى يُصَلِّيَ عَلَيْهَا، ثُمَّ تَبِعَهَا حَتَّى يَدْفِنَهَا كَانَ لَهُ قِيرَاطَانِ كُلُّ قِيرَاطٍ مِثْلُ أُحُدٍ، وَمَنْ رَجَعَ عَنْهَا بَعْدَمَا يُصَلِّي وَلَمْ يَتْبَعْهَا كَانَ لَهُ قِيرَاطٌ مِثْلُ أُحُدٍ».
فَقَالَ ابْنُ عُمَرَ: اذْهَبْ إِلَى عَائِشَةَ فَسَلْهَا عَنْ قَوْلِ أَبِي هُرَيْرَةَ ثُمَّ ارْجِعْ إِلَيَّ فَأَخْبَرَنِي بِمَا قَالَتْ: قَالَ: وَأَخَذَ ابْنُ عُمَرَ قَبْضَةً مِنْ حَصَاةٍ فَجَعَلَ يُقَلِّبُهَا بِيَدِهِ حَتَّى رَجَعَ الرَّسُولُ فَقَالَ: قَالَتْ: صَدَقَ أَبُو هُرَيْرَةَ، فَرَمَى ابْنُ عُمَرَ الْحَصَى إِلَى الْأَرْضِ مِنْ يَدِهِ وَقَالَ: لَقَدْ فَرَّطْنَا فِي قَرَارِيطَ كَثِيرَةٍ
Tercemesi:
Bize Abdullâh İbn Muhammed el-Ezdî haber verdi: Bize İshâk İbn İbrâhîm anlattı: Bize el-Mukri' anlattı: Bize Hayve İbn Şurayh haber verdi: Ebû sahr bana, Yezîd İbn Abdullâh İbn Kusayt'tan anlattı, kendisine Dâvûd İbn Âmir İbn Sa'd İbn Ebû Vakkâs anlatmış, o da babasından anlatmış;
Babası İbn Ömer'le birlikte otururken Sâhibu'l-maksûre çıkagelmiş ve demiş ki: Ey Abdullâh İbn Ömer, Ebû Hureyre'nin ne dediğini duymuyor musun? O, Allâh'ın Elçisi (s.a.v.)'in şöyle dediğini işitmiş: Evinden itibaren bir cenazeyi takip ederek namazını kılan, sonra da defenedilinceye kadar peşinden giden kimseye iki kırat vardır; her bir kırat Uhud kadardır. Namazını kıldıktan sonra defnetmeye gitmeyerek geri dönen kimseye ise, Uhud büyüklüğünde tek bir kırat vardır.
İbn Ömer dedi ki: Âişe'ye git, Ebû Hureyre'nin sözünü ona sor bakalım; sonra da bana dön ve beni de Âişe'nin ne dediğinden haberdar et. Ravi: İbn Ömer bir avuç çakıl taşı alıp elinde çevirmeye başladı; ta ki gönderdiği adam geri geldi ve dedi ki: Âişe söyle dedi: Ebû Hureyre doğru söylemiş. Bunun üzerine İbn Ömer çakıl taşlarını avucundan yere atarak şöyle dedi: Çok kıratlar kaçırmışız.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
İbn Hibban, Sahih-i İbn Hibban, Kitabu'l-cenâiz ve mâ yete'allaku bihâ mukaddemen 3079, 7/348
Senetler:
1. Ebu İshak Sa'd b. Ebu Vakkâs ez-Zührî (Malik b. Vüheyb b. Abdümenaf b. Zühre b. Kilab b. Mürre)
Konular:
Öneri Formu
Hadis Id, No:
232375, İHS003081
Hadis:
3081 - أَخْبَرَنَا الْحَسَنُ بْنُ سُفْيَانَ، قَالَ: حَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ الْحَنْظَلِيُّ، قَالَ: أَخْبَرَنَا الثَّقَفِيُّ، قَالَ: حَدَّثَنَا أَيُّوبُ، عَنْ أَبِي قِلَابَةَ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ يَزِيدَ، عَنْ عَائِشَةَ، عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ: «مَا مِنْ أَحَدٍ يَمُوتُ يُصَلِّي عَلَيْهِ أُمَّةٌ يَبْلُغُونَ أَنْ يَكُونُوا مِائَةً فَيَشْفَعُونَ إِلَّا شُفِّعُوا فِيهِ»
Tercemesi:
Bize el-Hasen İbn Süfyân haber verdi: Bize İshâk İbn İbrâhîm el-Hanzalî anlattı: Bize es-Sekafî anlattı: Eyyûb bize, Ebû Kılâbe'den, o da Abdullâh İbn Yezîd'den, o da Âişe'den, o da Allâh'ın Elçisi (s.a.v.)'den anlattı:
Sayıları 100'e varan bir Müslüman topluluğun namazını kılarak şefaat dileğinde bulunduğu hiçbir ölü yok ki, Allâh onların bu şefaat taleplerini kabul etmemiş olsun.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
İbn Hibban, Sahih-i İbn Hibban, Kitabu'l-cenâiz ve mâ yete'allaku bihâ mukaddemen 3081, 7/351
Senetler:
1. Ümmü Abdullah Aişe bt. Ebu Bekir es-Sıddîk (Aişe bt. Abdullah b. Osman b. Âmir)
Konular: