10636 Kayıt Bulundu.
Giriş
Bize Osman b. Ebu Şeybe, ona Hüşeym b. Beşir, ona Ubeydullah b. Ebubekir b. Enes ve Humeyd et-Tavîl, ona da Enes b. Malik'in (ra) rivayet ettiğine göre, Rasulullah (sav) şöyle buyurmuştur: "Zalim de mazlum da olsa kardeşine yardım et."
Açıklama: Kültürümüzde Hadisler projesini ilgilendiren kısım: انْصُرْ أَخَاكَ ظَالِمًا أَوْ مَظْلُومًا
Bize Abdullah b. Mesleme, ona Malik, ona İbn Şihâb, ona el-A'rec, ona da Ebu Hureyre (ra), Rasûlullah'ın (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etti: "Bir kişi, komşusunu duvarı üzerine direk koymaktan men etmesin!” Sonra Ebû Hureyre: 'Görüyorum ki bundan hoşnut olmadınız! Vallahi onu omuzlarınızın üzerine koyarım' dedi.
Açıklama: Burada komşuların birbirlerine kolaylık göstermeleri, mübalağalı bir ifade ile anlatılmaktadır. Birbirlerine engel olmamaları, aksine destek sağlamaları istenmektedir.
Bize Abdullah b. Yusuf, ona Leys, ona Yezîd, ona Ebu Hayr, ona da Ukbe b. Âmir şöyle rivayet etmiştir: Hz. Peygamber'e (sav) "Bizi gazaya gönderiyorsunuz. Bazı topluluklara konuk oluyoruz ama bize yemek bile vermiyorlar. Bu hususta ne dersiniz?" diye soruk. Hz. Peygamber (sav), şöyle cevap verdi: "Bir topluluğa konuk olduğunuzda size misafire yaraşacak şeyler verirlerse, kabul edin. Eğer böyle davranmazlarsa onlardan misafirin hakkını alın."
Bize Osman b. Ebu Şeybe, ona Hüşeym b. Beşir, ona Ubeydullah b. Ebubekir b. Enes ve Humeyd et-Tavîl, ona da Enes b. Malik'in (ra) rivayet ettiğine göre, Rasulullah (sav) şöyle buyurmuştur: "Zalim de mazlum da olsa kardeşine yardım et."
Bize Yahya, ona Süfyân, ona Mansûr; (T) Bize Zâide, ona Mansûr, onlara Talha, ona da Enes; (T) Bize Muhammed b. Mukâtil, ona Abdullah, ona Ma'mer, ona Hemmâm b. Münebbih, ona da Ebu Hureyre (ra), Hz. Peygamber'in (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "Bazen aileme döndüğümde yatağımın üzerine düşmüş bir hurma buluyorum. Ancak yemek için aldığımda zekat (malı) olmasından endişe edip onu bırakıveriyorum."
Bize İshak b.İbrahim, ona Muaz b. Hişâm, ona babası, ona Katâde, ona Ebu Mütevekkil en-Nâcî, ona da Ebu Said el-Hudrî'nin söylediğine göre Rasulullah (sav) şöyle buyurmuştur: "Kıyamette müminler cehennemden (yani cehennem üzerine kurulmuş sırattan) kurtuldukları zaman cennetle cehennem arasındaki köprüde hapsedilirler. Burada dünyada aralarında bulunan ufak tefek haksızlıklardan dolayı birbirine haklarını vererek hesaplaşırlar. (Bu küçük günahlardan da) paklanıp arındıkları zaman bunların cennete girmelerine izin verilir. Muhammed'in can veren Allah'a yemin ederim ki, o müminlerden herhangi biri cennetteki meskenini dünyada yaşadığı meskeninden daha iyi bilir ve bulur." Yunus b. Muhammed şöyle dedi: Bize Şeybân, ona Katâde, ona da Ebu Mütevekkil rivayet etti.
Açıklama: Rivayet muallaktır; Buhari ile Yunus b. Muhammed arasında inkıta vardır.
Bize İshak b. İbrahim, ona Nadr, ona İsrail, ona Ebu İshak, ona Berâ ona da Ebu Bekir; (T) Bize Abdullah b. Recâ, ona İsrail, ona Ebu İshak, ona Berâ, ona da Ebu Bekir (r.anhuma) şöyle rivayet etmiştir: (Hz. Peygamber (sav) ile hicret yolunda iken sığındığımız mağaranın etrafını keşif için) dolandım. Derken koyunlarını sürüp gelmekte olan bir çoban ile karşılaştım. Ona “sen kimin çobanısın?” dedim. O da Kureyş'ten tanıdığım bir adamın ismini söyledi. Ona “senin süt veren koyunun var mı?” dedim. “evet, var” dedi. “benim için süt sağar mısın?” dedim. “evet, sağarım” dedi. Benim talebim üzerine, sürüsünden bir koyun yakaladı. Ona koyunun memesindeki tozları, sonra ellerini silkelemesini söyledim. -Râvî, “bu şekilde” dedi ve silkeleme şeklini, avuçlarını birbirine vurarak gösterdi.- Daha sonra benim için bir miktar süt sağdı. Ben, Allah'n Rasulü (sav) için, deriden bir kap hazırlamıştım, ağzında bir bez vardı. Sütün üzerine, dibi soğusun diye, biraz su döktüm. Nihayet Peygamber Efendimizin yanına geldim ve “iç, Ey Allah'ın Rasulü” dedim. Allah'ın Resulü (sav), ben razı olana kadar, sütten içti.
Bize İshak b.İbrahim, ona Muaz b. Hişâm, ona babası, ona Katâde, ona Ebu Mütevekkil en-Nâcî, ona da Ebu Said el-Hudrî'nin söylediğine göre Rasulullah (sav) şöyle buyurmuştur: "Kıyamette müminler cehennemden (yani cehennem üzerine kurulmuş sırattan) kurtuldukları zaman cennetle cehennem arasındaki köprüde hapsedilirler. Burada dünyada aralarında bulunan ufak tefek haksızlıklardan dolayı birbirine haklarını vererek hesaplaşırlar. (Bu küçük günahlardan da) paklanıp arındıkları zaman bunların cennete girmelerine izin verilir. Muhammed'in can veren Allah'a yemin ederim ki, o müminlerden herhangi biri cennetteki meskenini dünyada yaşadığı meskeninden daha iyi bilir ve bulur." Yunus b. Muhammed şöyle dedi: Bize Şeybân, ona Katâde, ona da Ebu Mütevekkil rivayet etti.
Bize Yahya b. Bükeyr, ona Leys, ona Ukayl, ona İbn Şihab, ona Salim, ona da Abdullah b. Ömer Rasulullah’ın (sav) şöyle buyurduğunu nakletti: "Müslüman müslümanın (din) kardeşidir. Ona zulmetmez, onu yardımsız bırakmaz. Her kim (din) kardeşinin ihtiyacını giderirse Allah da onun ihtiyacını yerine getirir. Her kim bir Müslümanın sıkıntısını giderir (ve onu ferahlatır) sa Allah da onun kıyamet gününün sıkıntılarından bir sıkıntısını giderir (ve onu ferahlatır.) Her kim bir müslümanın (dünyada bir ayıbını) örterse, Allah da kıyamet günü (mahşer halkı huzurunda onun günahlarını ve ayıplarını) örter."