Bize Hamid b. Muhammed b. Şuayb el-Belhî Bağdat'ta, ona Mansur b. Ebu Muzâhim, ona Ebu Ahvas, ona Eş'as Ebu Şa'sa, ona da Muaviye b. Suveyd b. Mukarrin, Bera b. Azib'in şöyle dediğini rivayet etti.
Rasulullah (sav), bize cenazelere katılmayı, hastaları ziyaret etmeyi, aksırana rahmet dilemeyi ('yerhamükallah (Allah sana rahmet etsin)' demeyi), yeminle (bir şey yapılmasını) isteyenin talebini yerine getirmeyi [birisi 'yemin ederim ki, sen bunu yapacaksın/yapmalısın' dediğinde sırf onun yeminini boşa çıkarmamak için o işi yapmayı], mazluma yardım etmeyi, selamı yaymayı ve davet edene (çağırdığı yere) gitmeyi emretti.
[Ebu Hatim şöyle demiştir: Cenazelere katılma ve hastaları ziyaret etme emirleri, kesinlik (zorunluluk) taşımaksızın, sadece sevap elde etmek için dile getirilen emirlerdir. Aksırana rahmet dileme ve yemin ederek (bir şey yapılmasını) isteyenin talebini yerine getirme emirleri ise, umumi lafızlardır fakat bunlarla hususi bir anlam kastedilmiştir. Yani aksıran kimse ancak Allah'a hamdettiyse ('Elhamdülillah (Allah'a hamdederim)' dediyse) ona rahmet dilemek gerekli olur. Yemin ederek (bir şey yapılmasını) isteyenin talebini yerine getirmek de her durumda değil sadece bazı durumlarda geçerlidir. Mazluma yardım etme ve davet edene (çağırdığı yere) gitme emirleri de, her zaman değil, sadece bazı zamanlarda (durumlarda) kesinlik (gereklilik) ifade eden emirlerdir. Selamı yayma emri, umumi lafızla ifade edilen bir emirdir. Bununla kastedilen şey (bu emrin), başka din mensupları değil, Müslümanlar için gerçekleştirilmesidir.]
Öneri Formu
Hadis Id, No:
232334, İHS003040
Hadis:
أَخْبَرَنَا حَامِدُ بْنُ مُحَمَّدِ بْنِ شُعَيْبٍ الْبَلْخِيُّ، بِبَغْدَادَ، حَدَّثَنَا مَنْصُورُ بْنُ أَبِي مُزَاحِمٍ، حَدَّثَنَا أَبُو الْأَحْوَصِ، عَنْ أَشْعَثَ بْنِ أَبِي الشَّعْثَاءِ، عَنْ مُعَاوِيَةَ بْنِ سُوَيْدٍ، عَنِ الْبَرَاءِ، قَالَ:
أَمَرَنَا رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ بِاتِّبَاعِ الْجَنَائِزِ، وَعِيَادَةِ الْمَرْضَى، وَتَشْمِيتِ الْعَاطِسِ، وَإِبْرَارِ الْمُقْسِمِ، وَنُصْرَةِ الْمَظْلُومِ، وَإِفْشَاءِ السَّلَامِ، وَإِجَابَةِ الدَّاعِي.
[قَالَ أَبُو حَاتِمٍ: الْأَمْرُ بِاتِّبَاعِ الْجَنَائِزِ، وَعِيَادَةِ الْمَرْضَى، أَمْرٌ لِطَلَبِ الثَّوَابِ دُونَ أَنْ يَكُونَ حَتْمًا. وَالْأَمْرُ بِتَشْمِيتِ الْعَاطِسِ، وَإِبْرَارِ الْمُقْسِمِ، لَفْظٌ عَامٌ مُرَادُهُمَا الْخُصُوصُ؛ وَذَلِكَ أَنَّ الْعَاطِسَ لَا يَجِبُ أَنْ يُشَمَّتَ إِلَّا إِذَا حَمِدَ اللَّهَ. وَإِبْرَارُ الْمُقْسِمِ، فِي بَعْضِ الْأَحْوَالِ دُونَ الْكُلِّ. وَالْأَمْرُ بِنُصْرَةِ الْمَظْلُومِ، وَإِجَابَةِ الدَّاعِي؛ أَمْرَا حَتْمٍ فِي الْوَقْتِ دُونَ الْوَقْتِ. وَالْأَمْرِ بِإِفْشَاءِ السَّلَامِ؛ أَمْرٌ بِلَفْظِ الْعُمُومِ، وَالْمُرَادُ مِنْهُ اسْتِعْمَالُهُ مَعَ الْمُسْلِمِينَ دُونَ غَيْرِهِمْ.]
Tercemesi:
Bize Hamid b. Muhammed b. Şuayb el-Belhî Bağdat'ta, ona Mansur b. Ebu Muzâhim, ona Ebu Ahvas, ona Eş'as Ebu Şa'sa, ona da Muaviye b. Suveyd b. Mukarrin, Bera b. Azib'in şöyle dediğini rivayet etti.
Rasulullah (sav), bize cenazelere katılmayı, hastaları ziyaret etmeyi, aksırana rahmet dilemeyi ('yerhamükallah (Allah sana rahmet etsin)' demeyi), yeminle (bir şey yapılmasını) isteyenin talebini yerine getirmeyi [birisi 'yemin ederim ki, sen bunu yapacaksın/yapmalısın' dediğinde sırf onun yeminini boşa çıkarmamak için o işi yapmayı], mazluma yardım etmeyi, selamı yaymayı ve davet edene (çağırdığı yere) gitmeyi emretti.
[Ebu Hatim şöyle demiştir: Cenazelere katılma ve hastaları ziyaret etme emirleri, kesinlik (zorunluluk) taşımaksızın, sadece sevap elde etmek için dile getirilen emirlerdir. Aksırana rahmet dileme ve yemin ederek (bir şey yapılmasını) isteyenin talebini yerine getirme emirleri ise, umumi lafızlardır fakat bunlarla hususi bir anlam kastedilmiştir. Yani aksıran kimse ancak Allah'a hamdettiyse ('Elhamdülillah (Allah'a hamdederim)' dediyse) ona rahmet dilemek gerekli olur. Yemin ederek (bir şey yapılmasını) isteyenin talebini yerine getirmek de her durumda değil sadece bazı durumlarda geçerlidir. Mazluma yardım etme ve davet edene (çağırdığı yere) gitme emirleri de, her zaman değil, sadece bazı zamanlarda (durumlarda) kesinlik (gereklilik) ifade eden emirlerdir. Selamı yayma emri, umumi lafızla ifade edilen bir emirdir. Bununla kastedilen şey (bu emrin), başka din mensupları değil, Müslümanlar için gerçekleştirilmesidir.]
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
İbn Hibban, Sahih-i İbn Hibban, Kitabu'l-cenâiz ve mâ yete'allaku bihâ mukaddemen 3040, 7/312
Senetler:
1. Ebu Umare Bera b. Azib el-Ensarî (Bera b. Azib b. Haris b.Adî b. Cüşem)
2. Ebu Süveyd Muaviye b. Süveyd el-Müzenî (Muaviye b. Süveyd b. Mukarrin b. Âiz)
3. Eşas b. Ebu Şa'sâ el-Muharibî (Eşas b. Süleym b. Esved)
4. Ebu Ahvas Sellâm b. Süleym el-Hanefî (Sellâm b. Süleym)
5. Ebu Nasr Mansur b. Ebu Müzahim es-Ezdî (Mansur b. Beşir)
6. Ebu Abbas Hâmid b. Şuayb el-Belhi (Hâmid b. Muhammed b. Şuayb b. Züheyr)
Konular:
Adab, Davet, davete icabet etmek gerek
Adab, hapşıran kişiye hayır duada bulunulmalı
Cenaze, törenine katılmak
Hasta, ziyareti
KTB, ADAB
KTB, HASTA, HASTALIK
KTB, SELAM
Selam, selamı yaymak
Yardım, mazluma yardım etmek
Yemin, yemin edeni tasdik etmek